{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1023 <br>KARAR NO: 2024/981<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2020<br>NUMARASI: 2014/599 E. - 2020/600 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ...  ortağı olduğunu, inşaatlarını yapmayı taahhüt eden taşeron firma ... Tic. Ltd. Şti. Bakırköy 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/46 Esas sayılı dosyasından iflas erteleme talebinin bulunduğunu, üyesi olduğu kooperatifin işbu firmayla olan sözleşmenin, taahhütlerini ihlal ettiğini ve aziz halinde bulunması vs. sebepler sebebiyle feshettiğini öğrendiğini, kooperatif aleyhine icra takibi yapıldığını, takiplere esas senetlerin , cirolarının, kooperatif yetkililerinin eli mahsulü olmadığı, kooperatif kayıtlarında böyle senetler bulunmadığını, sahte düzenlendiği anlaşıldığından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, kambiyo senetlerini takibe koyan, koyma ihtimali olan bazı firmalara kooperatifce yazı yazıldığını, söz konusu sahtelikten dolayı karşılıklı mağduriyetin oluşmaması için kooperatif kayıtlarıyla karşılaştırıldığını, ... Bankası T.A.O.müfettişlerinden  ... tarafından bilgi alma talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine kooperatif yetkililerinin kendisiyle görüşmesi neticesinde listedeki vade ve tutarlardaki senetlerin kendi bankalarında olduğu, bir kısmının ödendiği bir kısmının henüz vadesi gelmediği yada protesto edileceğinin söylendiğini, listede gözüken keşidecisi / cirantacısı olarak kendisinin gözüktüğü ve tarafından kooperatife verilmiş gibi gösterilen ve ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından bankaya ciro edildiği anlaşılan ve ödenmiş gözüken senetlerin kendi tarafınca düzenlenmediğini ve kendi tarafınca ödenmediğini, protesto aşamasında olan senetlerdeki adreslerin de şahsıyla bir ilgisinin bulunmadığını beyanla davalılara borcu olmadığının tespitine ve dava konusu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinden sonra açılan işbu davanın kötüniyetli olduğunu, davacının senetlerdeki imza ve kaşeye itiraz etmediğini, hukuki ilişkiden dolayı senetlerin iptalini istediğini, yani imza ve kaşenin kendisine ait iştirak payı olarak düzenlenmiş senet olduğunu, senetlerin ödendiğini, basiretli bir tüccarın bu durumları bilmeyeceğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibinden önceki senetlerin ödendiğini davacının daha önce banka müfettişleriyle görüşmesi olduğunu, senetlerden haberdar olduğunu ve senetlerin sahteliğinden dolayı suç duyurusunda bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"Davaya konu; borçlusu ... olan 163.250,00-TL bedelli senet yönünden imza incelemesi yapılabilmesi amacıyla senet aslının ibrazı için davalı şirkete Mahkememizin 31.10.2019 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile; \"... Mahkememizce yargılamaya esas alınmak kaydıyla ibraz edilmeyen 10.04.2013 vade tarihli, 163.250,00-TL bedelli, keşidecisi ..., alacaklısı ... Tic. Ltd. Şti. olan bononun ibraz edilmesi, aksi halde davacı tarafın imza inkarını kabul etmiş sayılacağı yönünde davalı tarafa ihtarlı davetiye çıkarılarak bononun ibrazı için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ibraz edilmemesi halinde davacının imza inkarının kabul edilmiş sayılacağının ihtarına..,\" kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde senet aslının dava dosyasına ibraz edilmediği, akabinde aynı hususta diğer davalı tarafa ve iflas idaresine ihtaratlı davetiye çıkarıldığı; ancak ilgili bono aslı davalılarca dosya kapsamına ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Eldeki davanın menfi tespit davası olması sebebiyle ispat yükünün davalı yanda bulunduğu; ancak davalı yanca imzasına itiraz edilen davaya konu senedin bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ibraz edilememiş olması ve yazılan müzekkere cevapları nazara alındığında da senedin elde edilememiş olması sebebiyle bu senet yönünden bilirkişi incelemesi yapılamamışsa da; davalı yanca söz konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlamadığından ve yine bilirkişi incelemesi sonucunda davacıya atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden; Davaya konu 22.04.2013 tanzim, 14.03.2014 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ...  olan 130.000,00-TL bedelli, 22.04.2013 tanzim, 22.02.2014 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 150.000,00-TL bedelli, 22.04.2013 tanzim, 22.03.2014 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 150.000,00-TL bedelli ve 10.04.2013 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 163.250,00-TL bedelli olmak üzere toplam 593.250,00-TL bedelli senetler yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm\" kurulmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; -Davacının, ... Kooperatifinin ortağı olduğunu, Davacı ve ... Kooperatifi aleyhine, davalı müvekkiline borcu nedeniyle İstanbul .... İcra Dairesi'nde ... E. Numaralı icra dosyası açıldığını, toplamda 3 adet senedin üzerinde ... ciranta olduğu görüldüğünü ve dolayısıyla da borçlu olarak ... aleyhine icra takibi başlattıklarını,  davacı taraf imzanın kendisine ait olmadığı iddia ederek dava açtığını, Davacının senetlerdeki imza ve kaşeye itiraz etmediğini, hukuki ilişki nedeniyle senetlerin iptalini istediğini, Davacı tarafın imza ve kaşenin kendisine ait iştirak payı olarak düzenlenmiş senet olduğunu icra takibinden önceki senetlerin ödendiğini ve davacının daha önce banka müfettişleriyle görüşmesinin bulunduğunu beyan ederek senetlerden haberdar olduğu ve senetlerin sahteliğinden dolayı suç duyurusunda bulunmadığını, dolayısıyla borcunu kabul etmiş bulunduğunu, Davacı tarafın  ... Kooperatifinin ortağı olup, kendisinin basiretli bir tacir olarak bu durumları bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, beyanlarında da senetlerden haberdar olup icra takibine geçilmeden önce de davalı müvekkili bankanın müfettişleriyle görüştüğünü beyan ettiğini, dolayısıyla da borcunun olduğunu kabul etmiş bulunduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; senetteki imza ve kaşeye itiraz etmediği hususunun gerçek dışı olduğunu,  imzaya itiraz ettiklerini, İstanbul .... İcra Hakimliği'nin ... E. Sayılı dosyasında müvekkilinin eli ürünü olmayan bir imzanın söz konusu olduğunun ortaya konduğunu, şahıs olarak müvekkillerinin kaşe kullamadığı için, davalı yan vekilinin kendinden menkul kaşe olayı nereden çıktığını anlayamadıklarını, davalarının ne taraflarından düzenlenmiş, ne de imzalanmış ve bu senetlere dayanılarak oluşmuş bir borçlarının olmadığı, iş bu senetlerin iptali ile borçlu olmadıklarının tespiti hususlarını içerdiğini, müfettiş soruşturma sırasında haberdar olduklarını, dosya mündericatındaki ve huzurdaki beyanları çerçevesinde yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmişlerdir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davaya konu 22.04.2013 tanzim, 14.03.2014 vade tarihli, alacaklısı ...Kooperatifi, borçlusu  ... olan 130.000,00-TL bedelli, 22.04.2013 tanzim, 22.02.2014 vade tarihli, alacaklısı ... , borçlusu ... olan 150.000,00-TL bedelli, 22.04.2013 tanzim, 22.03.2014 vade tarihli, alacaklısı ... , borçlusu ... olan 150.000,00-TL bedelli ve10.04.2013 vade tarihli, alacaklısı ... Kooperatifi, borçlusu  ... olan 163.250,00-TL bedelli senetler yönünden davacının, davalı yana borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. icra dosyasında takip talebinde özetle;  ... Bankası'nın ... ve ... Kooperatifi aleyhine takip başlattığını, 442.122,84-TL alacağın, asıl alacak tutarına takip tarihinden tamamen tahsiline kadar işleyecek 3095 S.K.nun 2/3 md. gereği T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü %11,75 reeskont faizi , avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamına alınan 14/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  \"Tetkik konusu bir adet 130.000,00-TL'lik, iki adet 150.000,00-TL toplam üç adet senette, gerek borçlu ... atfen, gerekse arka yüzlerinde ... Kooperatifi kaşesi üzerine atılmış ciro imzalarının mevcut mukayese imzalara kıyasla ... eli ürünü olmadığı\"  şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür. Davalı tarafça istinaf dilekçesinde ve yargılamada rapora itiraz edilmediği anlaşılmıştır.  İstanbul .... İcra Hakimliği'nin ... E. Sayılı dosyasından da imza incelemesi yapıldığı ve davacının eli ürünü olmayan bir imzanın söz konusu olduğu raporu alındığı anlaşılmıştır.TTK 686 Md. uyarınca \"Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır\" ifadesinde yer bulmakta devamla TTK 687 Md. Uyarınca \"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez meğer ki hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun\" ifadesiyle defilere yer verilmiştir. Davaya konu senetlerin hepsinde davacının ciranta olduğu ve Serbest Meslek Mensupları Toplu İşyeri Yapı Koop'nin lehdar olduğu, davalı müflis şirketin ciranta olup davalı bankanın yetkili hamil sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça ileri sürülen defi senetlerin sahteliği olup sahteciliğe ilişkin defi TTK 687 Md. kapsamındaki kişisel defilerden değil, herkese karşı ileri sürülebilecek olan mutlak defilerdendir. Bu nedenle davacı her iki davalıya karşı da dava açmakta haklı olup sahtecilik definin incelenmesi için toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde, senetler üzerindeki davacının imzasının kendi el ürünü olmayıp sahte olduğu, denetime elverişli bilirkişi raporunda imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davaya konu  163.250,00-TL bedelli senet aslının ise, Mahkemece yapılan ihtara rağmen dosyaya sunulmadığı, bu konudaki ispat yükünün davalıda olduğu ve imzaların davacıya ait olduğunun ispatlanamadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2020 tarih ve 2014/599 E., 2020/600 K.  sayılı kararına karşı davalı ... Bankası T.A.O vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.524,91 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 10.131,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.393,69‬ TL harcın davalı ... Bankası T.A.O' dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... Bankası T.A.O tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"511e9c2472149a5c","SID":"1660867ad41a3e1e"}}