{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/43 <br>KARAR NO: 2024/872<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/09/2023<br>NUMARASI: 2022/464 Esas - 2023/634 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ...'ın malik ve işleteni olduğu ... plakalı aracın 08/02/2017 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığını, araçta KDV dahil 58.909,33 TL hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine araçta meydana gelen hasar bedelinin alacağın temliki sözleşmesine uygun olarak ödenmesi için 03/05/2017 tarihinde başvuru yapıldığını, bir sonuç alınamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açılan davada; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.400,00 TL hasar bedelinin ve 250 TL eksperiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 13/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, müteakip davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak, hasar bedeline ilişkin talebini 41.246,20 TL arttırarak 44.646,20 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 13/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacı tarafça ibraz olunan tek taraflı tanzim olunmuş temlik sözleşmesinin yasal koşulları ihtiva etmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin hasar miktarının tamamını karşıladığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, ekspertiz incelemesi sonucunda araçta 33.983,48 TL hasar tespiti olduğunu, bu bedelin müvekkili tarafından ödendiğini belirterek, davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, ayrıca esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 1-Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 2-Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan 44.646,20 TL bakımından 41.246,20 TL için davanın kısmi dava olması nedeniyle zamanaşımı define dayalı olarak bu miktar bakımından zamanaşımı nedeniyle, fazlaya ilişkin ekspertiz masrafına dair 250,00 TL bakımından ispat bulunmadığından davanın REDDİNE, 3.400,00  hasar bedelinin 13.05.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 09/06/2022 tarih ve 2019/2763 esas 2022/786 karar sayılı ilamı ile; Bilindiği üzere, HMK'nın 107.maddesi kapsamında açılan belirsiz alacak davalarında, davanın açılması ile birlikte (dava tarihinde) alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açanın bunu açıkça dava dilekçesinde belirtmesi gerekir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde; \"taraflar arasındaki hasar bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edilebilecek alacak miktarını, bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek miktar kadar artırmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.400,00 TL hasar bedelinin ve 250 TL eksperiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketinin temerrüt tarihi olan 13/05/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini\" talep etmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığının anlaşılması ve belirsiz alacak davalarında dava tarihinde alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesileceği göz önüne alındığında, ilk derece mahkemesinin; ıslah istemine konu alacağın zaman aşımına uğradığı yönündeki kabulü ve kararı hatalıdır. Bundan ayrı, davalı sigorta şirketi vekili hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, mahkemece gerekçeli kararda bu hususa değinilmediği iddia edilmiş olup, ilk derece mahkemesince bu husus araştırılmadan, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sigortalının başvurusunun temlik alan davacının başvurusundan önce olup olmadığı belirlenmeden karar verilmiş olması da hatalıdır. Sonuç olarak; az yukarıda açıklanan hatalı uygulama ve noksanlıkların ikmali ile toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak duruma göre karar verilmesi için davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerektiği\" gerekçesi ile; kararın HMK'nın 353/1-a/6. maddesi hüküm uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden esasa kaydedilen dava dosyasında kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; Davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine temlik sözleşmesi ile birlikte 03.05.2017 teslim tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava dışı sigortalı ...tarafından da, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ...'a temlikten ve temlik alan davacı şirketin davalı sigorta şirketine başvurusundan sonra olmak üzere 14.09.2017 tarihinde 33.983,48 TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı ...ve davacı şirket arasında yapılan alacağın devri (temlik) sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, temlik ile dava konusu alacağa ilişkin talep hakkının davacı şirkete geçtiği, alacağın temlik edildiği hususunun davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine bildirilerek alacak başvurusunda bulunulduğu, ödemenin ise bu bildirim ve başvurudan sonra dava dışı sigortalı ...'a yapıldığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin iyi niyetli yapılan ifa olduğu ileri sürülerek borcundan kurtulamayacağı, davacı şirkete karşı sorumluluğunun devam ettiği, davacı yanın, dava konusu aracın meydana gelen kazadaki hasarı nedeniyle araçtaki hasar bedeline ilişkin olarak 40.100,00 TL  talep edebileceği, ayrıca makul gider olarak 250,00 TL ekspertiz ücreti talep edebileceği,  davalı sigorta şirketinin Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi teminat limitleri içinde kalan bu bedellerden sorumlu olduğu, temerrütün davacının sigortaya başvurusundan 10 iş günü sonrası 13.05.2017 tarihinde oluştuğu, temerrüt tarihinden itibaren  avans faizi talep edilebileceği, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin iyi niyetli yapılan ifa olduğu ileri sürülerek borcundan kurtulamayacağı, davacı şirkete karşı sorumluluğunun devam ettiği  sonuç ve vicdani kanaate varıldığından, davanın 40.100,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 40.100,50 TL hasar bedelinin 13/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri;  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince maddi hata sonucu davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi, ilk derece mahkemesi'nin de davayı belirsiz alacak davası kabul ederek hüküm kurmuş olmasının usul ve yasaya açıkça aykırı bulunduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı her türlü tartışmadan uzak olup ilk derece mahkemesince hükmüne esas alınan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2019/2763 E. - 2022/786 K. Sayılı kararında kısmi dava olarak açılmış davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesi suretiyle maddi hata yapıldığı, davacı tarafça ibraz edilen adi temliknameye itibar olunarak ve hasar bedelinin müvekkili şirketçe araç maliki sigortalıya ödenmiş olması hususunun değerlendirme dışı tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, KDV'li tutar üzerinden hüküm kurulması ve davacı tarafça dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmesine karşın avans faizine hükmedilmesinin istemin aşılması niteliğinde olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava; kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılmış araç hasar bedeli ile ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davalı sigorta şirketi nezdinde 18/08/2016-18/08/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde kasko sigortalı bulunan ve kullanım amacı yolcu nakli olan sigortalı ...'a ait ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı otobüse arkadan çarpması neticesinde meydana gelen 08/02/2017 günlü trafik kazasında hasarlandığı, kasko sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin poliçe kapsamında giderilmesi için davalı sigortacıya yazılı biçimde başvuruda bulunulduğu, bu talebin karşılanmadığı ve eldeki davanın açıldığı, anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinin içeriği itibariyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına, dairemizin kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesince avans faizine hükmedilmiş olmasına, davalı vekilinin bu konuda istinafı bulunmadığından bu hususun davacı yönünden kazanılmış hak oluşturması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin doğru olmasına, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin; temlik alan davacı şirketin başvurusundan sonra yapılmış olmasına ve bu nedenle davacı şirkete karşı sorumluluğunun devam ettiğinin kabul edilmesinde bir hata bulunmamasına, davalı sigorta şirketinin KDV'den sorumlu olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine,  2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 2.739,26-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 686,00-TL harcın düşümü ile 2.053,26‬-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1269c57217f5408c","SID":"06a680003c12ef7f"}}