{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/287 - 2024/613<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/287 <br>KARAR NO\t: 2024/613<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/252 Esas - 2023/641 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; yaya ...'in 06/04/2019 tarihinde ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu vefat ettiğini, davacı ...'in müteveffanın eşi, davacı ...'in ise müteveffanın oğlu olduğunu, müteveffa vefat edene kadar kısıtlı oğlu ...'in hem mahkeme kararı ile velisi hem de destekçisi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaldı ki; davacıların desteğinin kusurlu olması halinde dahi kusurun davacılara yansıtılmasının mümkün olmadığını, meydana gelen kaza ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/63525 soruşturma numaralı dosyasından soruşturma başlatıldığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ve poliçe teminatının 360.000,00-TL olduğunu, davalıya 20/05/2019 tarihinde tazminat talebiyle başvuru yaptıklarını, ancak zararlarının karşılanmadığını, temerrüt tarihinin 04/06/2019 olduğunu, kaza tarihi itibariyle müteveffanın ev hanımı olduğunu, tam kusura dayanılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 04/06/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile davacı eş ... için 31.585,13TL, çocuk(kısıtlı) ... için: 20.001,14TL talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışlan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 19/10/2018-2019 tarihlerini kapsayan ZMMS ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, avans faiz talebinin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara BAM 35 HD’nin kaldırma kararından sonra Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 17/07/2023 tarihli raporda, sürücü ...'nın kusuruz olduğu, müteveffa yaya ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 06/04/2019 tarihinde davalı Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı aracın davacıların desteği ...'e çarpması sonucu destek ... vefat etmişse de, kazada müteveffa yaya ...'in %100 oranında kusurlu olduğu sabit olup, davaya konu kazada karşı araç sürücüsünün kusursuzluğuna bağlı olarak davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, “davanın reddine” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun eksik incelemeyle düzenlendiğini, mahkemece keşfen alınan kusur raporunun nazara alınmadığını, müteveffanın kazada kusursuz olduğunu, kaldı ki müvekkillerinin kazada zarar gören üçüncü kişi olduklarını, destek %100 kusurlu olsa da destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ilk derece mahkemesi tarafından;   “06/04/2019 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle ...'in vefat ettiği, davacıların müteveffanın eşi ve oğlu olduğunun aile nüfus kayıtları ile sabit olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar 2183693/0 nolu sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, 29/01/2020 tarihli rapora göre olayda müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, kaza sebebiyle müteveffa ...'in vefatı nedeniyle davacı ... için 31.585,13-TL, davacı ... için 20.001,14-TL destekten yoksun kalma zararı olduğu anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü  ile; davacı ... yönünden 31.585,13-TL destekten yoksun kalma tazminatının 04/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 20.001,14-TL destekten yoksun kalma tazminatının 04/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine” dair verilen ilk kararın davalı sigorta tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/649E. - 2023/370 K. sayılı ilamıyla “…Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/9 Esas - 2021/434 Karar sayılı dosyasında sanık ... hakkında davacılar desteği ...’in taksirle ölümüne neden olmak suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda… sanığın… olayda kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmamakta olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın olayda herhangi bir kast veya kusurunun bulunmaması nedeniyle atılı suçtan beraatine” karar verildiği ve kararın Ankara BAM 12. CD’nin 2021/1749 E. - 2022/697 K. sayılı ilamıyla, “istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak” karar verilerek kesinleştiği,  mahkemece hükme esas alınan raporda ise ceza mahkemesi dosyası değerlendirilmeden ölen/desteğin %75, davalının sürücüsünün %25 kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu rapor esas alınarak karar verilmiş olup, bu haliyle hükme esas alının kusur raporunun eksik inceleme ile düzenlendiği, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, mahkemece ceza dosyası kapsamı da nazara alınarak yeniden kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere, kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı gereğince ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından kaza tutanağı, ceza mahkemesindeki kusur raporu ve dosyamızdaki kusur raporları değerlendirilerek düzenlenen raporda, davacılar desteğinin dava konusu kazada tam kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.<br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından da isabetli olarak kabul edildiği üzere, hükme esas alınan 17/07/2023 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun, kaza tutanağı, ceza mahkemesindeki kusur raporu ve eldeki dosyadaki kusur raporları değerlendirilerek düzenlendiği, raporun hükme esas alınmasında ve bu kapsamda davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf talebinde bulunan  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf talebinde bulunan tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5856880d9be130e0","SID":"9d79f451ed833ce9"}}