{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1106 <br>KARAR NO\t: 2024/986<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/01/2021<br>NUMARASI\t: 2018/475 E. - 2021/16 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)|Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adı soyadının müvekkilinin rızası olmaksızın davalı tarafından hukuka aykırı şekilde kullanıldığını ve kullanılmakta olduğunu, yapılan ihtara rağmen davalının kullanıma devam ettiğini, müvekkilinin şahıs varlığı haklarına saldırıda bulunulduğunu, davalının kendisine ait olan ... bürosunun internet sitesinde ve ... sayfasında müvekkilinin fotoğraflarını ve ismini haksız bir şekilde kullandığını, davalıya ait hukuk bürosu ile müvekkili arasındaki işçi-işveren ilişkisi sona erdiği halde müvekkilinin halen hukuk bürosu çalışanıymış gibi lanse edildiğini, müvekkilinin bu duruma rızasının olmamasına rağmen davalı tarafından müvekkilinin kişilik haklarına saldırıya devam edildiğini, müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliğinden 4.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek duyduğu rahatsızlığı belirttiğini, isminin ve görüntülerinin ilgili yerlerden silinmesini ve kendisi üzerinden ticari prim elde edilmemesini talep ettiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen ihlalin devam ettiğini, ihlalin noter marifetiyle elektronik ortamdan tespit edildiğini, müvekkilinin fotoğraflarının ve isminin izinsiz şekilde hukuka aykırı olarak kullanıldığını, kişinin ad ve soyadının kişisel veri olarak kabul edildiğini, müvekkiline ait kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kullanılması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zedelenmesine neden olduğunu belirterek, 520,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 31/08/2018 tarihine kadar çeşitli zamanlarda müvekkiline ait ... bürosunda hizmet sözleşmesi ile bağlı kalınarak avukat olarak istihdam edildiğini, davacının 31/08/2018 tarihinden, kendisine ait ofis kiralayana kadar ... bürosunun tüm fiili ve fiziki imkanlarından yararlandığını, hukuk bürosunda hizmet sözleşmesi sona erme tarihinden sonra fiilen ofisten ayrıldığı tarih olan Ekim ayı başlarına kadar ofisin tüm araç ve gereçleri, çalışanları, stajyerleri, teknolojik imkanları da dahil olmak üzere bilfiil şahsen kullandığını, davacının tüm hakları müvekkiline ait olan ...@... mail adresinden kendine ait olan dava, icra, savcılık ve hukuki danışmanlıklarından yazışmalar yaptığını, bu durumun ofisten fiziken ayrıldığı 20/09/2018 tarihi mesai sonuna kadar devam ettiğini, davacının kendine ait fotoğrafının web sitesinde bulunmamakta olup davacının fotoğrafının ... bürosunun diğer tüm çalışanları ile beraber web sitesinde kendi bilgisi, rızası ve hatta kendi ayarlaması dahilinde konulduğunu, davacının davalıya ait ofisin websitesi, mailing ve sosyal medya hesapları ile ilgilenmekte olduğundan ofise giriş çıkış yapan avukat, stajyer ve idari kadrodaki kişileri ofis asistanına bildirerek web sitesindeki değişiklikleri kendisinin organize ettiğini, davacının fotoğrafların açık muvafakatiyle web sitesinde yer verildiğini, iş sözleşmesinin sonlanması ve ihtar ile birlikte bu fotoğrafların kaldırıldığını, müvekkili tarafından koyulan resimlerin davacının özel hayatını da içermediğini, davacının sunduğu fotoğraflarda ofisin diğer 15’e yakın çalışanı ile beraber davacının da ... bürosunun web sitesinde bulunduğunu, davacının fotoğrafının bulunmasının davacıya münhasır bir durum olmayıp davacının kişilik haklarını ihlal edici nitelikte bir nitelik taşımadığını, müvekkilinin sahibi olduğu büronun resmi internet sayfasının 08/10/2018 saat 18:00 itibariyle yenilendiğini, güncelleme işleminin devam ettiği sırada davacı tarafça noter aracılığı ile tespit düzenlendiğini, web sitesinin güncellenmesi ile beraber davacının bulunduğu tüm fotoğrafların ve adının web sitesinden kaldırıldığını, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektiği belirterek davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı, manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. Davalı tarafından davacının fotoğraflarının çekilmesine izin alındığına dair bir delil ibraz edilememiş olması nedeniyle izinsiz fotoğrafın yayınlanması nedeniyle davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.  Davacının manevi varlığında  meydana gelen  kayıp  durumu,  manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nezafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın  maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, izinsiz olarak kullanılan fotoğrafın davacının avukat olarak davalı taraf ile birlikte çalıştığı döneme ilişkin olduğu, kastın yoğunluğu da gözetilmek suretiyle üst sınırdan uzaklaşarak takdiren 2.000- TL manevi tazminatın uygun olacağı kanaatine ulaşılmıştır.  Tüm bu açıklanan nedenler doğrultusunda toplanan deliller, yasal mevzuat, Yargıtay İçtihatları, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Mahkemece manevi tazminat olarak ise müvekkilinin talep tutarı 10.000,00-TL olup, 2.000,00-TL manevi tazminat takdir edildiğini, talep tutarının 1/5'ine tekabül eden bu indirimin hukuka, içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, indirime ilişkin yeterli ve makul gerekçe sunulmadığını,  Davalı tarafın, davacı müvekkilinin iş çıkışını durumu 31.08.2018 tarihinde yapmasına rağmen müvekkilinin  fotoğraflarını kullanmaya devam ettiğini, 04.10.2018 tarihinde tebliğ aldığı ihtarname rağmen, 08.10.2018 tarihi noter tespitine rağmen ve somut olayda davalının eylemleri neticesinde, müvekkilince gider avansı olarak yatırılan tutardan dahi düşük tutarda bir manevi  tazminata hükmedilmesinin,  tarafların ekonomik durumu ve süregelen icraatları da göz önüne alındığında adalet ve nezafet anlayışı ile uyuşmadığını, zenginleşme amacından çok manevi tatmine yönelik talep niteliği 10.000,00-TL manevi tazminat talebinin zenginleşme amacı taşımadığının açık olduğunu, ihlal dava süresince de devam ederken, takdir edilen 2.000,00-TL rakamın kabul edilemez olduğunu, yerel mahkemenin yargılama için müvekkilinden 2.410,00-TL gider avansı tahsil ettiğini; buna karşın 2.000,00-TL gibi komik bir manevi tazminata karar verdiğini, sözlü ihtarlara, davalının 04.10.2018 tarihinde tebliğ aldığı ihtarnameye, 08.10.2018 tarihli noter tespitine, 11.10.2018 tarihinde açıları işbu davaya, davalıya tebliğ edilen işbu dosyanın  bilirkişilerince hazırlanan kullanımın devam ettiği kaydı içeren 24.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna, dosyaya sunuları ve ihtiyati tedbir talebimize sebebiyet veren Kadıköy ... Noterliğinin 28.05.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı e- tespite rağmen, davalı haksız kullanıma devam ettiğini, davalının kast yoğunluğunun hafif olduğunu söylemek eşyanın tabiatına aykırı olduğunu,-Reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretinin takdir edilemeyeceğinin de aşikar olduğunu, karşı vekalet ücreti yönünde hüküm kurulmaması gerektiğini, -Davalının, davacının fotoğrafını ve ismini kullandığını ikrar ettiğini, kişinin rızası olmadan resminin kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu,  Mahkemece atanan bilirkişi heyetinin dosya kapsamında inceleme yaptığını, davacı müvekkilinin davalıya dava konusu haksız kullanımlarla ilgili olarak izin verildiğine ilişkin herhangi bir delil veya emare görmediğini belirlediğini, iznin yazılı değil de sözlü veya örtülü olduğu farz edilse dahi, bir kişinin verdiği iznin sonsuz nitelikte olmadığını, müvekkilinin karşı tarafa yazılı veya sözlü olarak izin vermediği gibi fotoğraf ve isminin kullanılmasına ilişkin örtülü bir kabul eylemine de dâhil olmadığını, Davalının, ayrıca müvekkilinin ismini, görsellerini ve müvekkilinin ağzından çıkmadığı halde müvekkili söylemişcesine kaleme aldığı reklamasyon yazılarıyla \"...” isimli yazılım ürününe müşteri toplamaya çalıştığını,  dava 11.10.2018'de açılmasına rağmen, 11.09.2019 tarihinde dahi davalı tarafın müvekkiline ait görseli kural tanımaz bir şekilde kullandığını, Davalı istinaf dilekçesinin üçüncü sayfasının başında “Bu internet sitesinde davacının fotoğrafının kullanımının davacının hangi kişilik haklarını zedelediği izaha muhtaçtır\" şeklinde talihsiz bir ifadede bulunduğunu, müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini,  kendi ofisi olan bir avukat olan davacı müvekkilinin, davalının hukuk bürosu ekibinde gösterilmekten, fotoğrafının ve isminin davalının internet sitesindeki listede yer almasından rahatsız olması; ihtarlara rağmen halen davalı tutumunun devam etmesinden manevi olarak etkilenmesinin gayet normal olduğunu,  teknik nitelikteki bilirkişi raporu ve hukukçu uzman görüşü kapsamında yeni rapor alınması gerektiği iddiasının yersiz olduğunu, birinin teknik, birinin tespit içerdiğini,  dosyada alınan (teknik nitelikteki) Bilirkişi Heyet Raporu'nda hukuki değerlendirmeden ziyade maddi zarar hesaplaması yapıldığını, izin belgesi olup olmadığı incelendiğini, fotoğraf kullanımlarının (geçmiş ve mevcut) tarih tespiti yapıldığını, teknik nitelikteki bilirkişi raporunda müvekkiline ait görsel kullanımı tespit edildiğini, Uzman Görüşü'nde görsel kullanımı yoktur denilmediğini, iki yazı-rapor birbirinden farklı olup, aralarında çelişki giderecek yeni bilirkişi atanmasına yol açacak bir durum olmadığını, davalının temin ettiği Uzman Görüşü başlığını taşıyan yazının teknik konularda farklılık ortaya koymadığını, ortada teknik bir çelişki değil - hukuki ihtilaf  olduğunu,  hukuki konuda hakimin hukukçu bilirkişiye başvurma zarureti olmadığını, Uzman Görüşü yazısında, toplu çekilen ofis fotoğraflarında davacı müvekkilinin de yer aldığı, bu fotoğrafların toplu fotoğraflar olduğu, bu fotoğraflar için masraf yapıldığını beyanla davalıdan bu resimlerin kaldırılması yönünde bir talepte bulunulamayacağını belirttiğini, böylesine fahiş hata niteliğinde beyanlar içeren yazıdaki içeriklerin yerel mahkemece haklı olarak nazara alınmadığını, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü yönündeki verilen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu tam kabulüne karar verilmesini, Davalının hukuka aykırı ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkemenin hükme esas tuttuğu dosyada alınan bilirkişi raporunda da yer verilen davacıdan yazılı bir izin alınmadığı hususunun dosyaya sunulan karşı görüş içeren uzman mütalaası çerçevesinde dikkate alınmaması gerektiğini, gerek FSEK'de gerek TBK'da kişilik hakları çerçevesinde değerlendirilen fotoğraf kullanımının yazılı izne bağlandığına dair herhangi bir hüküm yer almadığını, aynı şekilde verilen iznin sonradan geri alınmasını da içeren bir hüküm mevcut olmadığını, davacının bahsi geçen fotoğraflarının müvekkilinin hukuk bürosunda avukat olarak çalışırken, bizzat davacının yönetiminde oluşturulan internet sitesi hazırlık aşamasında çektirdiğini ve web sitesinde yüklenme aşaması, hangi sayfada hangi fotoğrafın ne şekilde gözükeceğine ilişkin talimatlarının bizzat davacı tarafından verildiğini, FSEK ve TBK'da yer almayan yazılı iznin aranmasının somut olayın özelliklerine uygun düşmediğini, müvekkilinin avukatlık mesleği icra ediyor olması hasebiyle ticari bir kullanımda bulunmadığı, söz konusu fotoğrafların kullanımının bilgilendirme amacıyla yapıldığı ve bu kullanımın kişilik haklarına zedeleyecek bir durum arz etmediğini, söz konusu fotoğrafın paylaşıldığı www...com internet sitesi sadece hukuk danışmanlık hizmeti veren kurucusunun müvekkili ... olduğu, hukuki içeriklerin yer aldığı ve büroda çalışan ve danışmanlık veren kişilerin isim ve fotoğrafların bulunduğu bir internet sitesinden ibaret olduğunu,  bu internet sitesinde davacının fotoğrafının kullanımının davacının hangi kişilik haklarını zedelediğinin de izaha muhtaç olduğunu, bizatihi kendi yönetimiyle oluşturulan internet sitesinde çekilen fotoğrafın, yüklendiği günden iş akdinin sona erdiği güne kadar yıllarca dış dünyaya aktarıldığı durumda yazılı olmasa bile yazılı olmayan açık rızasıyla kullanıldığının kabulü ve devamında iş akdi sona erdikten sonra önceden verilen iznin sonradan geri alınamayacağı kuralı çerçevesinde kişilik haklarını da zedelemediğinin kabulü gerektiğini, uzman mütalaasında da, FSEK 86'nın yazılı izin aramadığı, önceden verilen muvafakatin sonradan geri alınamayacağı, dosyaya sunulan davacıya ait yazışmalardan da ve web sitesinde yayına çıktıktan sonra çalıştığı süre boyunca herhangi bir itirazı olmamasından da, zımni izninin bulunduğu, davacının muvafakatinin hukuka uygunluk nedeni olduğu ve önceki kullanımlarının ihlal niteliğinde olmadığı, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnameden 1 hafta içerisinde internet sayfasından davacının isim ve fotoğraflarının kaldırıldığını, toplu fotoğraflarının kaldırılmamasının da kendi rızasıyla makine karşısına geçen birinin toplu fotoğrafı kaldırtamayacağı ve nitekim önceden buna muvafakat verdiğini ifade ettiğini, davanın reddi gerekirken, hatalı şekilde verilen kararın kaldırılması gerektiğini,-Uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında çelişki olması halinde çelişkilerin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine verilmesi gerektiğini, Mahkemenin gerekçeli kararda dahi atıf yapmadığı uzman görüşü, dosyada alınan bilirkişi raporunu tek tek inceleyerek esaslı itirazlar içerdiğini, mahkemece itibar edilmeyen uzman görüşü hakkında tek bir satır bile bahsedilmemesinin düşündürücü olduğunu, Maddi ve manevi tazminat yönünden müvekkili davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını talep  etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 5846 sayılı FSEK madde 86, TBK 49, 58 ve TMK madde 24, 25 kapsamında açılmış  fotoğrafın izinsiz kullanımından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait fotoğrafların ve isminin, davalı tarafından, internet sitesinde kullandığı, bu kullanımlara ilişkin yazılı izin veya onay belgesi sunulmadığı, maddi tazminat açısından davacı tarafından 525,95 TL masraf yapıldığı, dava dilekçesinde 520,00 TL talep edildiği, davacının manevi tazminat hususundaki talebinin takdirinin Mahkememize ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.Davalı tarafça sunulan  uzman mütalaasında da, FSEK 86'nın yazılı izin aramadığı, önceden verilen muvafakatin sonradan geri alınamayacağı, dosyaya sunulan davacıya ait yazışmalardan da ve web sitesinde yayına çıktıktan sonra çalıştığı süre boyunca herhangi bir itirazı olmamasından da, zımni izninin bulunduğu, davacının muvafakatinin hukuka uygunluk nedeni olduğu ve önceki kullanımlarının ihlal niteliğinde olmadığı, davacının müvekkile gönderdiği ihtarnameden 1 hafta içerisinde internet sayfasından davacının isim ve fotoğraflarının kaldırıldığını, toplu fotoğraflarının kaldırılmamasının da kendi rızasıyla makine karşısına geçen birinin toplu fotoğrafı kaldırtamayacağı ve nitekim önceden buna muvafakat verdiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, davacının fotoğrafının, davalıya ait internet sitesi üzerinde kullanıldığının sabit olduğu,  Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kullanımın tespitinin yapıldığı, davacının, davalıya ait hukuk bürosunda çalışırken dava konusu fotoğrafların çekildiği,  dava konusu fotoğrafın  bir olayın fotoğraflanması niteliğinde olduğu ve  eser niteliğinin bulunmadığı,  ilk aşamadaki fotoğraf kullanımının avukatlık bürosunda tanıtım fotoğrafı niteliğinde olduğundan bu kullanımın hukuka aykırılık oluşturmadığı, davacının ilk kullanım açısından muvafakatinin bulunduğunun kabulünün gerektiği ancak davacının davalı hukuk bürosundan ayrıldıktan sonra fotoğrafının kaldırılması talebinde bulunabileceği,  davacının çekmiş olduğu ihtar ile birlikte hukuka aykırılığın başlayacağı, FSEK 84.maddesindeki \" Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.\" yasal düzenlemesi gereğince, eser niteliği taşımasa bile fotoğrafın davacıya  FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davacının davalılar tarafından fotoğrafın izinsiz kullanılmasına yayınlanmasına FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği ve   tazminat talebinde bulunabileceği,  FSEK'in 84. maddesi delaleti ile  6102 sayılı TTK 56.maddesine göre,  haksız rekabet halinde  kusur varsa maddi zararın tazminini ve TBK 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini talep edebileceği, somut olayda, davalı tarafından ihtardan sonra  davacıdan izinsiz kullanıldığı, davacının maddi ve manevi zararının tazminini gerektirdiği, izinsiz kullanılan fotoğraf için tespit edilen, manevi tazminat tutarının ihlal süresi ve fotoğrafın kullanımına ilişkin ticari bir amaç bulunmaması nedeniyle makul olduğu ve dosya kapsamına uygun olduğu görülmüştür. Davacının bu nedenle istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Hüküm altına alınan  vekalet ücretine yönelik istinaf sebebine gelince, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10/1-2 ve 13/(2) maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat davalarında, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Davalı yönünden talep edilen manevi tazminat miktarının 10.000,00 TL olduğu, 2.000,00 TL hüküm altına alındığı,  reddedilen miktarın 8.000,00 TL olduğu, davalı yararına hüküm altına alınan vekalet ücretinin, davacı lehine verilen vekalet ücretinin geçemeyeceği ve buna uygun olarak vekalet ücreti takdir edildiği, bu konuda yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; Somut olayda; davalı taraf, maddi tazminat olan 520,00 TL'ye ilişkin  istinaf isteminde bulunmuş olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar yılı olan 2021 yılı için 5.880,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktar itibariyle mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden davacının istinaf istemine ilişkin yapılan açıklanın davalı yönünden de geçerli olduğu, bu konudaki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve 2018/475 E., 2021/16 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalının maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dfd667f8fd284ff","SID":"4ce02de720cdeecd"}}