{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2394 <br>KARAR NO: 2024/650<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 28/06/2021<br>NUMARASI: 2019/888 Esas - 2021/479 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirkete ait olan ... plaka sayılı ... Marka 2017 Model Kamyonun 17/06/2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı şirkete kasko ettirildiğini, söz konusu kamyonun 17/07/2019 günü maden sahasında meydana gelen toprak göçüğünün altında kalarak kullanılamaz hale geldiğini, kaza sonrası sair belgeler ile aracın durumunu sigorta şirketine bildirildiğini ancak sigorta şirketinin ''...  kullanımı sırasında meydana gelen zararların teminat harici olduğu'' gerekçesiyle müvekkilinin ödeme taleplerini kabul etmediğini, müvekkili ve davalı sigorta şirketi tarafından imzalanan genişletilmiş kasko poliçesinde belirtilen şekilde gerçekleşen hasarların teminat dışı olduğuna dair herhangi bir not olmadığını, ... sayılı kamyonun halihazırdaki durumunun araçtaki maddi hasarın pert olup olmadığının tespiti ile araç pert olmuşsa aracın kaza öncesi piyasa değeri için pert olmamışsa aracın tamiri nedeniyle gereken masrafın tespitinin yapılmasını, ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin olayın gerçekleştiği yer olan Konya/Akşehir/Ilgın mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi nedeniyle  davanın usulden  reddine karar verilmesini, ayrıca gerek başvuranın beyanında gerekse olay yeri inceleme tutanağında da belirtildiği üzere, ... plakalı aracın ... İnşaat A.Ş firmasında kiralık olarak kullanıldığı, aracın bu firmaya ait ... sahasında ticari amaçla kullanıldığı sırada meydana gelen göçük/toprak kayması sonucu hasarlandığını, poliçe kapsamındaki aracın rent a car/ ticari amaçla kullanılamayacağının taraflarca kararlaştırıldığını ve aracın ret a car olarak kiralanması halinde kullanım esnasında meydana gelen tüm zararların teminat dışı kalacağı hükmü karşısında başvuranın talebinin dayanaksız olduğu ve sözleşmeye aykırı olduğu, başvuranın hususi kullanıma özgü araç olarak kasko poliçesi ile sigorta yaptırdığı  aracını 3.kişilere ticari amaçla kiraladığı ve kazanın 3.kişinin kullanımı sırasında meydana geldiğini, bu durumun sigorta poliçesi şartları dahilinde teminat dışı haller olması sebebiyle işbu başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin, yargılama yapmadan, dosyadaki delilleri tartışmadan, yasal şartları bulunmasına rağmen mesleki mazeretleri  hakkında hüküm tesis etmeden, davayı tek celsede bitirdiğini bu yönüyle sakat olup kaldırılması gerektiğini, mahkemenin sigorta hukuku yönünden hiçbir değerlendirme, teknik açıklama, nitelendirme yapılmayan, sigortacılık yönünden, yalnızca kasko poliçesinde yer alan maddeye yer verilerek, hasarın teminat dışı olduğu belirtilen, teknik olarak hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan, uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olacak nitelikte bulunmayan rapora karşı itirazlarını reddetmek suretiyle, yetersiz rapora dayanarak, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurduğunu, kasko sözleşmesinde geçen ticari amaç \"taşımacılık maksadıyla, yolculuk masraflarının paylaşımı amacıyla yapılan kullanımlar veya ortaklaşa kullanma, yani car sharing - bireylerin kişiden kişiye araç kiralama\" olarak belirtildiğini, müvekkilinin yürütmüş olduğu ticari faaliyet ile car sharing hiçbir ilgisi bulunmadığını,  hukuksal anlamda \"birey\" gerçek kişiyi ifade etmekte olup, bu anlamda tüzel kişiliğin bir birey de olmadığını, bilirkişinin sigortacılık yönünden yapmış olduğu değerlendirmenin hiçbir hukuksal dayanağın olmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan poliçede ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda yukarıda belirtilen şekilde gerçekleşen hasarların teminat dışı olduğuna dair herhangi bir hüküm olmadığını, müvekkilinin poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, primlerini zamanında yatırdığını,  zamanında yapılan bildirime rağmen ve diğer bütün şartları gerçekleşmişken davalının zararın tazmininden imtina etmesinin poliçe ve genel şartlar hükümlerine, dahası kanun hükümlerine aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir hukuksal dayanak belirtilmediğini, mahkemenin, rapora karşı itirazlarını  raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle usule aykırı bir şekilde reddettiğini, sözleşmedeki metnin tekrarından ibaret olan hukuksal değerlendirmenin, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, mahkeme kararının hiçbir hukuksal nedene dayandırmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.  Dosya evrakı arasında bulunan Kamyon Kiralama Sözleşmesinde; ... plakalı aracın, ... İnşaat tarafından ... Madencilik firmasına 30.12.2019 tarihine kadar kiralandığı, çalışma alanının Konya Ilgın kömür sahası dekapaj çalışma alanı olduğu tespit edilmiştir. 01/07/2019 tarihli Kazı ve Nakliyat Yapılması İşi ile ilgili Sözleşme başlıklı belgenin incelenmesinde ...Tur. Tic.San. Ldt. Şti. İle ... İnşaat A.Ş. arasında taşeronluk sözleşmesinin kurulduğu, çalışma süresinin 60 gün olduğu, iş yerinin 01/07/2019 tarihinde teslim edildiği, çalışma alanının Konya Ilgın kömür sahası dekapaj çalışma alanı olduğu anlaşılmıştır. Her iki sözleşmenin taraflarının aynı olduğu ve çalışma sürelerinin çakıştığı, çalışma alanının da aynı olduğu görülmüştür. Davacının malik olduğu ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... nolu kasko poliçesinin Sigorta Teminatına İlişkin Özel Belirlemeler başlığı altında bulunan 4.7 maddesine göre  \"Sigortalı aracın sigorta süresince hiçbir şekilde ...  ve ticari amaçla (ticari amaç, taşımacılık maksadı ile yolculuk masraflarının paylaşımı amaçlı yapılan kullanımlar veya aracı ortaklaşa kullanma car sharing bireylerin kişiden kişiye araç kiralama uygulaması durumunu ifade etmektedir.) kullanılamayacağı taraflarca kararlaştırılmıştır. Rent a car amaçlı kullanım esnasında meydana gelen tüm hasarlar ile hasar anında aracın ticari amaçlı kullanıldığının tespiti durumlarında oluşan hasar Police teminat kapsamı dışındadır.\" Sigorta poliçesinin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Aynı Yasanın 1423. maddesi uyarınca poliçenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz edilmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Bu bağlamda davacı taraflara arasında düzenlenen poliçenin  4.7 maddesine itiraz ettiğini ispat edemediğine göre bu özel şartın geçerli olduğunun kabulü gerekir.  Somut uyuşmazlıkta dosyada bulunan sözleşmelerden dava konusu aracın hem kiralama sözleşmesine konu olduğu  hem de taşeron sözleşmesi ile aynı alanda kullanıldığı sabit olup  bu durumda kasko sözleşmesindeki  4.7 maddesinde belirtilen  poliçe özel şartı (aracın ticari amaçla kullanılamayacağına (aracı ortaklaşa kullanma car sharing bireylerin kişiden kişiye araç kiralama uygulaması durumu) ilişkin düzenleme) gereği dava konusu hasar talebinin teminat dışı olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece açıklanan gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"def06284233fe81e","SID":"714015d2c80d6e41"}}