{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>KARAR TARİHİ  : 25/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 18/03/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/04/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin 27.4.2017 tarihinde araç satın almış olduğunu, ekli  bakanlık onaylı Garanti Belgesi gereğince  araç 2 yıl veya 100.00 km dahilinde garanti kapsamında olduğunu, ...  plaka ile trafiğe çıkan bu aracın 26.07.2018 tarihinde  aracın arıza yapması sebebiyle 1 nolu davalının yukarıda belirtilen adresine çekici ile  getirildiğini, müvekkili şirket tarafından aracın tamirinin garanti sözleşmesi kapsamında  yapılması talep edilmişse de; ''diferansiyel kulağının koptuğu ve aracın sol aks  çıkardığının tespit edildiğini,  ürün arızası görülmediğinden garanti kapsamında işlem yapılamamaktadır'' notu ile müvekkilinin talebinin reddedildiğini; ancak belirtilen arızanın garanti kapsamında tamir edilmesi gereken bir arızası olduğunu, bu arızanın davalıların kendi sorumlulukları dahilinde giderilmesi gerektiği halde  keyfi bir uygulama ve cevap ile giderilemeyeceğinin belirtilmesi üzerine Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından tespit  yaptırılmış, bilirkişi tarafından verilen raporda  adı geçen araçtaki  orijinal yedek parça değişimi ve işçilik tamir ücretinin 24.613,00-TL olduğunun belirtiltildiğini, bahsi geçen  raporda belirlendiği üzere davalı tarafın bu arızadan dolayı kusur ve sorumluluğu  bulunduğu,  araçtaki arızayı garanti kapsamında gidermesi gerektiği halde olumsuz cevaplar üzerine 1 nolu davalının hesabına dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 21.495,58-TL ödeme yapılarak araç arızası 1 nolu davalıya tamir ettirildiğini, bu bedelin haksız olarak müvekkilinden tahsil edildiğini davalılara söylemiş olmasına rağmen davalı tarafın olumsuz cevapları üzerine dava ve talep hakkı saklı tuturak ödenen bedelin ve tespit giderlerinin müvekkiline ödenmesi için  takip yapılmış olup  uyap sisteminden yapılan inelemede her  iki davalının da borcu bulunmadığı beyan ve itirazı üzerine icra takibi icra müdürlüğünce durdurulduğunu, her iki davalı da itirazında haksız ve kötüniyete matuf  olup, bedelsiz olarak araç parça değişimi ve tamiratını yapması gerekir iken kendi kusurlu tutum ve keyfi yaklaşımları neticesinde müvekkilini dava konusu bedel kadar zarar uğrattıklarını, her iki davalının da hukuki ilişki ve sorumluluk hukuku gereğince sorumlu olduğunu, bu nedenle davalıların Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yaptıkları itirazların iptali ile takibin ferileri ile birlikte her iki borçlu yönünden devamına karar verilmesini, takibe  haksız ve kötüniyete itiraz edilmiş ve takip konusu bedelin likit olması da gözetilerek davalıların alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet/icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ve bu bedelin müvekkiline ödenmesine  karar verilmesini,  talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... ... ve ortakları  ..., ... ,  ...,  ... vekili;  davacı  şirket adına kayıtlı dava konusu ... plaka sayılı  aracın 26/07/2018 tarihinde müvekkiline ait iş yerine çekici vasıtası ile ön diferensiyel sorunu nedeni ile geldiğini, araç üzerine yapılan incelemelerde aracın ön lastiklerinin bizzat davacı tarafından uygunsuz şekilde değiştirilerek olması gerekenden daha  küçük çaplı lastiklerin takıldığını, bu durumun da diferansiyellere fazla yük binmesine  sebep olduğu husunun tespit edildiğini, bu nedenle davacının dava konusu araca uygun olmayan lastik takarak bizzat kendisi araçta meydana gelen arızaya sebebiyet verdiğini, davalı müvekkilinin bu arızının meydana gelmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalı müvekkileri aleyhine açılan haksız, mesnetsiz ve sebepsiz zenginleşmeye matuf  davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini  talep  etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili; müvekkilinin sorumluluğunun üretim hatası  durumunda ücretsiz  onarımla  sınırlı olduğunu, ayrıca araçta  üretim hatası  bulunmadığı gibi dayanılan tespit raporunda ileri sürüldüğü gibi servis hatası da söz konusu olmadığını,  bununla birlikte servis hatasında dayanılarak açılan bir dava eser sözleşmesi kapsamında olup müvekkiline husumet yöneltilmesinin de hatalı olduğunu, onarım talebinin lastik çevrim  oranlarının araç speklerine uymadığı için difransiyelde arıza meydana geldiği,  tespit edilerek garantiden onarım talebinin reddedildiğini, teknik olarak izah etmek gerekirse lastiklerin ideal ölçüsü ... olması gerekirken araç üzerinde ön lastiklerin bu ölçülere uymadığını, bu nedenlerden dolayı davanın reddi ile  yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep  etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Olayda ise tekerleklerin taban genişlikleri farklı olup çap ve yükseklikleri aynıdır; ancak lastiklerin üzerindeki ölçülerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Sadece taban genişliğine bakarak aracın dengeli olabileceği değerlendirilmemelidir. Araçların bir de taban yüksekliği endeksi vardır. <br> Taban yüksekliği değeri, taban genişliğinin yüzde olarak karşılığını vermektedir. örneğin 185 ve 195 tabanlı lastiklerde aynı taban yüksekliğinden bahsediyorsak ve örneğin 60 taban yükseliği ise ölçümüz, birisi 185'in %60'ı, diğeri 195'in %60'ı anlamına gelir ki bu her iki lastik arasında yükseklik farkı demektir. bu fark rakamsal olarak belki çok küçük bir kaç milimlik veya 1 santimlik bir farkı temsil eder ancak uzun vadede aracın dengesiz olması ile hasarının kaçınılmaz olacağı görülmüştür. <br>Benzer yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere '' takılan teker ve jantların üretim hatasından kaynaklı bir ayıbının bulunmadığı, aracın kullanımı sırasında karşılaşılan sıkıntıların aracın modeline uygun tekerlek ve jant takılmamasından kaynaklandığı, bu durumun ise davacının talebi üzerine gerçekleştirdiği, davacının sonradan kendi isteği üzerine takılan tekerlerin ayıplı olduğunu iddia etmesinin hakkın kötüye kullanması yasağına ve  dürüstlük kurallarına uygun düşmeyeceği'' (Samsun Bam 3.H.D. 2019/577 E.-   2019/1093 K.  13.09.2019) ve sonuç olarak bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlık aydınlatılmış olup ikinci rapora ve lastik ölçüleri arasındaki farkın açıklanması ile davacının teker değişiminin kullanıcı kaynaklı kusur olması ile her iki davalınında bu durumda kusuru bulunmadığından dava red olunmuştur. Her ne kadar hasar, garanti kapsamında iken oluşmuş olsa dahi  ön tekerleklerin orjinalinden farklı lastik ile değiştirilmesi ile hasarın kullanıcı kaynaklı oluşmuş olacağı kaanatine varıldı.<br>Kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Ancak alacağın tek başına ispat edilememesi davacının kötü niyetli olduğunu göstermemektedir.\" gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun  bilimsel verilerden uzak fizik kuralları ile çelişen bir rapor olduğunu, dosyada mevcut iki ayrı bilirkişi raporunda davalıların iddialarının aksine araç lastiğinin taban genişliğinin değişmiş olmasının diferansiyel arızası ile bir ilgisinin olmadığının uzman bilirkişi raporları ile  ortaya çıktığını, mahkemenin karar gerekçesinde üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp olmaması ve orjinalinden farklı lastik değiştirilmesinin kullanıcı hatası olarak değerlendirilmiş olmasının  doğru ve yerinde olmadığını, aracın ön taraf lastik taban genişliğinin 235 veya 255 olmasının anlamının yere güç aktaran taban genişliğinin azalıp artması ile ilgili olduğunu, lastiğin dönme hızını etkileyecek olanın ise çap ve lastik yüksekliği olduğunu, lastiğin en dış çapını belirleyen jant çapı ve lastik yüksekliği hiç değişmediği için lastiklerin dönme hızınında değişmediğini, bu durumun diferansiyel arızasına yol açmayacağını, servis bakımında araç diferansiyelinden ses geldiği iş formunda bildirildiği halde davalı tarafça  diferansiyellerde ses ve titreşim kontrolünün yapılmadığı ve diferansiyel yağının değiştirilmediği, bu nedenle garanti kapsamında  bulunan sözkonusu aracın periyodik kontrol ve bakımlarının gerektiği gibi yapılmadığı gerçeğini ise mahkeme kararın gerekçesinde hiç değerlendirme konusu yapmadığını, davacı tarafın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği  için sorumluluk hukuku gereğince de ayrıca sorumlu olduğunu, dosyada mevcut iki ayrı bilirkişi raporunda davalıların iddialarının aksine araç lastiğinin taban genişliğinin değişmiş olmasının diferansiyel arızası ile bir ilgisinin olmadığının uzman bilirkişiler marifetiyle ortaya çıkmış olmasına rağmen yerel mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğini, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, Davacının satın almış olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin satıcı davalı ve ithal eden diğer davalıdan tahsili talebine dayanan itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlık; davacı yanın garanti kasamında bulunduğu belirtilen aracında meydana gelen hasarın; davacının kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hasar bedelinin davalı  yandan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince alınan 21/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu araçta  kullanılan orjinal  lastik  tipi ve ebatının ... olduğunu, burda 255; lastiğin yere basan taban  genişliğinde 255 mm olduğunu, 70; lastiğin taban yüksekliğinin 70 mm olduğunu, R; lastiğin radyol üretim tazında olduğunu, 16; lastiğin jant çapının 16 inç olduğunu gösterdiğini, davacı taraf, ön tarafa taban genişliğinin 255 mm olması gereken lastik yerine taban  daha dar olan  ... lastik taktığını, bu durumda sadece lastiğin yere  güç aktaran  taban genişliğinin azaltıldığını, lastiğin dönme hızını etkileyecek olan  çapın hiç değişmediğini, çünkü lastiğin en dış çapını belirleyen  jant  çapı ve lastik yüksekliğinin değişmediğini,  çap değişmediği için aracın lastiklerinin dönme hızının da değişmediğini,  bu  nedenle ne aracın  lastik çevrim  oranları genişliğinin 255 mm den 235 mm ye indirilmesi hızı değiştirmeyip yere tutunmayı azalttığı için orjinal lastik ölçüsüne oranla daha az tutunmaya sebep olduğunu, bu durum aracı hareket   ettiren lastiklerden yere aktarılan gücü etkileyeceği için sürüş güvenliğini azalttığını,  sürüş  güvenliğinin  azaltılması olmasının dava konusu difarensiyel arızası ile  ilişkisi olmadığını, arızalı diferansiyelin periyodik bakımda yağ kontrolünün yapıldığına dair herhangi  bir  kayıt veya not dosya kapsamında bulunmadığı için  yapılmamış olarak değerlendirildiğini,  dava konusu araçta  meydana gelen  bu arızanın oluşmasında 45.000 km bakımında diferansiyel yağını kontrol etmeyen özellikle arızanın başlangıç aşamasında davacı tarafça  bildirilen  ses gelme şikayetini değerlendirmeyip gerekli kontrol  ve testleri yapmayarak  arızanın büyümesinde sorumlu olan davalı yetkili servisin %100 oranında kusurlu olduğunu, üretim hatasında sorumlu olabilecek davalı ...Ş.'nin arızanın  montaj veya parça hatasından  olup olmadığı belirlenemediği için kusursuz olduğunu, davacı tarafın ön lastik ölçülerini küçülterek araç sürüş  güvenliğini azaltmasına rağmen azılanan difarensiyelin çalışma dinamikleri zarar vermediği ve bu arızanın fiziki çarpma yoluyla oluşmaması ve kullanıcı hatasından olmaması nedeniyle kusursuz olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. <br>Söz konusu bilirkişi raporuna itirazlar gereğince alınan ve ... tarafından düzenlenen 29/01/2021 tarihli raporda ise; dört tekerlekli araçların ön ve arka lastik boyutlarının mutlaka aynı çapta olmaları gerektiğini, orjinal lastik boyutlarından daha küçük lastiklerin aracın ön tarafına takılmış olması sebebi ile ön tekerlerin arka tekerler kadar yol alabilmesi için ön diferansiyel dişlileri aşırı zorlamış olup kopmaların başladığını, ön tekerleklerin arka orjinal tekerlerden daha küçükleri ile değiştirilmesi kaynaklı zararın üretim hatası ya da servis hatasından meydana gelmediğini, kullanım hatası sonucu oluştuğu ve davalıların hasardan sorumlu olmayacaklarını, ... numaralı iş emrinde; ''arka diferansiyelden ses geldi'' müşteri şikayeti olarak kayıt edilmiş olup ayıp olarak ileri sürülse dahi olayda problemin ''ön tarafta'' olduğu tespit olunmakla servis hizmetinin ayıpsız yerine getirldiği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan iki bilirkişi raporunda çelişki olduğu belirlenerek, \"..Araçların lastikleri üzerinde birçok rakam ve harf bulunmaktadır. Bu rakam ve harflerin ne anlama geldiğini görselimizdeki örnek üzerinden açıklayalım...\" şeklinde başlayan ve kaynağı belirtilmeyen bir açıklamadan yararlanılarak bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlığın aydınlatıldığının belirtildiği, devamla ikinci rapora ve lastik ölçüleri arasındaki farka ilişkin açıklama ile davacının teker değişiminin kullanıcı kaynaklı kusur olması sebebiyle her iki davalınında bu durumda kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir(HMK. md.266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK. md.281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (HMK.md.281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir. (HMK. md.281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. (HMK. md.282/1).<br>Bilirkişi raporunu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. Yargıtay HGK'nın 04/02/2009 gün ve ... E. - ... K. sayılı kararında açıklandığı üzere; hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir.<br>Bu haliyle, ilk derece mahkemesi tarafından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren  araç hasarları konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerin görüşünün alınmasının yerinde olduğu açıktır. Ancak, İlk derece mahkemesince bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu belirlenmesine ve bu çelişki bilirkişi raporu ile giderilmemesine rağmen hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur. <br>Şu halde mahkemesince yapılması gereken iş, uyuşmazlık hakkında daha önce düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla; Teknik Üniversitelerin ilgili alanlarında görev yapan bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden bilirkişi rapor tanzimi sağlanarak sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olacaktır.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 18/03/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu  istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.25/04/2024<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f27b5cb01084df9","SID":"57ab9d80147752da"}}