{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t             T.C.<br>\t               KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM \t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI \t: ... - ... ***<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan alacak (kooperatif aidat borcundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kayseri İli'nde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen 160'dan fazla davada davalarının kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararların istinaf mahkemesi tarafından da onandığını, istinaf kararlarının davalılar tarafından temyiz edildiğini ve 107 dosyanın şu an temyiz incelemesinde olduğunu, bu aşamada temyiz incelemesinde bulunan dosyalardan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamına ilişkin yapılan temyiz başvurusunda karar çıktığını ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 20/01/2022 tarihli ilamı ile kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken dava sebebiyle davaların kabulü yönündeki yerel mahkeme kararlarının bozulduğunu, Yargıtay'ın ilgili ilamında \"İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.\" şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğunun belirtildiği, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu,  kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep ettiğini, koperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsada  söz konusu aidatı ödemesi gerektiği, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunun, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar  şimdilik 9.000,00-TL'nın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan  Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 6940 ada, 1 parsel, c blok, bağımsız bölüm no:25'te kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını  talep ettiklerini belirterek dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.00000-TL aidat alacağının alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18  ve  aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı kooperatifin 125.01.0082 numaralı eski üyesi olduğunu, taşınmazı bir evvelki üye Nihayet Vurdum'dan noter satışı suretiyle satın aldığını, davacı kooperatifin 20/02/2011 tarihinde yapılan genel kurul gündem maddesi ile \"Herhangi bir seviyedeki inşaatın kesin maliyetlerinin yapılarak, maliyet ve şerefiye bedellerinin kooperatif ortaklarına tebliğ edilmesi hakkında\"  olduğunu, davacı kooperatifin bu tarihli genel kurul toplantısında da \"Herhangi bir seviyedeki inşaatın kesin maliyetlerinin yapılarak, maliyet ve şerefiye bedellerinin kooperatif ortaklarına tebliğ edilmesi hk. yönetim kuruluna yetki verilmesi maddesine geçildi. Yapılan oylamada gündem maddesi oybirliği ile kabul edildi.\" şeklinde karar aldığını, Kayseri İl Sanayi Ve Ticaret Müdürlüğü'nün 23/05/2003 tarih ve 12 sayılı oluru ile kurulan davacı S.S. ... Yapı Kooperatifi'ne ait \"Konut Yapı Kooperatifi Ana sözleşmesi\" başlıklı kooperatif ana sözleşmesinde \"Konut Bedellerinin Tespiti\" başlıklı 61. maddesi \"Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak sureti ile konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur. Teknik heyet raporu bir karara bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla, taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.\" düzenlemesine göre ve 20/02/2011 tarihli genel kurulda alınan karara istinaden 2011 yılı mart ayında müvekkiline isabet eden dairenin de bulunduğu blokta oluşan yapımının tamamlandığını ve teslim aşamasına gelmiş daireler ile ilgili kooperatif tarafından kesin hesap komisyonu kurulduğunu, genel kurulda alınan karar gereği bağımsız kesin hesap komisyonunu oluşturan heyet tarafından hazırlanan kesin hesap raporu usulüne uygun kooperatife sunulduğunu, sunulan bu rapora istinaden de usulüne uygun olarak dairesi teslim aşamasındaki ortaklara konu başlığında: \"Genel kurulda alınan karar gereğince, daire kesin maliyetlerinin tespit ve tebliğ edilmesi\" şeklinde hazırlanan rapor tanzim edildiğini, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz olmadığından yeni heyet seçimi ve tekrar kıymet takdir (şerefiye) ihtiyacı hâsıl olmadığından tebliğ edildiği hali ile daire kesin maliyetinin gerek kooperatif gerekse müvekkili yönünden kesinleştiğini, daha sonra tebliğ edilen kesin maliyet bedeli olan 100.551,096-TL'nın 31/03/2011 tarihine kadar ödenmesinin istendiğini, müvekkilinin dairesinin kesin hesap maliyeti olan 100.551,96-TL bedelinden üye tarafından yatırılan tutar olan 44.396,30-TL düşürüldükten sonra kalan 56.155,66-TL'nı 12/04/2011 tarihinde davacı kooperatifin hesabına yatırdığını, böylelikle müvekkilinin davacı kooperatife olan daire kesin maliyetinden kaynaklı tüm borcunu bitirdiğini, ... tarihinde ise kat mülkiyeti tapusunu herhangi bir şerh veya rehin olmaksızın aldığını, 21/02/2010 tarihinde yapılan genel kurulda \"Daire kesin maliyetlerinin, kooperatif tarafından oluşturulacak bağımsız bir kesin hesap komisyonu tarafından, tespit edilmesi ve dairesini teslim alanların kalan borçlarını ödeyerek kooperatif ile ilişkisinin kesilerek tapuların ortaklara tescilinin yapılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi oy birliği ile kabul edilmiştir.\" şeklinde alınan ve tapusu verilen bu genel kurul kararına istinaden müvekkilinin kooperatifle olan ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin kesin hesap borcunu ödediği ve mesken tapusunu aldıktan sonra davacı kooperatifçe müvekkiline taahhütname ve ilişik kesme belgesi verildiğini; müvekkilinin ve davacı kooperatifin karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerini, davacı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ana sözleşmesinin \"Ortakların Şahsi Sorumlulukları\" başlıklı 20. maddesinde: \"Her ortak, kooperatifin borçlarına karşı, taahhüt ettiği pay tutarı kadar sorumludur. Kooperatiften ilişiği kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder…\" şeklinde düzenlendiğini, yukarıda belirtildiği üzere müvekkilinin davacı kooperatifle olan üyelik ilişkisinin 2011 yılı sonunda bittiğini, yaklaşık 8 yıl sonra müvekkile yeniden borç çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı kooperatifin *** tarihinde yapılan genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların müvekkili yönünden yok hükmünde olduğunu, zira müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olmadığını, davacı kooperatifin genel kurullara müvekkilini davet etmeyerek ve hazirunlarda yer vermeyerek müvekkilinin kooperatif ile ilişiğinin olmadığını kabul ettiğini, yani zımnen onayladığını, davacı kooperatif müvekkilinin üyeliği son bulduktan sonra çok defa olağan genel kurul yaptığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi eski yönetimlerce hatalı ve hukuksuz işlemler var ise bu yönetim kurullarının ibra edilmemesinin gerektiğini, kaldı ki ibra edilmeyen bir yönetim kurulu var ise onların yaptığı eksik ve hukuksuz işlerden tüm üyelerin sorumlu olacağını söylemenin mantık dışı olduğunu, davacı tarafından \"önceki yönetimlerin eksik ve hatalı işlemleri\" olduğunu iddia edildiğini ve üyelik ilişkisi dahi kalmamış müvekkilinden alacak talep ettiğini, bu yaklaşımın doğru olmadığını, davacı kooperatifle ortaklık bağı bulunulmayan müvekkili yönünden davacı kooperatifin aldığı kararların müvekkili yönünden herhangi bir anlamı olmadığını ve yok hükmünde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Davacı tarafça tapu kayıtlarına, genel kurul tutanaklarına, kooperatif yönetim kurulu kararlarına, kooperatif ana sözleşmesine, arabuluculuk tutanağına, kooperatif kayıtlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. <br>Davalı tarafça tapu kaydına, kooperatif ana sözleşmesina, genel kurul tutanaklarına, hazirun cetvellerina, tahhütname ve ilişik kesme belgelerine, keşif ve bilirkişi incelemesine ve emsal yargı kararlarına delil olarak dayanılmıştır. <br><br>Davacı kooperatife davalının üyelik dosya örneğinin sunulması için yazılan müzekkeye davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli dilekçe ile cevap verdiği görülmüştür. <br>Davacı kooperatif tarafından davalının üyeliği ile ilgili bir kısım evraklar sunulmuş ve bilirkişi incelemesine esas olmak üzere kooperatif kayıtlarının bulunduğu yeri bildirdirilmiştir.<br>Kayseri Valiliği Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden davacı kooperatifin ana sözleşmesi ve tüm genel kurul kararları ile hazirun cetvelleri celp edilmiştir. <br>Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ***'dan alınan 15/01/2024 tarihli raporda özetle; \"Davacı ...'nin 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, e-defter beratlarının zamanında alındığı,  tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıtları birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacı ...'nin kesin maliyetinin kooperatif bitmediği için çıkarılmadığı, ara ödemeyle alakalı herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, tespit edilmiştir. davalı ...'ın 23/12/2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutardan 137.574,72-TL, toplam maliyetten, eskalasyon farkı 7.384,30-TL, mahsup edildiğinde ödenmesi gereken tutarın (137.574,72-TL - 7.384,30-TL = 129.842,28-TL) 129.842.28-TL olduğu, davalının yaptığı ödemeler toplamının 168.751,00-TL olduğu, aradaki farkın (129.842.28-TL - 168.751,00-TL = 38.908,72-TL) 38.908,72-TL kesin maliyet bedelinden borcu kaldığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 23/12/2011 - 30/06/2023 dönemi aldatlar toplamı 191.300,00-TL olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik 2021 yılında denen başlıklı muavin defter kaydında 72.794,00-TL, ödeme yaptığı, davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23/12/2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda ödenmesi gereken tutardan 35.531,00-TL fazla ödeme yaptığı, genel kurul kararı gereği ödenmesi gereken 121.000,00-TL ödemenin davalı ... tarafından ödenmediği, toplam aidat borcu, ara ödeme borcu ve tüm ödemelerin mahsup edilmesi sonucu; davalı ...'ın davacı kooperatife (121.000,00-TL - 85.531,00-TL = 35.469,00-TL) 35.469,00-TL borçlu olduğu\" belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:  <br> Dava, kooperatif üyesi iken daire tapusunu aldıktan sonra üyeliği sona erdiği belirtilen davalıdan talep edilen üyelik  aidat alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.<br>6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının aidat alacağı olup olmadığı ve davalının davacı kooperatifin üyesi olup olmadığı konularında toplanmaktadır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 9.000,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Yaptırılan bilirkişi incelemesinden sonra davacı vekilinin 15/01/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesini sunduğu, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin 29/01/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.<br>Davaya konu edilen aidat alacağı davacı kooperatifin 2003 ila 2022 hesap yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan aidat istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının belirlendiği, genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, ancak genel gider alacağının TBK m.147/4. hükmü uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu (Benzer Yargıtay (Kapatılan) 23. HD'nin 11/11/2019 tarih, *** Karar; aynı dairenin 21/12/2020 tarih,***Karar sayılı kararları); dosyada mevcut genel kurul kararlarında genel giderler için ayrı, inşaat finansmanı için ayrı kararlar alınmadığı, tüm giderleri kapsayacak şekilde aidat kararı alındığı ve zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla bir araya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.<br>Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre, kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.<br>Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.<br>Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.<br>Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanunu'nda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.<br>Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. H.D.'nin 20/01/2022 tarih, *** Karar sayılı kararı)<br>1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.<br>Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür. Ancak davacı vekili ıslah dilekçesi ile tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu husus dikkate alınmıştır.<br>Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği  35.469,00-TL aidat alacağının olduğu, kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda 35.469,00-TL alacağının taleple bağlılık kuralı gereği ıslah tarihi olan 15/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KABULÜ ile, 35.469,00-TL alacağının taleple bağlılık kuralı gereği ıslah tarihi olan 15/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının %18 faiz işletilmesi isteminin reddine, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.422,88-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 269,85-TL peşin harç ve 603,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 1.550,03-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafça yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 603,00-TL ıslah harcı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 28,00-TL posta ücreti, 145,00-TL tebligat ücreti, 50,00-TL e-tebligat gideri ve 3,00-TL KEP gideri olmak üzere toplam 3.368,70-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2024<br><br>Katip ...<br>   E-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br> E-imzalıdır  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9754b26198b9cccb","SID":"bc3a7dc4e66bd234"}}