{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/61 <br>KARAR NO\t\t: 2024/802<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/695 E. 2022/883 K.<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/05/2024<br><br>İSTEM:<br>Davacı vekili, davalılara ait ... Mah. .... Sokak No:... ... ... adresindeki 23299031 tesisat nolu elektrik aboneliğinde yapılan denetim sırasında kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek K-23215 seri nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının düzenlendiğini, bu eylemin kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığını, Yönetmeliğin 42 ve devamı maddeleri gereğince davalılara; 400 KW sözleşme gücü üzerinden, 3 vardiya ve günlük 21 saat çalışma süresi gözetilerek ve davalı şirketin daha önce kaçak elektrik kullanımında bulunması sebebiyle bu kaçak kullanımın mükerrer kaçak olduğu için EPDK tarifelerinin 2 katı alınmak suretiyle; 08.08.2019 - 06.11.2019 tarihleri arasındaki 90 günlük döneme 453.600 kWh kaçak elektrik tüketimi, 06.11.2018 tarihi ile 08.08.2019 tarihleri arasındaki 270 günlük döneme de 1.386.000 kWh geriye dönük kaçak ek tüketimi tahakkuku yapıldığını, bu miktardan ilgili tarihler arasında sayacın kaydettiği 832.797 kWh düşülerek toplam 962.904,33-TL tutarında kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, davalı ...'ın işe başlama tarihinin 20.09.2016 olduğunu, bunun üzerine Otomatik Sayaç Okuma Sisteminden alınan yük profili raporuna göre yapılan incelemede kaçak elektrik kullanımının bir yıldan daha uzun bir süreden beri gerçekleştiğinin belirlendiğini, ancak Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak bir yıldan önceki kaçak elektrik kullanımının tahakkuk ettirilemediğini, davalıların haksız rekabet yarattıklarını ve haksız kazanç elde ettiklerini, davaya konu tüm işlemlerin Yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiğini, davalıların kaçak elektrik kullanımının tutanakla sabit olduğunu, tutanakta da belirtildiği şekilde; sayaca akım bilgisini taşıyan 3 adet akım trafosundan bir adedine ait kabloya piyasada bulunmayan bir ürünle gözle görülemeyecek şekilde kablonun iletkenliğinin ortadan kaldırıldığını, bu yolla sayacın değer kaydetmesinin engellenmiş olduğunu, yapılan eylemin profesyonel bir eylem olduğundan tespitinin de zor olduğunu, nitekim davalıların kullandığı tesisata ait OSOS verilerine göre yaklaşık üç yıldır belirtilen abonelikte kaçak elektrik kullanıldığının ve bir faza ait akım bilgisinin gelmediğinin tespit edildiğini, kaçak elektrik kullanımının tespit edilerek akım trafosu bağlantısının düzeltilmesinden sonra davalıların tüketimlerinde %50 oranında artış meydana geldiğini, bu sonucun dahi tek başına kaçak elektrik kullanımını doğruladığını, Davalılardan ...'ın müvekkil şirket uhdesinde işlem yapmaya vekaletname ile yetkilendirdiği ...'ın ... adına taksitlendirme talebinde bulunduğunu, bu durumun da davalının kaçak elektrik kullanımını ikrar ettiğini açık şekilde gösterdiğini, Davalılardan ... Şti'nin söz konusu adreste abone olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımından bu şirketin yetkilisi ... ve ...'ın birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılardan ...'ın ise; hem kendi adına aldığı Sanayi Sicil Belgesi, hem de Sanayi Tarifesine geçme talebinde bulunması sebebiyle, söz konusu adreste diğer davalılar ile birlikte faaliyet gösterdiğinin ve söz konusu işletmenin faaliyetinde yetkilisi olması sebebiyle kaçak elektrik kullanımını birlikte gerçekleştirmiş olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu yüzden ...'ın da diğer davalılarla birlikte kaçak elektrik kullanımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılardan ...'ın hem aynı tesisatta, hem de farklı bir tesisatta daha önce de kaçak elektrik kullandığından hesaplamaların bu çerçevede yapıldığını, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tahsili için İzmir 24.İcra Dairesi'nin 2019/15942 esas sayılı icra takibine girişildiğini davalılar vekilinin borca itirazı üzerine takibin durduğunu dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden sonuç elde edilemediğini ileri sürerek, İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2019/15942 Esas sayılı icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptaline ve takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar vekili, müvekkili ...'ın ... ilçesi, ... Mah., ... Sok No:... adresinde faaliyet gösteren ... AŞ'nin işletmecisi olup ... AŞ'nin 23299031 tesisat nolu abonesi olduğunu, 23299031 tesisat nolu abonelikteki işletmenin elektrik sorumlusu ...'ın müvekkiline işletmenin trafosunun topraklama vasfını kaybettiği ve topraklama yapılması gerektiği uyarısında bulunduğunu, müvekkilinin de ... AŞ'nin Menderes şubesi ilgili birimi ile 30/10/2019 tarihinde telefonla ... isimli elemanla görüştüğünü, söz konusu trafonun topraklamasının adı geçen kişi tarafından yapılması konusunda mutabakata vardıklarını, ayrıca müvekkilinin bu işlem yapılmadan önce davacı şirketin Menderes Şubesine giderek durumu bildirir dilekçeyi sunduğunu, adı geçen şahsın 02/11/2019 tarihinde işletmeye gelerek gerekli müdahaleleri yaptığını, mühürleme işlemini ikmal ederek işletmeden ayrıldığını, 06/11/2019 tarihinde aynı şahsın müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadan işletmeye gelip sayacın bir kısmının kablolarını keserek sayaca müdahale ettiğini işçilerin haber vermesiyle müvekkilinin olay yerine geldiğinde sayaçta silikon sebebiyle kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle kaçak tutanağının düzenlendiğini, müvekkilinin aynı gün 07/11/2019 tarihinde Menderes işletme müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, ancak 11/11/2019 tarihli yazı ile itirazın reddedilerek 962.904,33-TL tutarındaki faturanın 16/11/2019 tarihinde elden tebliğ edildiğini, müvekkilinin davacıya düzenli olarak ödemelerini yaptığını, davacı şirket tarafından yapılan işlemlerin usulüne uygun olmadığını, mühür fekki ve buna ait davacı kurumca tutulan herhangi bir tutanak olmadığını, müvekkili ...'ın davalı şirketten 23/10/2015 tarihinde ayrıldığını ve sunulan vergi levhasından anlaşıldığı üzere 23/10/2015 tarihinden beri Ankara'da yeni bir şirket kurduğunu, ...'ın söz konusu işletme ve borsa ile bir ilgisinin olmadığını, kendisi yönünden davanın reddi gerektiğini, 28/08/2015 tarihli genel dilekçe başlıklı belgede yer alan imzanın ve kaçak tutanağındaki imzanın ...'a ait olmadığını, kaçak tutanağının tutulduğu adresteki işletmeyle de ilgisinin olmadığını, davalı ...'ın davalı şirkette hissedar olduğunu aleyhe açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.<br>MAHKEME:<br>\"...........Toplanan tüm deliller karşısında; davalı ... Ltd. Şti.'nin 23299031 tesisat nolu aboneliğine ilişkin sayaç ve tesisatta 06/11/2019 tarihinde yapılan kontrolde orta fazda bulunan akım trafosunun sekonder ucuna giren kabloya silikon sürülerek iletkenliğinin ortadan kaldırılması suretiyle sayacın eksik tüketim kaydetmesinin sağlanarak kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, bu nedenle 08/11/2019 tarihli Z/96521 nolu 962.904,33-TL bedelli faturanın tanzim edildiği, gecikme zammı ve KDV'si ile birlikte toplam 965.934,29-TL'ye ulaşan alacağın tahsili için 26/11/2019 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine İzmir 24 İcra Dairesi'nin 2019/15942 esas sayılı icra takibine girişildiği, davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ölçü sistemindeki 3 adet akım trafosundan orta fazdaki akım trafosunun sayaca giden sekonder çıkış ucunun silikon izole madde ile kapatılması yoluyla kaçak elektrik kullanımı söz konusu olduğu, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenmesi gereken toplam fatura tutarının 607.162,59-TL gecikme zammı tutarının 1.596,92-TL, gecikme zammı üzerinden hesaplanan KDV'nin 287,45-TL olduğu, bu tutardan kaçak tutanağının tanzim edildiği sırada aboneliği devam eden ... Şti'nin sorumlu olduğu, bunun yanı sıra ...'ın keşif sırasında beyan ettiği üzere işletmeyi kendi adına işlettiğinden ve menfaati kendi üzerine doğduğundan kaçak kullanıma bağlı hesaplanan fatura bedelinden sorumlu olduğu, bu davalıların bilirkişi tarafından hesaplanan 607.162,59-TL kaçak bedeli, 1.596,92-TL gecikme zammı, 287,45-TL KDV'ye ilişkin itirazların haksız olduğu kanaatine varılmakla, davalılar ... ile ... Ltd. Şti. aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, İzmir 24.İcra Müdürlüğünün 2019/15942 Esas sayılı takibindeki borca itirazlarının kısmen iptaline, 607.162,59-TL asıl alacak, 1.596,92-TL gecikme zammı, 287,45-TL KDV olmak üzere toplam 609.046,96-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,50 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, alacaklının kötü niyeti sübuta ermediğinden, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı ...'ın da kaçak bedelinden sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de, ...'ın 28/08/2015 tarihinde ... AŞ'ne dilekçe vererek ... Şti adına kayıtlı abonelik için sanayi tarifesinden yararlanmak istediğini bildirmiş, ancak 23/11/2015 tarihinde Menderes ilçesindeki vergi kaydını ve dolayısıyla işletmesini Ankara ili, Beypazarı ilçesine naklettiği anlaşılmış, dolayısıyla kaçak tutanağının tanzim edildiği tarihte kaçak tutanağının düzenlendiği adresteki işletmeyi çalıştırmadığı, abone şirketin ortağı ya da şirketin temsilcisi olmadığı gibi işletmeyi kendi adına çalıştırdığı iddiasının ispatlanamadığı, kaçak elektrik kullanımından ve sonuçlarından sorumlu olmadığı kanaatine varılarak aleyhindeki husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kısa kararda gecikme zammı 1.596,92-TL olması gerekirken yazım hatası sonucunda 1.596,12-TL yazılmakla, bu konudaki yanlışlık gerekçeli karar yazılırken düzeltilmiştir.\" gerekçesi ile; <br>\"1-Davalı ... aleyhindeki davanın husumet nedeni ile reddine, <br>2-Davalılar ... ile ... Şti. aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, İzmir 24.İcra Müdürlüğünün 2019/15942 Esas sayılı takibindeki borca itirazlarının kısmen iptaline, 607.162,59-TL asıl alacak, 1.596,92-TL gecikme zammı, 287,45-TL KDV olmak üzere toplam 609.046,96-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, <br>Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,50 oranını geçmemek üzere avans faiz uygulanmasına, <br>Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, <br>Alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>Alacaklının kötü niyeti sübuta ermediğinden, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>\tDavacı vekili, ...'ın borçtan sorumluluğunun açık olup ilk derece mahkemesinin husumetten ret kararının doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan 08.08.2019- 06.11.2019 arası 90 gün için cezalı hesaplama yerine bilirkişi tarafından son sayaç okuma tarihi baz alınarak 31.10.2019-06.11.2019 tarihleri arası 6 günün cezalı hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, icra takibinde 'ilgili mevzuata göre değişen ve artan oranlar üzerinden' denilmek suretiyle talepte bulunulduğunu, %19,50'yi geçmemek üzere avans faize hükmedilmesinin ileride avans faiz oranını %19,50'nin üzerine çıkması durumunda %19,50 ile sınırlandırmakta olduğunu, ancak hiçbir hukuki ve somut gerekçesi bulunmadığını, davalıların vekalet verdikleri bir şahıs vasıtasıyla müvekkili şirkete taksitlendirme talebinde bulunduğunu, bu durumun alacağın likit ve davalılar tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, kararın icrasının telafisinin mümkün olmayacak zararlar doğurabileceğinden icrasının inceleme sonuna kadar geri bırakılması gerektiğini ifade ederek, tehir-i icra taleplerinin kabulüne, İlk derece mahkemesinin redde ilişkin kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın tüm davalılar yönünden ve dava değerinin tamamı üzerinden kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ile ... Şti vekili, Yerel Mahkeme dosyasındaki tüm cevap ve beyanlarını tekrar ettiklerini, açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı kurumun şu an elindeki imkanlar ile eğer var ise kaçak kullanımı saniyeler içinde fark edecek yazılım ve donanıma sahip olduğunu, davacının iddialarının ispatlanamadığını, tutulan tutanakların usulsüz ve tek yanlı olduğunu, şüpheye yer vermeyecek şekilde tutulmadığını, kamera kaydının mevcut olmadığını, davacının davasını kazandıracak şekilde somut veriler ile davası nın ispat olmadığını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla bir an için kaçak kullanımın varlığı kabul edilse dahi ilgili mührün kırılmadan iddia edilen kaçak kullanım yapılmasının imkanı olmadığını, abonelik sözleşmelerinin usulsüz ve tüketici aleyhine bir çok madde ihtiva ettiğini, sözleşmenin kendi kendini yıllarca yenileyecek şekilde yapılmış olduğunu, bunun dahi usulsüz ve silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete her zaman düzenli ve yüksek meblağlarda ödeme yaptığını, ...'ın şirkette hissedar olup kendisine açılan davanın reddinin gerektiğini ifade ederek, müvekkilleri ... ve ... yönünden yerel mahkemenin hükmün 2. Maddesinde yazılı olduğu üzere her ikisi yönünden \"609.046,96-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına,\" yönelik hükmünün müvekkilleri lehine bozularak ortadan kaldırılmasına ve takibin iptali ile davanın bu müvekkiller yönünden de reddine ve yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, davanın kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olmasına,, alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucu toplanan deliller ile bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanmış olmasına, bu nedenle alacak likit kabul edilemeyeceğinden İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasına göre, davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki husus hariç olmak üzere diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davacı taraf, icra takibinde, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %19,50 oranında avans faizi (ilgili mevzuata göre değişen ve artan oranlar üzerinden ) ve faizin KDV'si ile tahsilini talep etmiş,ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda \".........asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Takipten sonra işleyecek faiz oranları dönem dönem kademeli olarak değişkenlik gösterdiğinden, davacının takip talebinde yer aldığı üzere takipten sonrası için avans faizine ilişkin değişen ve artan oranlar üzerinden faize ve faizin KDV'sine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının takip sonrası faiz talebini % 19,50 ile sınırladığı düşünülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmamış, davacının buna ilişkin istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Anlatılan nedenlerle davalı ... ile ... Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>A)1-Davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih, 2020/695 E. 2022/883 K. sayılı  kararının, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE;<br>B)1-Davalı ... aleyhindeki davanın husumet nedeni ile reddine, <br>2-Davalılar ... ile ... Şti. aleyhindeki davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir 24.İcra Müdürlüğünün 2019/15942 Esas sayılı takibindeki borca itirazlarının kısmen iptaline, 607.162,59-TL asıl alacak, 1.596,92-TL gecikme zammı, 287,45-TL KDV olmak üzere toplam 609.046,96-TL üzerinden takibin devamına, <br>3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ilgili mevzuata göre değişen ve artan oranlarda avans faizi ve faizin KDV'sinin uygulanmasına,<br>4-Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, <br>5-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından, şartları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>6-Davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, <br>7-Alınması gereken 41.604,00-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.666,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 29.937,92-TL harcın davalılar ... ile ...  Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>-Dava şartı zorunlu arabuluculuk nedeniyle devlet tarafından ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin  davalılar ... ile ... Şti.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>8-Davacı tarafından yatırılan 11.666,08-TL harcın davalılar ... ile ... Şti.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 91.266,57-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>10-Davalılar ... ile ... Ltd. Şti vekille temsil edildiğinden reddine karar verilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 55.533,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ile ... Ltd. Şti'ye verilmesine,<br>12-Aleyhine açılan dava husumet yönünden reddedilen Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatına ve kaldırma nedenlerine göre İDM kararında hükmedilen 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>12-Davacı tarafından yapılan 2.342,40-TL yargılama gideri ile 54,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.396,80-TL'nin davanın kabul oranına göre 1.509,98-TL'sinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>13-Kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>C)1-Alınması gereken 41.604,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 10.401,00-TL harcın mahsubu ile, bakiye 31.203,00-TL harcın davalılar ... ile ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yapmış olduğu 220,70-TL istinaf başvuru harcı ile  9,00-TL istinaf giderinin davalılar ... ile ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,<br>4-İstinaf gider avansı bakiyelerinin HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde YARGITAY TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, 02.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97119599f431834f","SID":"680f9cdddc69313d"}}