{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1028 <br>KARAR NO: 2024/1143<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/02/2024<br>ESAS NO: 2022/483<br>KARAR NO: 2024/171<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2024 tarih ve  2022/483  Esas -  2024/171 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kooperatif Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkilinin kooperatif üyesi olup müvekkil kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin edildiğini, Müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, Mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğünü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının  temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan  müvekkili kooperatifin, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalktığını ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, Bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte koperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının da mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde tarafımızca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili ...  ilçesi ... mahallesi ...  Ada ... Parsel ...  Blok Bağımsız Bölüm ... de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, Bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacağını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 9.000-TL aidat alacağının alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, davacının aidat alacağını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davacı ' 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaacel alacağı bulunduğunu belirterek 2003 yılı Ocak ayı itibariyle aidat talebinde bulunmakta olduğunu, dava dilekçesinde de 'Davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini,  şeklindeki talebi ile kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren aidat alacağı talebinde bulunmakta davalının kooperatife ilk üye olduğu tarihle bağlı kalmayıp eşitlik ilkesi esasına dayandığı gerekçesi ile kooperatifin faaliyetine başladığı yıldan itibaren müvekkilden aidat alacağı talebinde bulunmakta olduğunu,  davacının davasını kabul etmemekle birlikte kooperatif üyelerinin üyeliklerinin başladığı tarihten yıllar öncesinde eşitlik ilkesi gerekçesi ile faydalanmadığı bir kooperatife aidat ödemekle yükümlü kılınması hukukun hiçbir ilkesi ile bağdaşmadığı gibi hiçbir Kanun'da yeri olmayıp Yargıtay kararlarının da bu denli haksız bir düzenlemeye yer verdiği düşünülemez olduğunu, bu mantık ile hareket edildiğinde kooperatifin yıllar önce kurulmasına rağmen son bir kaç yıl önce üye olan bir üye yıllar öncesinin aidatlarında sorumlu tutulacağını, Müvekkilinin yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiği kesilmiş olduğunu, ayrıca davacı kooperatiften istifa ettiğini, böylece davacı kooperatife üye olmadığından davacının  aidat  alacağı talebinde bulunması mümkün olmadığını, yine müvekkillerine verilen taahhütnamelerde kesin maliyet bedeli ödeyerek tapusunu alan üyeden başka hiçbir ad altında para talep edilemeyeceği  yönünde genel kurul kararı alınması neticesinde borcunu ödeyip tapusunu alan müvekkilinden daha sonra aidat talep edilmesi müvekkilinin müktesep haklarının açıkça ihlali olup müvekkilinin halen üye kabul edilse dahi bu genel kurul kararı ile şartlı üye  statüsünde olup  kendisinden aidat, genel gider vs. talep edilemeyeceği edilmesi halinde ise müktesep haklarının da  ihlal edileceğinin açık olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının  esastan reddini ve  zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek zamanaşımından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı kooperatife yükletilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"......    Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden davacının dava konusu aidat alacağı olup olmadığının tespiti için rapor alınmış olup, heyet raporu alındıktan sonra Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1501 esas 2023/1472 karar sayılı ilamı ile dava konusu aidat alacağına yönelik güncel değerlendirme yapılması ile bu kapsamda davacının alacağı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 18/12/2023 tarihli ek rapor alınmış ve raporda, davacının davalıdan 65.348,00 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi üzerine raporun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile rapor itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin 06/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 56.348,00 TL aidat alacağının ise ıslah tarihi olan 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş......\" gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 56.348,00 TL aidat alacağının ise ıslah tarihi olan 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne  karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edildiğini ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 , 2012 yıllarında genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyelerin bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, müvekkillerin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil, davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişiklerinin kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin kooperatif tarafından ilişiğinin kesildiği gerekçesi ile genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısı ile müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığının genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük  yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işleminin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, Genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu,  emsal Kayseri BAM 6.Hukuk Dairesinin 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısı ile aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığının defaatle bildirildiğini, yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, açık kapı ilkesinin de bir anlamı kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebinin 1163 sayılı kanun gereği zamanaşımına uğradığını ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek 67.058,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiştir.Davalı borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, genel kurul kararlarının tüm üyeler için bağlayıcı  olduğu gerekçesiyle 65.348,00 TL'nin  faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu başvurulmuştur.Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.İlk derece mahkemesince dosyada, Ocak 2003 - 31.05.2022 tarihleri arasında davalının ödemesi gereken aidat miktarı bulunarak davalının bu tarihler arası yaptığı ödemelerin  ödeme tarihi,  ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar,  6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler  birlikte dikkate alınmak  suretiyle hesaplama yapıldığı görülmekle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nun 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/02/2024 tarih ve 2022/483 E. - 2024/171  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 4.463,92 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.116,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.347,92 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.15/05/2024\t\t\t<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e15b31b83b2922e3","SID":"6b72dacd0752fec0"}}