{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/717 - 2024/934<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/717 <br>KARAR NO\t: 2024/934<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK<br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/200 E.  -  2021/412 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın<br>\t\t Hükümsüzlüğü)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/11/2021 tarih ve 2020/200 E. - 2021/412 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılından beri \"...\" ana markaları ile faaliyet gösterdiğini, davalı Şirketin 2018/07820 başvuru nolu \"...\" ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, başvuru kapsamında müvekkili firmanın faaliyetinde olan \"eşarplar, şallar, fularlar ve baş giysileri\" mallarının da bulunduğunu, davalı firmanın \"eşarplar, şallar, fularlar ve baş giysileri\" yönünde herhangi bir kullanımı bulunmadığını, taraflar arasında daha evvel görülen Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/122 Esas ve 2013/98 Karar sayılı dosyasında 2003/36586 nolu “...” markasının “eşarplar, fularlar, şallar, başörtüleri” ile 98/007588 nolu “...” markasının “baş giysileri(eşarplar dahil)\" emtiaları yönünden 5 yıllık kullanmama dolayısıyla kısmen hükümsüzlüklerine karar verildiğini, davalı firmanın buna rağmen yeniden başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, taraf markalarında “...” ibaresinin birebir aynı olduğunu, yine markaların benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, 2020-M-4555 sayılı YİDK kararının müvekkili firma ürünleri ve benzer emtialar yönünden kısmen iptaline ve 2018/07820 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu 2018/07820 sayılı \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusuna ilişkin olarak yapılan incelemede, yayıma itiraz aşamasında sunulan kullanım ispatı evrakından itiraz gerekçesi 2002/6110 sayılı markanın \"Baş örtüleri\" malları bakımından kullanımının ispatlandığı,  2002/6110 sayılı markanın tescil kapsamının \"Baş örtüleri\" malları ile sınırlı olacak şekilde dikkate alınarak iltibas değerlendirmesinin yapıldığını, başvuru sahibinin 193357 ve 2003/36586 sayılı markaların kapsamında yer alıp da kısmi hükümsüzlüğe konu olmayan malların, iş bu başvuru markası kapsamında bulunan \"Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, bandanalar, kemerler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.\" malları için kazanılmış hak teşkil edeceği kanaatine varıldığını, başvuru sahibine ait 193357 ve 2003/36586 sayılı markaların varlığı da dikkate alınarak, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmayacağına kanaat getirildiğini, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili,  müvekkili şirketin “...” ve “...” markalarının tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, müvekkili şirkete ait tanınmış markaların, mağazacılık alanında olduğu gibi yine yoğun olarak 20, 21, 24, ve 27. sınıflarda olmak üzere birçok sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin “...” ve \"...\" markalarını uzun yıllardır kullandığını, davacının kötü niyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraf markalarının birbirlerinden tamamen farklı olduklarını, başvurunun doğrudan müvekkili markalarını çağrıştırdığını, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, dava konusu markanın da müvekkili markaları ile ilişkilendirileceğini, tescil edilmek istenilen markanın müvekkilinin tanınmış markaları kapsamındaki sınıfları kapsadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında “...” şeklindeki harf topluluğunun her iki markada da ortak olduğu, her iki markada da baskın unsur/unsurlardan biri olduğu ve anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici nitelikte olduğu, ortalama bir tüketicinin, aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetlerde ilgili markaları gördüğünde, her iki markanın da aynı iktisadi kaynağa ait olduğu yönünde bir algıya kapılmasının mümkün olabileceği, karşılaştırılan markaların kapsamında yer alan \"25.SINIF: Bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" mal ve hizmetleri bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleştiği, davalı yanın önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından kullanımına ilişkin delil sunmadığından müktesep hak iddiasında bulunamayacağı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut  olgu  ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, \"25.SINIF: Bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" mal ve hizmetleri bakımından 2020-M-4555 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/07820 sayılı markanın \"25.SINIF: Bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili tarafından başvuruya konu edilen markanın, herkes tarafından bilinen ve tanınmış marka korumasına sahip \"...\" ibaresi ve yine müvekkili ile özdeşleşmiş bulunan logo olduğunu, markaların orta düzeydeki alıcı üzerindeki izlenimlerinin benzer olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olduğunu, müvekkilin önceki tarihli 193357, 2003 36586, 2013 17937 sayılı \"...\" ibareli markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali doğuracak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  başvuru sahibinin önceki tarihli markaları ile birlikte düşünüldüğünde dava konusu markanın kapsamında kalan ürünler bakımından yeterli ayırt ediciliği sağladığını, başvuru markasının önceki markaların asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki tarihli markalarının serisi izlenimini uyandıracak ve onların devamı algısını yaratacak nitelikte oluşturulduğunu, bu nedenle başvuru sahibi adına tescilli önceki markaların dava konusu başvuru markası yönünden kazanılmış hak teşkil edeceğini, markaların karıştırılması ya da ilişkilendirmesi ihtimali olmadığını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2018/07820 sayılı \"...+şekil\" ibareli başvuru ile itiraza mesnet davacının \"...\" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan  \"25.SINIF: Bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Eşarplar, şallar, fularlar, bandanalar,  Baş Giysileri:şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" mal ve hizmetleri bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu, her ne kadar davalı şirket tarafından başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hak iddia edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden kendisine müktesep hak sağlayacak nitelikteki kullanımına rastlanmadığından davalı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla,  davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... ve davalı ... Züccaciye Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-'er TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83085879332de60e","SID":"bf82680a3c9d6b16"}}