{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1539 <br>KARAR NO: 2024/1586<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/02/2024<br>NUMARASI: 2024/48 D.İş E - 2024/56 K<br>TALEBİN  KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 29/12/2023 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden kaçak tüketim için 119.177,00-TL ve kaçak ek tüketimi için 55.538,42-TL hesaplama yapıldığını, işbu borcun muaccel olduğunu, rehinle temin edilmediğini belirterek, davalı borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde karşı taraf dinlenmeksizin İİK m.257 gereği esas hakkındaki dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, haciz kararının infazı için İstanbul ...İcra Dairesi ... sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, somut olaya gelince; İhtiyati hacze konu alacak tak taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklandığı,alacağın varlığının \"yaklaşık ispat\"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı. kanaatine varıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin görüşüne uymak hukuk güvenliği açısından zaruri görülmekle talep eden vekilinin ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi  ile; \"İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, kararın birer örneğinin talep eden vekiline TEBLİĞİNE\" istinafı kabil olmak üzere  08/02/2024 tarihinde karar verilmiştir. Kararı talep eden ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkemece deliller ve gerekçeli karar arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmamış, dava konusu olay nezdinde muhakeme yapılmamış olup, kanun hükmü atfı ile hüküm kurulduğunu,sundukları Kaçak/Usulsüz elektrik kullanım tespit tutanaklarının, kaçak tahakkuk zabıtları, faturalar, video kayıtları, uzman mütalaası borcun varlığını kesin kılmış, aksi karşı tarafça da ispat edilemediği için muaccel borcun  varlığının  açık ve net bir şekilde kanıtlandığını,hal böyle iken, İlk derece mahkemesinin İİK 257. ve devamındaki maddelerin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının, Anayasanın bahsi geçen hükümlerine ve pek çok hukuki düzenlemeye aykırılık teşkil ettiğini,alacağın yargılamaya tabi olmadığı görüşü de, iş bu dilekçede izah edileceği üzere Yargıtay hukuk dairelerince kabul gördüğünü,ihtiyati haciz kararı alacağı teminat altına alan bir tedbir kararı olup, yargılama aşamasına etki etmesinin  söz konusu  olmadığını,yaklaşık ispatın sağlandığını, fotoğraf, video kaydı ve uzman mütalaası ile  borcun varlığını kesin  kanılandığını, alanında uzman Elektrik Mühendisi tarafından alınan uzman mütalaası ile de haklılığın bir kez daha ortaya konCD ve delilleri değerlendirilmeden verilen kararın kaldırılması gerektiğini,ihtiyati haciz için kanunun aradığı şartların gerçekleştiğini,alacağın muaccel hale geldiğini,bu durumun kamu alacağı niteliğindeki alacak yönünden kamu zararına sebebiyet verdiğini,dilekçe ekinde sunulan ve emsal teşkil eden mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz kararının kabulünün  yargılama sürecinin bu aşamasında son derece önem arz ettiğini belirterek,ihtiyati haciz kararı verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Talep kaçak elektrik tahakkukuna dayalı  ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise  ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Talep eden  tarafça düzenlenen  29/12/2023  tarihli kaçak tespit tutanağında,  dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı  belirtilerek belirtilen kaçak ve ek tüketime dair tahakkukların yapıldığı  anlaşılmıştır. \"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan  şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş,  talep eden  delil olarak kaçak zabıt tutanağı, fatura, hesap bülteni,  tanık,video ve uzman mütalaasına  dayanmıştır. Talep eden  tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir. Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir.Alacağın varlığını \" yaklaşık ispat\"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır. Talep eden  borçlunun kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca  delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.  Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin  değerlendirilmesi bakımından  yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  ihtiyati haciz talep eden ...'ın  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"740d6fbf1e140ab6","SID":"9820741cde321296"}}