{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1154 <br>KARAR NO: 2024/894<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/06/2021<br>NUMARASI: 2019/282 E. - 2021/112 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kendi tasarımı olan 4 adet ürünün tescil belgesini almak için 18.12.2018 tarihinde TPE’ye başvurduğunu, başvurunun 09.01.2019 tarihinde kabul edildiğini ve 3 ay itiraz süresinin sonrasında tasarımın tescilinin kesinleştiğini, davalı tarafın farklı instagram hesaplarında dava konusu ürünlerin reklam ve satışını yaparak yüksek kazançlar elde ettiğini, davacının bu husus karşısında davalıya ihtar çektiğini, davalının bu eyleminin davacıyı zarara uğrattığını belirtmiş, davalının üretiminin ve satışının haksız rekabet teşkil ettiğinin  tespitini ve üretim ile satışın engellenmesini, bu hususta tedbir kararı verilmesini, haksız rekabet nedeniyle davalı aleyhinde davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik 5.000 TL maddi tazminata, davacının ticari itibarının zedelenmesi dolayısıyla uğramış olduğu manevi zararların karşılığı olarak 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı davacı dava dilekçesine özetle; Davacı/karşı davalı adına tescilli olduğu belirtilen ürünlerin tescil başvuru tarihinden çok önce hem dünyada hem de ülkemizde kullanımda ve satışta olan ürünler olup kamuya sunulduğundan kanun kapsamında korunmasının mümkün olmadığını, Davacı/karşı davalının söz konusu tescil başvurusunun 18.12.2018 tarihinde yaptığının açıkça görüldüğünü, tescile konu ürünleri daha önceki bir tarihte kullanmaya başladığına veya üretimini yaptığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, incelemeye konu edilmiş ve davaya konu ürünlerin satışı yapılan internet sayfalarından bile 5 tanesinin davacı/karşı davalı tescil başvuru tarihinden çok önce bu ürünleri satışa sunduğu yani kamuya sunduğu rapor ile tespit edildiğini, Davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşımadığından kanun kapsamında korunmasının mümkün olmayıp tescillerin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmektiğini belirtmiş, Davacı/karşı davalının tedbir talebinin reddini, Davacı/karşı davalının açmış olduğu asıl davanın arabulucuğa başvurulmadan açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini mahkeme  aksi kanaatte ise davacı/karşı davalının haksız ve kötü niyetli kazanç amacıyla açmış olduğu davanın esastan reddini, karşı davanın kabulünü, davacı/karşı davalı adına tescili yapılmış olan ... numaralı çoklu tasarım başvurusundaki 1, 2, 3 ve 4 numaralı tasarımların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davacı/karşı davalı cevap dilekçesine özetle; SMK m. 67 gereğince üçüncü kişilere yayım tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde eksik olan şartlardan veya başvurunun kötü niyetli olduğuna dayanarak ya da yetkisiz kullanıma ilişkin itiraz hakkı tanındığını, ancak bu süreçte ülkede bu kadar yaygın kullanıldığı iddialarına rağmen davacının tescil kararına herhangi bir itirazı olmadığını,Ayrıca davalı tarafın bu ürünlerin satımı sırasında ürünleri satın alan müşterilere herhangi bir fatura sunmadığını, bu durumu vergi dairesine bildirdiklerini, davalının usulsüz olarak satış yaptığını, Davacının bu tasarımın tescilini almadan önce bu ürünleri herhangi bir kimseden esinlenmeden üretmiş ve satış aşamasında haksız kazancın önüne geçmek için Türk Marka ve Patent Kurumu’na başvurduğunu, bu esnada dünya üzerinde bu ürünlerin sergilendiğini bilebilecek durumda olmadığı gibi yenilik kavramını nisbi açıdan değerlendirilecek olduğunda diğer bölgelerde kullanıIan ürün bilinmediği takdiede kendi bölgesinde yeni olarak sayılabileceği göz önünde bulundurulduğunda yaygın olarak satıldığı söylenilen ürünler içinde yinelemek gerekirse bir itirazda bulunulmadığını belirtmiş,  Haklı davalarının kabulünü, Mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılan karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Dosya içerisine alınan kayıt ve belgeler,sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava davacı adına tescilli ... numaralı ... isimli ...,...,... ve... numaralı tasarımlara davalı tarafından tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı  tecavüzün ve haksız rekabetin men'i ve önlenmesi, karşı dava ise davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olup, mahkememizce davacının maddi ve manevi tazminat talepleri tefrik edilmiş, yargılamaya asıl dava bakımından tecavüzün ve haksız rekabetin men'i ve kaldırılmasına ilişkin olarak devam edildiği, davaya konu davacıya ait ... numaralı çoklu tasarımın karşı dava ile hükümsüzlüğü talep edildiğinden mahkememizce dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek öncelikle hükümsüzlük yönünden daha sonra ise tecavüz iddiası yönünden inceleme yaptırıldığı, alınan 06/07/2020 teslim tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davaya konu çoklu tasarımların benzerlerinin tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, buna ilişkin yapılan karşılaştırmada daha önce kamuya sunulan tasarımlar ile davacıya ait dava konusu ... numaralı tasarımın benzer olarak algılandıkları bu nedenle yenilik ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığı yönünde görüş bildirildiği,  itiraz üzerine aldırılan 30/11/2020 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, buna göre mahkememizce öncelikle davaya konu tasarım hükümsüzlüğü talep edildiğinden hükümsüzlük yönünden yapılan incelemede, davacıya ait dava konusu ... numaralı 1,2,3  ve 4 numaralı tasarımların daha önce farklı web sitelerinde yer aldığı, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede farklı web sitelerinde yer alan tasarımlar ile davacıya ait tescilli tasarımın benzer olduğu davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliğe sahip olmadığı bu nedenle mahkememizce dava konusunun teknik ve uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle bu yöndeki bilirkişi raporu hükme esas alınarak6769 sayılı SMK'nun 56.maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi ve korunabilmesi için yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olması gerektiği fakat davacıya ait tasarımların daha önce farklı web sitelerinde benzer olarak tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edici özellikleri sahip olmadığı, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiği anlaşıldığından karşı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, asıl dava yönünden ise, davacıya ait ... numaralı tasarım yönünden hükümsüzlük kararı verildiğinden hükümsüzlük kararları geçmişe dönük olarak etkili olduğundan davacının hükümsüz kılınan davaya konu tescilli tasarıma dayanarak tecavüzün men'i ve önlenmesi talebinde bulunamayacağı haksız rekabet yönünden ise her ne kadar davalı internet sitelerinde yapılan incelemede davalı tarafından satılan ürünler ile davacıya ait dava konusu tasarımlar arasında benzerlik olduğu yönünde bilirkişi raporunda görüş bildirilmiş ise de davaya konu tasarımların benzer şekilde piyasada çeşitli şekillerde varolduğu,  davacı tescilli tasarımının da daha önce piyasada varolan ürünlerle benzediği davalı tarafından satışı yapılan ürünlerin davacı tasarımlarına benzer olmasının tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği kaldı ki davacının davaya konu tasarım yönünden de hükümsüzlük kararı verildiği,\" gerekçeleriyle asıl davanın reddine,  karşı davanın kabulü ile, ...  ve ... numaralı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli ürünlerin, davalı tarafından instagram uygulamasını kullanarak farklı hesaplar ile reklamının ve satışının yapıldığını, bu satış üzerinden gelir elde edilerek müvekkilinin maddi gelirinin azalmasına sebebiyet verdiğini, mahkemece açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  SMK m. 67 gereğince üçüncü kişilere yayım tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde eksik  olan şartlardan veya başvurunun kötü niyetli olduğuna dayanarak ya da yetkisiz kullanıma ilişkin itiraz hakkı  tanındığını,  müvekkilin tescil kararına herhangi bir itiraz olmadığını,  açık bir kanun hükmü var iken bu hüküm yargılamanın hiçbir aşamasında yerel mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkili tasarımın tescilini almadan önce bu ürünleri herhangi bir kimseden esinlenmeden ürettiğini ve satış aşamasında haksız kazancın önüne geçmek için TPMK'ya başvurduğunu, müvekkili ürünü tasarlarken kötü niyeti ve tescil tarihinden önce benzer nitelikteki bir ürünün tescili yapıldığı tespit edilmediğinden ve KHK m.7/1 ayırt edici nitelik testinde tasarımlar arasında “belirgin farklılık“ ararken, Topluluk Yönergesi m.5/1 tasarımlar arasında sadece “farklılık” bulunmasını yeterli gördüğü durumlarda hükümsüzlük ile itham edilmesi kabul edilebilecek bir husus olmadığını, davalının haksız gelir elde etmesine yönelik vergi dairesine yapılan ihbarda vergi kaydının da yeni olduğu anlaşıldığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da kısıtlı hesaplar incelendiğini, hesapların açılış tarihlerinin müvekkilinin tescil tarihinden önce olduğu belirtildiğini, tasarım ihlaline konu reklam ve pazarlamaların tescil tarihinden sonra yapıldığı belirtildiğini, davalı/karşı davacının itiraz süresinde bir itirazda bulunmadığını ve sonrasında dava açılmadan önce benzer herhangi bir dava açmaması  hayatın olağan akışına aykırı olduğundan istinaf isteminin kabulü ile müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için mahkeme karanının kaldırılmasını, davanın kabulünü ile karşı davanın reddini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı/karşı davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; dava dilekçesi incelendiği zaman davacı/karşı davalı tarafın söz konusu tescil başvurusunu 18.12.2018 tarihinde yaptığını, bu hususta bir ihtilafın bulunmadığını, ayrıca davacı/karşı davalının tescile konu ürünleri daha önceki bir tarihte kullanmaya başladığına veya üretimini yaptığına ilişkin bir iddiasının da olmadığını, keza mümkün de olamayacağını, ancak tescilinin alındığı iddia edilen ürünlerin, daha davacı/karşı davalının tescil başvurusunu dahi yapmasından çok önce hem dünyada hem de ülkemizde kullanımına ve satışına başlanmış ürünlerden ibaret olduğunu, davacı/karşı davalının, tasarımı kendisine ait olmayan ürünler hakkında tescil talebinde bulunduğunu, bu durum davacı/karşı davalı tarafından da açıkça bilinmekle birlikte müvekkilinin ve belki de başkaca kişiler üzerinden haksız kazanç elde etmek amacında olduğunu, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşımadığından kanun kapsamında korunması mümkün olmayıp tescillerin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu davacıya ait ... tescil no.lu çoklu endüstiriyel tasarıma davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi, karşı davanın konusu ise davacı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edici özellik taşımadığından dolayı hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK kaydına göre ... tescil nolu Organizer-1,2,3,4 nolu çoklu tasarımın davacı ... Karataş adına 18/12/2018 tarihinden itibaren tescil edildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,  23/10/2019 tarihli bilgisayar mühendisi ve banka tasarım vekilinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler  ..., ... 01/07/2020 tarihli raporda; Hükümsüzlüğü talep edilen ... – ..., ..., ... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 18.12.2018 başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, belirtilmiştir.  30/11/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosyada bulunan 23.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise eva.organizer.zahide adlı instagram hesabında davaya konu tasarımlara ait görselin 22.08.2019 tarihinde yayınlandığı, davacı tarafa ait ...-...,...,... ve ... numaralı tasarım tescilleri ile dava dilekçesinde belirtilen web sitelerinde  yer alan ürün örnekleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, kök raporda değerlendirildiği üzere hükümsüzlüğü talep edilen ...-...,...,... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 18/12/2018 başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, haksız rekabet değerlendirmesi yönünden heyetin uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Somut olayda asıl davanın konusunun Endüstriyel Tasarıma tecavüzü tespiti meni ve refi talepli  olduğu, karşı davanın konusunun Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğü davası olduğu, hükümsüzlük davasının etkisi  baştan itibaren etkili olacağından ve tasarım tescil edilmemiş gibi  hüküm doğuracağından, öncelikle Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğünün değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece alınan 01/07/2020 tarihli bilirkişi asıl rapor ve  30/11/2020 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda davalı tarafa ait ...-...,...,..., ve ... nolu tasarım tescillerinin başvuru tarihi 18/12/2018 tarihinden önce kamuya sunulduğu koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı tespit edildiğinden mahkemece karşı dava yönünden karşı davanın kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, hükümsüzlük kararının baştan itibaren geriye doğru sonuç doğuracağından asıl dava endüstriyel tasarıma tecavüz davası yönünden davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2019/282 E., 2021/112 K.  sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı-karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5122de178d72830b","SID":"c0e7122d4f005d27"}}