{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/473 <br>KARAR NO: 2024/901<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/12/2023<br>NUMARASI: 2023/791 E. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe dayanak bonolardan dolayı davacıya borçlu olmadığını, bonoların müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında düzenlendiğini, bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti istemli eldeki davada takibin ihtiyati tedbir  yoluyla durdurulmasını talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi 15/12/2023 tarihli ara kararı ile; Somut olayda, davacı tarafça açılan menfi tespit davasında, davacı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibinin durudurulması konusunda ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin İİK 72/3 maddesi uyarınca durdurulamayacağı yasal gereklilik olduğu,\" gerekçeleriyle, davacı tarafın yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir isteminin  REDDİNE, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti talebi ile müvekkilin,  malvarlığı  üzerinde  icrai işlemler ,  cebri icra, haciz , muhafaza ve satış işlemlerinin yapılması nedenleri ile,  ihtiyati tedbir  kararı verilmesi taleplerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddedildiğini taleplerinin haklılığını ortaya koyan beyanları görmezden gelindiğini, gerekçe belirtilmeden İhtiyati tedbir ve Durdurma ile ilgili  gerek HMK gerekse T.T.K ve diğer kanunlardaki hüküm ve maddeleri adeta yok sayılarak karar verildiğini, bu karar  kötüniyetli  kişi ve kurumların sahte senet ve çekler düzenleyerek cebri icra işlemlerini rahatlıkla yapmalarında da olanak sağlayacak nitelikte olduğunu, senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığının çıplak gözle dahi anlaşılacağını, söz konusu 4 adet senetteki imzanın hepsinin birbirinden farklı olduğunu, imza niteliği taşımadığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun ve borç ilişkisinin bulunmadığını, icra dosyasında yapılan tebligatların usulsuz olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, ticaret ve alım satım işleriyle alakası olmadığını,  senetlerin düzenleme  tarihinde ve bu kadar  yüklü miktarda parayı almış gibi borçlu gösterilmesi, müvekkilinin büyük bir kumpasa düşürülerek haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığığın, müvekkilin malvarlığı üzerinde  telafisi güç zararların doğmasına olanak vermemek içinde takibin tüm sonuçları ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması gerekirken mahkeme aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinden müvekkilinin takipten haberi olmadığını, müvekkiline ait otomobile haciz konarak yakalanması sonucu icra dosyasından haberdar olduğunu, söz konusu senetlerdeki meblağın elden verilmesi banka yoluyla hesaba geçmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ve hukuki bir ilişki olmadığını,  senetlerde imzası olan müvekkilin eşi ... senetlerin düzenleme tarihinde 83 yaşında olduğunu, hakkında kısıtlılık davası devam ettiğini, 83 yaşında ve hasta olan birine 2021 tarihi itibari ile 4 milyon TL gibi büyük bir paranın , hemde ihtiyacı olmamasına rağmen verildiğinin iddia edilmesi ve senet imzalamasını istemek de hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, söz konusu senetler  kambiyo senedi niteliği yitirdiğini, tüm bu nedenlerle mahkemece kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması, zarara uğramaması  ve telafisi imkansız  zararların doğmaması  için, dosya içinde bulunan  takibe konu senet örnekleri ve vekaletname üzerindeki imzalar da değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın istinaf dilekçesinde iddia ettiği imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, borçtan kurtulmaya yönelik bir hareket olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'den aralarındaki borç ilişkisinden kaynaklı alacağı karşılığında, senet ... tarafından cirolanarak müvekkiline verildiğini, davacı tarafından öne sürülen senetteki imzanın kendisine ait olmadığı imzası asılsız ve mesnetsiz olduğunu, mahkeme tarafından yapılan incelemede imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılabilir olduğunu, davacı tarafın eşi olan ve senedi düzenleyen ...'nin yakınları ile birlikte borçtan kurtulmak amacıyla planlı ve kötü niyetli olarak kendisi hakkında kısıtlılık kararı almak üzere yargı makamlarına başvuruda bulunduğunu, davanın derdest olarak devam ettiğini, Davacı tarafın yerel mahkemede görülmekte olan menfi tespit davasını icra takibi açıldıktan sonra açıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası İcra ve İflas Kanunun 72/3 maddesinde düzenlendiğini, ''İİK Md. 72/3 :İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.'' kanun maddesinde açıkça belirtildiği üzere açılan menfi tespit davasında  ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceğini icra takibinden sonra açılan menfi tespit devalarında; icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarının aksine icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasının mümkün olmadığını, tüm bu açıklanan sebeplerden dolayı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/791 Esas sayılı dosyasının 15/12/2023 tarihli ara kararında verilen ''icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin iik 72/3 maddesi uyarınca durdurulamayacağı yasal gereklilik olduğundan.'' şeklinde hüküm kurulduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun bulunmasını, haksız ve usule aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu,  İİK.’nun 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasında davacı tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyasının durdurulmasının ihtiyati tedbiren talep edildiği, mahkemece istinafa konu 15/12/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin reddine karar verildiği istinafa bu karara karşı başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından istinaf dilekçesinde takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin ev hanımı olduğu, müvekkilinin büyük bir kumpasa düşürüldüğünü, 4 senetteki imzanın birbiri ile uyumlu olmadığını, senetlerde imzası bulunan müvekkilin eşi ... senetlerin düzenleme tarihinde 83 yaşında olup kısıtlılığının devam ettiğini, kısıtlılık davası nedeniyle dava açamadıklarını, 83 yaşında ve hasta olan birine 2021 tarihi itibariyle 4 milyon TL gibi büyük bir paranın hemde ihtiyacı olmamasına rağmen verildiğini iddia etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına HMK 209 ve tüm ilgili maddeler gereğince durdurma kararı verilmesini talep etmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; \"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati  tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" hükmüne yer verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında \"...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulması talep edilmiş ise de İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibinin 30/09/2022 tarihinde başlatıldığı, davanın 11/12/2023 tarihinde açıldığı İİK 72/2 ye göre icra takibi başlatıldıktan sonra davacı tarafça ...nın 72/3 maddesine göre ihtiyati tedbir talep edilmediğinden açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurmasına karar verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamında uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  tarih ve 2023/791 E., null/null K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7c1188efb30a426","SID":"c1ff483faa32ed6c"}}