{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1818 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1055<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/115 E.  2021/472 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 24.01.2018<br>KARAR TARİHİ\t: 23.05.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.05.2024<br><br>İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2021 tarih 2018/115 E. 2021/472 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye  ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacı vekili, davacı banka ile davalı ... firması arasında  genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara hesap kat ihtarının ve hesap özetinin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, kredi borcunun ödenmesi amacıyla borçluların keşide ettikleri 10.12.2015 ödeme tarihli 2.750.000,00 USD bedelli ve 10.12.2015 ödeme tarihli 2.000.000,00 USD bedelli senetlerin ödenmemesi nedeniyle davalı borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak takip işlemlerinin başlatıldığını, borçlunun adreslerinde yapılan haciz işlemlerinde haczi kabil malın bulunamadığını, borçlu ... ile davalı ... şirketi arasıda fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların mal kaçırmak için muvazaalı ve nami müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak bu firma üzerinden devam ettirdiklerini, belirterek; davalı ... şirketinin tüm malvarlığının davalı ... şirketine aidiyetinin tespitine, davalı ... şirketinin menkulleri ve tespit edilecek diğer malvarlığı üzerinde cebri icra yapılabilme yetkisinin verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kredi borçlarından dolayı şimdilik 100.000,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP :  Davalılar vekilleri, davalı şirketin iflasına karar verildiğini, iflas dosyasının açıldığını, davaya dayanak olan takip dosyasında da iflas nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı banka tarafından iflas dosyasına başvuruda bulunularak alacak kaydı yaptırıldığını, aynı dosya üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacı bankanın alacağının imtiyazlı alacaklardan olmadığını, davalı ... ile davacı banka arasında kredi ilişkisi bulunduğunu, alacağın dayanağı olan senetlerin kredinin teminatı amacıyla düzenlendiğini, davacının kredi sözleşmeleri ve protokole aykırı olarak vadesinden önce icrai işlemlere başladığını, alacağın muaccel olmadığını, davacı tarafından kredi sözleşmelerine istinaden şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, protokol kapsamında muaccel olmayan alacaklar için icra takibi başlatmış olması üzerine takibinin iptaline karar verildiğini, asıl kredi borcunun muaccel olmadığı bir tarihten daha önce kredi borcuna teminat olarak düzenlenmiş olan senetler ile icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket ile diğer davalılar arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı ... ... San Tic A.Ş. arasında genel kredi ilişkisinin bulunduğu, davaya konu edilen İzmir 17. İcra Müdürlüğü 2016/4447 sayılı takip dosyasında alacak sebebi olan senetlerin taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin teminatın olarak düzenlendiği, davacı tarafında kredi sözleşmelerine dayanak olarak davalı şirket aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü 2016/5298 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı,  davalı ... ... San Tic A.Ş. ile davacı banka arasında, 15/01/2016 tarihinde kredilerin yeniden vadelendirilmesi protokolünün imzalandığı, protokol ile kredi  sözleşmelerindeki borçların vadelendirildiği, 15/01/2016 tarihinde itibaren 1 yıl ertelemeli olarak ödeme planında gösterilen tarih ve tutarlarda ödeneceğinin belirtildiği, davalı şirketin ilk ödeme tarihinin 15/01/2017 tarihi olduğu, Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/225 sayılı takip dosyasına karşı açılan takibinin iptali davasının kısmen kabulüne karar verildiği, istinaf üzerine  borçlu davacının borcun imhal  (erteleme) edildiğini ve buna dair kredilerin yeniden vadelendirilmesi protokolü başlıklı protokol düzenlendiği, buna göre borcun muaccel olmadığını iddia edip, alacaklı bankanın protokole itirazı bulunmamakta olup, davanın kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, temyiz incelemesi üzerine istinaf kararın onanarak kesinleştiği, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü  2016/5298 sayılı icara dosyasında, takip tarihinin 26/04/2016 tarihi olduğu, davaya konu İzmir 17. İcra Müdürlüğü 2017/4447 sayılı takip dosyasında takip tarihinin ise 18/03/2016 tarihi olduğu,  asıl kredi borcunun muaccel olmayan bir tarihten daha önce kredi borcuna teminat olarak düzenlenmiş olan senetler ile icra takibi başlatılmış olmakla, muacceliyet şartı gerçekleşmediği, belirterek; erken açılan davanın usulden reddine karar  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, davacı banka ile  ... San. ve Tic. A.Ş. firması arasında imzalanan 09/05/2011 tarihli 2.500.000-TL tutarlı, 17.04.2012 tarihli 2.750.000-USD tutarlı, 02.07.2012 tarihli 2.750.000-USD tutarlı ve 07.11.2012 tarihli 4.750.000-USD tutarlı Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ile adı geçen firmaya kredi açılmış ve kullandırıldığını, kredi sözleşmesine ..., ...ve ... müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunu ödemede temerrüde düşen borçluları kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için Karşıyaka 4. Noterliği’nin 10.12.2015 tarih 37990 yevmiye sayılı ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edilmiş olmasına rağmen borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeni ile borçluların temerrüde düştüğünü,  alacaklarının tahsili amacıyla;  borçluların kredi borcunun ödenmesi için keşide ettikleri, 10.12.2015 ödeme tarihli 2.750.000-USD bedelli, 10.12.2015 ödeme tarihli 2.000.000-USD bedelli senetlerin ödememesi nedeniyle davalı borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak İzmir 17.İcra Müdürlüğü’nün 2016/ 4447 E. sayılı dosyası üzerinden yasal takip yapıldığını, Takibe konu senet tamamen kambiyo vasfını taşımakta olup kredi borcunun ödenmesi amacıyla verildiğini, davaya konu icra takibinde davalı borçlular tarafında itiraz edilmediğini, davaya konu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi olup takibe konu senet vadesi geçtiği halde ödenmediğini, davalı tarafça bahsedilen yargılama sürecinde tartışılan hususun ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olduğunu, icra mahkemelerinin sınırlı inceleme yetkisi bulunduğunu,  borçlu ... San. ve Tic. A. Ş. ile davalı ... San. İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların mal kaçırmak için muvazaalı olarak ve namı müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak bu firma üzerinden devam ettirdiklerini, davalı  ... San. İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti. adresinde yapılan hacizde  bankaya rehinli ve hacizli olan menkuller haciz mahallinde bulunduğunun tespit edildiği, ... firması resmi faaliyet yeri ve resmi faaliyet konusu dışında Menemen'de ...'in faaliyetine devam ettirdiğini,  firmanın sadece ismi değişmiş olup aynı işle ve aynı işçileri kullanarak faaliyetini sürdürdüğünü, davalılardan ...’e ait “... İli ... İlçesi ... ada ... parsel ... cilt no ... sayfa ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz, diğer davalı ... tarafından icra kanalı ile yapılan satıştan alınmış olup aynı adreste, aynı iş, aynı çalışanlar ile işletme faaliyetleri devam edildiğini, belirterek; kararının kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE : Dava, nam-ı müstear, perdenin aralanması ve muvazaa  iddialarıyla  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  reddine karar verilmiştir. <br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında;  takibe konu kambiyo senetlerinin genel kredi sözleşmelerine konu borcun teminatı olarak düzenlendiğinin davacı tarafından kabul edilmesine, kat ihtarına konu borca ilişkin taraflar arasında düzenlenen imzası inkar edilmeyen kredilerin yeniden vadelendirilmesi protokolü ile kredi sözleşmelerindeki borçların vadelendirilerek 15/01/2016 tarihinde itibaren 1 yıl ertelemeli olarak ödeme planında gösterilen tarih ve tutarlarda ödeneceğin kararlaştırlmasına,  ilk ödeme tarihinin 15/01/2017 tarihi olarak belirlenmesine, davaya konu takip tarihinin 26/04/2016 olup protokolde belirtilen vade tarihinden önce takip yapılmasına, bu çerçevede ilk derece mahkemesince davaya esas takibin asıl kredi borcunun muaccel olmayan bir tarihten daha önce kredi borcuna teminat olarak düzenlenmiş olan senetlere dayalı yapıldığın tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünd en hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan  59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ff1a9970b68f642","SID":"85c764f750d02bba"}}