{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/339 <br>KARAR NO: 2024/1584<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2022<br>NUMARASI: 2019/724 E - 2022/919 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat- Alacak<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracın maliki olduğunu, aracı periyodik bakımına süresi varken servisine götürdüğünü servis çalışanları tarafından orjinal parçaların kullanıldığını, onarım ve bakımlarının yapıldığını,  ancak aracın Diyarbakır' a gitmek için yola çıktıktan sonra arızalandığını ve motorun çalıştırılmasına rağmen çalışmadığını, davalı yetkili servisin bakım ve onarımları orjinial parçalarla yapılmaması gerekli ve ustalık özeninin gösterilmemesi ile zararın meydana geldiğini, bu hususta Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/43 D. İş sayılı dosyası ile davalının kusur ve sorumluluklarını tespitinin istendiğini ve araç üzerinde keşif yapıldığını araçta meydana gelen zararın servis yetkililerince aracın iyice kontrol edilmemesi nedeniyle meydana geldiği, araç sahibinin ise, aracını sürekli olarak yetkili servise götürdüğü, aracının periyodik kontrollerinin zamanında, hatta zamanından önce yaptırdığı için kusurlu olmadığı şeklinde rapor verildiğini, yine tespit raporunda yetkili servis elemanlarının hasarlı servis vermesi nedeniyle, değişmesi gereken parçalar için, 17.950,68 TL, tamir ve işçilikler için ise 2.265,00 TL toplam  olarak 23.855,09 TL olarak tespit edildiğini, ayrıca müvekkil ve ailesinin  araçta meydana gelen zarar nedeniyle yolda kaldıklarından dolayı otelde konakladıklarından 750,00 TL otel parası ödediklerini,  günlük 80 TL den toplam iki ay kira bedeli olarak  ise 4.800,00 TL ödediğini ayrıca araca verilen hasar nedeni ile aracı uğradığı değer kaybınında tespitini talep ettiklerini, bu nedenlerle davalıdan 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, toplam olarak 42.405,09 TL' nin  hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ocak 2017 tarihinde müvekkili şirkete alttan hasarlı olarak getirildiğini, araç sahibinin burada sebep olduğu hasarın giderilmesi için yapılacak onarım ve takılacak parçaların fiyatlarını öğrendiğini, müvekkili şirketin araç sahibinin isteği üzerine herhangi bir işlem yapmadığını, araç sahibinin müvekkili şirkete bu olaydan sonraki geliş tarihinin de  28/02/2017 tarihi olduğunu, tespit isteyen davacının aracını, hasarı gidermiş şekilde bu sefer  periyodik bakım nedeniyle müvekkili şirketin servisine getirdiğini, müvekkili şirketin 15.141 Km deki araca hangi bakımlar yapılması gerekiyorsa bunları uyguladığın servis yetkilisinin bakım sırasında yaptığı incelemede, yağ karter tapasının gevşediği yalama olduğunu gördüğünü, yağ karterinin ve tapasının değişmesi gerektiği  bilgisini müşteriye verdiğini, müşteriden yağ karteri değişimi onayı istendiğinde ücretin fazla olduğu bildirildiğini ve kendi talebi üzerine eşdeğer parça takıldığını, bakım esnasında periyodik bakım’da yetkili bir servisin hangi incelemeleri ve bakımı yapması gerekiyorsa müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bunun dışında müşterinin araçla ilgili herhangi bir şikayeti ,farklı bir  talebi olmadığını, tespit davasında sunulan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve delil olarak kabul etmediklerini, davacı tarafından davada husumet sadece yetkili servis olan müvekkil firmaya yöneltildiğini, satış sonrası hizmetler yönetmeliğinin “Üretici , İthalatçı ve Satıcının Sorumluluğunu düzenleyen 14.maddesine göre “Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi satış sonrası hizmetlerinin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları birlikte müteselsilen sorumludur.\" maddesine göre davanın üretici şirkete de yönlendirmesi gerektiğini, bu nedenle davaya müdahil olmasında üretici firma ve müvekkil şirketin menfaati söz konusu olduğundan davanın üretici firmaya ihbar zorunluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerden dolayı davanın reddini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1.ATM 2021/303 ESAS 2021/429 KARAR SAYILI  DOSYADA; Davacı vekili birleşen davada ki dava dilekçesinde; Zarar tarihine kadar,  sıfır araç olarak alınan ... plakalı aracın maliki olan müvekkilinin aracının tüm periyodik bakımlarını Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 724 E. Sayılı dosyası davalısı olan ... isimli yetkili  seviste yapıldığını, müvekkilinin ramazan bayramında memleketi Diyarbakır'a yani uzun yola gideceği için daha periyodik bakımına 2.000 km var iken 20.06.2017 tarihinde aracını daha önce düzenli götürdüğü servise götürdüğünü, uzun yolda bir aksilik olmasın diye yine kontrolden geçirdiğini servisin gerekli gördüğü bir kaç onarımı da yaptırdığını, Arıza üzerine müvekkilinin mecburen kaskodan yol yardımı talebinde bulunduğunu,  kaskonun yönlendirdiği çekici ile araç Sakarya'daki yetkili servise çekildiğini,müvekkilinin ve beraberindekilerin arızanın makul sürede servisçe giderileceği beklentisi içinde otele yerleştiği, ancak 3. günde servis arızanın mühim olduğu motorun yatak sardığını söylediklerini, Sakarya'daki yetkili servis araç onarımını garanti kapsamında yapmayınca tarafından Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017 / 43 D.İ. sayılı dosyasında bilirkişi marifeti ile tespit yaptırıldığını, araç bakımlarını yapan servise karşı derdest olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 724 E. Sayılı  makina yüksek mühendisi bilirkişilere yaptırılan 10.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda \"Bilirkişi görüşü ve sonuç\" kısmı 4 nolu açıklamasında:\"Aracın henüz garanti garanti kapsamında olması sırasında, bir muylu yatağında meydana gelen yağsızlık sonucu oluşan hasardan garanti kapsamında üreticinin sorumlu olduğu  görüşü yazıldığını, dosya aynı konu olmakla Bakırköy  4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 724 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini ,22.06.2017 tarihli hasar ile ilgili davalının  Bakırköy  4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019 / 724 E sayılı dosyası davalısı ile müşterek müteselsil olmak üzere a) Maddi hasar için 23.855,09 TL, b) İkame araç bedeli 1.600,00 TL,c) 4.000,00TL araç değer kaybı ,d)Manevi tazminat için 10.000,00 TL olmak üzere 39.455,09 TL nin hasar tarihinden itibaren yasal faizi  ile birlikte  bu davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili birleşen davada ki cevap dilekçesinde; davacı tarafın söz konusu taleplerini yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebileğini, davalı şirketin üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatına haiz değil olmadığını, ithalatçı/disbribütör firma sıfatına haiz olduğunu, davacı ve diğer davalı ile arasında satış sözleşmesinin akdedildiğini ve müvekkili olduğu şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının, davalı ... Paz. A.Ş. taraf olmadığı bir sözleşmeden ötürü müvekkili şirketten bedel indirimi talebinde bulunmasının imkanının bulunmadığını, davacı tarafın yasal yükümlülüklere aykırı davranarak herhangi bir ihbarda bulunmadığını, müvekkilinin arabuluculuk oturumu ile haberdar olduğunu, dava konusu aracın servis kayıtlarının ve dosyada ki belgelerin incelenmesi ile aracın alttan darbe aldığı ve bu nedenle sorun yaşadığının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini,  yetkili servisin gerçekleştirdiği herhangi bir onarım işlemi olmadığını, dava konusu aracın kullanım kaynaklı olarak arızalandığını, aracın salt arıza vermiş olması nedeniyle 10.000,00 TL gibi yüksek bir tutarda manevi tazminat talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Tüketici Mahkemesinde açılan davda verilen görevsizlik kararı sonrası yargılamaya devam edilmiştir. Mahkeme,dava konusu aracın davacı tarafından 21/02/2017 tarihinde tümseğe çarpması sonrasında alt bölge hasarı oluştuğu ,bu hususunun davacı hatasından kaynaklandığı, 22/06/2017 tarihinde sarsıntılı çalışma iddiası serviste incelendiği, motorun yağsız kalarak yatak sardığı bu sebeple motor revizyonunun yapıldığı, son hasara sebebiyet veren olayın  aracın alttan aldığı darbe sebebi ile ilerleyen çatlak hasarı yahut yeni bir darbenin sebebiyet vermiş olabileceğinin değerlendirildiği, bu sebeple araçtaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklı olduğu anlaşılmakla ,üretimden kaynaklı ayıp tespiti yapılamadığı, bu sebeple ithalatçı davalının da garanti kapsamında sorumlu olamayacağı anlaşılmakla, davacının maddi ve manevi tazminat istemli asıl ve birleşen davayı ispat edemediği gerekçesi ile; \"Asıl ve birleşen davanın REDDİNE\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf etmiştir. Bu arada birleşen dosya davalısı ... Pazarlama A.Ş vekili birleşen davada manevi tazminat için vekalet ücreti verilmediğini,bu yönden kararın tashihini mahkemeden talep etmiş ise de, mahkemece bu talebin reddine karar verildiği,bu kararın istinaf talebi olarak kabulü ile eksik pharcın bu davalı tarafından tamamlanması için hakim imzalı ihtarlı muhtıra tebliğine rağmen birleşen dosya davalısı tarafından eksik harcın tamamlanmadığı,bunun üzerine mahkemece birleşen dosya davalısı hakkında kararın istinaf edilmemiş sayılmasına dair 01/01/2024 tarihinde ek karar verildiği,ek kararın da istinaf edilmediği anlaşılmıştır.Bunun yanında davacı vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf talebinde bulunmuş ise de,birleşen dava yönünden istinaf harçlarının yatırılmadığı,gider avansı ile birlikte birleşen dava istinaf harçlarının miktarı belirtilerek yatırılması için birleşen dosya davacı vekiline ihtarlı hakim imzalı muhtıra tebliğ edildiği,ancak birleşen dosya davacı vekili tarafından birleşen davadaki istinaf harçlarının yatırılmadığı görülmekle,bu konuda mahkemesince karar verilmemiş ise de, davacının birleşen dosya yönünden istinaf talebinin   HMK 341.madde gereği  yapılmamış  sayıldığı değerlendirilmelidir.Bu nedenle davacı istinafı asıl dava yönünden incelenecektir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; arızanın meydana geldiği süreç,öncesi ve sonrasına dair  dava dilekçesindeki beyanlar tekrar edilerek, ;asıl dosya davalısının hem servis hemde satıcı olduğunu,bilirkişi raporunun birinde hasardan birleşen dosya davalısınını sorumlu olduğunun belirlendiği, aleyhe değerlendirilen bilirkişi raporlarında servisin her türlü bakım ve onarımdan dolayı garanti sorumluluğu olduğu hususunun  göz ardı edildiğini,bilirkişi heyetlerinin  ve esas mahkemenin  rutin bakımdan başka çarpmaya yönelik servisçe yapılan tamirattan neden sorumlu olmadığının açıklanmadığını, garanti süresi içinde araç bir yere çarpsa ya da trafik kazası yapsa ve devamında onarımı yetkili serviste yapsa bu onarımın ayıplı yapılmış olması sebebi ile oluşan arızadan yine servisin sorumlu olması gerektiğini,mahkeme kararını baz alındığında , satıcı ve servisin garantisinin tartışılması gerektiğini,son bilirkişi raporlarına yönelik itirazları, tüm açıklamalarıyla davacının  dava konusu hasardan sorumlu olamaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava asıl davada satıcı ve servis, ve birleşen davada ise ihtalatçı firma yönünden ayıplı tamir,bu nedenle yapılan masraflar  açısından maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Davaya konu ... plakalı aracın aracın 19/08/2016 tarihinde 0 km olarak satın alındığı ,yargılama aşamasında satıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi makine mühendisi ..., makine mühendisi ..., makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 15/07/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davaya konu aracın motorunun alttan gelen darbe sonucu önceden hasar almış olduğu, oluşan hasarın kullanımdan kaynaklandığı,alınan servis hizmetleri ile ilişkili olmadığı,aracın üretim kaynaklı ayıplı olmadığı,,davacı ...'a ait, ... şasi numaralı, ... marka, ... plakalı, hususi kamyonetin üretim kaynaklı ayıplı olmadığı, 17/08/2017 tarihinde motorunda meydana gelmiş arızanın kullanımdan kaynaklandığı, davalı taraftan alınan servis hizmetleri ile ilişkili olmadığı, kullanım kaynaklı meydana gelmiş arızada davacının garanti kapsamında bedelsiz onarım talebinde bulunamayacağı, hasarın aslına uygun biçimde makul onarım süresinin bir hafta olduğu, yetkili servis eliyle gerçekleştirilen onarım sonucunda aracın değer kaybına uğramayacağı ve 17/08/2017 tarihli motor arızasının onarımının ilgili tarihte yetkili servis eliyle 17.064,20 TL bedel karşılığında gerçekleştirilebileceği bildirilmiştir. Bilirkişi makine mühendisi ..., makine mühendisi ..., Makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 10/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ;davacı ...'a ait ... Marka ... plaka sayılı hususi kamyonet motorunun 22/06/2017 tarihinde meydana gelen ve motorun rektifiye olması ile onarılan arızanın 4. Biyel muylu yatağında yağlama zaafiyeti sonucu meydana geldiği, bu arızanın davalı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkili servis olarak verdiği servis hizmetlerinden kaynaklanmadığı; davacının kullanımı sırasında motoru yağsız ve susuz kullandığı yönünde delil ve tespit olmadığı, bu nedenle sadece bir biyel muylu yatağındaki yağlama zaafiyetinin kullanım hatasına bağlanmasının mümkün olmadığı,aracın henüz garanti kapsamında olması sırasında, bir muylu yatağında meydana gelen yağsızlık sonucu oluşan hasardan garanti kapsamında üreticinin sorumlu olduğu,aracın garanti dışı olarak dava dışı ... Otomotiv-Yetkili ... Servisi tarafından 17/08/2017 tarihinde onarılarak davacıya teslim edildiği,17/08/2017 tarihli davacı ... adına düzenlenmiş KDV dahil toplam 21.998,00 TL tutarlı faturanın onarım ve bakımı kapsadığı, motor arızasının onarım bedelinin 17.301,16 TL (KDV dahil) olduğu; dava konusu motor arızasının teşhisi için 10 gün ve onarım süresinin 8 gün olacağı ve davacının 18 gün ile ikame araca ihtiyaç duyacağı, 1600 TL ikame araç bedeli talep edebileceği;  yapılacak onarım sonucunda araçta 4000 TL değer kaybı olacağı belirtilmiştir. Bilirkişi  makine mühendisi ..., makine mühendisi ..., makine mühendisi ..., sektör bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 06/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda;asıl dava bakımından; dava konusu zarar, davalı şirketin “bakım işi yapma borcunu” ayıplı ifa etmesinden kaynaklanmadığından, davacının bu davada davalıya (yetkili servise) yönelttiği tazminat talebinin yerinde olmadığı, davalıdan iddia ve talep ettiği gibi tazminat alacaklarına hak kazanamadığı;birleşen dava bakımından; dava konusu zararın, dava konusu araçta var olan bir “imalat  hatasından” kaynaklandığı hususunun ispata muhtaç olduğu, bu nedenle de davacının bu davada davalıya (ithalatçıya) tazminat talebini de yerinde olmadığı; davalıdan iddia ve talep ettiği gibi tazminat alacaklarına hak kazanamadığı belirlenmiştir. Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/43 D. İş sayılı dosyası incelendiğinde ;Makine mühendisi tarafından düzenlenen rapor incelendiğinde; aracın alt tarafının tümseğe çarpması sonucu servise götürülen aracın ,motorun yağsız kaldığını, motorda yatak sarma olayının servis yetkililerince aracın iyice kontrol edilememesi sebebi ile gerçekleştiğini ,bu  sebeple servis elemanlarının kusurlu olduğu bildirilmiştir. Asıl davada davalı tarafın cevap dilekçesinde; davacı tarafça  alttan hasarlı olarak ilk kez ocak 2017 de kendilerine getirilen aracın onarım ücreti fazla bulunduğundan onarımının kendilerine yaptırılmadığı ,28/02/2017 tarihinde aracın periyodik bakım için kendilerine getirildiğini,yağ karter parçasının değişiminin müşterinini istediği üzere eşdeğer parça takılarak  inceleme ve bakımı yapılara aracın teslim edildiği bildirilmiştir.Davacı aracın bakımın yapılmasına rağmen yolda kaldığını,ayıplı hizmet,ayıplı araç satışı olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminatı asıl ve birleşen davda talep etmiştir. İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı tarafça Sakarya'da yaptırılan delil tespiti sonrası mahkemede yargılama sırasında  3 ayrı bilirkişi heyetinden ayrı ayrı rapor alındığı,bilirkişi heyetlerinin ilk ve son heyet raporlarının birbiri ile örtüştüğü,hasarın ayılı tamirat yada ayıplı araç satışından değil,aracın altının vurulmasından  ve davacı kullanımından kaynaklandığının belirlenmesi karşısında,bu bilirkişi heyet raporlarının taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda birleşen dosya için istinaf harcı usulüne uygun muhtıra tebliğine rağmen yatırılmadığından,birleşen dosya yönünden davacı istinafının HMK 341.madde gereği yapılmamış sayılmasına,asıl dosyada  araçta oluşan hasarın davacı kullanımından  kaynaklandığı belirlenmekle, ayıplı tamirat olgu ve iddiasının davacı tarafça ispatlanamaması sebebiyle asıl davadaki davacının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının birleşen davadaki istinaf talebinin HMK 341. maddesi gereği yapılmamış sayılmasına, B-Davacının asıl davada istinaf talebinin HMK 353/1-b-1maddesi uyarınca reddine, Asıl dava yönündün davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2de4dc75b310d912","SID":"71ec32654a89781c"}}