{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/257 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1120<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/548 Esas  2020/547 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/05/2024<br><br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 12/09/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davalı şirketin, davacı şirket tarafından verilen teknik şartnameye ve resme göre imal ederek siparişte belirlenen terminlere uygun olarak zamanında sipariş edilen kalıpları teslim etmekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin kendiliğinden yenilenmesinin akabinde taraflar 06/11/2014 tarihli gizlilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde davalı yandan gelen talep üzerinde 07/01/2019 tarihinde sözleşmenin sonlandırıldığını, akabinde de davacı tarafından Kemalpaşa 3. Noterliği'nin 25/01/2019 tarihli, 00810 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalı yandan uhdesinde bulunan ekipmanların teslim edilmesi, teslim edilmemesi halinde gizlilik sözleşmesi gereğince her gün için 1.000,00-Euro cezai şart bedelinin talep edileceğini belirtir bir ihtarname keşide ettiğini, davalı yanın anılı ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra davacı şirkete Karşıyaka 5. Noterliği'nin 01/02/2019 tarihli, 03727 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek davacı şirketten 57.114,00-TL alacağı olduğunu, alacağın ödenmesi halinde nezdinde bulunan makinelerin teslim edileceğini beyan ettiğini, davalı yanın gizlilik nezdinde bulunan ürünleri davacı yana teslim etmemesi üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 22 günlük cezai şart bedeli olarak davalı yan aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/517 Esas sayılı dosyası üzerinden 22.000,00-Euro bedelli icra takibi başlatıldığını, davalı yanın icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı yanın süresi içerisinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak 30/10/2019 tarihinde anlaşamama ile sonuç bulduğunu, davalı yanın icra takibinde yetki itirazında bulunduğu, yetki itirazının geçersiz olduğunu, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün yargı çevresi içerisinde bulunan mahkememizin yetkili olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yan aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  icra takibine yapmış oldukları yetki itirazını yinelediklerini, davalı şirketin merkezinin Yunusemre/MANİSA olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin Manisa Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacı şirket ile 2 adet sözleşme imzalandığını, davalı şirketin her iki sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerini eksiz olarak yerine getirdiğini, haksız olarak istenilen iş bu cezai şartı kabul etmediklerini, dava gizlilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığına bahisli açıldı ise de aykırı davranışa ilişkin bir yazılı delil ve beyan dosyaya sunulmadığını ve davalıya bu yönde ulaşan bir yazılı bildirim bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin yazılı bir bildirimin davalı şirkete ulaşmadığını, bu nedenle sözleşme devam ederken herhangi bir cezai şartın oluşmayacağını, taraflar arasında imzalanan iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olup farklı hususları düzenlediğini, davalı şirketin ihtarname sonrasında davacı şirkete ait taşınırlar üzerinde ticari hapis hakkını kullanmış olup hukuka uygunluk sebebinin de mevcut olduğunu bu nedenle sözleşmedeki cezai şartın uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br> MAHKEMECE: \"...,Dava, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/517 Esas sayılı icra dosyasından yapılan takibe davalı tarafın itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. <br>Bilindiği üzere, itirazın iptali 2004 sayılı İİK'da düzenlenmiş kendine özgü özellikleri bulunan bir dava türüdür. <br>Davacı ... AŞ ile davalı ... AŞ arasında taraflarca itiraza uğramayan 06.11.2014 tarihli gizlilik sözleşmesi başlıklı bir sözleşe icra edilmiştir. Bu sözleşmenin icrası sırasında davacının iddiaları ile 22.000Euro bedelin tahsili amacıyla Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/517 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 22.02.2019 tarihinde ilamsız icra takibi yapılmıştır. Davalıya ödeme emri 01.03.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafça ödeme emrine 01.03.2019 tarihinde itiraz edilmiştir. Davalı itirazında ilk olarak Kemalpaşa İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu ifade etmiştir.<br>Söz konusu itiraz üzerine mahkememize 28.11.2019 tarihinde itirazın iptali davası açılmış, dava dilekçesi davalıya 11.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 25.12.2019 tarihli cevap dilekçesi ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiştir. <br>İcra müdürlüğünün yetkili olması, itirazın iptali davaları bakımından özel kanunda düzenlenmiş bulunan bir dava şartı niteliğindedir. Bu nedenle öncelikle icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı tespit edilebilmelidir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.10.2012 Tarih ve 2012/17403 Esas 2012/22004 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir. <br>Taraflar arasında itiraza uğramayan 06.11.2014 tarihli gizlilik sözleşmesinin 6.2. Maddesi ile aynen \"İşbu sözleşme Türk Hukukuna tabidir. Bu sözleşmeden doğacak anlaşmazlıkların çözümünde İzmir (Merkez) Ticaret Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir. Alıcının kanuni hükümlere göre yetkili diğer mahkemelere müracaat hakkı mahfuzdur\" denilmektedir. <br>Taraflar arasındaki sözleşme içerisinde yer alan bu madde yetki şartı niteliğindedir. Yetki sözleşmesini ve geçerliliğini düzenleyen 6100 HMK'nun \"Yetki sözleşmesi\" başlıklı 17. Maddesi aynen \"(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır\" şeklindedir.<br> Yine aynı kanunun \"Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları\" başlıklı 18. Maddesi \"(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.<br>(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır\" şeklindedir. <br>Tarafların ticaret şirketi olmaları ve aralarında yazılı sözleşme yapmış olmaları dikkate alındığında söz konusu yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Yine tarafların kendi aralarında belirledikleri yetki şartı ile öncelikle \"İzmir (Merkez) Ticaret Mahkemeleri ile İcra Dairelerini\" yetkilendirdikleri açıktır. Buna göre söz konusu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili icra dairesinin İzmir Merkez icra daireleri olduğu, bu anlamda Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan belirlenen yetki şartının devamında alıcının (yani davacının) kanuni hükümlere göre yetkili diğer mahkemelere müracaat hakkının saklı olduğu ifade ediliyor ki, bu durumda da genel hükümlere göre yetkili icra müdürlüğü davalının bulunduğu icra dairesi olmaktadır ki, yine Kemalpaşa İcra Dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak Kemalpaşa İcra Dairelerinin gerek taraflar arasında belirlenen yetki şartı ile ve gerekse de genel hükümlere göre yetkili icra dairesi olmaması, itirazın iptali davalarında icra müdürlüğünün yetkisinin özel kanunda düzenlenen dava şartlarından olması da dikkate alındığında davanın bu yönden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile, \"Davalı tarafın Kemalpaşa İcra Dairesi yetkisine yapmış olduğu 01/03/2019 tarihli itirazın kabulü ile davanın usulden reddine,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tarafların ticaret şirketi olmaları ve aralarında yazılı sözleşme yapmış olmaları dikkate alındığında söz konusu yetki şartının geçerli olduğunun anlaşıldığını, buna göre söz konusu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili icra dairesinin İzmir Merkez icra daireleri olduğu, bu anlamda Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığının anlaşıldığını, diğer taraftan belirlenen yetki şartının devamında alıcının (yani davacının) kanuni hükümlere göre yetkili diğer mahkemelere müracaat hakkının saklı olduğunun ifade edildiğini, bu durumda da genel hükümlere göre yetkili icra müdürlüğünün davalının bulunduğu icra dairesi olduğunu, yine Kemalpaşa İcra Dairesinin yetkisiz olduğunun anlaşıldığını, sonuç olarak Kemalpaşa İcra Dairelerinin gerek taraflar arasında belirlenen yetki şartı ile ve gerekse de genel hükümlere göre yetkili icra dairesi olmaması, itirazın iptali davalarında icra müdürlüğünün yetkisinin özel kanunda düzenlenen dava şartlarından olması da dikkate alındığında davanın bu yönden usulden reddine\"  yönünde tesis edilen kararın usule, yasaya ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde tedarik sözleşmesinin sona ermesi akabinde, anılan bu gizlilik sözleşmesi hükmü uyarınca  davalı tarafın nezdinde bulunan ve  müvekkiline ait  model, kalıp ve benzeri ekipmanların davalı tarafından müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin adresi icra dairesi olan, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/517 Esasına kayden 22.000 Euro bedelli icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu takipte borçlu vekili yetki itirazında bulunarak \" Müvekkil şirketin merkezi ... Bölgesi Atatürk Caddesi No :... ... ... olup müdürlüğünüz iş bu icra takibinde yetkisiz bulunmaktadır. Müvekkil şirketin adresini gösterir  ticaret sicil gazetesi de ekte sunuludur. Bu sebeple yetki itirazında bulunuyoruz \" yönünde itirazını ifade ettiğini, müvekkilinin  sözleşmenin ifa yeri olan Kemalpaşa ilçesinde takibe geçtiğinden ortada usulüne uygun başlatılmış bir takip olduğundan iş bu itirazın iptali davasında öngörülen dava şartının gerçekleşmiş olduğunu, ayrıca davalı tarafın icra dairesindeki yetki itirazı usulüne uygun olmadığını, davalının yetki itirazında bulunulur iken 6100 sayılı HMK'nın 19. Maddesi uyarınca yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesinin gerektiğini, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağını, usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmaz ise, davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle geleceğinin emredici olarak düzenlendiğini, mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekir iken yanılgılı ve eksik değerlendirme yapılarak davanın usulden reddi yönünde karar verilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava,  sözleşme kaynaklı icra takibine yapılan itirazın  iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK'nın 50. maddesinin yollaması ile HMK'nın genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir.<br>HMK'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenebilir. Ancak bu durumda alacaklı para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir. Öte yandan TBK'nın 89. maddesinin uygulanabilmesi için, akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.<br>Ayrıca HMK'nın 17. maddesine göre; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.''<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2014 Tarih 2013/ 19-1520 Esas 2014/ 524 Karar sayılı emsal kararı; “Somut olayda icra takibi, İstanbul 3.İcra Müdürlüğü nezdinde ilamsız icra takibi şeklinde başlatılmıştır. Ödeme emrinde borçlunun adresi, “... Mah. ... Sok. No.... .../...” olarak belirtilmiş ve ödeme emri Tebligat Kanunu (TK)'nun 21.maddesi uyarınca bu adreste tebliğ edilmiştir. <br>Borçlu tarafından 29.04.2011 tarihinde itiraz dilekçesi verilmiştir. İtiraz dilekçesinde belirtilen ikamet adresi ile ödeme emrinin tebliğ edildiği adres aynı olup, bu dilekçeyle yetki, borç, faiz ve fer’ilerine itiraz edilmiştir.<br>Anılan dilekçenin yetki itirazına ilişkin bölümü aynen; “ilamsız takip adresimin bulunduğu yer icra müdürlüğü nezdinde ikame olunmak durumundadır. Hal böyle iken yetkisiz yerde açılmış olup, takibe yetki yönünden de itiraz ediyorum” şeklindedir.<br>Borçlu bu dilekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, ancak hangi yer icra dairesinin yetkili olduğunu açıklamamıştır.<br>Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında birkısım üyelerce, yetki itirazında hangi yer icra dairesinin yetkili olduğunun açıkça yazılmamış olmasına rağmen itiraz dilekçesinin içeriğinden yetkili olduğu ileri sürülen icra dairesinin neresi  olduğunun anlaşılabildiği durumlarda itirazın geçerli olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, somut olayda da itiraz dilekçesinin başlık bölümünde ikamet adresinin Bağcılar olarak açıklandığı, itirazın yapıldığı cümlenin ise “takip adresimin bulunduğu yer icra müdürlüğü nezdinde ikame olunmak durumundadır” şeklinde olması nedeniyle, ikamet adresinin bulunduğu yerin yani Bağcılar’ın bağlı olduğu Bakırköy icra dairesinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğünün kabul edilmesinin gerektiği ileri sürülmüş ise de, çoğunluk tarafından bu görüş, yetki itirazında yetkili icra dairesinin açıkça belirtilmesinin gerektiği, adres olarak belirtilen Bağcılar’da adli birimlerin  bulunmadığı, dilekçede yer alan diğer yer ismi olan İstanbul icra dairesi nezdinde de icra takibinin başlatılmış olması nedeniyle yasanın aradığı açıklıkta bir yetki itirazının bulunmadığına karar verilmiştir.<br>O halde, usulüne uygun olarak icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmediğinden eldeki itirazın iptali davasının, icra dairesinin yetkisizliğinden bahisle reddedilmesi yerinde olmayıp, yerel mahkemece davanın esasına girilerek taraf delillerinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. \" şeklindedir.<br>Somut olayda; Davacı borçlu icra takibine itirazında ikamet adresinin Manisa olduğunu, icra dairesinin yetkisiz olduğunu  belirtmiş ancak  yetkili olan icra dairesini  dilekçesinde göstermemiştir. HMK'nın 19/2. maddesi \"... Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz...\" şeklindedir. Davalı borçlunun yetki itirazında bulunurken yetkili icra dairesini doğru ve açık olarak göstermesi gerekmektedir. Davacı borçlu vekilinin yetki itirazında  yetkili yer gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmamaktadır.<br>O halde usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı halde, davanın esasına girilip taraflarca gösterilen deliller değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar tesisi gerekirken takip başlatılan icra dairesinin davalının yerleşim yeri olmadığı ve sözleşmede kararlaştırılan yer olmadığından bahisle yetkisiz olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>  Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-4. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2020 Tarih,2019/548 Esas 2020/547 Karar sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf maktu     karar  harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67070de53be51681","SID":"6239899ab7c26395"}}