{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/924 <br>KARAR NO: 2024/817<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2023<br>NUMARASI: 2022/491 Esas - 2023/439 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; 28.05.2016 tarihinde, dava dışı ... sevk ve iradesindeki ... plakalı  trafik sigortası bulunmayan aracın, aşırı hız ve alkolün de etkisiyle müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23.05.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 67.679,42 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını,  Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı, davalı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması  neticesinde, Dairemizin 23/06/2022 tarih, 2019/ 3356 Esas, 2022/ 913 Karar sayılı ilamı ile; \"...kaza tarihi olan 28.05.2016 itibari ile yürürlükte olan \" Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılmasının  doğru olmadığı.\" gerekçesi ile, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' ..Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi  tarafından hazırlana  raporda kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'ın  asli ve tam kusurlu olduğunun, davacının ise kazanın meydana gelmesinde ve maluliyet zararının oluşmasında kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 1 olduğu, iyileşme süresinin 4  aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, kusur ve maluliyet raporundaki tespitlere göre aktüeryal hesap uzmanı bilirkişi marifeti ile yaptırılan inceleme neticesinde, davacının % 1 maluliyetinden kaynaklanan nihai ve gerçek maddi zararının 7.399,78 TL, 4 aylık geçici maluliyetine  ilişkin nihai ve gerçek maddi zararının 5.203,96 TL olduğunun tespit ve rapor edildiği, raporunu tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' kanaati ile; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 13.103,74 TL nın 06/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı  davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:Davacı vekili,  dosyada mevcut ATK raporu ile Uludağ Üniversitesi tarafından  hazırlanan raporda müvekkilinin maluliyetinin %11,1 olarak tespit edilmesine rağmen sonradan alınan ATK raporunda %1 olarak belirlenmesinin  hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  %1 maluliyet olduğunu belirten ATK raporunun gerekçesiz olduğunu, kaldırma kararından sonra yerel mahkemece hükmedilen  tazminatın ilk kararda müvekkili lehine hükmedilen 67.579,42-TL 'den az olmayacağını, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacı tarafça usulüne uygun bir  başvuru yapılamadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, ATK'nın maluliyet hususunda bilirkişilik sıfatı bulunmadığını, davacının emniyet kemeri takmadan araç kullanması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılmış bir ödeme var ise bunun tenzili gerektiğini,  müvekkili kurumun temerüde düşmediğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı tarafça davadan önce davalı kuruma başvurulmuş olup dava şartının gerçekleşmiş olmasına ve bu nedenle davalının temerrüde düşmüş bulunmasına; dosya kapsamında alınan ATK kusur raporu, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli ile uyumlu olup davacı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun anlaşılmasına, geçici iş göremezlik tazminatından trafik kazasından kaynaklanan  bedensel zarar kapsamında  davalı kurumun sorumlu olmasına, davacıya SGK tarafından bir ödeme yapılmadığının bilirkişi raporunda tespit edilmiş bulunmasına, Yargıtay'ın güncel içtihatları gereğince hesaplamada teknik faiz değil progresif rant yönteminin uygulanmış olmasında bir yanılgı bulunmamasına;  kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri kullanımı 'tespit edilemedi' şeklinde işaretli olduğundan yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında  bir hata tespit edilememesine,  alanında uzman dr bilirkişilerin katılımı ile oluşan ATK ilgili İhtisas Dairesi'nin bilirkişi raporu  hazırlama hususunda yetkin ve yeterli olmasına; dairemiz kaldırma kararından sonra, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 31/10/2022  tarihli rapor, kaza tarihinden yürürlükte bulunan  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre hazırlanmış  olup, dosya kapsamında bulunan her iki sağlık kurulu raporu ise kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlandığından maluliyet oranları arasındaki farkın uygulanan yönetmeliğin farklı olmasından kaynaklandığının belirgin  olmasına; yerel mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre  hazırlanan 31/10/2022 tarihli ATK raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; yerel mahkemece verilen ilk karar davalı vekilince istinaf edilmiş olup, davacı tarafça istinaf edilmediğinden ve dairemiz kararına göre yerel mahkememe kararı davalı lehine kaldırıldığından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olmakla, doğru yönetmeliğe göre hazırlanan raporda tespit edilen maluliyet oranına göre yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir yanılgı bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekili  tarafından yapılan  istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60 -TL harç istinaf başvurusu sırasında alındığından davacıya iadesi yada  davacıdan ikmali gerekli harç bulunmadığına,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 895,12-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 467,52-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a267886d69a163b","SID":"9fd4990c0c780444"}}