{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/852 Esas<br>KARAR NO: 2024/935<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/04/2021<br>NUMARASI: 2017/572 E. - 2021/87 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ''...'' isimli işletmenin yetkilisi olduğunu, \"...\" markalarının TPMK nezdinde müvekkili adına tescil edildiğini, bu markaların müvekkili tarafından ... isimli iş yerinde fiilen kullanıldığını, müvekkili ile davalı arasında 08/12/2016 tarihinde franchise sözleşmesi yapılması konusunda sözlü görüşmeler yapıldığını, bu görüşmelerde davalının müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli markayı kullanarak iş yeri açıp işletmeye başlayacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözlü mutabakata güvenen müvekkilinin hizmet sunumu ve üretimi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği halde davalının sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini, davalının sözleşmeyi imzalama konusunda müvekkilini sürekli oyaladığını, bu süre zarfında müvekkili tarafından mamul hazırlanması için davalının işletmesine ham madde gönderdiğini, ancak bu ham madde bedellerinin de müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya keşide edilen Erzurum ....Noterliğinin 10/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile \"ifaya davet, aksi halde ... ibareli tescilli markanın kullanımının durdurulması ve bakiye borcun ödenmesinin\" ihtar edildiğini, ancak buna rağmen davalının müvekkili adına tescilli ...\" markalarını, logo, aplik, avize, ıslak mendil, lahmacun servisinde kullanılan objeler ile adisyonda kullanmaya devam ettiğini, bu durumun İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/26 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan delil tespiti ile tespit edildiğini, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz  oluşturduğunu, ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet göstermek suretiyle tescilli marka ile aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın mal ve hizmetler kullanması sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu  nedenlerle müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının fiziki ya da sanal ortamda marka ihlaline ve haksız rekabete konu eylemlerinde vasıta olarak kullandığı afiş, tabela, tente, broşür, araç üzeri reklam görseli, fatura, radyo ve televizyon gibi basın ve medya ortamında ya da internet ortamında bu markaları kullanmasının yasaklanmasına, bu markaların yer aldığı davalıya ait antetli kağıt, iş araç ve gereçleri ile ticari evrakın toplatılarak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL  manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;\"... Mah. ... Cad. No:... Ümraniye / İstanbul\" adresindeki iş yerinin müvekkili adına kayıtlı olmadığını, müvekkilinin de hissedarı olduğu ...TİCARET LTD. ŞTİ tarafından \"...\" isimli iş yeri olarak 2013 - 30/11/2016 tarihleri arasında işletildiğini, ... şirketinin ortaklarının aldıkları karar ile pastane olarak çalıştırılan iş yerini lokanta şeklinde çalışacak işletmeye çevirmek istediklerini, bu amaçla sadece Erzurum'da \"... \" adıyla ticari faaliyet gösteren davacı ile görüştüklerini, davacının da markanın Erzurum dışında ilk defa kullanılacak olması nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, taraflar arasında ham madde alımının çalışılacak süre boyunca davacıdan satın alınması ve başkaca bir ücret ödenmemesi karşılığında davacı adına tescilli marka ve ürünlerin işletmede kullanılmasına karar verildiğini, taraflar arasındaki sözlü anlaşma sonrasında pastane olarak kullanılan iş yerinde gerekli tadilatlar yapılarak 10/12/2016 tarihinde \"...\" isimli lokantanın ... TİC. LTD. ŞTİ adına çalıştırılmaya başlandığını, dolayısıyla müvekkili ...'in davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacıya ait markanın tarafların sözlü anlaşması üzerine davacının onay ve rızası doğrultusunda kullanıldığını, ortada bir tecavüzün söz konusu olmadığını, şirket ile davacı arasındaki asıl sorunun gününde ödenmeyen bir faturadan kaynaklı başladığını, daha sonra bu problemin anlaşma yoluyla çözüldüğünü, davacı ile şirket arasındaki ticari ilişkinin halen devam ettiğini, öte yandan davalı ...'in  ... TİC. LTD. ŞTİ'ndeki hisselerini 05/05/2017 tarihinde devrettiğini ve şirketle bağlantısı bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davalının davacı adına tescilli ... markalarını iş yerinde kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Davalının fiziki ya da sanal ortamda marka ihlaline ve haksız rekabete konu eylemlerinde vasıta olarak kullandığı afiş, tabela, tente, broşür, araç üzeri reklam görseli, fatura, radyo ve televizyon gibi basın ve medya ortamında ya da internet ortamında bu markaları kullanmasının yasaklanmasına, Bu markaların yer aldığı davalıya ait antetli kağıt, iş araç ve gereçleri ile ticari evrakın toplatılarak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 21/02/2017 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, Davacının fazlaya ilişkin 30.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde;\".... Mah. ... Cad. No:... Ümraniye / İstanbul\" adresindeki iş yerinin müvekkili adına kayıtlı olmadığını, taraflar arasındaki sözlü anlaşma sonrasında pastane olarak kullanılan iş yerinde gerekli tadilatlar yapılarak 10/12/2016 tarihinde \"...\" isimli lokantanın ... TİC. LTD. ŞTİ adına çalıştırılmaya başlandığını, dolayısıyla müvekkili ...'in davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ...'in  ... TİC. LTD. ŞTİ'ndeki hisselerini 05/05/2017 tarihinde devrettiğini ve şirketle bağlantısı bulunmadığını, Mahkemece husumete yönelik olarak yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, ...’nun dava konusu işletmenin açılışında, kendisinin selfie yöntemi ile çekip, sosyal medyada yayınladığı iki adet fotoğrafı ibraz ettiklerini, bu fotoğraflarda sakallı kişinin davacı ... olduğunu, işletmenin açılışında bizzat bulunduğunu ve fotoğraf çektiğini, davacının işletmenin açılışında bizzat bulunmasının, markanın kendi rızası ve onayı ile kullanıldığını ispat ettiğini, Cevap dilekçesi ekinde ... firmasına ait bir kısım sipariş fişleri, Faturalar, Cari Hesap ekstrelerinin ibraz edildiğini, bu belgelerin ... firması tarafından … Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiyi ispat ettiğini, ibraz edilen bu belgelerin taraflar arasındaki anlaşmayı ve markanın taraflar arasındaki anlaşma uyarınca şikayetçinin bilgisi, onayı ve rızası dahilinde kullanıldığını gösterdiğini, ibraz edilen cari hesap belgesinde de, 35.000,00 ₺ franchise bedeli kaydının mevcudiyetinin, markanın rıza ve onay hilafına kullanılmadığını da ispat ettiğini, yine davacı ...'nun Erzurum ... Noterliği vasıtası ile 10.02.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, huzurda açılan davadaki dilekçe içeriklerinden de markanın rıza ile kullanıldığı sonucunun ortaya çıktığını,Davacı ve şirket arasındaki problemlerin anlaşma yoluyla çözüldüğünü ve ticari ilişkinin devamına karar verildiğini, davacı ile şirket arasındaki ticari ilişkinin halen devam ettiğini, bu durumun davacının davadan zımnen feragat ettiği anlamına gelmediğini,Davacı ... ile … Ltd. Şti. arasında çıkan problemlerin zaman içerisinde çözüldüğünü, davacı ... ile ... Kafe … Ltd. Şti. nin tekrar anlaşma yapması üzerine, ... Mahallesi ... Caddesi No:.. ÜMRANİYE –İSTANBUL adresindeki işyerinin ‘’... - Şerifali Şubesi’’ olarak devamına karar verildiğini, davacı ... ile   … Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin halen devam ettiğini, Davacı ...’ya ait http://.../iletisim.php adlı internet sitesindeki iletişim sayfası incelendiğinde  … Ltd. Şti.nin işlettiği Şerifalideki işletmenin şube olarak gösterilmiş olduğunu, davacının ticari ilişkiye devam etmesinin zımnen bu davadan feragat ettiği anlamına geldiğini,Davacının maddi ve manevi zararını ispat edemediğini, bu hususun Yerel mahkemenin de kabulünde olduğunu, fiili maddi zarar ve miktarının ispat edilediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat davası olup, davacı; davalının davacı adına tescilli \"...\" markalarını iş yerinde kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" ibareli markanın 12.11.2015 tarihinde, ... numaralı \"... + Şekil\" ibareli markanın 09.04.2015 tarihinde, ... numaralı \"... + Şekil\" ibareli markanın 07/03/2017 tarihinde davacı adına tescil edildiği görülmüştür. Davacı ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şirketi arasında davacıya ait markaların kullanılması için franchise sözleşmesi yapıldığı, ancak daha sonra davacı tarafça sözleşmenin ihtarname ile feshedildiği, davacı tarafça davalıya Erzurum .... Noterliği'nin 10/02/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek, marka kullanımına tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde son verilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 13/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.Davalı husumet itirazında bulunmuştur. Dosya kapsamından dava konusu işyerinin dava dışı  ... Ltd. Şirketi tarafından işletildiği, davalı hakkında da şirket yetkilisi sıfatıyla dava açıldığı, dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davalının sözleşme ve tespit tarihinde bu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketteki hissesini 05/05/2017 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ancak şirketin yetkilisi olan davalının, hisselerini devrettiği tarihe kadarki şirketin haksız eylemleri nedeniyle, TMK 50. Madde gereğince şirketin organı olarak haksız fiillerinden dolayı sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle husumet itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Mahkemenin 2017/26 değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan delil tespiti sonrasında sunulan bilirkişi raporunda; tespite konu adresteki işletmenin tentesinde davacıya ait ... numaralı \"...\" markasının kullanıldığı, işletmenin servis masaları üzerindeki şekerliklerdeki şeker ambalajları üzerinde davacıya ait ... numaralı \"...\" ibareli marka ile ... numaralı \"...\" ibareli markanın kullanıldığı, tespite konu iş yerinde servis amaçlı kullanılan kürek şeklindeki ahşap servis tabaklarının sap diye tabir edilen tutmaç kısımlarında davacıya ait \"... \" ve \"...\" markalarının kullanıldığı, tespite konu iş yerindeki sipariş fişleri üzerinde davacıya ait \"...\" ibareli markanın kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı her ne kadar istinaf başvurusunda,  markanın rıza ile kullanıldığını iddia etmiş ise de, taraflar arasında marka kullanımına ilişkin franchise sözleşmesi bulunmakla birlikte, davacı tarafça davalıya Erzurum ... Noterliği'nin 10/02/2017 tarihli ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek, marka kullanımına tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde son verilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 13/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen sürenin de dolmasıyla artık davacının marka kullanımına ilişkin rızasının ortadan kalktığı ve bu aşamadan sonraki kullanımların rıza dışı kullanım olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı kullanımlarının tespit tarihine kadar devam ettiği, taraflar arasındaki sözleşme fesholunmakla bu kullanımların marka hakkına tecavüz ve TTK'nun 54. vd maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça SMK’nun 151/1-a maddesine göre tazminat talep edildiğinden, Mahkemece her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse de, davalı tarafça ticari defter ve belgeler sunulmadığından ve iş yerinde inceleme yapılamadığından, incelenen dönem için davacının markalarının davalının satışlarına etkisi ve ne kadar satış yaptığının tespit edilemediği, tarafların farklı şehirlerde faaliyet göstermesi nedeniyle davalının tecavüzü nedeniyle davacının yoksun kaldığı kârın belirlenemediği, bu nedenlerle maddi tazminat miktarının TBK’nun 50. maddesi uyarınca takdir edilmesinde bir hata bulunmadığı, ihlal dönemi, kusur durumu, markanın tanınma ve bilinme derecesi, davacının bu dönemde elde ettiği net kârı dikkate alınarak  10.000,00 TL maddi tazminatın ve aynı nedenlerle 10.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılarak, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak Mahkemece her ne kadar men ve ref talepleri yönünden ''davalının fiziki ya da sanal ortamda marka ihlaline ve haksız rekabete konu eylemlerinde vasıta olarak kullandığı afiş, tabela, tente, broşür, araç üzeri reklam görseli, fatura, radyo ve televizyon gibi basın ve medya ortamında ya da internet ortamında bu markaları kullanmasının yasaklanmasına, bu markaların yer aldığı davalıya ait antetli kağıt, iş araç ve gereçleri ile ticari evrakın toplatılarak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına'' karar verilmiş ise de, davalının sözleşme ve tespit tarihinde bu şirketin ortağı ve yetkilisi  ise de; şirketteki hissesini dava tarihinden önce 05/05/2017 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı,, men ve ref taleplerinin muhatabının davalı olamayacağı anlaşılmakla, bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu itibarla davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/04/2021 tarih, 2017/572 E, 2021/87 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;3-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 4-Davalının davacı adına tescilli \"...\" ve \"...\" markalarını iş yerinde kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE, 5-10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 21/02/2017 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının fazlaya ilişkin 30.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin REDDİNE,7-Davacının markaya tecavüzün men ve refi ile ilan talebinin  REDDİNE,  8-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  marka hakkına tecavüz davası yönünden 427,60 TL, maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı 683,10 TL olmak üzere toplam 1.793,80TL karar harcından peşin alınan 853,88-TL'nin mahsubu ile 939,92TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 1.00,00 TL bilirkişi ücreti, 418,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.307,88 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.730,91 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 120,00 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 90,00 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka hakkına tecavüz yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/d-Kabul edilen markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/e-Reddine karar verilen markaya tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/f-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/g-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/ğ-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/h-Davacı tarafından ilk derece mahkemesince 2017/26 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında yatırılan 51,70 TL peşin harç, 221,80 TL keşif harcı ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 304,90 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;9/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,9/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 38,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 201,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,9/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57ea3d686af3d18e","SID":"562c75792cd88349"}}