{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1014 <br>KARAR NO: 2024/787<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/01/2021<br>NUMARASI: 2019/436 E. -  2021/32 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine dosyanın Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esasına kaydedildiğini, davalının ödeme emrine itiraz ettiğiini, taraflar arasında 03.10.2018 tarihli satış sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre daha önce davalı tarafından 100.000-TL bedelle davacıya satılan ve arızalanması neticesinde iade alınan ... marka 2012 model granül makinesinin davalı tarafından aynı bedelle kabul edilmesi, buna mukabil davacının da iade etmiş olduğu makineye ek olarak 100.000-TL ödemesi kaydıyla, 2018 model başka bir granül makinesinin davacıya teslimi konusunda anlaşıldığını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, satış bedelini 3 adet çek vermek suretiyle davalıya ödediğini, satış sözleşmesinin  “Bedel ve Ödeme Şartları ve Teslimat” başlıklı 3.maddesine göre sözleşmeye konu makinenin sözleşmenin imzalandığı tarih ve çeklerin teslimi tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde davalı tarafından teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, söz konusu makinenin sözleşmeye göre teslim edilmesi gerekeli tarihte değil, 30.03.2019 tarihinde teslim edildiğini, buna ilişkin davalı yanca düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesinin ekte sunulduğunu, davalının makineyi geç teslim etmiş olmasından dolayı müvekkilinin bu dönemde ürün tedarik ve siparişi kabul edemediğini ve bundan dolayı zarar gördüğünü, satılan makinenin teslimden sonra montajının dahi müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalındığını, davalının sözleşmeye konu makineyi geç teslim etmesinden dolayı yine sözleşmenin 3.maddesine göre müvekkilinin davalıdan ceza koşulu talep etme hakkı doğduğunu, zira anılan maddede, teslim süresini aşması halinde satıcı firma tarafından gecikilen her gün için 500,00 TL ceza ödeneceğinin hüküm altına alındığı, davalı yana Beyoğlu ... Noterliğinin 20.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek, makinenin teslimindeki gecikmeden kaynaklanan 58.500,00 TL ceza koşulunun ödenmesinin talep edildiğini, işbu ihtarnamenin 22/05/2019 tarihinde davalı yana tebliğ edildiğini, davalı yana keşide edilen ihtarnameye rağmen sözleşmede öngörülen ceza koşulunun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine söz konusu alacağın tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığını, davalının icra takibine vaki itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan   itirazın haksız olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının dava dilekçesinde de kabul ve beyan ettiği üzere taraflar arasında 03.10.2018 tarihinde sözleşme akdedildiği, bu sözleşme gereği teslim etmesi gereken çeklerin 05.10.2018 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiği ve sözleşme çerçevesinde davacının talep ve isteklerine göre özel olarak üretimi yapılan makinenin 30.03.2019 tarihinde davacıya teslim edildiğinin dosyada bulunan belgelerden anlaşıldığını, ancak her ne kadar davacı, geç teslim nedeniyle sözleşmenin 3. maddesi uyarınca ceza koşulu talep etmekte ise de sözleşme konusu emtiayı 30.03.2019 tarihinde çekincesiz bir şekilde teslim almış olduğundan TBK'nın 179/2. maddesi uyarınca artık ceza koşulu talep etme hakkının düşmüş olduğunu, davacının dosyaya ibraz ettiği 30.03.2019 tarihli sevk irsaliyesi incelendiğinde sözleşme konusu emtianın çekincesiz bir şekilde teslim alındığının açık bir şekilde görüldüğünü, tacir olan davacının basiretli bir tacir olmanın gereği anılan madde uyarınca ceza koşulu talep etme hakkını teslim anında teslim belgesi üzerine şerh düşmesi gerekirken ifayı kabul etmiş olması karşısında davacının talebinin reddedilmesi gerektiği, istikrar kazanmış Yargıtay kararlarında da aynı hususun altı çizilerek alıcının artık ceza koşulu talep edemeyeceğinin altı çizildiğini, davacının ifaya ekli ceza koşulu talep etme hakkı bulunmadığına yönelik itirazları baki kalmak ve asla tam veya kısmi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen ceza koşulunun hatalı olarak hesap edildiğini ve miktar olarak da fahiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde teslim tarihinin sözleşmenin imzalanması ve çeklerin verilmesinden itibaren 60 gün olarak belirlendiğini, bu bağlamda teslim süresinin başlayabilmesi için iki koşulun da gerçekleşmiş olması gerektiğini, davacı yanca çeklerin 05.10.2018 tarihinde teslim edildiği tartışmasız olduğundan teslim tarihi için öngörülen başlangıç tarihinin 03.10.2018 değil ve fakat 05.10.2018 olarak dikkate alınması gerektiği, hal böyle olmakla davacı yanca 117 gün üzerinden hesap edilip müvekkili şirketten talep edilen ceza koşulu miktarı kendi içinde hatalı olduğu, ikinci olarak davacının talep etmiş olduğu ceza koşulu miktarının haksız menfaat sağlamaya yönelik, fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğu, zira sözleşmenin toplam bedelinin 100.000-TL olduğunu, bu bedelin neredeyse %60'ına isabet edecek bir ceza koşulunun müvekkili şirketten talep edilmesinin müvekkili şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olacak nitelikte olup tenkise tabi olması gerektiği, davacının talep etmiş olduğu alacağın likit ve muayyen olmadığını savunarak, davanın reddi ile  %20 oranında  kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davacı taraf, 03.10.2018 tarihli sözleşme gereği teslimi gereken malın geç teslimi nedeniyle sözleşmede öngörülen ceza koşulunun ödenmesi istemi ile başlatılan  icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, sözleşme konusu malın  çekincesiz bir şekilde teslim alındığından  TBK'nın 179/2. maddesi uyarınca ceza koşulu talep etme hakkının düşmüş olduğunu, talep edilen tutarın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, karşı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine sözleşme ve ihtara dayalı 58.500,00-TL asıl alacak açıklamalı cezai şart bedelinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan adi takip yoluyla icra takibine karşı borçlu tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalı tarafa hitaben keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 20/05/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; sözleşme konusu malın 117 gün geç teslim edilmesi nedeniyle  58.500-TL cezai şart talep etme hakkının doğduğunun, cezai şart bedelinin 3 iş günü içinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 03/10/2018 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşme konusunun, ... marka 2018 model makinenin davalı satıcı firma tarafından davacı alıcı firmaya satışına ilişkin olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde malın teslim süresinin aşılması halinde satıcı firma tarafından her gün için 500-TL ceza ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, belirlenen günlük 500-TL gecikme cezasının ifaya ekli bir ceza niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 179/2'de \"Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna  göre, ceza alacağının talep edilebilmesi için alacaklının en geç gecikmiş ifayı kabul ederken ceza alacağına ilişkin hakkını  açıkça saklı tutması gerekeceği, yani ifayı kabul ederken bu konuda bir ihtirazi kayıt koyması gerekeceği yasal bir zorunluluktur. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 30/03/2019 tanzim ve sevk tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde; sözleşme konusu 1 adet granül makinesinin 30/03/2019 tarihinde davalı tarafça davacıya teslim edilmiş olduğu,  teslim tarihinin tarafların da kabulünde olduğu, teslim tarihi konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça sözleşme konusu malın ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davacının ifa sırasında ihtirazı kayıt ileri sürerek cezai şart alacağını saklı tutmaksızın ifayı kabul ettiği, yaklaşık 2 ay sonra malın geç tesliminden dolayı ceza bedelini talep ettiği anlaşılmıştır.Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporu ile; davacının davalıdan takip tarihi [20.06.2019] itibariyle 58.000,00 TL anapara, 805.64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 58.805,64 TL alacak talebinde bulunabileceği, davacı yanın talep edebileceği ceza tutarı olan 58.000,00 TL'nin davalı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olacak nitelikte olmadığı tespit edilmiş ise de, sözleşme konusu malın 30/03/2019 tanzim ve sevk tarihli sevk irsaliyesi ile davacı tarafa teslim edildiği, davacı tarafça malın ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin veya cezai şart alacağı saklı tutulmaksızın teslim alınarak ifanın kabul edildiği, yukarıda belirtilen yasa maddesi karşısında ifayı kabul ederken bu konuda bir ihtirazi kayıt koymayan davacının artık cezai şart talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından, oluşan vicdani kanaate göre itirazın iptali davasının reddine,  kötüniyetin varlığı ispatlanamadığından ve koşulları oluşmadığı ... \" gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, tüm deliller ile alınan bilirkişi raporlarının davacı müvekkili lehine ve davalıdan alacaklı olduğu yönünde olduğunu, mahkemece her ne kadar  davacının  ihtirazi kayıt öne sürmeden satın alınmış bulunan makineyi teslim aldığına istinaden davanın reddine karar vermiş ise de,  ihtirazi kayıt bildiriminin alacaklı tarafından borçluya bildirilme zamanına ilişkin kanunda açık bir düzenleme bulunmadığını,  doktrin ve Yargıtay uygulamasında ihtirazi kayıt bildiriminin ifayı kabulden önce, kabul sırasında, en geç kabulden hemen sonra borçluya bildirilmesi gerektiğinin  kabul edildiğini, yine ihtirazi kaydın illa yazılı bir şekilde ileri sürülmesi de ne kanun maddesinde ve ne de Yargıtay içtihadında şart olarak aranmadığını,  müvekkilinin de makineyi teslim aldıktan hemen sonra davalı yan ile görüştüğünü ve bahse konu cezai koşul alacağı talebini davalıya bildirdiğini, uzun süren görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamaması üzerine de Beyoğlu ... Noterliğinin 20.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalı yana cezai koşul alacağının ödenmesi talebinin  iletildiğini, davalının  ihtarnameye de olumlu cevap vermemesi üzerine takip başlatıldığını, bu aşamada cezai koşul alacağını talep ettiklerinin müvekkili şirketin hal ve hareketlerinden anlaşıldığını, cezai koşul alacağının makul sürede talep edildiğini, makinenin tesliminden yıllar sonra bu alacağa ilişkin kötü niyetle ikame edilmiş bir dava yahut herhangi bir başka kanuni yol bulunmadığını, olan her şey hayatın olağan akışına göre makul süre içerisinde vuku bulduğunu, davalı yanın bu yöndeki iddialarının kötü niyetli olduğunu,  müvekkilini hakedişlerinden mahrum bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin makinenin kendisine geç teslim edilmesinden doğan zararını halen gideremediğini, bunun cezai yaptırımını davalı şirket ile aralarında akdedilmiş bulunan satış sözleşmesinde açıkça kaleme aldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satış sözleşmesi kapsamında malın geç teslim edilmesinden doğan cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, 03.10.2018 tarihli sözleşme gereği davalıdan granül makinesi satın aldığını, karşılığında malın bedelini üç adet çek vermek suretiyle ödediğini, ancak söz konusu malın sözleşmede belirlenen süreden sonra, 30.03.2019 tarihinde teslim edildiğini, geç teslim nedeniyle sözleşmenin 3.maddesinde ön görülen ceza koşulunun davalı yanca ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, sözleşme konusu malın  çekincesiz bir şekilde teslim alındığından  TBK'nın 179/2. maddesi uyarınca ceza koşulu talep etme hakkının düşmüş olduğunu, talep edilen tutarın fahiş olduğunu  savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 58.500,00  TL asıl alacak, 2.531,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.031,53 TL alacak yönünden tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak 30.03.2019 sözleşme ve ihtara dayalı alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  tarafından 01.08.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 03.10.2018 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşme konusunun, ... marka 2018 model makinenin davalı satıcı firma tarafından davacı alıcı firmaya satışına ilişkin olduğu, sözleşmenin 3.maddesinde teslim süresinin  sözleşmenin imzalandığı tarih ve çeklerin teslim edildiği tarihten itibaren 60 gün olarak belirlendiği, malın teslim süresinin aşılması halinde davalı satıcı firma tarafından her gün için 500,00 TL ceza ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tahsilat makbuzuna göre davacının ödeme için verdiği çeklerin davalıya 05.10.2019 tarihinde teslim edildiği,  sevk irsaliyesine göre malın 30.03.2019  tarihinde davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaat ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. TBK'nın 179/2 maddesi  ''Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir'' hükmünü içermekte olup Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nın 179/2 madde hükmü emredici nitelikte olmayıp, taraflarca aksi kararlaştırılabilir. TBK'nın 179/2 maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı,  ceza  koşulunu  isteme  hakkından  açıkça  vazgeçmişse  artık  bu  yönde  bir  talepte bulunamaz. Diğer  halde ise alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Buna  göre, ceza alacağının talep edilebilmesi için alacaklının en geç gecikmiş ifayı kabul ederken ceza alacağına ilişkin hakkını  açıkça saklı tutması gerekeceği, yani ifayı kabul ederken bu konuda bir ihtirazi kayıt koyması gerekeceği yasal bir zorunluluktur. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarih ve 2015/6834 Esas, 2015/17022 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere alacaklı çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde  ceza koşulunu isteyemez. Çekince (ihtirazi kayıt) için bir şekil şartı getirilmemiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.2022 tarihli ve  2019/3-751 Esas, 2022/590  Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere,  cezayı isteme hakkının saklı tutulması (çekince, ihtirazî kayıt), yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında açıkça yapılmalıdır. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına düşülecek bir kayıtla veya ifayı kabulden önce yapılacak yazılı bildirimle yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebilir. Somut olayda, davacının talep ettiği cezai şart ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Bu bilgilere göre, davalının sözleşme  konusu makineyi  sözleşme ve çeklerin teslim tarihinden itibaren belirlenen 60 gün geçtikten sonra 30.03.2019 tarihinde, yani geç teslim ettiği,  davacının sunulan sevk irsaliyesine göre  ifayı çekince koymadan kabul ettiği, cezai şart talep etme hakkını saklı tutmadığı, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin teslim tarihinden sonra  20.05.2019 tarihine ait olduğu,  davacı tarafından teslimden önce bu yönde bir ihtirazi kayıt konulduğuna dair bir delil sunulamadığı,  bu nedenle  sözleşmeye dayalı cezai şart talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b44d3bf24f500be","SID":"d8cb6a1e78782371"}}