{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/744 - 2024/734<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2024/744 <br>KARAR NO\t: 2024/734<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/01/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/736 Esas-2024/49 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t\t     \t<br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, davalı dağıtım şirketinin müvekkili ile henüz sistem kullanım anlaşması imzalamadığı dönemde 21.12.2006 tarihli ve 1029 sayılı EPDK kararı ile 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe giren İletim Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Fiyatlandırma Yöntem Bildirimi ile yapılan düzenleme uyarınca sistem kullanım anlaşması imzalamamış kullanıcıların yaptığı ihlallerden dolayı yaptırım uygulanabilmesinin hüküm altına alındığını, davalının da adı geçen yöntem bildirimine aykırı olarak ihlaller yaptığını, bu nedenle davalıya 12 adet sistem kullanım ceza faturası düzenlendiğini, davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 499.793,28-TL'nin gecikme zammı ve KDV ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, özelleştirme öncesi müvekkili ile davacı şirket arasında sistem kullanım anlaşması imzalanmadığını ancak müvekkilinin iletim sistemi kullanmaya başladığı andan itibaren davacının müşterisi olduğunu, taraflar arasında sistem kullanım anlaşmasının 26.05.2010 tarihinde imzalanıp, yürürlüğe girdiğini, sözleşmenin 10. maddesinde cezai şartlar getirildiğini, davacının müvekkiline ihtarda bulunmadan 6 yıl sonra Ocak 2007-Aralık 2007 dönemine ilişkin olarak ceza faturaları düzenlediğini, yapılan işlemin TBK, TTK ve iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, bu cezanın ifaya ilişkin cezai şart olup, asıl borcun ödenmesi ile cezai şartlarında sona erdiğini, sistem kullanım anlaşmasındaki ceza hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce verilen  davanın esastan reddine dair 21.03.2018 tarihli kararı davacı vekilinin yerel mahkeme kararını istinaf etmesi üzerine dosya Dairemizin 2018/2039 Esasına kaydedilmiş, Dairemizin 16.02.2022 gün,  2018/2039  Esas,  2022/231 Karar nolu ilamı ile  \"02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak”  ...’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8  inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.<br>   Buna göre; 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olması nedeniyle derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan \"yargı yolunun caiz olmaması\" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. <br>Bu durumda Dairemizce; HMK'nın 353/(1)-a.4. maddesi uyarınca, esası incelenmeden İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>Mahkemece Dairemiz kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda \"Ankara BAM 23. HD'nin 16/02/2022 gün ve 2018/2039 E. 2022/231 K. sayılı kararına göre de, \"7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından, yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olması nedeniyle derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan \"yargı yolunun caiz olmaması\" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.\"<br>Bu nedenlerle, davacının davasının yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiş, bu kararın da davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2022 gün, 2022/1426 e.,2022/1784 k.sayılı ilamı ile \"HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 351'inci maddesinde istinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığının anlaşılması halinde bölge adliye mahkemesince 329'uncu maddesi hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; anılan düzenlemede de hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafın beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebileceği hususu düzenlenmiştir. <br>Somut olayda, mahkemece yukarıda anılan Dairemiz kesin kararı uyarınca yargı yolunun caiz olmamasından bahisle karar verildiği halde, aynı hususlara dair istinaf talebinde bulunan davacı hakkında yukarıda anılan yasal düzenleme çerçevesinde takdiren 3.000,00-TL disiplin para cezası uygulanmasına\" karar verilmiştir. <br>Anılan kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 13.02.2023 gün, 2023/438 Esas-2023/537 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının disiplin para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin hükümden çıkarılması suretiyle onanmasına karar verilmiştir. <br>Davacı tarafça aynı konuda Ankara 24.İdare Mahkemesi'nde açılan davada mahkemece 24.05.2023 gün, 2023/679 sayılı kararı ile davanın çözüm yeri yargı yolunun adli yargıya ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmuş;  Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 25.09.2023 gün, 2023/394 Esas, 2023/546 Karar sayılı ilamı ile; davanın çözümünde adli yargının görevli olduğundan bahisle Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.05.2022 gün, 2022/159 Esas, 2022/320 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Bunun üzerine Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/736 Esasına kaydedilen davada verilen 24.01.2024 gün, 2023/736 Esas, 2024/49 Karar sayılı ilamı ile; \"Dava, \"Alacak\" davasıdır.<br>Somut olayda ; 2247 s. Kanunun 28 ve 29. maddeleri gereğince bağlayıcı olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararı gereğince Mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 01/11/2017 tarihli raporunda belirtildiği üzere, davacının dayanak yaptığı Yöntem Bildiriminin ...'ın tek taraflı olarak hazırladığı ve yaptığı uygulamalar ortaya koyan bir döküman olduğu ve mevzuat kapsamında bir bağlayıcılığının bulunmadığı, davalı dağıtım şirketinin davacı iletim sistemini kullanırken mevzuatın öngördüğü reaktif sınır değerlerinin aşılmış olmasının Yönetmelik, Tebliğ ve 2007 yılında geçerli Standart Sistem Kullanım Anlaşması çerçevesinde bir ihlal oluşturmakla birlikte, ihlal kapsamında 2007 yılı içinde ceza uygulanmasını öngören herhangi bir Yönetmelik, Tebliğ hükmünün bulunmadığı, yasal mevzuat kapsamında taraflar arasında akdedilmemiş olmakla birlikte 2007 yılında geçerli olan EPDK onayından geçmiş, tek tip Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması tasarıları hükümlerine göre davacının ihlal gerçekleştiğinde davalıyı uyararak ihlalin giderilmesi için süre verilmemiş olmasına ve aylık Sistem Kullanım Bedelleri faturalarında cezai şartla ilgili haklarını saklı tutmamış olmasına bağlı olarak davacının davalıya ceza faturası uygulamasının yerinde olmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle ispat edilemeyen davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu dönemde taraflar arasında sistem kullanım anlaşmasının henüz imzalanmadığını, uyuşmazlığın yöntem bildirim hukukuna göre çözülmesi gerektiğini, bir an için  kabul anlamına gelmemek üzere fatura dayanağının sistem kullanım anlaşması olduğu kabul edilse bile yine de müvekkilinin uyarı yükümlülüğü olduğunun kabul edilemeyeceğini, uyarı koşulunun sadece sınırlı hallerde geçerli olduğunu, müvekkili kurumun EPDK kararına göre cezai işlem yapmakla yetkili ve yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin cezai şart talep edemeyeceği şeklindeki görüşünün doğru olmadığını, cezai şartın asıl borca ilişkin olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık, taraflar arasında sistem kullanım anlaşması imzalanmadan davalı dağıtım şirketinin davacının müşterisi olup, yaptığı ihlaller nedeni ile davacı tarafından düzenlenen 12 adet sistem kullanım ceza faturasının yerinde olup olmadığı, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve miktarı hususlarında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2024 gün, 2024/439 Esas, 2024/675 Karar sayılı Yetkisizlik kararı üzerine dosya Dairemizin 2024/744 Esasına kaydedilmiştir. <br>Dava, davalı dağıtım şirketinin \"çekilen endüktif enerji/verilen kapasitif reaktif enerjinin aktif enerjiye oranının\" mevzuatla belirlenen sınır değerlerini aştığı tespitine bağlı olarak, İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi\"nin 1.5. maddesi hükmüne göre davacı ... tarafından tahakkuku yapılan 2007 yılı 12 ayına ait ceza uygulamasına ilişkin fatura bedellerinin tahsili  istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/736E., 2024/49K. sayılı dava dosyasında verdiği 24/01/2024 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>15/05/2024  tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  15/05/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>    <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"210c808910a8e374","SID":"5b48dc125d544d5b"}}