{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/33 <br>KARAR NO: 2024/468<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2020<br>NUMARASI: 2018/970 Esas -  2020/385 Karar <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında 04.12.2017 tarihinde “...\" alınması konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin, davalı şirkete giderek makineyi yerinde gördüğünü, ... isimli personel ile görüşerek makinenin satışı konusunda anlaşma sağlandığını ve sözlü olarak satış sözleşmesi kurulduğunu, devam eden süreçte müvekkilinin 29.12.2017 tarihinde tekrar davalı firmaya gelerek sözlü olarak anlaşıldığı üzere makine bedelinin (38.940,00 TL) 30.000,00 TL'lik kısmını Ek-2'de gösterilen çek ile ödediğini ve karşılığında tahsilat makbuzu aldığını, yapılan anlaşmaya göre kalan kısım makinenin teslimi anında müvekkil tarafından nakit olarak (8.940,00 TL,) ödeneceğini, müvekkilinin 29.12.2017 tarihinde ödeme yaptığında davalı firma tarafından makinenin hazır olduğu, yarın (30.12.2017) sevkiyatın gerçekleştirilebileceği bilgisi kendisine iletilmiş olduğunu, Ertesi gün makine sevkiyatının gerçekleşmemesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı şirket, takip eden her gün aranmış ancak cevap alınamadığını, müvekkilin KOSGEB’e yaptığı başvuru onaylanmış, 30.000 TL'lik makine bedelinin % 60’lık kısmına isabet eden tutar olan 18.000.-TL için teşvik verileceği belirtilmiş olup, İşbu teşvik makinenin müvekkiline teslimi ile birlikte kurum tarafından kendisine ödeneceğini, konu ile ilgili belgelerin Ek-5'te sunulduğunu, 26.02.2018 tarihinde davalı şirket, makinenin hazır olduğunu, kalan 8.940,00TL’nin ödenmesinden sonra makinenin müvekkil şirkete teslim edileceğini belirtilmiş, kalan tutarı talep etmiş ve faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, talep üzerine müvekkilinin, makinenin teslim atının 3 ay geciktiğini, dolayısıyla makine teslim edilmeden kalan bedelin ödenmeyeceğini belirtmiş, Kaldı ki hukukumuzda satış sözleşmelerinin tamamlanması için teslim şartının esas olduğunu, buna rağmen müvekkilinin, makine bedelinin büyük kısmını daha önce ödemiş, kalan tutarı ise teslim de ödeyeceğini belirtmiş olduğunu belirterek davalı firma yetkilileri kurun arttığını, makine bedelinin 7.000Euro olduğunu, aradaki farkı müvekkilinden talep ettiklerini, 30.12.2017 tarihinde müvekkiline teslim edilmesi gereken makine, 2018 Mart ayında tedarik edilmiş ve teslim için aradaki kur farkı talep edilmiş olup, müvekkiline gönderilen faturada bedelin Türk Lirası üzerinden kesildiği, anlaşmanın Türk Lirası üzerinden yapıldığı aşikar olduğunu, müvekkilinin ödediği bedel olan 30.000TL’nin kendisine fatura tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikteki iadesini, makinenin teslim edilmemesi nedeniyle KOSGEB’in onay verdiği ancak ödemediği 18.000TL'nin davalı şirketten alınarak maddi tazminat  olarak müvekkiline ticari faiziyle birlikte verilmesini, yine makinenin teslim edilmemesinin müvekkilinin mevcut islerinde zarar etmesine, islerinin gecikmesine ve ticari itibarının zedelenmesine yol açtığından bahisle 10.000TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkiline ticari faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yan müvekkilin 23-27 Mayıs 2017 tarihleri arasında katıldığı İstanbul Yapı Fuarı'nda standı ziyaret ettiği ve bu suretle aralık ayına kadar birçok ürün sipariş etmiş ve maddi imkansızlıklarını sebep göstererek siparişlerini birkaç kez iptal ettiğini, davacı taraf müvekkili şirkete olan bakiye borcunu ödemeden kendisine mal teslim edilmesini talep edemeyeceğini, davacı yanın taleplerinin iyi niyetle bağdaşmadığını, davacı tarafın iade faturası keserek faturayı müvekkiline teslim ettiğinde ödenmek kaydıyla davacı adına banka hesap numarası açılarak iade faturası kesilir kesilmez 30.000,00TL 'yi yatıracaklarını belirterek asıl davanın reddine, tevdii mahalli talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davacı her ne kadar Kosgep desteği olarak ( tek diströbütor  olduğunu söylediği davalı firmanın makine teslim etmemesi nedeniyle) 18.000 TL destekten mahrum kaldığından bahsetmiş ise de, kosgep uzmanından alınan bilirkişi raporunda  teknik özelliklerini taşıyan başka makineler ile revize  taleb edilebileceğini söylediğinden  bu yöndeki  talebi  destekleyen iddiadan başkaca bir bilgi de dosyada bulunmadığından mahrum kalınan 18.000TL talebi reddedilmiştir. Manevi tazminat taleplerinin kabul edilebilmesi için firmalara ait ticari itibar kaybının firmanın ekonomik durumunu etkileyecek nitelikte olması gerektiğinden söz konusu makinenin teslim edilmemesinin firmanın ticari itibar kaybına sebep olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmadığı,bu hususta mahkemede kanaat oluşmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebi  de reddedilmiştir.Netice olarak davacı tarafın  sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 30.03.2018 tarihinde verdiği 30.000 TL'nin makine tesliminin yapılmaması nedeniyle iadesine karar verilerek 30.000TL alacak yönünden davanın kabulü ile 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, davayı kısmen kabul ettiğini ve 30.000 TL'nin müvekkile faiziyle birlikte iadesine, maddi-manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verdiğini, iş bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu makineyi o an itibariyle çalışmakta olduğu inşaatta kullanmak üzere davalı firmadan talep ettiğini, bedelin büyük kısmının da belirtildiği gibi davalı firmaya ödendiğini, kalan tutarın teslimatta ödeneceğine dair anlaşma sağlandığını, ancak o süre içinde davalının makineyi başka birine sattığını beyan edip yerine ikame bir makine gönderdiğini , davaya konu makineyi ise 1-2 hafta içinde teslim edeceğini beyan ettiğini, devam eden süreçte dava konusu makinenin teslimatını oldukça geciktirmesi nedeniyle daha sonrasında müvekkilinin dosyada mübrez bulunan ihtarname ile davalının kestiği faturayı iade ederek ödediği bedelin kendisine geri verilmesiyle birlikte sözleşmeden döndüğünü ifade ettiğini, davalı firmanın ne ödenen bedeli taraflarına iade etmiş ne de makineyi teslim ettiğini, müvekkilinin mevcut işlerinde dava konusu makineyi kullanamadığından hem aksama meydana geldiğini hemde maddi olarak zarar ettiğini, üstelik bu zararın talep ettikleri tazminatın çok üstünde olmasına rağmen taleplerinin hukuken kabul edilebilir düzeyde tutabilmek adına miktarlar böyle düşük tutulduğunu, ayrıca müvekkilinin, iş bu makine kapsamında KOSGEB'den 18.000 TL tutarında destek alacağını, ancak davalı firmanın teslimatı yapmaması nedeniyle destekten yoksun kalındığını, davalının, davacının ödemesini geri vermeden yeni bir makine alabilmesinin mümkün olmadığını,  müvekkilinin davacıya ödediği 30.000 TL kadar bir kez daha ödeme yapması gerektiğini, gerekçeli kararda belirtildiği gibi makine bedelinin 7.000 Euro olarak belirlendiğini, müvekkilinin ödeme yaptığı günden teslimat gününe kadar geçen sürede döviz kurunun beklenmedik şekilde hızlıca yükselmesi nedeniyle davalı tarafın, müvekkilinden kur farkını sözlü olarak talep ettiğini, mahkemenin, maddi ve manevi taleplerinin reddine karar verdiğini, her bir talepleri için ayrıca karşı yana vekalet ücreti çıkardığını, çek bir ödeme aracı olduğundan faizi hususunda ilgili çekin ödeme tarihi değil davalının çeki tahsil ettiği tarihin esas alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin 30.03.2018 değil, tahsilat tarihi olan 29.12.2017 tarihinin esas alınması gerektiğini,  her bir açıklanan nedenlerle mahkeme kararının kısmen reddi ile maddi-manevi tazminat taleplerinin tekrar değerlendirilmesi ve sonucunda kabul kararı verilmesini, karşı yana ödenmesi lazım gelen vekalet ücretlerinin her birinin iptalini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacı yanın, müvekkili şirketten bir kaç kez ticari alım yaptığını, davacı tarafın 08/01/2018 tarih ve ... sayılı 1.800,01 TL tutarında ödenmemiş bir fatura borcu bulunduğunu, bu hususun 12/02/2020 tarihli bilirkişi incelemesinde ticari defter kayıtlarında sabit olduğunu, davacı tarafın bu borcu ödemeden, müvekkiline yeni bir sipariş vermek istediğini, yeni sipariş edilen ürünün KDV dahil fiyatı 38.940,00 TL olduğunu, davacı yanın süresinde kapora veremediği için sipariş talebinin geciktiğini, davacının  ödeme yapacağını beyan ederek müvekkili şirkete sipariş kaporası olarak 18/12/2017 tarihinde 30.000,00 TL tutarlı 30/03/2018 vade tarihli çek verdiğini, müvekkilinin malın hazır olduğu ve ancak ödemenin tamamını almak kaydıyla malı teslim edeceğini davacı yana bildirdiğini, davacı yanın ödemenin tamamını teslimde yapacağını beyan ve taahhüt etmesiyle 26/02/2018 tarih ... sayılı ve 38.940,00 TL'lik faturayı müvekkili şirketin kestiğini, davacının yardım istemesiyle 38.940,00 TL değerindeki siparişin teslim edileceği güne kadar, davacının işlerinin aksamaması için, müvekkilinin elinde bulunan muadil/benzer bir çatı kenet makinasını bila bedel davacıya kullandırdığını, ancak davacı tarafın, mal hazır olduğunda bakiyeyi ödemediğini, müvekkil şirketin de ticari defterlerinde, 30.000,00 TL çek bedeli dışında ayrıca 10.740,01 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki satışın davacının kusuruyla gerçekleşmediğini,  davacı tarafın iade faturası kesmekten imtina ettiğini,  iade faturası kesmeden davacı tarafın alacaklı olmasının mümkün olmadığını, davacının, maddi ve manevi tazminat yönünden davacı taleplerinin reddine ilişkin kararının onanmasını, davacı tarafın iade faturası kesilmesi halinde, ticari defter kayıtlarında alacağının 28.200,00 TL olabileceğini, davacının cari hesaplarda davalıya 1.800,01 TL borcu olduğunu, bir an için iade faturası kesilmiş olduğu varsayılsa ve davacının alacaklı olduğu düşünülse  bile yerel mahkemenin 30.000,00 TL'nin iadesine dair kararının kaldırılarak 28.200,00 TLolarak düzeltilmesi gerektiğini, davacı tarafın faiz taleplerinin alacağı muaccel olmadığından yerinde olmadığını beyanla 30.000,00 TL yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle  kaldırılmasını ve/veya bozulmasını ve her türlü mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Dava, bir kısım satış bedeli çek verilmek suretiyle karşılanan makinenin teslim edilmemesi nedenine dayalı bedel iadesi, ödenmeyen KOSGEB destek bedeline yönelik maddi tazminat ,  işlerin gecikmesi ile  ticari itibarın  zedelenmesine yönelik manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, makinenin teslim edilmemesi nedeniyle davacının ödediği bir kısım makine bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği , davacının KOSGEB tarafından onay verilen ancak  makinenin teslim edilmemiş olması nedeniyle ödenmeyen KOSGEB destek bedelini davalıdan maddi tazminat olarak talep edip edemeyeceği, davacının manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktalarındadır. Somut olayda, taraflar arasındaki satım ilişkisi gereğince, davacının dava konusu kenet metal çatı makinesini 38.940 TL'ye satın almak için davalıya  30.03.2018 vade tarihli 30.000 TL tutarında  çek verdiği, satış bedelinden bakiye kalan miktarın makinenin teslim anında ödenmesinin kararlaştırıldığı, satışa konu makinenin davacıya teslim edilmediği, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile kalan ödeme bakiyesinin iadesini talep ettiği, davalı tarafından çek bedelinin tahsil edildiği ihtilafsızdır.Davacı, davalı ile 04.12.2017 tarihinde makina alımı konusunda anlaştıklarını, 29.12.2017 tarihinde ödeme yapıldığında davalının makine sevkiyatını 30.12.2017 tarihinde  gerçekleştirebileceğini bildirdiğini ancak sonrasında satımı kararlaştırılan makinenin başka bir müşteriye satıldığının ve yeni makine siparişi verildiğinin kendisine iletildiğini, 26.02.2018 tarihinde bakiye kalan satış bedelinin ödenmesi halinde davalının makineyi teslim etmeye hazır olduğunu bildirerek fatura düzenlediğini ancak kur farkı talep ettiğini ve teslimat yapmadığını ileri sürmüş; davalı ise 26.02.2018 tarihinde makineyi teslime hazır olduğunu davacıya bildirdiğini ve bakiye bedelin ödenmesini talep ettiğini ancak davacının bakiye bedeli ödeyecek durumu olmadığını bildirmesi üzerine makinenin devrinin ancak ödeme yapıldığı anda sağlanabileceğini belirttiğini, davacının 02.03.2018 tarihinde çektiği ihtara karşı cevabi ihtarla davacıya herhangi bir ödeme yapmayacağını, karşı ödeme talebini  bildirdiğini savunmuştur.Taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu makine hakkında düzenlenen 26.02.2018 tarihli 38.940 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya verilen çekin 30.03.2018 tarihinde tahsil edilmiş olduğu , davalı defterlerine göre davacının 1.800,01 TL tutarında başka bir emtia nedeniyle davalıya borçlu olduğu ancak 30.03.2018 tarihli çekin tahsil edilmesiyle çek tutarının davacının borcundan düşüldüğü ve  davacının davalıdan  28.200 TL  alacaklı hale geldiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dosya kapsamına alınan ptt kayıtlarında 24.12.2018 tarihinde davacı adına PTT aracılığıyla gönderilen 28.200 TL'lik tutarın  29.01.2019 tarihinde davalıya iade edildiği görülmektedir.  Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 125.maddesi uyarınca  sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacaklarından ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerinden, davacı  ödediği satış bedelinin iadesini talep etme hakkına sahiptir. Somut olayda  davacı Bakırköy ...Noterliğinin 02.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 26.02.2018 tarihli faturayı kabul etmediğini ve itiraz ettiğini beyan ederek kalan  ödeme bakiyesinin iadesini talep etmiş olup,  davalı  da tahsil ettiği çek bedelini iade etmeye hazır olduğunu beyan etmekle satım sözleşmesinden dönme noktasında taraf iradelerinin uyuştuğu anlaşılmaktadır. Davalı, defterlerine göre davacının 1.800,01 TL borçlu  olduğunu, bu bedelin makine için tahsil edilen çek bedelinden  düşülerek  davacının alacağının 28.200 TL olduğunu ileri sürmüş olup, davalının talebi, dava konusu makine haricindeki ürünlerden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğundan  takas def'i mahiyetindedir. Davalının cevap dilekçesinde ileri sürmeyip, sonraki dilekçelerinde ileri sürdüğü bu husus savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davalının cevap dilekçesiyle ileri sürdüğü bir takas defi bulunmadığı ve davacının savunmanın genişletilmesine açık muvafakati bulunmadığı gözetildiğinde  davalıya verilen  çekin  tahsil edilmesi nedeniyle mahkemece çek bedeli olan 30.000 TL'nin  davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetli olup, bu yöne ilişkin davalının istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. Diğer yandan TBK'nın 125.maddesi uyarınca sözleşmeden dönen alıcının, ödediği  satış bedelinin iadesini isteme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda  30.03.2018 tarihli çek  davalı tarafça tahsil edilmiş olup, bu tarihten önce keşide edilen ve herhangi bir miktar içermeyen Bakırköy ....Noterliğinin 02.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının temerrüde düşürülmediği gözetildiğinde  mahkemece 30.000 TL alacağa çekin tahsil tarihinden itibaren ticari avans faiz uygulanması yerinde olup, bu yönlere ilişkin her iki tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Eldeki davada davacı makine bedelinin ödenen kısmın iadesi ile birlikte  satıma konu makinenin teslim edilmediğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Davacının maddi tazminata konu zarar talebi, makinenin teslim edilmemesi nedeniyle ödenmeyen KOSGEB destek bedeline ilişkindir. Taraflar arasında çatı kenet makinesinin satışına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı; davacının 12.12.2017 tarihinde sipariş onayı verilen makine için 29.12.2017 tarihinde davalıya 30.03.2018 vade tarihli çek verdiği ve sipariş onayından yaklaşık bir buçuk ay sonra 24.01.2018 tarihinde KOSGEB'e başvurduğu dikkate alındığında taraflar arasında makinenin teslim tarihine ilişkin bir kararlaştırma da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu makine için davalı tarafça 26.02.2018 tarihinde düzenlenen faturaya karşılık davacı, bu faturayı kabul etmediğine ve ödeme bakiyesinin iadesini talep ettiğine yönelik 02.03.2018 tarihinde ihtarname keşide ederek, KOSGEB desteği verilmesine ilişkin 13.03.2018 tarihli karar öncesinde, satım sözleşmesinden dönmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde makinenin teslim edilmemesi nedeniyle davacıya ödenmeyen destek bedeline ilişkin davalının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ayrıca davaya konu makinenin teslim edilmemesinin davacının manevi değerlerine dahil ticari itibarını ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde de isabetsizlik yoktur. Bu yönlere  ilişkin davacının istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4. Maddesinde yer alan \"manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.\" düzenlemeye  göre mahkemece reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olup, bu yöne  ilişkin davacının istinaf sebebi de  yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ile davalı vekillerinin  yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ile davalı vekillerinin  istinaf başvurularının  HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 478,17 TL istinaf peşin harcının alınması gereken  427,60 TL karar harcından mahsubu ile fazla yatırılan 50,57 TL harcın davacıya iadesine,3-Alınması gerekli 2.049,30TL karar harcından  davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf peşin karar harcı  478,17 TL'nin   mahsubu ile eksik olan1571,13-  TL  harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  27/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7763c2821c26dcfb","SID":"0537527e736c937e"}}