{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1815 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1045<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.07.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/380 Esas 2021/530 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 23.05.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.05.2024<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2021 tarih 2019/380 Esas 2021/530 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalıların maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın  karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, davalıların davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; hasar, değer kaybı bedeli ve tespit gideri olarak toplam 6.971,50-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, davalının sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hasarlı araç bedelinin bilirkişi tarafından tespitinin gerektiğini, davalının gerçek zararın tazmini ile sorumlu olduğunu, yeni genel şartlar uyarınca değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu tutulamayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün % 50 oranda eşit kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacıya ait aracın hasara uğradığı, kusur oranında davacının aracında meydana gelen hasar nedeni ile oluşan değer kaybının 7.500,00-TL olduğu, mahrum kalınan hasarsızlık indirim bedelinden davalıların sorumlu tutulamayacağı, belirterek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar ile davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davaya konu maddi hasarlı trafik kazası  neticesinde davacıta ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı taraflarca yargılama öncesi ve yargılama süresince herhangi bir şekilde kusur itirazında bulunulmadığını, kusur tespitinin yerinde olmadığını, tanıklar dinlenmeden ve keşif yapılmadan eksik inceleme ile kusur tespiti yapıldığını, rapora itirazların dikkatte alınmadığını, davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, değer kaybı tespitinde yerinde olmadığını, esas alınan hasarsız emsal değer tespitinin hatalı olduğunu, aracın hasarsız emsal değerinin piyasa araç değer bilgileri ortalaması alınarak belirlenmesi suretiyle değer kaybı hesaplaması yapılması açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, güncel araç değerlerin esas alınması gerektiğini, poliçede hasarsızlık indirimi yapılmaması nedeniyle ayrıca maddi zarar da oluştuğunu, davalıların bu zardan da sorumlu olduğunu, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, davalının sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını, sigortalı araç sürücüsünün TRAMER kayıtlarında kusursuz olması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, zararın miktarının ispat külfetinin zarar görene ait olduğunu, hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti 1/5 oranda olması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı zararının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen  kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\t3.\tTrafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür.<br>\t4.\tAnayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. - 2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere \"Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır\" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.)<br>\t5.\tDavalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, kazaya karışan davacı ve davalı araç sürücülerinin % 50 oranında eşit kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasarı ve değer kaybı  bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, aracında oluşan hasar nedeniyle davacının hasar ve değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, davalı sigorta şirketi aleyhine AAÜT hükümlerine uygun düşecek şekilde vekalet ücreti takdir edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar ile davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan  59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 512,33-TL'den peşin alınan 129,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 383,33‬-TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların ve davalı ... A.Ş'nin yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7ccf50104d67bfa","SID":"f91e7dba33fa4bcd"}}