{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/525 <br>KARAR NO: 2024/751<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01.02.2023 tarihli Ara Karar<br>NUMARASI: 2023/679 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir  ara kararına itiraz üzerine verilen ara kararına karşı, teminat bakımından davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 10/05/2023 tarihinde düzenlediği etkinliğe davalı tarafın biletsiz olarak katılım sağlamak istediğini, talebi karşılanmayan davalının personele yüksek sesle konuştuğunu, daha sonra bağırarak kendisi adına bilet düzenletmek istediğini, etkinliğe alınmayınca organizasyonu sosyal medyada karalayacağını ifade ettiğini, davalının İstanbul ... Nolu Barosu'na kayıtlı ... sicil numarasında kayıtlı avukat olduğunu, aynı zamanda... isimli kripto para ve blockchain topluluğunun kurucusu ve müvekkili şirket ile benzer alanlarda faaliyet gösteren ... AŞ'nde imza yetkilisi olduğunu, davalının amacının müvekkili şirketi karalamak ve müvekkili şirkete sağlanan ekonomik desteği ortadan kaldırmak olduğunu, davalının müvekkili şirket aleyhinde sosyal medya veya herhangi bir paylaşımda bulunmasının yasaklanmasını, davalının haksız rekabet teşkil eden tüm sosyal medya paylaşımlarına erişimin engellenmesini ve başkaca paylaşımda bulunmaktan tedbiren menine karar verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı ile  100.000,00 TL maddi tazminatın 500.000,00 TL manevi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının müvekkili şirket hakkında gelecekte yapılması muhtemel paylaşımlarının men edilmesini ve bu surette haksız rekabette metninin TTK 56/1-c hükmü uyarınca haksız rekabete konu yanlış ve yanıltıcı paylaşımları nedeniyle tüm sosyal medya platformlarında bu paylaşımlarının yanlış ve yanıltıcı olduğu, müvekkili şirkete zarar vermek kastıyla yapıldığı yönünde içeriği taraflarınca hazırlanacak ve mahkemece uygun bulunacak bir metnin davalı tarafından sosyal medya hesaplarında yayınlanarak düzeltilmesini, haksız rekabete konu durumun ortadan kaldırılmasını, davanın müvekkili lehine kesinleşmesi halinde TTK 59.maddesi gereğince hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 19.10.2023  tarihli ara kararında; \"....her ne kadar davalı tarafından yapıldığı iddia edilen paylaşımların davacı nezdinde haksız rekabet teşkil edip etmediği, teşkil etmekse ise davacı lehine tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği hususları yargılamayı gerektirmekte ise de davalıya ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesaplarında yapılan açıklamaların maksadını aşabileceği ve muhatabı olan kitle nezdinde davacının itibarına zarar verebileceği hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğu kanaatine varılmakla mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2023/560 Esas, 2023/709 Karar Sayılı, 12/05/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesinde açıkça belirtilmiş olan paylaşımlara erişimin engellenmesi mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiş; davacının, davalının davacı şirket hakkında herhangi bir sosyal medya paylaşımı veya başkaca paylaşımda bulunmaktan tedbiren men edilmesi şeklindeki ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin ise henüz ortada başkaca bir paylaşım bulunmaması ve dava konusu oluşturduğu iddia edilen paylaşımlar ile sınırlı olarak yargılamaya yapılacak olması sebebiyle dava konusu oluşturmayan taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ...\" davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü  ve kısmen reddi ile; davalı tarafından paylaşıldığı iddia edilen; \"https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://www...com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/... https://twitter.com/...\" adreslerindeki paylaşımlara TTK'nın 61/1 maddesi ve HMK'nın 389. maddesi gereğince erişimin, takdiren dava değeri olarak gösterilmiş olan 600.000,00 TL'nin %25'i oranında olan 150.000,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasına, davacının sair ihtiyati tedbir taleplerini reddine,  6100 Sayılı HMK m.393 hükmü uyarınca işbu ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılarak tedbirin infazının yazılı olarak talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağının  ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline ihtarına (İşbu kararın tebliği ile ihtarına), süresi içerisinde teminat şartı yerine getirildiğinde ve yazılı talepte bulunulduğunda kararın uygulanabilmesi için bir örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne gönderilmesine  karar vermiştir. Davacı vekili tarafından 15.11.2023 havale tarihli itiraz dilekçesinde özetle; davalının ihtiyati tedbir nedeniyle uğraması muhtemel bir zararının mevcut olmadığını, mahkemece teminat karşılığı tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, teminatlı olarak verilen erişimin engellenmesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının; teminatsız olarak verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, davacı vekilinin itirazını değerlendirdiği 01.02.2023 tarihli  ara kararında; \"...Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine  açılmış olan işbu davada haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davada, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen sosyal medya platformları üzerinden dilekçede belirtilen paylaşımlara erişimin engellenmesi, başkaca paylaşımda bulunmaktan tedbiren menine karar verilmesi yönünde talep edilmiş olan ihtiyati tedbir istemi üzerine mahkememizin 19/10/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin değerlendirilerek takdiren dava değeri olarak gösterilmiş olan 600.000,00 TL'nin %25'i oranında olan 150.000,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı halinde tedbir kararı verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından süresi içerisinde işbu tedbir kararına teminat yönünden itiraz edilerek tedbirin teminatsız olarak devamına karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 394. Maddesinin 4. Fıkrasının \"(4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.\" şeklindeki düzenlemesi uyarınca celse açılarak taraflar davet edilmiş, hazır bulunan davacı vekilinin beyanı alınmıştır. Her ne kadar davacı tarafça söz konusu sosyal paylaşımlara davalının ulaşamaması halinde herhangi bir zararın doğmayacağı belirtilmiş ise de kanundaki zarar kapsamından anlaşılması gerekenin maddi zarar ile sınırlı olmadığı, davalının manevi yönden de zarara uğrama ihtimalinin bulunduğu görülmekle teminatın kaldırılmasını gerektirir yasal koşulların oluşmadığı kanaatine varılarak davacının ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle, davacı vekilinin  ara kararına yönelik itirazlarının reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı,  davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece, paylaşımlara dair teminat karşılığı erişimin engellenmesi yönünde tedbir kararı verildiğini, talebin kısmen reddedildiğini, taraflarınca teminat miktarına itiraz edildiğini, itiraza karşılık verilen kararda davalının zarara uğraması halinin maddi zarar ile sınırlı olmayacağı, manevi zararında söz konusu olabileceğinin ifade edilerek itirazlarının reddedildiğini, davalının tedbir nedeniyle uğramış olduğu bir zararı mevcut olmadığından teminat karşılığı tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının tasarruf yetkisinin kısıtlanmadığını veya mal varlığına müdahalede bulunulmadığını, erişimin engellenmesinin davalıyı zarara uğratabilecek bir tedbir niteliğinde olmadığını, emsal  olarak gösterilen kararda teminatsız tedbir kararı verilmesininde hukuka aykırılık bulunmadığını, erişimin engellenmesi kararının manevi zarara imkan vermesinin mümkün olmadığını, davalının müvekkili şirketi kötüleyen sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmesi halinde davalının manevi tazminata hak kazanabilmesine imkan tanıyacak derecede bir acı, elem ve ızdırap yaşatabileceğinden bahisle teminatsız şekilde tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, teminat ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri gereğince haksız rekabetin meni, haksız rekabetle ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması ve maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş; teminata ilişkin olarak davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava,  TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi - manevi tazminat davası olup, davacı taraf, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin dava sonucuna kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. TTK'nın  ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına,  56.maddenin  birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan  maddi durumun  ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve  yanlış veya  yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davacının, TTK'nın 56 ve devamı maddelerine dayalı talebine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, \" Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. HMK'nın 392. maddesinde ise ihtiyati tedbirde teminat gösterilmesi düzenlenmiş olup, ihtiyati tedbirin haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşı teminat gösterilmesi gerekmektedir.  Ancak talebin resmî belgeye, başka kesin bir delile dayanması yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla  teminat alınmamasına karar verebilir. İlk derece mahkemesince, dava değeri olan 600.000,00 TL'nin %25 oranında 150.000,00 TL tutarında nakdî teminatının mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubunun ibrazı hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir kararıyla birlikte teminat alınması, iletişim kanallarının fonksiyonları ve sonuçları gibi unsurlar dikkate alındığında, yasal düzenleme kapsamında yerinde görülmüştür. Zira teminat, sadece maddi zararlar için değil, muhtemel manevi zararlar için de alınabilir. HMK'nın 395. maddesine göre durum ve koşulların değişmesi hâlinde ilk derece mahkemesince teminat hususunun değerlendirilebileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 394/son maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.05.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25834fec1c3e4c7a","SID":"cb546c3b511c6123"}}