{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/757 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1125<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2019/516   Esas  2024/95  Karar <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 28/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  28/05/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA : <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde  özetle;  Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında Davalı, .... ... ve ... model ürün satın alındığını, ancak 142.25 EUR ve 393,89 GBP tutarındaki borcunu Müvekkil Şirkete ödemediğini, Beşiktaş 26. Noterliği vasıtasıyla 11.10.2018 tarihli ve 67872 yevmiye numaralı ihtarname 15.10.2018 tarihinde Davalı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkil Şirkete herhangi bir olumlu geri dönüş alamadığın. Bu nedenle söz konusu borç için İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2018/42812 Esas sayılı dosyası nezdinde İcra takibi başlatılmış olup, söz konusu takip; davalının borca ve ferilerine ilişkin yaptığı haksız ve dayanaksız itiraz ile durduğunu, son olarak davalı tarafa karşı dava şarti olan arabuluculuk süreci başlatılmış fakat taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının haksız, kötü niyetli ve usule aykırı itirazının iplaline ve takibin İstanbul 27. icra Müdürlüğü'nün 2018/42812 Fsas sayılı dösyası üzerinden devamına, İtirazın haksız kötü niyetli olması ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıması sebebiyle likit ve muayyen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Usule ilişkin olarak müvekkilinin, İzmir'de ikamet etmekte olup yapılmış olan icra takibi yetkisiz makama yöneltildiğini, bu bakımdan, icra takibinin iptal edilmesi gerektiğini, Davacının herhangi bir alacağı yokken müvekkilini zor durumda bırakmak için İstanbul'da Müvekkiline karşı takip yapmış ve huzurdaki davayı açtığını, davanın öncesinde yine İstanbul'da yetkisiz yerde arabuluculuğa başvurarak Müvekkilini yine kötü niyetli bir şekilde İstanbul'daki bir yargılamaya sürüklemeye çalıştığını, taraflarınca yetkisiz olarak yürütülmek istenilen arabuluculuk başvurusuna itiraz edildiğini, Davacının, davasını ...'ye karşı açtığını, Oysaki, bu bir marka olup herhangi bir tüzelkişilik olmadığından ehliyeti olmadığını, esasa ilişkin olarak davacımın iddia ettiği şekilde 3.579,25 'TL'lik bir borç söz konusu olmadığını, davacının her şeyden önce müvekkiline sattığını iddia ettiği ürünlere dair faturaları dahi dosyaya sunmadığını, müvekkiline bu ürünlerin satılmadığından davacının herhangi bir alacağının da olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeden davacının alacaklı olduğuna dair iddialarının ispat edilemediği, davacının alacaklı olduğuna dair yemin delilinden başkaca bir delilinin de kalmadığı, duruşma esnasında yemin deliline dayanacaklarını ve yemin metnini hazırlayıp sunacaklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yemin metninin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının yeminin yapılması için kararlaştırılan ilk duruşmaya sağlık sebeplerinden ötürü katılamadığı, bu durumu belgelendirdiği anlaşılmakla yeni bir yemin günü tayin edilerek davalı bu gün için meşruhatlı davetiye ile çağırılmıştır. Davalı tarafça kendisine tebliğ edilen yemin metninde yer alan yemin usule uygun surette eda edilmiş ve davalının davacıya borçlu olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olmadığı kesin delil ile ispat edilmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  ticari ilişki kapsamında davalının, ..., ... ve ... model ürün satın aldığını,  ürünlerin karşılığı olan 142,25-EUR ve 393,89-GBP tutarındaki borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili tarafından davalıya ihtarnamenin noter yolu ile keşide edildiğini,  geri dönüş alamadıklarını, borç için İstanbul 27. İcra Müdürlüğü’nün 2018/42812 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibin davalının borca ve fer’ilerine ilişkin yaptığı haksız ve dayanaksız itiraz ile durdurulduğunu, davalı tarafa karşı dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başladığını, anlaşma sağlanamadığını, dosyaya sunulan deliller, belgeler ve alınan bilirkişi raporlarında da müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, yerel Mahkeme tarafından yemin deliline dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul kurallarına aykırı olduğunu, davanın reddine dair verilen kararının kaldırılarak,  davanın kabulüne karar verilmesini   talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 3.579,27 TL olması nedeniyle  02/02/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9888a2347096b50c","SID":"65ccbc4d1b690e82"}}