{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                  SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/903 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1075<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...    (...)<br>ÜYE\t\t: ...    (...)<br>ÜYE\t\t: ...    (...)<br>KATİP\t\t: ...    (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/510 Esas -  2023/181 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 1 -...  - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - ...<br>\tAv. ... - ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 2 -... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t  <br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 3 -QUICK SIGORTA A.Ş.<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - ...<br>\t  Av. ... - ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 06.04.2023-06.04.2023-07.04.2023-26.04.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 02.06.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 24.05.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 24.05.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde;  20.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı şoför ...'ın kullandığı ... plakalı minibüsten İzmit Lisesi önündeki otobüs durağında inen davacı ..., indiği minibüsün şoförü olan davalı ...'ın aracı geri hareket ettirmesi neticesinde bilinçli taksir teşkil edecek şekilde, önünde yolcusunu indiren ve onun güvenli bir şekilde araçtan inmesi için bekleyen motoru çalışır vaziyetteki aracın yolcu indirmesini beklememek ve yolcu kapmak için önündeki aracı sollamak için gerekli mesafe olmayınca aracı sollamak maksadıyla dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde aynaları ve yolu kontrol etmeden ve kendi indirdiği yolcusunun sollamak istediği aracın aksine güvenliğini sağlamadan vitesi geriye takıp kontolsuz bir şekilde aracı geri hareket ettirdiğini ve indirdiği yolcusuna çarptığını, davacının bu nedenle ağır ameliyatlar geçirdiğini ve yaşamsal tehlike atlattığını, ameliyat sonrası uzun bir süre hastanede yatmak zorunda kaldığını, davacının ev hanımı olup geliri, üzerine kayıtlı taşınır, taşınmaz herhangi bir malı bulunmadığını, ayrıca davacının fakirlik belgesinin de bulunduğunu, bu sebeple HMK 334 vd.uyarınca adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, davacının uğradığı tüm maddi zararın tespitini, ağır yaralanması ve gelir kaybına uğraması, bakıcı masrafa vs tüm zarar ortaya çıktıktan sonra arttırmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle davacının adli yardım kararından dönülmesini, davacının araçta yolcu olmadığını, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya olduğunu, davacının kör noktada aracına bitişik geçmeye çalıştığından kazanın olduğunu, maddi ve manevi elinden geleni yaptığını belirterek  davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı Quick Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının davadan önce davalı sigorta şirketine başvurusu yapmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limit ve kusur oranıyla sınırlı olup, bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerini netleştirmesi gerektiği, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiğini, davacının maluliyet oranını gösterir maluliyet raporu almadan işbu davayı ikame etmiş olduğundan öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanatte ise kaza tarihinde yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporu alınmasını talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun ZMMS Genel Şartları gereğince hiçbir şekilde geçici iş göremezlik tazminatını, geçici bakıcı ve tedavi giderini ihtiva etmediğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini, kazaya ilişkin soruşturma  ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini belirterek  davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının adli yardım kararından dönülmesini, davacının araçta yolcu olmadığını, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya olduğunu, davacının kör noktada aracına bitişik geçmeye çalıştığından kazanın olduğunu, maddi manevi elinden geleni yaptığını, davanın reddini talep etmiştir.<br> İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kısmen Kabulüne, 292.947,03 TL sürekli iş göremezlik bedeli, 385,77 TL geçici iş göremezlik bedeli toplam ‭293.332,8‬0 TL maddi tazminatın 20.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz başlangıç tarihi 27.02.2020 tarihi olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya yönelik taleplerin reddine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı  istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; resen alınan son asgari ücrete göre taraflarınca belirsiz alacak davasının belirli hale getirilmiş olup, Mahkemenin son asgari ücrete göre arttırım yapılan  dava değerini reddettiğini ve bir önceki asgari ücrete göre alınan  22.08.2022 tarihlibilirkişi raporuna göre karar verdiğini, oysa son asgari ücrete göre alınan bilirkişi raporuna göre yapılan arttırımın yasaya uygun olduğunu, önceki rapora itiraz edilmem esi HGK Yerleşik İçtihatlarına göre resen alınan rapora göre arttırım yapılmasını engellemeyeceğini ve bu konuda usuli kazanılmış hak da oluşmadığını,  424.041,29 TL sürekli iş göremezliğe dair maddi tazminata karar verilmesi gerekirken 292.947,03 TL lik maddi tazminata karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kararın  22.08.2022 tarihli rapor üzerinden verildiğini, ancak karar öncesi alınan Bilirkişi raporu en son asgari ücret üzerinden hesaplandığını ve kararın en son verilen rapor üzerinden verilmesi gerektiğini, 6098 sayılı TBK m. 75 gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerektiğini,  taraflarınca talep attırımına esas alınan Bilirkişi Raporunda isabetsizlik bulunmadığını, hükme en yakın alınan rapor ve zararı en gerçekçi gösteren rapor olduğunu, bu nedenle davanın arttırım yapılan miktar olan son bilirkişi raporundaki 424.041,29 TL üzerinden  kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının % 30 kusurlu bulunan raporun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, duran bir aracın geri gideceğini davacının öngörmesi düşünülemeyeceğini, davacının malul kaldığı ayağı ortopedik engelli olmadığını, diğer ayağının engelli olduğunu, sağlam ayağının zarar görmesiyle davacının uğradığı mağduriyetin çok büyük olduğunu, davacının indiği aracın şöförünün geri gitmesiyle kaza geçirdiğini aksine iddiaların gerçeği  yansıtmadığını belirterek asgari ücrete göre yapılan hesaplama kamu hukukundan doğduğu  için usuli kazanılmış hak bulunmadığından davanın talep arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının kazadan önce de ortopedik engelli olduğunu, bu hususun tanık beyanlarıyla da sabit olup yerel mahkemeden Adli Tıptan alınacak raporda davacının fiziki muayenesinin de yaptırılarak, kazadan önceki engellilik oranı ile kazanın bu orana ilave malüllük oranının belirlenmesini talep ettiklerini, mahkemece bu taleplerinin kabul görmediğini, ATK tarafından belirlenen %36 engellilik oranını kabul etmediklerini, mahkemece alınan kusura yönelik bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğini, mahkemece hükme esas alınan aktüer hesaplamasının da yanlış olduğunu,  davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile 424.041,29 TL talepte bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin 293.332,80 TL sına hükmettiğini, aradaki fark olan 130.708,49 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken “kök bilirkişi raporu doğrultusunda hükmedilen reddedilen kısım olan 4.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aradaki fark olan 130.708,49 TL üzerinden nispi vekalet ücreti talebinin uygun görülmezse her bir davalı için 2023 yılı asgari ücret tarifesindeki Asliye  Mahkemelerinde takip edilen davalar için 9.200,00 TL vekalet ücretine  hükmedilmesi gerektiğini belirterek  usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;  davacının kazadan önce de ortopedik engelli olduğunu, bu hususun tanık beyanlarıyla da sabit olup yerel mahkemeden Adli Tıptan alınacak raporda davacının fiziki muayenesinin de yaptırılarak, kazadan önceki engellilik oranı ile kazanın bu orana ilave maluliyet  oranının belirlenmesini talep ettiklerini, mahkemece bu taleplerinin kabul görmediğini, ATK tarafından belirlenen %36 engellilik oranını kabul etmediklerini, mahkemece alınan kusura yönelik bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğini, mahkemece hükme esas alınan aktüer hesaplamasının da yanlış olduğunu,  davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile 424.041,29 TL talepte bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin 293.332,80 TL sına hükmettiğini, aradaki fark olan 130.708,49 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken “kök bilirkişi raporu doğrultusunda hükmedilen reddedilen kısım olan 4.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aradaki fark olan 130.708,49 TL üzerinden nispi vekalet ücreti talebinin uygun görülmezse her bir davalı için 2023 yılı asgari ücret tarifesindeki Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek  usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece kusura yönelik itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan maluliyet tespiti usulüne uygun yapmadığını, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağı tespit edilmeden hüküm kurulmasının eksik incelemeye dayalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer hesaplamasına ilişkin itirazları bulunduğunu, davalı şirket yönünden reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tazminattan müterafik kusur, hatır taşıması ve hakkaniyet indirimi yapılmamasına rağmen eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan, bakıcı gideri, tedavi gideri ile geçici ve sürekli iş göremezlikte kaynaklı maddi  tazminat istemlerine ilişkindir. <br>Davaya konu, 20.09.2018 tarihinde, yaya motorlu taşıt çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazasında davacının çoklu kemik kırığı şeklinde yaralandığı anlaşılmaktadır.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde,  oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Adli Tıp raporundaki kusur oranının benimsenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece Yargıtay'ın güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna göre iskontolu hesap yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine dayalı olarak oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen her iki Adli Tıp İhtisas Dairesinin raporlarının birlikte değerlendirilerek; davacıda meydana maluliyetin davaya konu trafik kazasından kaynaklandığının, eylem ile davacıda meydana gelen  maluliyet arasında illiyet bağının kesen bir sebep bulunmadığının benimsenmesinde, keza tedavi gideri kapsamında bulunmayan geçicici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden davalının sorumluluğunun benimsenmesinde, davadan önce davalılar tarafından yapılan bir kısım ödemenin tedavi gideri ve bakıcı giderinden mahsup edilerek bu talepler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı işleten, sürücü ve sigortacı ile davacı vekillerinin  anılan yönlere değinen tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.<br>Dairemizin önceki kararlarında da yer verildiği üzere, 6100 sayılı HMK 280 ve 281.maddelerine göre rapora karşı beyanda bulunmasa dahi, tarafın sessiz kalmasının  raporun ilgili taraf açısından kabul edildiği anlamına gelmeyeceği söylenmelidir. Bilirkişi raporları kapsamında Usûli kazanılmış haktan söz edilebilmesi için tarafın açıkça rapora karşı itirazının olmadığı yönünde veya bu anlama gelebilecek yazılı ve sözlü beyanı gerekmektedir. <br>6100 sayılı HMK 281.madesinin 1.maddesinde rapora karşı süresi içerisinde itiraz edilmemesinin,  rapora süresi içerisinde itiraz etmeyen taraf açısından ilgili raporun kesinleşeceğine dair yasal bir yaptırım içermediği, iki haftalık süre içerisinde rapora karşı beyan ve itirazlarını ileri sürmeyen tarafın itiraz üzerine tekrar rapor alınmasını isteyemese de 281/2 ve 3.madde kapsamında Hakimin raporu re'sen denetleme yükümlülüğünün de bulunduğu bu hali ile mahkemenin raporu hükme elverişli görmeyip her zaman bilirkişiden ek rapor  talep edebileceği gibi yeni bir bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesine de re'sen karar verilebileceğinden; bu haliyle susmaya sonuç bağlamak ve rapora itiraz etmemenin karşı taraf yararına usûli kazanılmış hak oluşturacağından söz etmek olanaklı değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin, 20.05.2024 tarih ve 32551 sayılı Resmi Gazetede  yayımlanan, 21.12.2023 karar tarihli, 2020/21347 Başvuru numaralı kararı ile aynı tarihli 2019/8609 Başvuru numaralı güncel kararları da bu yöndedir.<br>Bu bağlamda,benzeri aşırı daraltıcı şekle ilişkin kurallar (usûl  kuralları) nedeni ile adil yargılanma ve etkili başvuru hakkının zarar görmemesi için  usuli kazanılmış hak kavramının dar yorumlanması ve yerinde kullanılması gerekmektedir. Böylelikle davacı tarafın mahkeme eli ile  belirlenen alacağından daha azına karar verilmesinin ya da davalı tarafın, ödeme sorumluluğundan daha fazlasına karar verilmesinin ortaya çıkaracağı sorunlar önlenebilecektir.<br>Yanı sıra, davacı tarafa belirsiz alacak davası yolu ile açılan eldeki davada  yargılama ve raporlama işlemi devam ederken ve mahkemesince henüz 6100  sayılı HMK'nun 107. Maddesinin (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) 2 .maddesi gereğince davacı vekiline, artırım dilekçesi sunmak ve artırılan miktar üzerinden bakiye karar ve ilam harcını yatırmak üzere iki haftalık kesin verilip; kesin süre içerisinde ara karar gereği yerine getirilmediği  takdirde davanın,  dava dilekçesindeki talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı hususunun ihtar edilip; kesin sürenin anlam ve sonuçları hatırlatılmamış olduğundan; davacı tarafında dava değerinin kendisi tarafından belirlenebilir olduğunun anlaşıldığı ana kadar dava değerini artırma zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmemesi de hatalı bulunmuştur.<br>Öte yandan, maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınması zorunludur. Asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan, bu hususta usuli kazanılmış haktan sözedilemeyeceği gibi, hakim bu durumu duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmelidir.(HGK.17.12.1997, 10-820 E. 1074 K.) Kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış hak oluşmaz. Asgari ücret değişiklikleri kamu düzeni ile ilgili ve usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. Asgari ücretteki değişiklikler usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında doğrudan dikkate alınmalıdır. Çünkü kamu düzenini ilgilendiren hususlarda usuli kazanılmış haktan sözedilemez. Asgari ücret de kamu düzenini ilgilendiren kavramların başında gelir.(HGK.28.01.2004, E. 2004/10-24 - K.2004/47) (Yargı D., Kararlar, 2004/4-26)<br>Buna göre mahkemesince, bir kök ve iki ek aktüerya raporu alınmış ve davacı tarafça, belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki davada, dava değeri son alınan aktüerya raporuna göre artırılmış olmasına rağmen, ilk alınan aktüerya raporuna davacı yanın itirazı bulunmadığı ve usûli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile  ilk alınan aktüerya raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı işleten, sürücü ve sigortacı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusu HMK 353-1-b-2 maddesi gereğince kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davadan önce davalılar tarafından yapılan bir kısım ödeme bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-A)Davalılar ..., ... ve Quıck Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'dan alınması gereken  20.037,56 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.009,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.028,17 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>C)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ...'ndan alınması gereken 20.037,56 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.501,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.536,17 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>D)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken  20.037,56 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.009,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.028,17 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>E) Davalılardan Quıck Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.03.2023 tarih ve 2019/510 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A) DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 418.855,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 385,77 TL bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 419.241,29  TL tazminatın, davalılar ... ve ... yönünden haksız eylem tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte, davalı Quick Sigorta A.Ş. yönünden ise 2918 sayılı KTK 99.maddesine göre belirlenen temerrüt tarihi olan 27.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (360.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,<br>B) Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talebi yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>C) Yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.638,37 TL nispi harçtan 7.419,76 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 21.218,61 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 18.248,00 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>D) Davacı tarafından yapılan 2.120,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.077,60 TL' si ile  7.419,76 TL tamamlama  harcı olmak üzere toplam 9.497,36 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  (davalı sigorta şirketi 8.167,73 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine,<br>E) Davacının adli yardım talebinin kabulü nedeniyle suç üstünden karşılanan 2.396,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren  2.348,50 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ( davalı sigorta şirketi 2.020,00 TL sinden sorumlu  olmak kaydı ile ) tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye  48,00 TL lik kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>F) Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan  64.693,81 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine  (davalı sigorta şirketi 55.636,67 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile )  <br>G) Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan  4.800,00  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>H) Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin davanın reddedilen kısmına göre davalının üzerinde bırakılmasına,<br>İ) Kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,<br>J) 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nun 2019/937 Arabuluculuk Büro numaralı dosyasında ödenmesi gereken 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, <br>K)  İlk derece mahkemesince düzenlenen 24.05.2023 tarih ve 2023/209 ve 2023/210  sayılı harç tahsil müzekkerelerinin iadesinin istenilmesine,<br><br>4-Davacı tarafın yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>5-Davacı tarafça yapılmış istinaf gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>7-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.05.2024<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br>*Üye ...<br>  e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br>              *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ef440738e8c0613","SID":"38f372c0270dcb6d"}}