{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/136 <br>KARAR NO\t\t: 2024/958<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/423 Esas 2020/264 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>\t     Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:       <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  2014 yılı başından 2015 yılı sonuna kadar davalı ... A.Ş.'ne ait alışveriş merkezi ve şubelerine, çeşitli kalemlerde yaş - kuru meyve ve sebze tedariki sağladığını, davalı firmaya teslim edilen ürünlerin müvekkili tarafından faturalandırıldığını ve cari hesap şeklinde ticaret yapıldığını, davalı tarafından \"ciro primi, kasa yıkama bedeli, nakliye bedeli, denetim bedeli, analiz bedeli, mağaza açılış bedeli, fiyat farkı, miktar farkı, reklam, iade bedeli ve benzeri\" ile açıklamasız olarak kestiği faturaların cari alacaktan düşülerek ödeme yapıldığını, çeşitli adlar altında gönderilen ve cari hesaptan düşülen  faturaların ve  bedellerinin yasaya aykırı olduğunun ticari defterlerin incelenmesi ile netlik kazanacağını, davalıya fatura edilen noter onaylı kasa bedeli faturalarının taraflarına ödenmediğini, Tedarik ve Genel Satın Alma Sözleşmeleri'nde yer alan \" ciro primi, analiz bedeli v benzer faturaların düzenlenmesine imkan veren düzenlemenin\"  6585 sayılı Perakende Ticareti'nin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan emredici kanun hükmüne aykırı olduğu ve düzenlemenin TBK m. 27 hükmü uyarınca kesin hükümsüz olduğunun açık olduğunu bildirerek, davalı tarafça yasa ve usule aykırı olarak faturalandırılan ve müvekkilinden yasaya aykırı yapılan kesintilerin ve ödenmemiş faturaların şimdilik 10.000,00-TL kısmının  dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen Satış Sözleşmesi’nde “Muhasebe Kayıtlarının Delil Olması” başlıklı maddesi uyarınca tarafların, sözleşmenin yerine getirilmesinde doğacak her türlü uyuşmazlıkta ...’nın kayıt, defter, bilgisayar ve belgelerinin kesin ve münhasır delil olduğunu, başkaca delil ikame edilemeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının tek delil olarak kabul edildiğine ilişkin olarak tarafların mutabık kaldığını, taraflar arasındaki sözleşme 2013 tarihli olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan, bizzat kendi imzasını taşıyan ve 2013 yılından beri sürdürdüğü sözleşme ilişkisi gereği kesilen ve bu durumu da ikrar etmiş olan davacının söz konusu faturaları keyfi olarak nitelendirmesinin son derece kötü niyetli olduğunu, davacının basiretli tacir olarak söz konusu sözleşmeyi ve yıllık anlaşma formunu imzalandığını  ve 2013 senesinden bu yana bu faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, alacak talebinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin  davacıya karşı muaccel olup da ödenmemiş bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki cari mutabakatsızlığın önemli bir bölümünün, müvekkili tarafça, taraflar arasındaki sözleşme ve yerleşik ticari teamüllere göre kesilmiş olan, ancak davacı tarafça cari kayıtlarına alınmamış olan faturaların oluşturduğunu, davacının müvekkili tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve anlaşmaya uygun olarak kesilmiş olan işbu faturaları ticari kayıtlarına işlemeyerek cari mutabakatsızlık sonucu bunların bedelini müvekkilinden  talep etmesinin hukuka uygun bir yanının  bulunmadığını  savunarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Dava, mal tedarik sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme ve kanuna aykırı olarak gerçekleştiği iddia edilen ürün bedelindeki kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.<br>Davacı satıcı ve davalı alıcı arasında 2014-2015 yıllarında davalı şirkete ait alışveriş merkezleri ve şubelerine gıda ürünlerinin tedariki hususunda sözleşme ilişkisinin ve buna bağlı olarak karşılıklı olarak mal tedariki ve para mübadelesinin gerçekleştiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; ticari ilişki süresince davalı şirket tarafından düzenlenen \"fark, analiz bedeli, denetim bedeli, elleçleme bedeli, kasa yıkama bedeli, nakliye bedeli, ciro primi, mal iadesi\" vs.faturalar nedeniyle davacı şirketin ürün bedelinden gerçekleştirilen kesintilerin ne kadar olduğu ve bu kesintilerin sözleşmeye ve hukuka uygun olup olmadığı noktalarındadır.<br>Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişilerin raporlarının ve ... imzalı 29/04/2020 havale tarihli bilirkişiler ek raporunun değerlendirilmesi sonucunda:<br>I-HMK.'nun 193/2.madde hükmü uyarınca, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersiz olduğundan, olayda sadece davalıya ait defter kayıtların delil olarak kabul edilmesi davacının ispat hakkını kullanımını fevkalade güçleştirdiğinden, davalı vekilinin müvekkiline ait ticari defter kayıtların münhasır delil olduğu yönündeki itirazı hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur. <br>II-Davanın esasına gelince:<br>Taraflar arasında 2014-2015 dönemlerinde gerçekleşen ticari ilişki çerçevesinde 22/12/2015 tarihi itibariyle davalı şirkete ait ticari defter kaydına göre hesabın sıfırlandığı, hiç bakiye vermediği, <br>Davalı tarafından \"ciro primi, kasa yıkama bedeli, nakliye bedeli, denetim bedeli, analiz bedeli, mağaza açılış bedeli, fiyat farkı, miktar farkı, reklam, iade bedeli vb,\" açıklamalı olarak düzenlediği faturaların 261 adet ve toplam 1.423.588,28 TL tutarında olduğu, \"adet, fiyat, nakliye, mali iadesi\" faturalarının içerikleri gereği satış pazarlama sektöründe olağan kabul edilebilecek türden olduğu, <br>Bu bağlamda, 29/01/2015 tarihinden öncesine ait 174 adet ve 794.977,32 TL tutarındaki faturaların 6585 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 29/01/2015 tarihinden önce olması nedeniyle dava konusu dışında bırakılmasının gerektiği,<br>Buna karşılık 19/11/2014-01/04/2015 tarihleri arasında 10 adet 77.509,80 TL toplam tutarlı fatura davalı ... alış fatura kayıtlarına ters madde ile düzeltilerek bu 77.509,80 TL toplam tutarındaki faturaların yok sayıldığı, muhasebe uzmanı bilirkişi ... imzalı bilirkişi raporuna ekli listede de bu 10 adet (19/11/2014 208375 Ft Corre 15.153,02 TL; 18/11/2014 208373 Ft Corre\t502,96 TL; 21/11/2014 208380 Ft Corre 271,94 TL; 17/11/2014 208371 Ft Corre 586,79 TL; 22/11/2014 208381 Ft Corre 43,22 TL; 21/11/2014 208379 Ft Corre 22.913,66 TL; 20/11/2014 208377 Ft Corre 13.905,39 TL; 22/11/2014 208382 Ft Corre 22.803,66 TL; 03/12/2014 DMQ/8902216/208380 Ft Corre 0; 30/12/2014 DMQ/8959755/777675 Corre 0; 26/12/2014 DMQ/8953859/208420 Corre 0; 01/04/2015 CMC/9155405/141204D0 Corre 1.297,85 TL) faturanın yer almadığı, dolayısıyla bu faturalar nedeniyle davalı şirket tarafından yapılan kesintilerin sözleşmeye ve hukuka uygun olmadığı, <br>Kanunun yürürlüğe girdiği 29/01/2015 tarihinden sonra düzenlenen toplam 87 adet ve 628.611,28TL tutarında fatura olduğu, bu tarihten sonra düzenlenen faturaların içeriğinde faturaya konu işlem hakkında açıklayıcı bilgiye ulaşılır olmadığı, içeriğinin kontrol edilebilir olmadığı, kaç adet için, kaç kasa için, hangi kamyon doluluk oranıyla nakil edildiği, nakliye irsaliyeleri vb. bilgileri içerir şekilde belgelere dayandırılarak düzenlendiğine dair dosya içeriğinde bulguya rastlanmadığı, ancak bu faturaların içerikleri gereği ticari hayatta ve satış pazarlama sektöründe düzenlenen olağan fatura çeşitlerinden olduğu, ... A.Ş'nin hesaplarında olan bu faturaların ... Şti. tarafından da kabul edilerek hesaplarına alınmış olduğu, 87 adet ve 628.611,28TL tutarındaki faturanın ticari hayatın gereği düzenlenebilecek olağan faturalar olabileceği ve düzenlenen faturaların içerikleri gereği de 6585 sayılı Kanun kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiği, bu faturalar nedeniyle ürün bedelinden yapılan kesintinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Bu açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde sadece yukarıda dökümü yapılan ve ters kayıt işlemi ile yok sayılan 10 adet fatura nedeniyle davacı şirket ürün bedelinden yapılan 77.509,80 TL kesintinin sözleşmeye ve kanuna uygun olmaması dolayısıyla sadece bu madde yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu, yukarıda belirtilen diğer tüm kesintiler nedeniyle herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından, ters kayıt nedeniyle taleple bağlı kalınarak sadece bu sebepten dolayı 10.000,00 TL alacak talebinin kabulüne ve bu husustaki fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM                            :<br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre:\t <br>Davacı tarafından açılan dava ile ilgili olarak;<br>10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yerel mahkemece  6585 sayılı kanunun 6. Maddesi ile kesin olarak yasaklanmış olan\" üretici veya tedarikçiden mağaza açılışı ve tadilatı, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli ve benzeri adlar altında ürün talebini doğrudan etkilemeyen herhangi bir prim veya bedel talep edemez.\" hükmüne ve davalı tarafından kesilen faturaların dayanaksız olduğunu tespit etmesine rağmen  \"bu faturaların içerikleri gereği ticari hayatta ve satış pazarlama sektöründe düzenlenen olağan fatura çeşitlerinden olduğu\" ve \"bu faturalar nedeniyle ürün bedelinden yapılan kesintinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.\" şeklinde gerekçe belirtildiğini, mahkemenin emredici hukuk kurallarının sözleşme ile ortadan kaldırılabileceği şeklinde hüküm kurduğunu belirterek, yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini   istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar uyuşmazlık konusu doğru tespit edilmiş ise de gerekçeli kararda davacının talebini aşar nitelikte karar verildiğini ve kararın öncelikle bu yönden  hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen ve müvekkil şirketçe ters kayıt yapılan 10 adet faturaya ilişkin beyanlarının  davanın konusu olmadığını, mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  alacak  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf, davalının kendisinden haksız kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin 6585 sayılı kanunun 6. Maddesine de aykırı olduğunu, yapılan kesintilerin ve taraflarına ödenmemiş kasa bedeli faturalarının fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL sinin ödenmesini talep etmiştir. <br>Davalı taraf ise; davacıya karşı muaccel olup da ödenmemiş bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki cari mutabakatsızlığın önemli bir bölümünün, kendileri tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ve yerleşik ticari teamüllere göre kesilmiş olan, ancak davacı tarafça cari kayıtlarına alınmamış olan faturaların oluşturduğunu, davacının kendileri tarafından  taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve anlaşmaya uygun olarak kesilmiş olan işbu faturaları ticari kayıtlarına işlemeyerek cari mutabakatsızlık sonucu bunların bedelini talep etmesinin hukuka uygun bir yanının  bulunmadığını  savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, birden fazla rapor ve ek rapor alınmıştır. <br>Mahkemece de hükme esas alınan denetime elverişli ve açık 29/04/2020 havale tarihli bilirkişi heyet  raporunda; taraflar arasında 2014 - 2015 dönemlerinde ticari bir ilişkinin var olduğu, Davalı yana ait 2014 - 2015 dönemleri Resmi Defter Kayıtları incelendiğinde; 22.12.2015 tarihi itibariyle hesabın sıfırlandığı, başka bir ifadeyle hiç bakiye vermediğinin görüldüğü,  davalı tarafından \"ciro primi, kasa yıkama bedeli, nakliye bedeli, denetim bedeli, analiz bedeli, mağaza açılış bedeli, fiyat farkı, miktar farkı, reklam, iade bedeli ve benzeri\" açıklamalı olarak kestiği faturaların; 261 adet ve toplam 1.423.588,28TL tutarında olduğu, “Adet, Fiyat, Nakliye, Mal iadesi\" faturaları içerikleri gereği satış pazarlama sektöründe olağan kabul edilebilecek fatura çeşitlerinden olduğu, 29/01/2015 tarihinden öncesine ait 174 adet ve 794.977,32 ti tutarında fatura olduğu ve 6585 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 29/01/2015 tarihinden önce olması nedeniyle dava konusu dışında bırakılabileceği gibi bir görüşe ulaşılması mümkün olduğu, 19.11.2014 - 01.04.2015 tarihleri arasında 10 adet 77.509,80.-TL toplam tutarlı faturalaşma süreci için; fatura suretleri ile her bir faturanin yevmiye defteri kayıtları davacı şirket tarafından,mahkemeye sunulduğu takdirde, yapacak inceleme neticesinde, değerlendirilebileceğini, Kanunun yürürlüğe girdiği 29/01/2015 tarihinden sonra kesilen toplam 87 adet ve 628.611,28TL tutarında fatura olduğu, bu tarihten sonra kesilen faturaların içeriğinde faturaya konu işlem hakkında açıklayıcı bilgiye ulaşılır olmadığı, içeriğinin kontrol edilebilir olmadığı, kaç adet için, kaç kasa için, hangi kamyon doluluk oranıyla nakil edildiği, nakliye irsaliyeleri vb. bilgileri içerir şekilde belgelere dayandırılarak kesildiğine dair dosya içeriğinde bulguya rastlanmadığı, bu faturaların içerikleri gereği Ticari hayatta ve satış pazarlama sektöründe kesilen olağan fatura çeşitlerinden olduğu, ... A.Ş nin hesaplarında olan bu faturaların ....Şti tarafından da kabul edilerek hesaplarına alınmış olduğu, 87 adet ve 628.611,28TL tutarındaki faturanın ticari hayatın gereği kesilebilecek olağan faturalar olması ve ... Ltd.Şti hesaplarına işlendiği için geçerli faturalar olabileceği ve kesilen faturaların içerikleri gereği de 6585 sayılı kanun kapsamı dışında değerlendirilebileceğini belirtmişlerdir. <br><br>Davacı defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 05.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise; 31/12/2015 tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 1.983.646,34 TL tutarında alacağının kayıtlı olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafça dava açılırken davalıdan olan cari hesaba dayanılmamış,  kendilerinden haksız olarak yapılan kesintiler ve ödenmemiş kasa bedeli faturaları dava konusu yapılmıştır. <br>Dosyaya sunulan taraflar arasındaki sözleşmede davalı defterlerinin münhasır delil olacağı kabul edilmiştir. <br> 29/04/2020 havale tarihli bilirkişi heyet  raporu doğrultusunda bilirkişilerce de belirlenen 29/01/2015 tarihinden önce ve sonra kesilen faturaların  ticari hayatta ve satış pazarlama sektöründe kesilen olağan fatura çeşitlerinden olduğu, davalının hesaplarında olan bu faturaların davacı ...Şti tarafından da kabul edilerek hesaplarına alınmış olduğu, 6585 sayılı kanuna aykırı olarak düzenlenen faturalar olmadığı kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesince bu hususta verilen red kararının yerinde olduğu, bu itibarla davacı istinafının yerinde olmadığı,  ancak davanın kısmen kabulü sonucunu doğuran 77.509,80.-TL bedelli faturaların ters kayıt yapılması işleminin taraflar arasındaki cari hesapla ilgili olduğu, yani bu faturaların cari hesap alacağı talep edildiğinde talep edilebilecek alacak kalemi olduğu, davacının talebinin kendisinden yapılan kesintilerin ve ödenmemiş kasa bedellerinin iadesine ilişkin olduğu, davacının alacaklı olduğunu belirttiği faturaları da sunmadığı, mahkemece cari hesap ilişkisi içerisinde değerlendirilebilecek ve davacı tarafça dava konusu yapılmayan ters kayıt konusu  77.509,80.-TL bedelle ilgili davacının haklı olduğu belirtilerek taleple bağlı kalınıp 10.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine,  davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih ve 2018/423 Esas 2020/264 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>2-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>3-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin KABULÜNE, <br>1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 170,78 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, <br>2-Davalı vekilinin yatırdığı 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri 11,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>C-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih ve 2018/423 Esas 2020/264 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,<br>2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 256,82 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davası reddedildiğinden davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan 92,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>7-Kararın resen Dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99f9299559a61b4a","SID":"fdf8fd47eeecd8e8"}}