{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ADANA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1609 - 2024/844<br><br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1609 <br>KARAR NO\t: 2024/844 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN                                       : ...<br>ÜYE                                               : ...<br>ÜYE                                               : ...<br>KATİP                                           : ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/02/2022<br>NUMARASI\t: ...  Esas  ...  Karar<br><br>DAVACI\t: ... ... -<br>VEKİLİ\t: Av...<br>\t  <br>DAVALI\t: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK <br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ... ... -<br>VEKİLİ\t: Av. MERT ...<br><br>TALEP KONUSU\t: Mahkeme Kararının Kaldırılması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 22/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2024<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :<br>Davacı olan müvekkilinin tacir olduğu, dava dışı ... Ekmekçilik İnş. Tur. San Ve Tic. Ltd.Şti'nin sahibi ve aynı zamanda ... pastanesi ve fırınının da sahibi olduğu, ... pastane-fırın adlı ticari işletmenin, Belediyeveleri Mah. ... ... Bulvarı No:... .../Adana adresinde faaliyet gösterdiği, davacı ile ... arasında elektrik dava konusu abonelik sözleşmesinin olduğu,  davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirketi olan ... Ekmekçilik İnş.tur.san ve Tic Ltd. Şti ile davalı kurum arasında ihtilaf oldğu, davalı kurumun, alacak iddiasında bulunduğu,  davacının ise yetkilisi olduğu dava dışı şirketinin borcu olmadığını iddia ettiği, bu konuda davalının, dava dışı ... Ekmekçilik Ltd.Şti ne karşı açmış olduğu adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile dava dışı bu şirket lehine davanın reddedildiği, davacıya ait dava dışı bu şirket aleyhine sonradan haksız yere icra taikpleri yapılması üzerine menfi tespit ve istirdat davaları için dava dışı bu şirket olan ... Ekmekçilik Ltd.Şti tarafından zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, ancak uzlaşma sağlanamadığı,  dava dışı şirket ile davalı kurum arasındaki ihtilafın son iki yıla dayandığı, davacının şirketi ... Ekmekçilik Ltd.şti hakkında davalı kurum tarafından bir çok icra takibi yapıldığı, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve davalar açıldığı, dava dışı şirketin borcu olmadığından hakkında yapılan icra takiplerine itiraz edip yasal yollara başvurdukları, davalı kurumun, bunu bildiği halde  dava dışı şirketin aboneliğini iptal ettiği ve 06.02.2019 tarihinde davacı asilin bizzat şahsı ile yeni bir abonelik  sözleşmesi imzaladığı, çünkü davalı kurumun, davacının sahibi olduğu dava dışı şirketle icra dosyalarından borç taksitlendirmiş ve bu alacağın tamamı ödenene kadar bu şirkete abonelik vermeyeceğini ancak, şahıs olarak abonelik verebileceklerini söyleyerek yol gösterdikleri, dava dışı şirketin, icra müdürlüklerindeki takiplerde itirazlardan vazgeçilecek, ödeme taahhüdünde bulunacak ve bunun karşılığında davacı şahıs adına yeni bir abonelik verileceği şeklinde anlaşma sağlandığı, dava dışı şirket yetkilisi olarak davacının dava açma hakkını saklı tutarak icra dairelerinde şirket yetkilisi olarak ödeme taahhüdünde bulunduğu ve kısmi ödemle yaptığı, bunun karşılığında şahıs olarak iş bu davanın konusu abonelik sözleşmesinin yapıldığı,ancak davalı şirketin bu konuda pandemi döneminde ödeme güçlüğüne düşmesi ve 17 taksitten 7 tanesini ödemesine rağmen 2 taksiti geciktirdiği, davacının ödeme konusunda tekrardan taahhüt yapma taleplerini reddederek borcu olmamasına karşılık şahsına ait borcu olmayan aboneliğin elektiriğini kestiği, ayrıca kanuna ve hukuka uygun bir tutanak veya bir belge ibraz etmeden kesme işlemi gerçekleştirildiği,\tbu nedenle davanın kabulü ile davalının, borcu olmaması rağmen davacıya ait elektriğin haksız olarak kesme işlemi nedeniyle muarazanın menine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br>Aynı davacının yine aynı tesisat için ... tesisat (... ... ... ... Bulv.No:...) müvekkili şirket aleyhine yine mahkememiz nezdinde Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...  Esas, ... Karar sayılı ilamı ile muarazanın önlenmesi  davası açtığı ve de açtığı davanın reddine karar verildiği, iş bu dava dosyasının da kesinleştiği, ortada kesin hüküm olmasına karşın davacının yeniden dava açmış olduğu nazarı dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmesini talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :<br>\"Açılan davanın USULDEN REDDİNE,  \" şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Müvekkilinin gerekçeli kararda da bahsi geçen dava dışı fırın olarak faaliyet gösteren ... Ekmekçilik firmasını sahibi olduğunu, dava dışı firma adına 2015 yılında yapılan enerji tedarik ihalesini alan ... ... Elektrik dağıtım firmasından önce tedarikçi olan ... Elektrik Dağıtım AŞ. Ye ait olan bir adet faturanın mevcut olmasından ve ihaleyi 2015 yılından sonra devralan ... Elektrik Dağıtım Aş. Ye borcu olmamasına rağmen ihaleyi kazanan firmanın geriye dönük faturalarda borcu olan abonelerinin kendi inisiyatifiyle kanuna aykırı olarak abone sözleşmesi yapmamasından kaynaklanmadığını, müvekkili firmayı geriye dönük faturanın ödenmemesinden ötürü 14. Ay boyunca abone yapmaktan imtina eden ... nın Alt firması ... Elektrik perakende firmasının bu eyleminden dolayı davalı ... Elektrik Dağıtım Firması tarafından dava dışı ... Ekmekçilik Firmasına Kazak Elektrik kullanımından yaklaşık 480.000,00.-TL değerinde bir fatura taahhuk edildiğini, müvekkilinin bu borcun işlerinin devam ederek hayatını olumsuz etkilememesi için dava açma hakkını saklı tutarak  bu rakamı taahhütname imzalayarak toplamda 165.000,00.-TL ödeme yaptığını, bu taahhüt aşamasında ... Elektrik Dağıtım firması tarafından firma adına değil işletmecisi olan ... ... adına şahsi bir abonelik vererek adına abonelik sözleşmesi yapıldığını, bu yönde talebin müvekkilinden değil ... Elektrik Dağıtım firmasının yetkilileri tarafından yapıldığını,  müvekkilinin ekonomik hayatını ve ailesini geçindirebilmek için bu teklifi kabul ederek faaliyete devam ettiğini, ancak pandemi döneminin gerçekleşmesinin cafe, pastane gibi işletmelerin kapatılmasının müvekkili firmayı etkilediğini, ödeme güçlüğüne düşürdüğünü ve müvekkilinin taahhütnamesini yerine getiremediğini, bunu alacaklı firmaya kendisi bizzat başvuru yaparak niyetinin ödememek değil ödeyemediği için taksit indirimi veya taksit öteleme olarak devam etmek istediğini beyan etmesine rağmen alacaklı firmadan olumsuz cevap aldığını, bunun üzerine hukuki olarak yasal haklarını kullanarak birçok dava yoluna gidildiğini, gerekçeli kararda gerekçe olarak gösterilen daha önce Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde değerlendirmelerin firma olarak ... Ekmekçilik firması adına olan abonelik yönünden yapılan değerlendirmeler olup, borçlu olduğunu iddia edilen firmanın elektrik aboneliğinin mevcut olmadığını, abonesiz bırakıldığı için kaçak olarak tarafına kaçak elektrik tüketim bedeli yansıtılan bu firmadan, dava konusu ... ... adına olan aboneliğin bir borcunun olmamasına karşılık aynı dava konusu ve unsurları olarak nitelendirilerek usulden red verilmesinin öncelikle kanuna ve hukuka ardından vicdanen yerinde olmayan bir karar olduğunu, bu yönde üst mahkeme tarafından değerlendirmesi gereken hususların, dava konusu ... ... adına olan elektrik aboneliğinin bir borcu olup olmadığını, dava dışı ... Ekmekçilik Firmasının kaçak elektrik kullanımına ilişkin bir teşebbüsü veya kullanıma ilişkin enerji miktarının sayaçtan geçip geçmediğini, hesaplanabilir olup olmadığını, kullanılan elektriğin niyet olarak gerçekten kaçak elektrik kullanımına teşebbüs edildiğini belirtip, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep etmiştir,<br>İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle; <br>Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:    <br>Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, <br>İlk derece mahkemesince davacının talebi hakkında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Ve ... K. Sayılı dosyasında karar verildiğini, bu durumun kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tDava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile (HMK m. 114/1-i) çözümlenmemiş olması dava şartıdır. Bu şart, olumsuz dava şartı olarak adlandırılır. Kesin hüküm (hem bireyler için hem de devlet için) hukukî durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla hukukî güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kesin hüküm kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. <br>Kesin hüküm itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, davayı kesin hüküm bulunduğu (dava şartı yokluğu) gerekçesiyle reddetmesi gerekir. Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi ilk defa Yargıtayda (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) ve dahası bozmadan sonra da ileri sürülebilir ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir. O nedenle kesin hükmün varlığının, yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, 2001, C. V, s. 4980 vd.)<br> Bu bağlamda kesin delil ise yanları ve hâkimi bağlayan, bu tip delillerle kanıtlanan olayın hukuksal doğru olarak kabul edilmesini gerektiren delillerdir. Hâkimin kesin delilleri takdir yetkisi yoktur. Bu biçimde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorundadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar senet (HMK m. 205), yemin (HMK m. 229) ve kesin hükümdür (HMK m. 303). Kesin hüküm de aynı konuda daha sonra açılan davada kesin delil oluşturur (Kuru, C. II, s. 2034 vd). <br> Kesin hüküm şekli anlamda kesin hüküm ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Şekli anlamda kesin hüküm, sözü edilen karara karşı artık bütün olağan yasa yollarının kapandığı anlamına gelir. Bazı son kararlar verildikleri anda kesindirler (HMK m. 361).Yasa yolu açık olan bir karar, yasa yoluna başvurma süresi geçmekle de kesinleşir. Öte yandan, temyiz yolu açık olan bir karar temyiz edilip sonuçta onanmış ve karar düzeltme süresi geçirilmişse, ya da karar düzeltme yoluna gidilip de bu istem reddedilmişse veyahut yasa yoluna başvurmaktan feragat edilmişse verilen hüküm şekli anlamda kesinleşir. Bir hüküm bir kere şekli anlamda kesinleşirse artık bu hükme karşı olağan yasa yollarına başvurulamaz. Bir kararın maddi anlamda kesinleşmesi için öncelikle şekli anlamda kesinleşmesi gerekir.<br>  Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK’nın 303/1. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir”. Kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu müddeabihin aynılığı, üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabihin aynılığı, dava konusu yapılmış olan hakların aynı olmasıdır. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziksel bakımdan aynı olsa bile bu şeyler üzerinde talep olunan haklar farklı ise müddeabihlerin aynı olduğundan bahsedilemez.<br>  Kesin hükmün üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukukî sebepten farklı olarak, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Öyle ise her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise diğer iki koşulun da bulunması hâlinde kesin hükmün varlığından söz edilebilir. (Aynı doğrultuda  Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2017 tarihli ve 2017/14-2268 E., 2017/2020 K., 20.12.2017 tarihli ve 2017/14-2272 E., 2017/2022 K. sayılı, 20.12.2017 tarihli ve 2017/14-2273 E., 2017/2023 K. sayılı, 24.01.2018 tarihli ve 2017/14-2534 E., 2018/88 K. sayılı kararları) <br>Somut olayda; davacı elektrik kesme işlemleri nedeniyle davalı ile arasındaki muarazanın giderilmesini talep etmiştir. Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır. Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Ve ... K. Sayılı dosyası açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmiş ve karara bağlanmış olup eldeki davadaki talep sonucu bu yönüyle belirtilen dosyadan farklıdır. Buna göre eldeki davada dava tarihi itibariyle bir elektrik kesme işleminin bulunup bulunmadığı ve bu işlemin yerinde olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak değerlendirme yapılması gerekirken davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın kaldırılması gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın esası incelenmeden KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE, <br>3-İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan 80,70.-TL istinaf karar harcının, talep halinde  davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,<br>5-Karar tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/05/2024 <br>\t\t\t\t<br> <br>              Başkan                                  Üye                                       Üye                                   Katip<br>              <br>       e-imzalı                             e-imzalı                                  e-imzalı                            e-imzalı<br>                                                                                          <br><br><br>                                                                                          <br><br>                                                                                             <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42d891c389fa0053","SID":"e372b8e7d15911bf"}}