{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/374 - Karar No:2024/414<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/374 <br>KARAR NO\t: 2024/414<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.08.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/553 E.<br><br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Protokollerin İptali, Tapu İptali ve Tescil vs.<br>\t\t  (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 10/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/05/2024<br>\tSözleşmeden kaynaklanan davada mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair  karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacılar vekili özetle; güneş enerjisi santrali yatırımları yapan müvekkili şirketin davalı .... Şirketi bünyesindeki davalı ...'tan teminat mektupları aldığını, zaman içerisinde tarafların yarı yarıya hisse yapısıyla ... Yenilenebilir ... A.Ş. ve ... ... ... Yatırımları A.Ş. olmak üzere iki ortak şirket kurduklarını, müvekkili ... .... Şirketiyle davalı .... Şirketinin iştirakleri olan ticari unvanlarını belirttiği şirketler arasında güneş enerjisi santrali kurulumuna ilişkin sözleşme, çerçeve sözleşme ve santrallerde kullanılacak ana malzemelerin davalı .... Şirketinden satın alınmasına ilişkin tedarik sözleşmesinin akdedildiğini, davalıların ortaklık kurulmasındaki gizli amaçlarının müvekkillerinin potansiyellerini kullanarak ellerindeki projeleri toplamak olduğunun zamanla anlaşıldığını, davalı bankanın teminat yapısı tamamlandığında uzun vadeli kredilere dönüleceğini söyleyerek yüksem meblağlı kısa vadeli krediler kullandırttığını, müvekkillerinin kefalet altına sokulduğunu, taraflar arasında uyuşmazlıklar çıktığını, görüşmeler sonucunda davalı .... Şirketinin müvekkili şirkete kestiği faturalardan 1.900.000 USD düşmeyi kabul ettiğini, müvekkili şirketin de tedarik sözleşmesi gereğince aldığı 1.000.000 USD tutarlı malı iade etmeyi kabul ettiğini, ancak davalı bankanın müvekkili şirketi batırma tehdidiyle 29.01.2019 ve 15.09.2019 tarihli iki protokolü imzalamaya zorladığını, protokollerin müvekkillerini sıkıştırıp tehdit ederek mal varlıklarını aldatıcı ve muvazaalı biçimde ... grubunun hakimiyetine geçirmeyi amaçladığını, 29.01.2019 tarihli protokolün muvazaa, aşırı yararlanma ve tehdit nedeniyle geçersiz olduğunu, protokolün bankacılık mevzuatı ile emredici hükümlere aykırı bulunduğunu, müvekkiline tanınan vefa hakkının kullanımının da hukuka aykırı biçimde engellendiğini,\t15.02.2019 tarihli protokolün de 29.01.2019 tarihli protokolün ayrılmaz parçası olduğunu, müvekkili sıkıştırılarak sahip olduğu ticari unvanları listelenen şirketlerinin geri alım hakkı tanınmak suretiyle devralındığını, geri alım hakkı süresi içerisinde devredilen şirketlerin değerinin protokolde yazılı tutardan az olduğu iddiasıyla 2020/297 esas sayılı alacak davası açılarak değer farkının talep edildiğini, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını öne sürerek 29.01.2019 ve 15.02.2019 tarihli protokollerin hukuka aykırı olduğunun tespitiyle geçersizliğine ve iptaline, müvekkili .... Şirketinden devralınan 44073 ada 1, 3 ve 4 parsellerinin tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili şirket adına tesciline,\t15.02.2019 tarihli protokolle davalı .... Şirketine devredilen hisselerin devir tarihi itibariyle mali tablo ve varlıklarıyla müvekkillerine aynen iadesine,\tSözleşmelerde davalı banka lehine faiz, komisyon gibi alacak kalemleri açısından yapılan düzenlemede hukuka aykırılığın tespitiyle geçersizliğine ve iptaline, haksız tahsil edilen tutar için şimdilik 50.000 TL'nin tahsiline,\tMüvekkili şirketin davalı .... Şirketine 1.500.000 USD borçlu olmadığının tespitine,\tTaşınmaz ve şirket hisseleri için tanınan vefa haklarının kullandırılmasına ve vefa hakkı gereği müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t<br>\tDavacılar vekili 11.08.2023 oluşturma tarihli dilekçesinde özetle; dosyaya 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun kazandırıldığını, delil durumu itibariyle ihtiyati tedbir talebini yinelediklerini, vefa hakkının müvekkili tarafından süresinde kullanılmadığı savunulmuş ise de, pandemi döneminde çıkarılan 7226 sayılı Kanun gereğince 13 Mart - 15 Haziran 2020 döneminde durdurulduğunu, taraflar arasında bir vefa sözleşmesi bulunduğunun sabit olduğunu, sözleşmenin yazılı şekilde yapıldığını ve şirketlerin pay defterine kaydedildiğini, davaya konu 22 şirketin 19'unun davalı .... Şirketine ait olduğunu, ... projesinin üçüncü kişilere devredildiğini, şirketlerin bir kısmının üçüncü şirketlere devredildiğini, kalan şirketlerin ise borca batık hale getirildiğini, davalı banka tarafından gönderilen mizandan anlaşıldığını, kar elde etmesi gereken şirketlerin her birinin yaklaşık 800.000 USD borçlandırıldığını, ... projesi olarak belirtilen şirketlerin önce .... Şirketi çatısı altında birleştirildiğini, .... Tarafından devralındığını, tüzel kişiliklerini kaybettiklerini, dava konusu şirketler de tüzel kişiliklerini kaybettiklerinde haklarını elde etmelerinin imkansız hale geleceğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve denetim kayyımı atanması gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu,\tbilirkişi raporunun sonuç bölümünde iptali istenen protokoller kapsamında devri kararlaştırılan 22 adet Ges şirketinin banka ve ticari kayıtlarının da incelenmesinden sonra nihai bir karara varılmasının isabetli olacağının belirtildiğini öne sürerek dava konusu  22 şirket ile davalı .... Şirketine ait 19 şirketin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ticaret sicil müdürlüklerine müzekkere yazılmasını, bu şirketlerin borca batırılmış olduğu da dikkate alınarak şirketlere denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince; \"Mahkememizin 08/07/2021 ve 03/06/2022 tarihli ara kararı ile şirket hisselerinin 3. kişilere devrin önlenmesi ve şirkete denetim kayyımı atanması yönündeki tedbir talebinin reddedildiği ve HMK'nın 396.maddesi gereği dosyaya yeni bir delil girmediği, durum ve koşulların değişmediği ve yaklaşık olarak ispatın gerçekleşmediği\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. <br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki vakıa ve iddialarını tekrarla mahkemenin dosyaya yeni delil girmediği, durum ve koşulların değişmediği gerekçesinin doğru olmadığı, ihtiyati tedbire ilişkin 03.06.2022 tarihli son karardan sonra 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalı .... Şirketi tarafından müvekkiline 14.09.2022 tarihinde iletilen dava konusu şirketlerin mali durumları hakkındaki uzman görüşünün dosyaya kazandırıldığı, davada 29.01.2019 ve 15.02.2019 tarihli protokollerin geçersizliğinin tespiti ve iptaliyle, aksi halde bu protokoller gereğince taşınmazlar ve şirket hisseleri için tanınan vefa haklarının kullandırılmasının talep edildiği, müvekkilinin protokoller kapsamındaki vefa hakkını zamanında ve usulüne uygun kullanmak istediği, vefa hakkının süresinde kullanılmadığı savunulmuş ise de, 7226 sayılı Kanun uyarınca 13.03.2020 - 15.06.2020 döneminde  sürelerin pandemi nedeniyle durdurulduğu, vefa hakkının bir kişinin satmış olduğu taşınmazı tek taraflı bir irade açıklaması ile satın almasına imkan tanıyan yenilik doğurucu bir hak olduğu, sözleşme hürriyeti gereğince taşınırların da bu hakka konu edilebileceği, taraflar arasında vefa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin geçerliliğinin yargılama sonucunda tespit edileceği, müvekkilinin bu hakkı kullanmak için davalıya bildirimde bulunduğu, sözleşmenin yazılı biçimde akdedildiği ve şirketlerin pay defterlerine de işlendiği, davaya konu 29 şirketten 19'unun halen ... Danışmanlığı A.Ş.'ye ait olduğu, yine protokollerde yer alan ... Projesi olarak belirtilen 3 şirketin ise, 2021 yılında dava dışı kişilere satılarak devredildiği, davaya konu şirketlerin bir kısmının borca batık hale getirildiği, bu hususun ... ... tarafından müvekkiline gönderilen 14.09.2022 tarihli e-posta ekindeki mizanlarda anlaşıldığı, oysa bu 19 şirketin güneş enerjisi üretmek üzere kurulduğu, gelir kalemlerinin ürettikleri elektrik ve gider kalemlerinin ise, bekçi ve bakım maliyetinden ibaret basit işletime sahip şirketler olduğu, kar etmesi gereken şirketlerin her birinin yaklaşık 800.000 USD borçlu olduğu, olağan dışı finansal faaliyetlerle kasten borca batık hale getirildikleri, HMK 389 madde gereğince mevcut durumdaki değişim sonucu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, yine ... Projesi olarak belirtilen şirketlerin ise, önce .... Şirketi çatısı altında birleştirildiği, daha sonra ... firması tarafında devralındıkları, tüzel kişiliklerini kaybettikleri, bu firmanın halka arz için SPK'ye başvurduğu, dava lehlerine sonuçlandığında haklarını elde etmelerinin imkansız hale geleceği, aynı tehlikenin 19 şirket için de geçerli olduğu, şirketlerin borca batırıldığı ve 3. kişilere devredilmesi riskinin somut olduğu, yaklaşık ispat koşulunun çok ötesinde tedbir kararı için gerekli ispatın somut delillerle ortaya konulduğu, gerek protokollerin geçersizliği, gerekse vefa hakkının kullandırılmasına karar verilmesi durumunda şirketlerin hisselerinin müvekkiline iadesi gerekeceği, tedbir kararı verilmemesi halinde ise, kararın ifasının imkansız hale geleceği, yine tedbir kararı verilerek denetim kayyımı atanmaması durumunda davaya konu şirketlerin içi boşaltılacağından iadesi halinde milyonlarca dolar borçla teslimin gündeme geleceği, mülkiyet hakkının Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alındığı, mahkemelerin uyuşmazlıkların çözümünde hak ve menfaatler arasında dengeleme yapması, usul hükümlerini şekli ve katı bir biçimde yorumlayarak bütün yükümlülükleri taraflardan birisinin üzerinde bırakacak ve Anayasa'nın 13. maddesindeki ölçülülük kriterini zedeleyecek bir yaklaşımdan kaçınması gerektiği, ihtiyati tedbir kararı için aranan şartların tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, 21.09.2022 günlü duruşmada dosyanın bilirkişi heyetine tebliğine karar verildiği, 12.06.2023 tarihli raporun sonuç bölümünde taraflarca ortak olarak kurulan şirketler ile iptali istenen protokoller kapsamında devri kararlaştırılan 22 adet şirketin banka ve ticari defter kayıtlarının da incelenmesinden sonra nihai bir sonuca varılmasının daha isabetli olacağının belirtildiği, bu durumun da tedbir talebinin haklılığını ortaya koyduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tTalep, sözleşmeden kaynaklanan sözleşmenin geçersizliği ve iptali, tapu iptali ve tescil vs. istemli davada ihtiyati tedbire ilişkin olup, mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tSomut olayda, dava dilekçesinde, davacılar ile davalı .... A.Ş.'nin iştiraki olan birden çok şirket arasında güneş enerjisi kuruluma ilişkin eser sözleşmesi akdedildiği, yine davacı ... .... A.Ş'nin, güneş enerjisi santrallerinde kullanacağı malzemelerin davalı .... A.Ş.'den satın alınmasına ilişkin 09.06.2017 tarihli tedarik sözleşmesinin imzalandığı, malzemelerin bu şirketten satın alındığı, davalı .... A.Ş.'nin cari hesabı mesnetsiz ve dayanaksız olarak şişirdiği, müvekkilinin 10.000.000 USD borçlu çıkarıldığı, yine ... Holding bünyesinde olduğu belirtilen davalı ... ... Bankasından  (...) kredi kullandırıldığı, davacı ...'nın kefil yapıldığı, müvekkilinin kısa vadeli ve yüksek meblağlı kredilerle borçlandırıldığı, bir süre sonra kredi verilmeyerek ekonomik olarak sıkıntıya sokulduğu, müvekkilleri ile davalı .... A.Ş. ve ... ve diğer şirketler arasında 29.01.2019 ve 15.02.2019 tarihli protokollerin akdedildiği, protokollerle müvekkillerini sıkıştırarak, aldatıcı ve muvazaalı biçimde malvarlıklarını .... Grubunun hakimiyetine geçirmeyi amaçlandığını öne sürerek protokollerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile geçersizliğine ve iptaline vs. karar verilmesinin talep edildiği; davaya konu 29.01.2019 ve 15.02.2019 tarihli protokoller incelendiğinde, protokollerin giriş kısmında ... santrallerinden bahsedilmekle birlikte bu protokollerin 09.06.2017 tarihli, inşa edilecek ... santrallerinde kullanılacak malzemelerin .... A.Ş den satın alınmasına ilişkin tedarik sözleşmesinden doğan bakiye alacak ile davacı tarafın davalı ...'tan kullandığı kredi borçlarına ilişkin olarak düzenlendiği, protokollerle tedarik sözleşmesinden doğan alacak ile belirtilen kredi borçlarının tasfiyesinin amaçlandığı, uyuşmazlığın davacı ... .... Şirketi  ile davalı .... Şirketi arasında akdedilen 09.06.2017 tarihli tedarik sözleşmesinden kaynaklandığı, ilk protokolde tedarik sözleşmesi kapsamında .... Şirketinin 10.000.000 USD alacağın için davacı ... .... Şirketine ait olduğu belirtilen üç adet taşınmazın KDV dahil 2.000.000 USD bedele sayılmak ve geri alım hakkı tanınmak suretiyle davalı ... lehine tesis edilen ipotekler ile belirtilen icra takipleri dışında her türlü takyidattan arındırılmak suretiyle ... .... Şirketinin göstereceği kişilere devrinin kararlaştırıldığı, bakiye borcun 8.000.000 USD olarak belirlendiği, ikinci protokolde ise, giriş kısmında ... santrallerine ilişkin sözleşmelerden de bahsedilmekle birlikte 09.06.2017 tarihli tedarik sözleşmesine dayandığı ve bu sözleşmeden doğan bakiye alacağın KDV dahil 7.500.000 USD olduğunun belirtildiği, yine ... .... Şirketinin ...'a yaptığı toplam 10.000.000 USD tutarlı beş adet temlik sözleşmesinin hükümsüz sayıldığı, ... tarafından kullandırılan kredi borçlarının kapatılması maksadıyla listelenen 22 adet ... santralinin devrinin kararlaştırıldığı, davacıların yukarıda özetlendiği üzere kendilerine vefa hakkı tanınmak suretiyle devretmiş oldukları 22 adet ... santrali hakkında ihtiyati tedbir talep ettikleri, mahkemece 08.07.2021 ve 03.06.2022 tarihli ara kararları ile şirket hisselerinin devrinin önlenmesi ve şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, dosyaya yeni bir delil sunulmadığı, durum ve koşulların değişmediği, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\t Dosyanın incelenmesinde istinafa konu kararı veren mahal mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve rapor alındığı, yine davacısı .... Şirketi, davalıları ... ile ... .... Şirketi olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/297 esas sayılı davada 30.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, 08.07.2021 ve 03.06.2022 tarihli ara kararından sonra dosyaya kazandırılan bu belgeler de değerlendirilerek talebin geçici hukuki korumaya ilişkin olduğu da gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, \t<br>\t<br>2-)\tAnkara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.08.2023 tarih ve 2021/553 E. sayılı kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>4-)\tDavacılar tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,\t<br>\t<br>5-)\tİstinaf talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t<br>\t\t\t\t Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 10.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t <br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec3b6eec07165538","SID":"0e4ef2c1fdcec1de"}}