{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/671 <br>KARAR NO\t: 2024/1005<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/39 E.  -  2021/279 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 tarih ve 2019/39 E. - 2021/279 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, su arıtma sistemleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin \"...\" ibareli marka başvurunun davalının \"...\" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa  markanın özgün olduğunu, “...” kelimesinin sektörde yaygın bir şekilde kullanıldığını, davalı Kurumda pek çok marka tescilinin bulunduğunu, su arıtma sektöründe kelimenin jenerik hale geldiğini, bu ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, “...” ibaresini içeren çok sayıda tescilli markanın bulunduğunu, sadece bu ibareden kaynaklı iltibas oluşmayacağını, “...” kelimelerinin işin niteliği olan “...” ifadesinin İngilizce karşılığı olduğunu ileri sürerek, 2018-M-10190 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin kurum nezdinde tescilli “...” markalarının tanınır hale geldiğini, 2008/22457, 2009/41676, 2011/75915, 2011/64324, 2013/21298, 2013/21282, 2013/21277, 2014/92986, 2015/71295, 2017/63562 sayılı markalarının bulunduğunu, davacı yanca yapılan başvurunun da müvekkili markaları ile benzer olduğunu, dava konusu başvuruda “...” ve “...” ibarelerinin aynen kullanıldığını, başvuruda yalnızca ek olarak “...” ibaresine yer verildiğini, bu hecenin markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağını, davacının amacının müvekkilinin tanınmış markalarına benzerlik yaratmak olduğunu,  tüketicinin müvekkiline ait ürünlerden satın almak isterken, davacı ürünlerini satın alabileceğini, tarafların 11. sınıfta aynı emtiaları kapsadığını, bu nedenlerle karıştırılma ihtimalinin doğabileceğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerine SMK'nın 6/6 maddesi anlamında da üstün hakkının bulunduğunu, www...com.tr alan adının 28.09.2011 tarihinden bu yana kayıtlı olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı markasının bütününe hakim unsurun “...” ibaresi olduğu, İngilizce'de “...” kelimesinin “yağmur, yağmur suyu”, “...” kelimesi ise “etiket” anlamına geldiği, davalı markalarının ise “...+...”, “...+...” gibi iki kelimenin birleşiminden ve sair ek unsurlardan oluştuğu, her iki markada da “...” ibaresinin ön ses olarak algılanacağı, bu ibarenin ise 11. sınıftaki  “Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı” bakımından ilgili sektörde yaygın kullanıldığı ve “yağmur sularının arıtımı” mesajını tüketiciye verme amaçlı kullanılan bir ibare olarak yorumlanacağı, bu kapsamda \"...\" ibaresinin dava konusu emtia ve hizmet listesi bakımından zayıf marka niteliğinde olduğu, bu ibareye eklenen zayıf dahi olsa ibarelerin ayırt ediciliği sağlayacağı; \"...\" ibaresinin sektördeki yaygın kullanımı nedeniyle tüketicinin taraf markaları arasında özellikle iktisadi – idari bir ortaklık bulunduğu kanaatine varmasının mümkün olmadığı, taraf markalarından önce ve sonra anılan ibarenin ilgili emtialarda çok sayıda firmaca tescil edilmiş olmasının iltibas ihtimali temelinde yatan imaj transferi algısının oluşmasının önüne geçeceği, dava konusu markanın bir bütün olarak davalı markalarından ayrışmayı başardığı, bu nedenlerle taraf markaları arasında 6/1 maddesi uyarınca benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, SMK'nın 6/4-5 maddesinin somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, öte yandan davacı yanın 6/6 maddesi anlamında üstün bir hakkının var olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, davacının bu kapsamda değerlendirilebilecek bir ticaret unvanının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2018-M-10190 sayılı kararın iptaline, tescil talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olduğunu, \"...\" ibaresinin markalarda ortak olarak yer aldığını, başvuruda ayırt ediciliği sağlayacak başkaca unsur bulunmadığını, başvurunun redde mesnet markanın bir başka biçimi, serisi ya da uzantısı gibi algılandığını, markaların kapsamındaki mal ve hizmetin de benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkili markalarının dünya çapında tanınmışlığa ulaştığını, tüketicilerin markaların başlangıç kısmına daha çok dikkat ettiğini, markaların ilk bakışta ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, davacının müvekkilinin markalarından haksız şekilde yararlanmaya çalıştığını, markaların emtia sınıflarının örtüştüğünü, başvurunun haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  her iki taraf markası da \"...\" ibaresi ile başlamakta ise de, ayırt ediciliği düşük ibareleri ortak olarak içeren markalar arasında yapılan benzerlik incelemesinde, ayırt ediciliği düşük bu ibarelerin markalar arasında benzerlik doğurmayacağı, somut uyuşmazlık yönünden içerisinde makine mühendisi bilirkişinin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, \"...\" ibaresinin su arıtma cihazları ile ilgili sektörde yaygın kullanımının bulunduğunun ve davalının da bu tescillere rağmen kendi markasını tescil ettirdiğinin anlaşıldığı, davaya konu başvurunun ise sadece \"su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı\" malları için tescilinin talep edildiği, başvuruda çekişmeli mallar bakımından ayırt ediciliği düşük bu ibareye eklenen \"...\" ibaresi ve markanın tertip tarzı itibariyle yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacının başvuru markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri, davalı tarafça SMK'nın 6/4-5 ve 6/6 maddesi hükmüne dayalı itirazlar kanıtlanamadığı gibi, işlem aşamasında davalı muterizin kötüniyete ilişkin bir itirazının bulunmadığı, eldeki davanın ise başvurucu tarafından YİDK karar iptali talebiyle açıldığı anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t\t  <br>\t4-İstinaf aşamasında davalı ... ile davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/06/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e6978c871e09b97","SID":"b37851682154ca0b"}}