{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/841 - Karar No:2024/404<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/841 <br>KARAR NO\t: 2024/404<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/409 E-2022/332 K<br><br>DAVACI-KARŞI DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI-KARŞI DAVACI<br>DAVALARIN KONUSU\t: İtirazın İptali // Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/05/2024<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan dava ve karşı davada mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br><br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya 2014 yılında 438.343,70 TL ödeme yapıldığını, davalının yaptığı iş bedelinin 229.087,40 TL olduğunu ve bu tutarda faturalar düzenlediğini, müvekkilinin cari hesap bakiyesinin 209.256,30 TL olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan 2017/7755 sayılı icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı -karşı davacı vekili özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, dava dilekçesinde \"taraflar arasında bir takım ticari ilişkiler bulunmaktadır\" denildiği halde bu ticari ilişkilerden bahsedilmediğini, müvekkili ile davacı şirket arasında 3 adet yazılı, 1 adet sözlü olmak üzere toplam 4 adet sözleşme yapıldığını, ... SİTESİ (... parsel) inşaatının yerden ısıtma tesisatının yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 130.000 TL olduğunu, bu işle ilgili olarak müvekkili tarafından 24.11.2014 tarih ve 565988 sıra numaralı 35.400 TL bedelli ve fatura düzenlendiğini, davalı defterine kayıtlı olduğunu, yine 02.04.2018 tarih ve 062763 sıra numaralı 94.601,54 TL tutarlı faturanın düzenlenerek noter ihtarı ile gönderildiğini, ... SİTESİ (... parsel) inşaatının mekanik tesisatının yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 162.250 TL olduğunu, müvekkili tarafından 15.10.2014 tarih ve 565963 sıra numaralı 162,503,70 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı defterine kayıtlı olduğunu, ... SİTESİ (... parsel) inşaatının  ısıtma kazanı ve ekipmanları yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 112.000 TL olduğunu, bu işle ilgili olarak sözleşme dışı yapılan işler de dahil olmak üzere müvekkil tarafından 01.04.2018 tarih ve 62762 sıra numaralı 60.000 TL bedelli ve 01.04.2018 tarih ve 62761 sıra numaralı 60.000 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, noter ihtarı ile birlikte gönderildiklerini, yine, ... Sitesinde 2 blok halindeki binaların hidrofor sistemlerinin yapımı işinin de  müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, bu iş nedeniyle davacı şirkete 24.190 TL fatura tanzim edildiğini, faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği işleri ve sözleşmede yazılı olmadığı halde işin yapımı sırasında davacı tarafından talep edilen işleri yaptığını, davacıya teslim ettiğini, faturaların da düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, ancak davacının 01.04.2017 tarihli A 062761 nolu 60.000 TL, 01.04.2017 tarihli A 062762 nolu 60.000 TL ve 02.04.2017 tarihli A 062763 nolu 94.601,54 TL tutarlı toplam 3 adet faturayı teslim almaktan imtina ettiğini, bu faturaların Ankara 62. Noterliği'nin 20.04.2017 tarih ve 14067 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacı dilekçesinde 438.343,70 TL ödeme yaptığını iddia etmekteyse de; buna ilişkin delil sunmadığını, müvekkili tarafından toplam 436.695,24 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davacının toplam ödemesinin ise 216.750 TL olduğunu, müvekkilinin 219.945,24 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davacı tarafından müvekkiline ciro edilen 114.000 TL bedelli bir adet çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle davacı şirket aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2016/8535 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı şirketin imza itirazında bulunarak takibi iptal ettirdiğini, ne var ki, bu çekin davacı şirket kayıtlarında \"ödeme\" olarak kayıtlı olduğunu,\tTürk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme ile ilgili zamanaşımını düzenleyen 82. maddesi gereğince davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde davacı 2014 yılı içerisinde ödeme yaptığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş; karşı davasında ise, asıl davaya cevabında açıkladığı üzere davalıdan 219.945,24 TL bakiye alacağının bulunduğunu öne sürerek şimdilik 139.000 TL  faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında ... tarafından yapılmakta olan ... Sitesi ve ... Sitesi inşaatlarının yerden ısıtma tesisatı, mekanik tesisatı, ısıtma kazanı ve ekipmanları ile hidrofor sisteminin yapım işine ilişkin olarak eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, sözleşmeler kapsamında ...'in işveren, ...'nın ise yüklenici olduğu, yüklenici ... tarafından sözleşmeler kapsamında yapılan işlere yönelik olarak düzenlenen 05/05/2014 tarih, 565871 nolu 24.190,00 TL bedelli, 15/10/2014 tarih, 565963 nolu 162.503,70 TL bedelli, 24/11/2014 tarih, 565988 nolu 35.400,00 TL bedelli faturaların ... tarafından ticari defter ve kayıtlarına alındığı, 01/04/2017 tarih, A062761 nolu 60.000,00 TL bedelli, 01/04/2017 tarih, A062762 nolu 60.000,00 TL bedelli, 02/04/2017 tarih, 062763 nolu 94.601,54 TL bedelli faturaların ise \"ticari gerçek bir ilişkiyi yansıtmamaktadır\" açıklaması ile iade edildiği ve kayıtlara alınmadığı, yerinde yapılan keşif sırasında taraf şirket yetkililerinin beyanları ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile 062761, 062762, 565871 ve 565988 nolu faturalarda yazılı işlerin ... tarafından yapıldığının, 565963 nolu faturada yer alan doğalgaz kolon tesisatı işinin ise yapılmadığının tespit edildiği, 565963 nolu faturada yer alan ve yapılmadığı kabul edilen işin işçilik ve KDV dahil bedelinin bilirkişi tarafından 23.600,00 TL olarak hesaplandığı, yapılan bu tespitler sonucunda ... tarafından ...'e aralarındaki sözleşmeler karşılığında [24.190,00 TL + 162.503,70 TL + (35.400,00 TL - 23.600,00 TL) + 60.000,00 TL + 60.000,00 TL + 94.601,54 TL] 413.095,24 TL bedelli işin yapıldığı, ... tarafından ise ...'ya yapılan işler karşılığında 20/06/2013 keşide tarihli çek ile 15.000,00 TL, 24/07/2013 keşide tarihli çek ile 10.000,00 TL, 20/08/2013 keşide tarihli çek ile 10.000,00 TL, 20/09/2013 keşide tarihli çek ile 10.000,00 TL, 24/10/2013 keşide tarihli çek ile 20.000,00 TL, 26/07/2014 keşide tarihli çek ile 20.600,00 TL, 12/07/2014 keşide tarihli çek ile 3.500,00 TL, 09/12/2014 keşide tarihli çek ile 91.000,00 TL, 15/10/2014 keşide tarihli çek ile 80.000,00 TL, 20/11/2014 tarihinde nakden 20.000,00 TL, 20/06/2014 tarihli çek ile 37.250,00 TL, 01/10/2014 tarihli çek ile 114.000,00 TL olmak üzere toplam 431.350,00 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, ödeme kaydına alınan 26/07/2014 keşide tarihli 20.600,00 TL bedelli çekin muhatabı banka tarafından iptal edildiğinin bildirildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 15/10/2014 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çek arkasında yer alan ...'ya ait ciro imzasının ... şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, ... tarafından 01/10/2014 tarihli 114.000,00 TL bedelli çek yönünden başlatılan takip sırasında ... tarafından imza itirazında bulunulduğu, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/430 esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda belirtilen çekte yer alan imzanın ... şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmek suretiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, belirtilen çekin bu nedenle ... tarafından ticari kayıtlarında karşılıksız kaydına alındığı, açıklanan nedenlerle 20.600,00 TL bedelli, 80.000,00 TL bedelli ve 114.000,00 TL bedelli çeklerin taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle oluşan ticari ilişki kapsamında ödeme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında çeklerin teslim ve tesellüm tutanaklarında dava dışı ...'ın teslim alan olarak imzasının bulunduğu, ... tarafından aynı kişiye teslim edilen bir kısım çekler yönünden itirazda bulunulmadığı, dosyamızda imza incelemesine konu edilen çek ile ... tarafından başlatılan takibe konu çeke ilişkin olarak tarafların imza itirazını öne sürdükleri, itiraz edilen çeklerde yer alan imzaların şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, aynı kişiye teslim edilen çeklerden biri yönünden imza itirazında bulunulmasına rağmen diğeri yönünden imza itirazında bulunulmamasının taraflar arasındaki ticari teamül kapsamında iyi niyetli olup olmadıklarının değerlendirilmesi açısından bir öneminin ve sonucunun olmadığı, sonuç olarak ... tarafından yapılan ödeme miktarının [431.350,00 TL - (20.600,00 TL + 80.000,00 TL + 114.000,00 TL)] 216.750,00 TL olduğu ve bu hali ile ...'nın ...'den aralarındaki sözleşme ilişkisi ve cari hesap kayıtlarına göre (yapılan iş miktarı 413.095,24 TL - yapılan ödeme miktarı 216.750,00 TL) 196.345,24 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından ... tarafından açılan davanın reddine, ... tarafından açılan karşı davanın ise kabulüne karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"... tarafından açılan asıl dava yönünden, 1) (a) Davanın REDDİNE, (b) Takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, ... tarafından açılan karşı dava yönünden, 1) Davanın KABULÜ ile 139.000,00 TL alacağın karşı dava tarihi olan 25/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek AVANS FAİZİ ile birlikte DAVALI ...'den ALINARAK DAVACI ...'ya VERİLMESİNE,<br>\" karar vermiştir. <br>\tDavacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yalnızca davacının ticari defterinde kayıtlı fatura ile davanın kabulüne karar verildiği, bilirkişi raporunda işin davalı - karşı davacı tarafından yapıldığı kabul edilmiş ise de, bu hususta hiçbir belge ve tespit bulunmadığı, gerekçeli kararda \"01/04/2017 tarih, A062761 nolu 60.000,00 TL bedelli, 01/04/2017 tarih, A062762 nolu 60.000,00 TL bedelli, 02/04/2017 tarih, 062763 nolu 94.601,54 TL bedelli faturaların   yerinde yapılan keşif sırasında taraf şirket yetkililerinin beyanları ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile 062761, 062762, 565871 ve 565988 nolu faturalarda yazılı işlerin ... tarafından yapıldığının,.............. ...'e aralarındaki sözleşmeler karşılığında [24.190,00 TL + 162.503,70 TL + (35.400,00 TL - 23.600,00 TL) + 60.000,00 TL + 60.000,00 TL + 94.601,54 TL] 413.095,24 TL bedelli işin yapıldığı,\" hususunun tekrarlandığı, oysa müvekkilinin içeriğinin gerçeği yansıtmadığını belirterek faturaları iade ettiği, faturaların ticari defterde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında hesap mutabakatının da bulunmadığı, keşifte sözde müvekkili şirket yetkilisinin de bulunduğu ve belirtilen fatura içeriklerinin davalı - karşı davacı tarafından yapıldığının beyan edildiği, bu hususun gerçek dışı olduğu, müvekkili şirket yetkilisinin keşif mahallinde olmadığı, bu yönde bir beyan ve beyanı tevsik edecek imza bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin faturayı iade etmesi ve fatura içeriğindeki işin yapılıp yapılmadığı hususunun hiç değerlendirilmediği, bilirkişi tarafından iki ihtimalli hesaplama yapıldığı, raporun hükme esas alınamayacağı, raporun sonuç kısmında  \"...Çekin arkasındaki ciro imzasında ... temsile yetkili kişi olarak kabul etmediği 80.000-TL'lik çekin ödeme olarak takdir edilmesi halinde ...'nın 116.345,24-TL alacaklı olduğu...\" hususunun belirtildiği, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı birden fazla çek ile ödemeler yapıldığı, örneğin 20.06.2014 tarihli ödeme makbuzunda 09.12.2014 tarihli 91.000 TL bedelli çekle bir kısım ödemelerin bulunduğu, diğer üç çekin davalı defterinde kayıtlı olduğu, ödeme makbuzunda ... imzasının bulunduğu, aynı şekilde dosya içerisinde mevcut bulunan 15.10.2014 tarihli ödeme makbuzunun da 15.10.2014 tarihli 80.000 TL bedelli çek için ... tarafından imzalandığı, ancak her nedense davalı taraf 20.06.2014 tarihli ödeme makbuzunda bahsedilen 3 adet çeki ticari defterlerine kaydetmiş, ... imzasını zımni olarak kabul etmiş iken 15.10.2014 tarihli ödeme makbuzundaki 80.000 TL bedelli çeki almadığını savunduğu, her iki ödeme makbuzundaki imzanın aynı kişiye ait olduğu, bu nedenle davalıya teslim edilen  80.000 TL bedelli çekin de ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t<br>\tDava ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece yapılan yargılamada davacı tarafça ödeme iddiasına dayanak olarak gösterilen 15.10.2014 tarih ve 80.000 TL bedelli çek yönünden, davalı tarafın şirketi temsile yetkili kişinin ... olduğunu, ...'ın temsile yetkili olmadığını, bu çekin ...'a da teslim edilmediğini, cirodaki ve çek teslim tutanağındaki imzaların da bu kişiye ait olmadığını savunduğu, mahkemece davalıya teslim edildiği kabul edilen 20.06.2014 tarihli çek teslimine ilişkin tutanakta davalı adına teslim alan olarak ...'ın isim ve imzasının bulunduğu görülmüş ve 15.10.2014 tarihli çek senet teslimine ilişkin tutanakla 80.000 TL bedelli çekin de davalı adına ...'a teslim edildiği yazılı olmakla, bu belgenin sıhhati de araştırılarak sonucuna göre asıl ve karşı dava hakkında bir karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına, davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>              1-)\tDavacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>2-)\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2022 tarih ve 2018/409 E-2022/332 K<br>sayılı kararının HMK 353/1-a.6. madde gereğince kaldırılmasına,<br>3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-)\tDavacı - karşı davalı tarafından yatırılan 80,70 TL + 2.373,77 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-)\tİstinaf talep eden davacı - karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 09.05.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br> <br>Üye<br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b11b71bb783b40e6","SID":"0dc5f2b0755f6d9f"}}