{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/821 - 2024/608<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/821 <br>KARAR NO\t: 2024/608<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/613 Esas 2021/700 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/05/2024<br><br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara ve ek karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 12.09.2019 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymaması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300.00 TL’nin poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 79.064,92 TLye geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.809,40 TL’ye, bakıcı gideri talebini 2.020,90 TL’ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi uyarınca başvuru şartının gerçekleşmemiş olması ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça gerekli belgelerin sunulmadığını, davacının sürekli maluliyeti olmadığı gibi sürekli maluliyete ilişkin sunulan yetkili sağlık kurulları tarafından verilmiş bir rapor da bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bu döneme ilişkin bakıcı giderinin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacının yolcu olduğu motosiklette koruyucu tedbirleri almaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu ve olayda hatır taşımasının da bulunduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından Genel Şartlar esas alınarak yapılmasını, haksız fiilden doğan davada ancak davacının yasal faiz talep edilebileceğini, temerrüt tarihinin 2918 sayılı Kanun’un 90 ve 99. Maddelerine göre gerekli evrakın tam ve eksiksiz olarak ibrazından 8 iş günü sonra olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, kusura ilişkin makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05.03.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu, davacının motosiklette yolcu olarak bulunduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 11.06.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 9 olduğu, 5 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının sigortalı araçta değil, bu aracın çarptığı motosiklette yolcu olarak bulunması nedeniyle olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığını, davacının koruyucu kıyafet kullanmadığına ilişkin tespit bulunmadığı gibi yaralanmanın ayak kırığı şeklinde olup müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 79.064,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.809,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.020,90 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 91.895,22 TL'nin 08.11.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, 04.01.2022 tarihli ek karar ile 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan adli tıp rapor giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara ve 04.01.2022 tarihli ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili karara ve ek karara karşı istinaf dilekçelerinde, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun progresif rant yöntemine göre hazırlandığını, ancak 1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümezliği ilkesi göz ardı edilerek % 0 teknik faiz esas alındığını, hesaplama ve değerlendirmenin hatalı olduğunu, muhtemel yaşam süresine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen mahkemece itiraz ve beyanlar gözetilmeden karar verildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bu döneme ilişkin bakıcı giderlerinin sigorta teminatının kapsamı dışında olup mahkemece bu konuda aleyhe tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Genel Şartlar uyarınca sağlık giderleri teminatı ve sürekli sakatlık teminatı kapsamının belirlendiğini, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatına itiraz edildiğini, yapıldığı belirtilen adli tıp kurumu rapor ücretinin HMK’nın 305/A maddesi kapsamında hükmüm tamamlanması talebinin kabul edilerek 04.01.2022 tarihli ek kararın verildiğini, ek karar talebine itirazlarını bildirdiklerini, hükme karşı taraflarınca istinaf başvurusunda bulunulduğunu, mahkemece dosyadan elini çekmiş olduğunun kabulü gerektiğini, hükmün tamamlanması talebinde bulunulamayacağını, davalının hak ve yükümlülüklerinin haksız bir şekilde artırıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 12.09.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05.03.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün ve motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının kusursuz olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 11.06.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 9 olduğu, 5 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirlendiği, olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığı, müterafik kusur nedeniyle indirim koşulları bulunmadığı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, 04.01.2022 tarihli ek karar ile 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca davacı tarafça yapıldığı anlaşılan rapor ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara ve 04.01.2022 tarihli ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\t1-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir.<br> Bu itibarla 12.09.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü ...'in idaresindeki araç ile seyir halinde iken kavşağa geldiğinde dönüş yapmak istediği esnada ön tampon kesimleri ile dava dışı sürücü ... idaresindeki motosiklete sağ yan kısmından çarpması sonucunda meydana gelen kazada motosiklette yolcu konumunda olan davacının yaralandığı, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/44307 sayılı soruşturmasında trafik bilirkişisinden alınan 11.11.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05.03.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 21.09.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak karar verilmiş olmasının doğru olduğu anlaşılmıştır.<br>2-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar, bakıcı gideri ise iyileşme süresi veya ömür boyu başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.<br>Davalı vekilinin 04.01.2022 tarihli 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nın Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde \"Tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler\" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.\" düzenlemesine yer verilmiş, Kanun'un Hükmün tamamlanması başlıklı 305/A maddesinde, \"Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.\" hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda davacı tarafça Adli Tıp Rapor ücreti olarak yapıldığı anlaşılan 400,00 TL ücretin yargılama sırasında ibraz edilen dilekçe ile yargılama gideri olarak kabul edilmesi talep edildiği, 08.11.2021 tarihli gerekçeli kararda anılan giderin yargılama giderleri arasında gösterilmemesi üzerine 08.12.2021 tarihli dilekçe ile 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması talebinde bulunulduğu, mahkemece koşulları bulunduğu saptanarak 04.01.2022 tarihli ek kararla 400,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti yönünden hükmün tamamlanmasına yönelik ek karar oluşturulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin 08.11.2021 tarihli karara ve 04.01.2022 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.277,36 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.650,70 TL'nin mahsubu ile kalan 4.626,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, davalının ek karara yönelik istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile kalan 346,90 TL. harcın davalı tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5951d372ff43965b","SID":"0efb6dc7b531128b"}}