{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1074 Esas<br>KARAR NO: 2024/985<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/04/2021<br>NUMARASI: 2019/350 E. - 2021/176 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın yazmış olduğu esere ait iletim haklarının davalı ...Tic. A.Ş.'ye devrettiğini, buna ilişkin müvekkili ile davalı şirket arasında 07/01/2013 tarihli \"Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşme\" imzalandığını, ayrıca müvekkili ile davalı şirket arasında protokol yapıldığını, eserin radyo dinletisi, televizyon izletisi veya dizisi olarak yayınlanmasında ve sinema filmi olarak çoğaltılması ve yayılmasında %75'ini yazara ödeyeceğini, ... adlı dizi filmin dört bölüm halinde Aralık 2015'te TRT'nin birinci kanalında yayınlandığını ancak davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken alacağı müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin alacağının ödenmesi amacıyla Beyoğlu .... Noterliği'nin 13/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, davalı şirketin ihtarnameyi tebliğ aldığını ve cevap verdiğini, davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacağı konusunda şüphe bulunmadığını, protokol metninde anlatılmak istenenin davalı şirketin belirttiği gibi olmadığını, kendi çıkarlarına göre yorumladıklarını, yapımcı şirket ile davalı şirket arasındaki alacak verecek ilişkisinin müvekkilini bağlamadığını, yazılı olarak yapılan ve imza altına alınmış olan protokole yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, protokolün bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmayarak müvekkilini mağdur ettiğinin sabit olduğunu, haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan itiraz nedeniyle borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 07/01/2013 tarihinde, davacıya ait ''...\" isimli eserin umuma iletim haklarının müvekkiline devredilmesini düzenleyen \"Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşme\"sinin akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden bir protokol imzalandığını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davaların Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri' nin görev alanına girdiğini, davacının protokol uyarınca davacıya ait eserin yayımlanmasından sonra müvekkilinin elde edeceği bedelin %75'inin tahsilini talep ettiğini, davacı tarafından ileri sürülen bu iddiaların tamamının haksız, mesnetsiz ve zorlama bir muhteviyata sahip olduğunu, müvekkilinin davacıya bu bedeli ödeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, protokolde adı geçen dava dışı yapımcı şirket  ... Ltd. Şti aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla taraflarınca icra takibi başlatıldığını, bu takip ile adı geçen şirket ile ilgili yapılan mal varlığı sorgulamalarının olumsuz çıktığını, müvekkilinin davacıya karşı hiçbir borcu ve ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının huzurdaki dava ile zorlama bir yorumla hukuki kılıfa uydurmaya çalışarak, müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, fakat somut olay bakımından müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcunun olmadığının açık olduğunu, kötü niyetle ve haklı sebep yaratma girişimiyle hareket eden davacının bu eyleminin hukuk düzeni tarafından himaye edilmemesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamı yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, tanzim olunan bilirkişi raporu bir arada  değerlendirildiğinde; taraflar arasında 07/01/2013 tarihindeki Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşmenin yapıldığı ve davalının devraldığı haklara ilişkin üçüncü şahıslarla yapacağı lisans ve devir sözleşmelerinden elde edeceği gelirin yazara ödenecek oranı; \"Eserin radyo dinletisi, televizyon izletisi veya dizisi olarak yayınlanmasında ve sinema filmi olarak çoğaltılması ve yayılmasında %75'i olduğu noktasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi yine 02/09/2014 tarihinde imza altına aldıkları protokole ilişkin de bir ihtilafın bulunmadığı, davacının protokol gereği alacağını alamaması üzerine  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalıya çıkartılan ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde itirazda bulunulduğu ve yine davacı tarafından süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı,  her ne kadar davalı protokol gereği dava dışı yapımcı şirket ... Ltd. Şti den eserin yayınlanmasından kaynaklı olarak ödeme almadıkları ve protokol gereği \"yapımcının ... Tic. AŞ'ye yapacağı ödemeler doğrultusunda yazara ilgili ödemenin aktarılacağı\" hükmü gereği davacıya herhangi bir ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığı savunulmuş ise de tarafların ikrarında olan protokol gereği  ödemenin her bir bölümün yayın kasetinin yayıncı kuruluşa tesliminden itibaren en geç 45 gün içinde yayıncıya yapılacağı nın kararlaştırıldığı, davalının bu hükmü kabul etmekle dava dışı şirketin fiilini taahhüt ettiğinin kabulünün gerektiği gibi belirlenen bu kesin vade kapsamında -bu süre içerisinde- alınan ücretin aktarılması gerektiği, yoksa davalının tahsilat yapması halinde ücretin aktarılacağının kabul edilmesinin kesin vadeyi anlamsız kılacağı, davalının bu hüküm gereği basiretli tacir olarak alacağın gerekli takibini yapma yükümlü olduğu gibi belirlenen 45 günlük vade tarihi itibarı ile derhal alacağı tahsiline yönelmesi gerekirken yayıncı firma adına başlattığı takipte bu süreye riayet edilmediği (02/02/2016 tarihinde alacak kayıtlara işlenmesine rağmen yaklaşık 3 ay sonra şüpheli alacaklar hesabına işlenmiştir.) gözetildiğinde de bu savunmanın dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, sözleşme ve protokol gereği 45.000 TL'lik asıl alacaktan sorumlu olduğu, davacının faiz talebi yönünden ise  ödeme emrinin tebliği itibarı ile (ödeme emrinin tebliği ve yasal ödeme süresi dikkate alındığında 17/07/2017 tarihi baz alınmıştır.) faiz şartlarının oluşacağının kabulünün gerektiği, dolayısıyla takipte talep edilen faiz talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, davanın kısmen kabulü  ile itirazın asıl alacak yönünden kısmen iptaline, alacağın likit olduğu davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmekle asıl alacak miktarının %20'si oranında inkar tazminatına hükmolunarak\"  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini,  Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın  hukuka zaten aykırı olduğunu, müvekkilinin hak etmiş olduğu faizi reddetmesinin nedeni ile red vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını,  taraflar arasında yazılı bir biçimde imzalanan protokole göre ödemenin vaat tarihi olarak en geç 45 (kırk beş) gün olarak belirlendiğini, bu açıdan ödemenin en geç 45 (kırk beş) gün içerisinde yapılmış olması gerektiğini, bu tarihin dolması ile birlikte borç muaccel hale geldiğini, borcun yasal faizinin işletileceği tarihte, vaat edilen 45 (kırk beş) günün sonlanmasının hemen ardından başlaması gerektiğini,  Mahkeme'nin gerekçeli kararında kesin vade olarak kabul etmiş olup kesin vade halinde vade tarihinden itibaren faiz işleyeceğini, bu nedenle faiz yönünden reddine ilişkin kurulan hükmün yasaya aykırı olduğunu, -Kararın gerekçeli yazılmadığını, gerekçeli karar hakkının, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu, -Davalı tarafın dava dışı 314 yapımın bedeli davalıya ödemesi ile vade günün geleceğini beyan etmesinin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olmadığını, vade tarihinin en geç 45 (kırk beş) gün \"ödemenin her bir bölümün yayın kasetinin yayıncı kuruluşa tesliminden itibaren en geç 45 gün içinde \" olarak hali hazırda belirlendiğini, \"... Tic.a.ş'den Herhangi Bir Ücret Talep Etmeyecektir\",  protokolde geçen bu maddeye dayalı olarak müvekkilinin protokolle de belirlenen hak edişinin davalıdan talep edilmemesi gerektiği görüşlerinin mesnetsiz olduğunu, bu maddenin amacının sözleşmede belirtilen bedeller dışında başkaca bir bedel, tazminat ve sair talepler kastedildiğini, ... LTD. ŞTİ.'nin faaliyetlerine devam ettiğine sadece adres değişikliği yaptığını hali hazırda projelere devam ederek piyasada çok ciddi yer tuttuğunu ve gelir elde ettiğini, Davalının faturayı yanlış ve hatalı kestiğini, sürenin aşıldığını, Müvekkilinin dava dışı şirketle yaptığı görüşmelerde davalının parayı tahsil ettiğini öğrendiklerini,  Müvekkilin iyi niyeti sorgulanacaksa davalının kötü niyeti öncelikle sorgulanması gerektiğini, faiz açısından gerekçeli istinaf başvuruları bulunduğunu, kararın bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Taraflar arasında imzalanan \"Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşme\" ve \"Protokol\" içerisinde yer alan hükümlerin aksine karar verildiğini, Müvekkili şirket ile davacı arasında 07.01.2013 tarihinde davacıya ait \"...\" isimli eserin umuma iletim haklarının müvekkiline devredilmesini düzenleyen \"Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşme\" akdedildiğini, 02/09/2014 tarihinde ise bu sözleşmeye istinaden bir protokol imzalandığını, yapımcı tarafından protokolde belirtilen tutarın ödenmesini müteakip müvekkili şirketin davacıya bu bedelin %75'ini ödeyeceği açıkça anlaşıldığını, taraflar imzaladıkları protokol ile alacağı vadeye bağladığını  ve yapımcı firmanın müvekkili şirkete ödeme yaptığı gün vade günü olarak belirlendiğini, protokolde yer alan \"Yapımcı'nın, ... Tic. A.Ş. 'ye yapacağı ödemeler doğrultusunda yazara ilgili ödeme aktarılacak, ...'nın ... isimli eserden yapılacak olan dizi film için ayrıca ...Tic. A.ş. 'den herhangi bir ücret talep etmeyecektir.\" ifadeleri gereği  ödemelerin müvekkili şirkete yapımcı tarafından yapılmasını takiben gerçekleştirileceğini, bunun dışında davacının müvekkilden herhangi bir ücret talep edemeyeceğini çok açık bir şekilde gösterdiğini, Mahkeme yetkisini aşarak zorlama bir yorumla protokolün aksine hüküm kurduğunu, Protokolde adı geçen dava dışı yapımcı şirket ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete ödeme yapmaması sebebiyle yapımcı şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, İcra takibi vasıtasıyla dava dışı şirket ile ilgili yapılan mal varlığı sorgulamaları ve fiili hacizler olumsuz çıkmış ve müvekkil, davacıya aktaracağı ödemeyi elde edemediğini, Mahkemenin gerekçelerinden biri de müvekkili şirketin icra takibini yaklaşık 3 ay sonra yani geç başlatarak basiretli tacir gibi davranmadığı olduğunu,  öncelikle müvekkili şirket tarafından dava dışı 314 film şirketine 02/02/2016 tarihinde fatura kesildiğini ve 45 gün ödeme süresi dikkate alındığında 45 günün dolmasının akabinde yaklaşık 1,5 ay sonra 24/05/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibinin 3 ay sonra başlatıldığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, -Dosyada mevcut bilirkişi raporundan da tespit edildiği üzere müvekkili şirketin 02.02.2016 tarihinde dava dışı yapımcı şirkete protokolde belirlenen ücrete uygun olarak 60.000,00 TL+KDV fatura kestiğini, fatura bedelinin tahsil edilememesi üzerine 128 şüpheli alacaklar hesabına aktardığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme, protokol, müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş olan ticari defter ve kayıtlarından müvekkilinin davalıya takip tarihi itibariyle borcu olmadığını, davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,-Görevsizlik kararı nedeniyle lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı nedeniyle sayın mahkemece vekalet ücretine hükmedilmemesinin HMK md. 331/2'ye açıkça aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı tarafından davalı şirket aleyhinde alacağın tahsiline ilişkin yapılan takibe vaki itirazın  İİK.'nın 67. Maddesine dayalı iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde;  davacının davalı aleyhine 05/07/2017 tarihinde 50.769,86 TL asıl alacak+faiz yönünden ilamsız takip başlattığı, davalının 11/07/2017 tarihli süresi içerinde sunmuş olduğu dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece alınan raporda bilirkişinin, davalının 2016 yılına ait tutulması zorunlu ticari defterlerinin, TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğu, davalının 2016 yılı kayıtlarına göre üçüncü kişi konumunda olan ... Limited Şirketinden fatura bedelini tahsil etmediği, KDV dahil 70.800 TL fatura bedelini şüpheli alacak statüsünde kayıtlarında takip ettiği, davacının takip tarihi itibariyle talep edeceği asıl ücret 45.000 TL, faiz tutarının 5.769,86 TL, takip tarihi itibariyle toplam talep edebileceği miktarın 50.769,86 TL olabileceği, hususunda tespit ve görüşünü bildirdiği anlaşılmıştır. Yine mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı şirketin 02/02/2016 tarihinde ... numaralı e-arşiv faturası ile dava dışı yapımcı şirket ... Şirketine protokolde belirlenen ücrete uygun olarak 60.000 TL+KDV fatura kestiği, bu faturanın 02/02/2016 tarih ... yevmiye numarası ile kayıtlara işlendiği, ... Şirketinin 120.30.218 cari hesap kodu ile takip edildiği, fatura bedelinin tahsil edilmediği ve 120 alıcılar hesabında takip edilen firmanın 23/05/2016 tarihinde ... yevmiye numarası ile 128 şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, Protokol şartlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde davacının talep edeceği ücret tutarının 60.000x%75=45.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında 07/01/2013 tarihindeki Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşmenin 4.2.6.maddesine göre davalının devraldığı haklara ilişkin üçüncü şahıslarla yapacağı lisans ve devir sözleşmelerinden elde edeceği gelirin yazara ödenecek oranı; \"Eserin radyo dinletisi, televizyon izletisi veya dizisi olarak yayınlanmasında ve sinema filmi olarak çoğaltılması ve yayılmasında %75'i olarak imza altına alındığı görülmüştür. Tarafların 02/09/2014 tarihinde imza altına aldıkları protokolde, davacının \"...\" isimli eserinden yapılacak olan dizi film için yapımcı tarafından yayıncıya bölüm başına 15.000 TL + KDV ödeneceği, ödemenin her bir bölümün yayın kasetinin yayıncı kuruluşa tesliminden itibaren en geç 45 gün içinde yayıncıya yapılacağı, yapımcının ...Tic. AŞ'ye yapacağı ödemeler doğrultusunda yazara ilgili ödemenin aktarılacağı hükümlerinin bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasında 07/01/2013 tarihinde imzalanan sözleşme ve 02/09/2014 tarihinde imzalanan protokolün konusunu oluşturan \"... \" isimli eserden uyarlanan \"... ...\" isimli 4 bölümden oluşan dizinin ... kanalında 15 Aralık 2015-5 Ocak 2016 tarih aralığında yayınlandığı görülmüştür.Davalı  ile yazar ... arasında imzalanan 07/01/2013 Tarihli “Mali Hakların Devrine İlişkin Sözleşme”ye istinaden, davalı ile  ... Ltd. Şti. arasında “TV/Film Yayın Haklarının Devri Sözleşmesi” imzalandığı, akabinde yazar ... ile 02/09/2014 Tarihli Protokol imzalandığı, Protokolde “... firması ile yapılan sözleşme gereği yazara sözleşmede belirtilen şartlar ve Yapımcı'nın ... San. ve Tic A.Ş.'ye yapacağı ödemeler doğrultusunda yazara ilgili ödeme aktarılacaktır.” ifadesinin yer aldığı, Mahkemece her ne kadar protokol gereği  ödemenin her bir bölümün yayın kasetinin yayıncı kuruluşa tesliminden itibaren en geç 45 gün içinde yayıncıya yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının bu hükmü kabul etmekle dava dışı şirketin fiilini taahhüt ettiğinin kabulünün gerektiği gibi belirlenen bu kesin vade kapsamında -bu süre içerisinde- alınan ücretin aktarılması gerektiği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, bu hükmün davacı ve davalı arasındaki kesin vadeye ilişkin olmadığı, dava dışı ve davalı arasındaki alacağa ilişkin sürenin belirli hali getirildiği ve davacıya bunun bilgisinin verilmesinin niteliğinde olduğu, dava dışı yapımcı şirketten ödeme gerçekleşmeden davacının alacak hakkının doğmayacağının protokol hükümlerinden anlaşıldığı, aksi yorumun protokol kapsamı ile bağdaşmadığı, dosya kapsamı ile ... Ltd. Şti. tarafından yapılması gereken ödeme gerçekleşmediğinin sabit olduğu, davalı tarafça ... Ltd. Şti.'ne karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve icra takibinin başlama süresinin makul süre olduğu, davacının alacak hakkının protokol gereği doğmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği 4667 sayılı Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi ve 21.6.1966 tarihli ve 1966/9-9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında gösterilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, eğer süresi içerisinde gönderme talebi yapıldı ise dosyanın görevli Mahkemeye gönderileceği ve esas dosyada verilen karar sonucu vekalet ücreti takdir edileceği, bu aşamada mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderini düzenleyen HMK 331/2. Maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinde görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde takdir edilecek ücret belirlenmiş olup, HMK 33. maddesi uyarınca hakim Türk Hukuku'nu re'sen uygulayacağından, HMK 331/2 maddesi halen yürürlükte olup, mahkemece kamu düzenine ilişkin olarak re'sen uygulanmak zorunda olduğundan, görevsizlik ve yetkisizlik kararları davayı sonuçlandıran kararlardan olmadığından nihai karar olmadığından,  yasal süresi içinde talep halinde yetkili mahkemeye gönderilerek yargılamaya devam edildiğinde yetkili mahkemece, gönderme talebi olmadığında ise kararı veren mahkemece  6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca dosya re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilip davalı vekiline ücret takdir edileceğinden,  mahkemece vekalet ücretinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına, karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, mahkeme kararında yargılama giderlerine ilişkin hükümde HMK 331/2 maddesine aykırılık bulunmadığından, davalılar vekilinin AAÜT'de belirtilmesine rağmen vekalet ücreti takdir edilmemesinin usule aykırı olduğuna ilişkin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf istemine ilişkin olarak; Davacının alacak hakkının protokol gereği doğmaması sebebiyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla, davacının faize ilişkin istinaf başvurusunun da  esastan reddine karar verilmesi gerektiği, açıklanan gerekçeler ile davalı istinaf isteminin kısmen kabulüne, davacı istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı  vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/04/2021 tarih, 2019/350 E., 2021/176 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Açılan davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 613,18 TL'nin mahsubu ile bakiye 185,58 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gidere bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 19,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 181,1‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-  İstanbul ...  İcra Dairesi'nin  ... esas icra takip dosyasına yatırmış olduğu 93.105,2 TL teminatın 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. maddesi gereğince yatıran davalı tarafa talebi halinde İADESİNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"712c0f32aff6617b","SID":"9f754a8a84c4f7cb"}}