{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/659 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/784   Esas   2024/109  Karar <br>DAVA\t\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  14/05/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA : <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... adlı işletmenin sahibi olduğunu, işbu işletmeyi 29.11.2021 tarihinde devraldığını, 13.05.2022 tarihinde de kapattığını,  bu dönemde çalışan ...'nin maaşına ilgili dosyadan maaş haczi geldiğini,  icra müdürlüğüne maaş haczinin sıraya aldığı bildirildiğini, davalı alacaklı tarafından iki kere haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı ile borçlu ... arasında herhangi bir alacak yada hak bulunamaması nedeniyle de müvekkilinin davalı alacaklıya bir borcu olmadığını belirterek müvekkilinin alacaklı davalıya bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Aydın İcra Müdürlüğünün  2021/9319 esas sayılı takip dosyasında alacaklı davalı müvekkili Şirketin eğitim alacağı sebebiyle borçlu  ... aleyhine açılmış bonoya dayalı bir takip olduğunu, 3.kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının;15 günlük hak düşürücü sürede açılması zorunlu olduğunu, İşbu davanın açılacağı 15 günlük hak düşürücü sürenin sonu 13.04.2023 tarihi olup sürenin geçmiş olduğunu, davanın dava şartı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından I.ve II.haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesinin hukuki neticesi dışında esasen davacı açısından meydana getirdiği hukuki durum; davacının İİK.89.md. uyarınca borcu kabul etmiş sayıldığının, takip borçlusu ...’nin davacı (kızı) ... yanında -pansiyon işletmesinde- sigortalı çalıştığı ve sigortalı çalışmasının emeklilik sebebiyle sonlandığı; işçilik alacağı olmadığı; dolayısıyla davacının takip borçlusuna borcu bulunmadığı ifade edilerek, delil olarak sadece SGK. kayıtlarına dayanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"... Dava İİK.'nın 89/3.m. uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olduğu,  Üçüncü kişi yedinde bulunan borçluya ait taşınır mallar ve alacaklar İİK m.89’a göre haczedilebilir. Borçlunun maaş ve ücreti de üçüncü kişideki bir alacağı niteliğindedir. Ancak borçlunun maaşı ve ücretinin haczedilmesi İİK'nun 89.maddesi kapsamında gerçekleşmemektedir. İcra İflas Kanununda, maaş ve ücret haczi, 355 ve 356.maddelerde düzenlenmiş olup, maaş ve ücret haczi için farklı bir usul öngörülmüştür. Anılan düzenleme, 89.maddeye göre özel bir düzenleme olduğundan maaş haczi konusunda 89.madde hükümleri uygulanamaz. Somut olayda;davalı vekili tarafından gönderilen haciz ihbarnamesinde, borçlunun üçüncü şahısta(davacıda) bulunan maaş alacaklarının icra müdürlüğü dosyasına gönderilmesi talep edilmiş ise de, davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde açıkça haciz ihbarnamelerinin davacıya borçlunun maaşından kesinti yapılması amacıyla gönderildiğinin belirtilmesi  ayrıca davalı alacaklının borçlu ...'nin davacıdan alacaklı olduğuna dair herhangi bir belge yada delilin dosyaya sunulmaması hususları nazara alındığında, mahkememizce davalı tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerinin  maaş ve ücret alacağının  haczi için gönderildiği kabul edilerek, borçlunun, davacıdan ücret alacağı dışında başka bir alacağı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu durumda, davalı tarafından davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin maaş ve ücret haczi amacıyla gönderildiği dosya kapsamıyla sabit  olmakla  ve  İcra İflas Kanununda, maaş ve ücret haczinin 355 ve 356. maddelerde düzenlenmiş olması, maaş ve ücret haczi için farklı bir usul öngörülmesi nedeniyle davacı üçüncü kişinin ücret alacağından dolayı İİK'nun 89.maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağından(19.HD'nin 2010/13379E-2011/8079K sayılı ilamı da aynı yöndedir),davacının davasının kabulü ile davacının Aydın İcra Müdürlüğünün 2021/9319 Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Somut olayda; davacı, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmemiş ve İİK.'nın 89/3 maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine neden olmuştur. Bu durumda davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş ise de yargılamanın ilk duruşmasında  davayı kabul etmeyerek devamına yol açmıştır.  O halde HMK.'nın 323. ve 326. maddeleri kapsamında yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve talep konusunun parayla ölçülebildiği uyuşmazlıklarda avukatlık ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerekeceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  alacaklı  şirketin (bünyesinde faaliyet gösteren “...” kaynaklı) eğitim alacağı sebebiyle borçlu (baba) ... aleyhine açılmış bonoya dayalı bir takip olduğunu,  dava dışı borçlunun işveren davacı ... yanında sigortalı çalışması sebebiyle aldığı maaşından yasal kesinti yapılması için maaş haciz işlemi İİK.355 ve 356.md. uyarınca gerçekleştirildiğini,  davacı işveren icra takip dosyasına verdiği cevapta  maaş haczinin tatbik edildiğinin  bildirildiğini,Yerel Mahkemece dosya kapsamındaki dayanak icra dosyasındaki maaş haciz işleminin yapılmış olması tetkik edilmeyerek, cevap dilekçelerinde sair işçilik hakları için gönderildiğini belirttikleri İİK.89 haciz ihbarnamelerinin, maaş haczi için gönderildiği şeklinde hukuken yerinde olmayan bir değerlendirmeye tabi tutulması ve bunun sonucu olarak da maaş haczi için kanunen izlenecek usul farklı olduğundan bahisle, somut olayda İİK.89 md. uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinin hukuken sonuç doğurmayacağı kanaatine binaen davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,   prosedür neticesi gönderilen  I.ve II.haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediğinden, davacı İİK.89.md. uyarınca borcu kabul etmiş sayıldığını, davada takip borçlusuna borçlu olmadığını ispat etmek ve ispat yükünü yerine getirecek mahiyette delil sunmak zorunda olan davacı, işçilik hakları ile ilgili borcu bulunmadığına dair delil olarak sadece SGK. kayıtlarına dayanıp başkaca hiçbir delile dayanmaması sebebiyle, dava ispat edilememişken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya  aykırı olduğunu,  kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini  talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davalı vekilinin istinafa konu ettiği miktarın 16.656,94 TL olması nedeniyle 26/02/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 284,46 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7da019f4d6b012be","SID":"8f18d4e57edbf383"}}