{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/167 <br>KARAR NO\t\t: 2024/959<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1390 Esas 2020/754 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>\t      Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>           DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin organik süt alarak bunu işletmesinde işleyerek süt ürünleri üretimi ile bu ürünleri toptan ve perakende satışı işi ile meşgul olduğu davalı tarafın ise organik süt üretim çiftliği olarak piyasaya organik süt ve sair ürünler satışı ile meşgul olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 01.01.2018 tarihli Süt Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden ... Bankası 358975 no.lu 25.000-TL bedelli çeki müvekkilinin teslim ettiğini, daha sonra davalı tarafça yerine getirilmemesine rağmen fazladan süt alımı yapma konusunda taraflar arasında haricen bir anlaşma yapıldığı, buna karşılık olarak da 11.07.2018 tanzim tarihli 30.000-TL bedelli sözleşmeye ek teminat senedi istendiğini ve buna mukabil müvekkilince verildiğini, bu sözleşmeye göre belirlenen zamanlarda organik süt alımı müvekkilince yapılmakta iken Süt Satış Sözleşmesinin 6.maddesi b fıkrası uyarınca 3 Eylül 2018 ve 5 Eylül 2018 tarihli taahhüt edilen süt teslimatını davalı tarafın yapmadığı, davalı tarafından sözlü olarak artık bundan böyle süt verilmeyeceği ve sözleşmenin fesih olduğunun beyan edildiğini, bunun üzerine müvekkilince İzmir 11.Noterliğinin 07.09.2018 tarih 8037 yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarname ile daha önce sözlü olarak sözleşmeyi fesih ettiklerini bildirmelerine rağmen öncelikle ticareti sürdürmek zararı artırmamak adına davalı taraftan sözleşmeye bağlı kalmalarının istendiğini, aksi takdirde sözleşmenin keyfi ve sözlü şekilde fesih edildiği ve ilk süt verme ediminin yerine getirilmediği, 03.09.2018 tarihi itibari ile sözleşmeyi haksız ve keyfi şekilde fesih ettiklerinin kabul edileceği, sözleşmeye göre süresi gelen ödemenin de zarara mahsuben yapılmayacağının beyan edildiğini, Davalı tarafından 20.09.2018 tarihli karşı ihtarnameyle ekonomik kriz sebebiyle şirketçe tasfiye kararı aldıklarını, süt üretim tesisi kurmak için müvekkiline canlı hayvan verme tekliflerine dönüş yapmasını, ödenmeyen ve vadesi gelen ödemeyi yapmasını, aksi takdirde sözleşmeye göre aylık %4 faiz talep edileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin vadesi gelen ödemeyi de gerçekleştirdiğini, davacı müvekkili tarafından tekrar 05.10.2018 tarihli yazılı cevabi ihtarnamelerinde bir adet canlı hayvan bedeli olarak bildirilen 9.500-TL’nin hayvanların yaşının ve sözleşmenin karşı tarafça fesih edilmesi nedeniyle uğranılan zararın göz önüne alınarak 8.000-TL’ye indirilmesi, hayvanların organik sertifikası olması yönündeki taleplerine dönüş yapılmadığı bildirilerek sözleşmeyi tek taraflı fesih etmeleri nedeni ile sözleşmenin 8.maddesi gereği 30 günlük süre de geçmiş olduğundan doğan cezai bedelin 3 iş günü içinde ödemelerini, eğer organik canlı hayvan verme ihtimalleri halen bulunmakta ise bu bedelin hayvan alımında mahsup edileceğini ve sözleşmeye göre alınmayan süt nedeniyle yoksun kalınan karın cezai bedel ile birlikte tahsili için hukuki yola müracat edileceğini, sözleşme nedeniyle teminat olarak verilen 30.000-TL bedelli senet ve ... Bankası 358975 no.lu çekin iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnamenin 08.10.2018 tarihinde karşı taraf teslim edilmekle 3 iş günü içinde hiçbir ödeme yapılmadığı, buna göre davalı taraf 12.10.2018 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, Davalı taraf canlı süt hayvanlarının organikliğinin devamını sağlayacak sertifikayı alamadığından müvekkili ile aralarındaki hayvan alımında da müvekkilinin asıl şartı hayvanlarının organik olması koşulu gerçekleşmediğinden bu yönde bir alışveriş yapılmadığı, karşı tarafla telefon telefon aracılığı ile yapılan görüşmede cezai bedel olarak sadece 25.000-TL ödeme teklif edilmiş başka bir zarar karşılığı da ödeme yapılmayacağının beyan edildiğini,  Müvekkili şirketin tüm organik süt alımını davalı şirketten yaptığı için işlerin durduğunu, ancak çalışanların maaşları, işyeri kirası ve her türlü giderlerinin devam ettiği, sonradan ...nden bir kısım süt alımı yapabildiğini ancak bunun devamlılığı sözleşmeye bağlanmadığı için kesin olmadığını, müvekkilinin büyük zarara uğradığını, ayrıca müvekkilinin davalı taraftan aldığı 1 ton çiğ sütün %50’sini pastörize süt, %35’ini kefir, %15’ini yoğurt olarak değerlendirdiğini, sütte %94,4 kefirde %96,3 ve yoğurtta %96,6 kar edildiği, 03.09.2018 tarihinden itibaren alması gereken sütü alamadığını ve bu nedenle kardan yoksun kaldığını, açıklanan bu  nedenlerle, davalı şirketin müvekkiline tasfiyeye gittiklerini gerek sözlü gerek cevabi ihtarlarında ve yıl sonuna kadar hesaplarını kapatacaklarını bildirdikleri mailinde açıkça beyan etmeleri ve müvekkili de hayvan satma teklifinde bulunduklarına göre şirket varlıklarını elden çıkardıkları mal kaçırma yoluna gittikleri ve sonradan müvekkilin alacaklarını tahsil edememe ihtimaline göre ivedilikle davalı şirket varlıkları üzerine “müvekkilin asıl süt sağlayıcısı olan davalıdan süt alamaması nedeniyle işlerinin durma noktasında olduğu dikkate alınarak” bedelsiz ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir konularak Ticaret Sicil Müdürlüklerine müzekkere yazılmasına, davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak fesih etmesi ve cezai bedeli ödemek için 30 gün sürenin geçtiği ve karşı tarafın temerrüde düşürülmüş olduğundan 12.10.2018 temerrüt tarihinden itibaren 50.000-TL cezai bedelin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı tarafın sözleşmeyi fesih ettiği ve edimlerini yerine getirmediği 03.09.2018 tarihinden sözleşmenin bitimi tarihine kadar ki süt teslimatı yapılmaması sebebi ile sözleşmeden kaynaklanan tarafların ticari defter ve kayıtları ile fiyatlardaki artışlarda dikkate alınarak reel/gerçek zararın tespiti ile sonradan harç tamamlanmak sureti ile miktarını arttırmak üzere belirsiz alacak olarak kabulü ile şimdilik 5.000-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça teminat olarak alınan ... Bankası 358975 no.lu 25.000-TL bedelli müvekkili çeki ve 11.07.2018 tanzim tarihli 30.000-TL bedelli sözleşmeye ek teminat senedinin davalıdan alınarak davacıya iadesine, olmazsa iptaline, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı ... A.Ş. vekilinin  beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesi ve delillerinde belirtilen süt satış sözleşmesi, ihtarname ve cevabi ihtarname, mail yazışmalarında tarafların arasındaki ticari ilişkinin durumu, boyutu, gelişmesi, son durumu hem davacı hem davalı müvekkili tarafından belirtildiğini, Davacının ihtarnamesine karşı gönderilen 20.09.2018 tarihli cevabi ihtarname ile taraflar arasındaki sorunların durumu, davalı müvekkili şirketin durumu, sorunların giderilmesi için müvekkil şirket yetkilisinin sorunların iyi niyet çabaları, sorunların giderilmesi için neler yapılması gerektiğinin belirtildiğini ancak davacı tarafça iyiniyetli karşılık verilmediğinden çözüm sağlanamadığını, müvekkili şirket yetkilisinden bu davayla ilgili bilgi ve delillerin bildirilmesini istediği günden dilekçe yazım gününe kadar tarafına gönderilen mail ve whatsap yazışmalarıyla bu delillerin paylaşıldığını, tarafına gönderilen bu açıklamalarda cevabi ihtarname de belirtilen açıklamaların tekrar edildiğini, ekonomik kriz ve ... Bankası kredileri sebebiyle davalı şirketin perakende satıştan çekilmesi ve organik üretimin tamamen durdurulması, yıl sonu zararı, iyiniyetli çözüm çabaları, davacının ...ne yönlendirilmesi, süt satış sözleşmesinin 10.maddesindeki mücbir sebepler altında değerlendirilmesi başlıkları altında belirtildiğini, bu açıklama ekinde belirtilen delillerin incelenip değerlendirilmesiyle davacının davasının tamamen haksız, yersiz ve dayanaksız olduğunun açıklığa kavuşmuş olacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Taraflar arasındaki süt satım sözleşmesi dosya içerisinde mevcuttur. 12.maddeye göre,bu sözleşmeden kaynaklanan her türlü  uyuşmazlıkta  yalnızca davalının  defter ve bilgisayar kayıtları kesin ve münhasır delil olarak kabul edilmiştir.<br>Sözleşmenin konu başlıklı ikinci maddesinde, satıcının üretmiş olduğu organik çiğ inek sütünün sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen aylık miktarlarının alıcıya üretim yerinde teslim edilerek satılması usullerinin belirlenmesi olduğu,  sözleşmenin süre başlıklı üçüncü maddesine göre sözleşme süresinin 01.01.2018-31.12.2018 olduğu, sözleşmenin fiyatı ve satış miktarları başlıklı dördüncü maddesine göre sütün KDV hariç litre fiyatının 2,17-TL olduğu, faturalandırma esnasında bu rakama %8 KDV ilave edileceği, satıcı firmanın alıcıya aylık olarak asgari aşağıdaki miktarda süt satmayı, alıcının da asgari bu miktarda sütü satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, anlaşılmaktadır.<br>Sözleşmenin 7/e. maddesine göre ... Bankası ....Şti.’ne ait 25.000-TL’lik çekin teminat olarak verildiği, sözleşmenin fesih ve tazminat başlıklı sekizinci maddesine göre, sürenin bitiminden önce tarafların karşılıklı mutabakatı ile fesih edilebilir, mutabakat haricinde veya süre bitiminden önce haksız ve keyfi olarak tek taraflı olarak fesih edilmesi durumunda fesheden tarafın diğer tarafa cezai bedel olarak 50.000-TL fesih tarihinden itibaren 30 gün içinde ödemekle yükümlü olduğu belirlenmiştir.<br>Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinden şirketin mali durumuna ilişkin kayıtları getirtilmiş,  Süt alım sözleşmesinin 12.maddesine göre davalı defterleri üzerinde SMM bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle; süt alımının ne zaman kesildiği, davacının başka firmadan ne zaman süt almaya başladığı, o zamana kadar oluşan zararın varsa ne olduğu, davalının ekonomik durumu, perakende satıştan çekilip çekilmediği, üretimin durup durmadığının da raporda değerlendirilmesinin istenilmiştir.<br>Alınan SMM bilirkişi raporuna göre, Davalı ....A.Ş.’nin 2018 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin birbiri ile uyumlu olduğu, Taraflar arasında 2018 yılından önce başlayan ticari bir ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişkiye istinaden davacı ...’ın 2017 yılından devreden 12.953,67-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, Davalı ... A.Ş. tarafından davacı adına 2018 yılında çeşitli tarihlerde KDV dahil 182.749,05-TL tutarında toplam 69 adet fatura düzenlendiği, işbu faturalara istinaden davacı ...tarafından 194.244,72-TL tutarında ödeme yapıldığı, Davacı ...tarafından davalı şirket adına 2018 yılında çeşitli tarihlerde 1.458-TL tutarında toplam iki adet iade faturası düzenlendiği, Davalı yasal defterlerine göre, davacı ...’nin 20.11.2018 dava tarihi itibari ile herhangi bir borç/alacak bakiyesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı ...tarafından davalı şirket adına verilen 25.000-TL tutarındaki çekin davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu ancak 30.000-TL tutarlı teminat senedinin kayıtlı olup olmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılamadığı da belirtilmiştir.<br>Davalının incelenen mali durumuna göre, Davalı ... A.Ş.’nin 30.09.2018 tarihli kaydi bilançosuna  göre, her ne kadar net işletme sermayesi pozitif olsa da, cari oran, likidite oranı ve nakit oran analizleri dikkate alındığında kasa ve bankasında bulunan parası ve mevcut müşteri çekleri ile nakit ödeme kabiliyetinin yeterli olmadığı yani kısa vadede borç ödeme gücünün bulunmadığı, Davalı ...A.Ş.’nin 2018 yılının 3.dönemine ait Kurumlar Vergisi Geçici Beyannamesi eki gelir tablosu üzerinde yapılan incelemelerde 30.09.2018 tarihi itibari ile 229.943,50-TL faaliyet zararının söz konusu olduğu, ilk dokuz ayda 647.377,46-TL zarar beyan edildiği, kaydi bilançosuna göre müşteri çekleri ve alacaklarının tahsil edildiği ve stoklarının da paraya çevrildiği düşünülse bile kısa vadede paraya çevrilebilecek dönen varlıkları ile borçlarını karşılayacak durumda olmadığı, ilk dokuz ayda faaliyet zararı ile birlikte dönem zararının söz konusu olduğu, bu durumda kalitesiz bir alacak stokunun söz konusu olduğu ve davalının nakit sıkıntısı yaşadığı kanaatine varıldığı belirlenmiştir.<br>İncelenen tüm belge ve bilgilere göre davalının feshinin tüm bu nedenlerle haksız bir fesih olduğu ancak davalının yaşadığı mali kriz nedeni ile sözleşmenin feshedildiği Mahkememizce değerlendirilmiştir.<br>Yine SMM bilirkişiden istenen Davalının davacıya süt vermeme sebebi konusunda dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde, taraflar arasında yapılan sözleşmede 10. Maddesinde belirtildiği gibi davalı ... A.Ş. sözleşme gereği davacı ...’ne vermesi gereken süt miktarının olağanüstü mücbir sebeplerden kaynaklanmadığı, (doğal afet, hükümet programları ve kısıtlamaları, savaş hali veya tehdidi, çarpışma hali, seferberlik hali, abluka durumu, deprem, ambargo, devrim, ayaklanma hali, grev ve lokavt, salgın hastalık, yangın, sel baskını v.b iki tarafın ön görmediği ve önleyemediği kontrolü dışında meydana gelen herhangi bir durumun oluşmadığı) davalının elindeki mevcut hayvanlarını ticari ve/veya ekonomik nedenlerden dolayı satış olarak elinden çıkarmasından kaynaklı olarak süt üretmediğinden kaynaklandığı, dolayısı ile tek taraflı haksız fesih nedeni ile davalının davacıya sözleşme gereği cezai şart ödemesi gerekmekte ise de; yapılan mali incelemelerde davalının hali hazırda batık durumda olduğu, borç ödeme gücünün olmadığı anlaşıldığından ve cezai şart ödemesi ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğinden cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Öte yandan, davacının dava dilekçesinde belirttiği, davalının sözleşmeyi tek taraflı feshi nedeni ile zarar talep ettiği, ancak bu zararın nereden kaynaklandığına dair kalem kalem ayrıntılı açıklamada bulunmadığı, bu hususta davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen açıklamada bulunmadığı gibi süre geçtikten sonra sunduğu dilekçede bu sefer yoksun kalınan karın tazminini talep ettiklerini belirttiği, davalının duruşmada bu dilekçedeki talep edilen hususları kabul etmediği  gibi, davacı tarafından sözleşmenin haksız feshi sebebi ile bahsettiği reel zararının mali yönden tespitinin yapılabilmesi için kendi sunacağı yasal defter dayanağı belgeler ile somutlaştırılması neticesinde bir hesaplama yapılmasının mümkün olabileceği de SMM bilirkişi tarafından belirtilse de, davacının da delil olarak gösterdiği Sözleşmenin 12.maddesi hükmü gereği davacının sunacağı hiç bir delilin zaten delil olarak kabulü mümkün olmadığından ve yalnızca davalı defterleri incelenmesi ile davacının hiçbir zararı  tespit edilmeyeceğinden ve afaki olarak zarar  belirlenemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>Davanın REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyet raporuna göre davalı şirketin elindeki organik süt elde ettiği hayvanları mecburi bir sebepten değil de tercihi nedeniyle satarak elinden rızaen çıkardığını ve süt üretimi işinden çekildiği süt üretimini bitirdiğinin aşikar olduğunu, davalı tarafa ait ticari sicil kayıtlarının da dosya arasına alındığını, davalı şirketin yeni bir ortak aldığını, sermaye artırımına giderek  6 Temmuz 2018 tarihinde sermayesini 4.838.253,76 TL ye yükselttiğini, gerçekte davalı şirketin faaliyet alanı çerçevesinde hayvancılıkta maliyetlerin yükselmesi kar oranının düşmesi nedeniyle faaliyet alanını  organik süt üretimi/hayvancılıktan organik tarıma yönlendirdikleri için ellerindeki hayvanları ellerinden satmak suretiyle çıkardığını, her tacirin TTK m. 18/2 gereğince basiretli bir tacirden beklenebilecek özen ve dikkat ile ticari hayatını sürdürmekle yükümlü olduğunu,<br> ayrıca şirketin mahkemenin kabulü gibi borca batık sayılsa da kayıtlı sermeyesi 4.838.253,76 TL olan bir şirketin günümüz ekonomik koşullarında 50.000 TL gibi miktarla yine mahkemenin kabulü gibi mahvolmayacağının her türlü izahtan vareste olduğunu,  ayrıca mahkemece cezai şart hukuka aykırı olarak bırakın indirimi tümden red edildikten sonra haksız ve hukuka aykırı fesih yaptığı mahkemece de kabul edilen davalı şirket lehine bir de karşı vekalet ücreti takdir edilerek bu haksız ve hukuka aykırı edimini adeta ödüllendirdiğini,   haklılığı mahkemece de kabul edilmekte sadece mahkemece takdiren afaki kabulle davalının mahvolacağı yönünde kanaaatle red yönünde hüküm kurulduğunu, kanunen mahkemece takdiren indirilen veya kaldırılan alacak hakkında karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, nitekim Yargıtay 13. H.D. de 2018/5019 -2018/8501 s. kararıyla da bu durumun açıkça görülmekte olduğunu, karşı vekalet ücreti takdiri yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu  belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:   alacak  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı tarafça; davalı ile aralarında süt alımına ilişkin sözleşme olduğunu, davalının bir süre sonra edimlerini yerine getirmediğini süt vermeyi kestiğini, davalının tasfiye sürecine girdiğini bildirdiğini, sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı feshettiğini, sözleşme nedeniyle 50.000 TL cezai şartın ödenmesini, Sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, sözleşmeye ek olarak verilen 30.000 TL bedelli senedin ve 25.000 TL teminat çekinin iadesini talep etmiştir.<br>Davalı taraf ise; süresinde cevap dilekçesi sunmamış, süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; ekonomik kriz ve ... bankası kredi ödemeleri nedeni ile zor duruma düştüklerini, hayvanları satmak zorunda kaldıklarını, bunun mücbir sebep olarak kabulü gerektiğini, davacıyı ... ne yönlendirdiklerini davacının bir zararının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının talepleri arasında olan sözleşmeye ek olarak verilen 30.000 TL bedelli senedin ve 25.000 TL teminat çeki ile ilgili hiç bir değerlendirme yapılmadığı, bu taleplerin neden red edildiğinin gerekçede yazılmadığı anlaşılmaktadır. <br>Ayrıca her ne kadar mahkemece sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği kabul edilip, davalının  hali hazırda batık durumda olduğu, borç ödeme gücünün olmadığı ve cezai şart ödemesi ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğinden cezai şart talebinin de reddine karar verilmiş ise de; taraflar tacir olup bu husus ancak cezai şarttan indirim nedeni olarak kabul edilebilir. Cezai şart talebinin bu gerekçeyle tamamen reddi doğru olmamıştır. <br>Mahkemece yapılacak iş; sözleşmeye ek olarak verildiği belirtilen ancak sözleşmede olmayan 30.000 TL bedelli senet ile ilgili davalının isticvabına karar verilip, bu senedin teminat olarak verilip verilmediği verilmiş ise teminat koşullarının sağlanıp sağlanmadığı, davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, 25.000 TL bedelli çekin ise sözleşmede ödemelerin teminatı olarak verildiği anlaşıldığından, davacının davalıya sözleşme kapsamında borcu kalıp kalmadığı hususunda araştırma yapılarak çek ile ilgili de  davacının talebinin haklı olup olmadığı ve cezai şart talebi hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir  karar vermek olmalıdır.   <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM:<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/12/2020 tarih ve 2018/1390 Esas 2020/754 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 54,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>\t7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46107cc02a471fe4","SID":"b074fb4a78ca300d"}}