{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    20 Esas 2024/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/430 <br>KARAR NO\t: 2024/597<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 14/02/2024<br>NUMARASI\t\t:  2024/108  Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALILAR\t:<br>TALEP\t: Sorumluluk davasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/05/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki sorumluluk davasında mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı talep eden davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tTalep edenler vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların şirkete ait banka hesaplarından şahsi banka hesaplarına toplam 5.302,114,00 TL aktardıkları banka kayıtları ile sabit olduğundan,  şirket hesaplarından havale yapılarak para aktarılan davalılara ait karşı banka hesapları ihtiyati tedbir konulmasına, banka hesaplarının boşaltılmış olması kuvvetle muhtemel olduğundan davalıların taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 14/02/2024 tarihli ara karar ile;   davanın, davalı şirket ortağının şirket hesaplarını boşaltmak suretiyle şirkete maddi zarar verdiği iddiası ile iş bu zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde yaklaşık ispat düzeyinde delil belge sunulmadığı gibi,  üzerine tedbir konulması istenilen davalılara ait taşınır ve taşınmaz malların iş bu davada uyuşmazlık konusu olmadığı, öte yandan, davacı tarafça her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de; mevcut dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle davacı tarafça İİK 257 ve 258. maddeleri hükümlerine göre davacı tarafın alacağını yaklaşık ispat seviyesinde ispat edemediği, alacağın  yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tTalep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın  diğer müvekkili ... Yemek Gıda Temizlik Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin yetkili müdürü ve  ortağı olduğunu, şirket ortağı ..., eşi ...'un Hazine ve Maliye Bakanlığında çalışıyor olması nedeni ile hem mali mevzuat konusunda bilgi sahibi olduğunu, hem de eşinden destek alacağını belirterek şirkete ait internet ve mobil bankacılık işlemlerinin şirket ortağı olarak kendisi tarafından yapılması konusunda müvekkile baskı yaptığını, müvekkili nezdinde oluşturduğu güven duygusundan istifade ederek müvekkili ikna ettiğini ve nihayetinde iki ortaklı şirkette davacı müvekkili şirket müdürü olup şirket hesaplarında şeffaflığın sağlanması ve karşılıklı güvenin temini amacı ile  şirketin internet bankacılığı bilgileri  davalı şirket ortağına ticari sır mahiyetinde tevdi edildiğini, şirkete ait banka hesaplarına ilişkin internet bankacılığı ve mobil bankacılık işlemleri  davalıların kullanımında bulunan telefon hatlarına tanımlandığını, davalıların ortaklığın ilk günlerinde müvekkilin durumu fark etmesine engel olmak için  şirketin görünürdeki acil ödemelerini yapmışlarsa da bir  taraftan (şirkete ait banka hesaplarına ilişkin internet bankacılığı ve mobil bankacılık şifrelerinin kendi kullanımlarında bulunan  telefon hatlarına tanımlanmış olmasından faydalanılarak) şirkete ait banka hesaplarındaki paraları şahsi  banka hesaplarına  aktardıklarını ve şirketin içini boşaltıklarını, karı koca olan  davalıların, müvekkili kandırabilmek amacı ile profesyonelce hareket etmiş ve hile ve desise ile müvekkilinin iradesini fesada uğrattıklarına, müvekkil uzun süre bu durumdan şüphelenmediğini, davalılar şirket ortağı ... ve eşi ... 'un, şirket banka hesaplarından kendi hesaplarına aktararak, mal edinilen bedel yönünden BK. 77. m. uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca haklı bir neden olmaksızın zenginleştikleri bedeli iade etme yükümlülükleri bulunduğu gibi, aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç teşkil eden, haksız ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirketi zarara  uğratmış olmaları nedeni ile TBK m.49  uyarınca haksız fiil sorumlulukları bulunduğunu, davalıların birlikte zarara sebebiyet verdikleri ve aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olduklarından TBK m.61. uyarınca şirket zararının giderilmesinden müteselsilen sorumlu olduklarını, dosyaya sunulan somut deliller ve maddi vakıalar nazara alındığında  ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz taleplerinin reddinin açıkça olaya ve hukuka aykırı olduğunu, zira davalıların aynı zamanda suç teşkil eden eylemleri hakkında Cumhuriyet Savcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu, davalıların kendi yedinde tuttukları davacı şirkete ait parayı başka yere aktarmaları, davalılardan ...'un yabancı asıllı olması nedeniyle davalıların yurdişına kaçmaları, malvarlıklarını yurttdışına  kaçırmaları ihtimali bulunduğunu, bu durumda davanın kazanılması halinde dahi, davacı şirketin zararını giderme, alacağını tahsil imkanı kalmayacağını, bu itibarla ihtiyati tedbir talep edilen malvarlıkları  dava konusu olmasa dahi, yasadaki ifade ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden İİK m.389 uyarınca ihtiyati tedbir verilmesi için aranan yasal koşullar gerçekleştiğini, açıklanan nedenlerle şirket hesaplarından havale yapılarak para aktarılan davalılara ait karşı banka hesaplarına ve bu hesapların boşaltılmış olma ihtimaline binaen, davalılara ait taşınmaz ve araçlar hakkında ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu,  öte yandan, yerel mahkemece itiraza konu red kararında: \" yaklaşık ispat düzeyinde delil belge sunulmadığı\" gerekçesi ile ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de;  dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz banka ekstreleri incelendiğinde görüleceği üzere davalıların  şirket banka hesaplarından kendi şahsi banka hesaplarına havale yaptıkları, ...’a ait banka hesaplarına toplam 5.302.114,00 TL aktarıldığı banka kayıtları ile sabittir ve bu kayıtlar dosyaya sunulduğunu, özetle İİK 257 maddesi uyarınca davalıların hileli işlemleri sabit olduğu gibi İİK. 258 maddesi uyarınca, davalıların şirket hesabından kendi şahsi hesaplarına para aktardığını,  davacı şirketin davalılardan en az havale edilen miktar kadar alacaklı olduğu  dava dilekçesi ekindeki banka ekstreleri ile ispat edildiğini, dolayısı ile   itiraza konu  red kararında \"yaklaşık ispat düzeyinde delil belge sunulmadığı \" gerekçesi ile ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddine karar verilmesinin dosyadaki mevcut delillere usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tSomut olayda, davacı yanca, davacı şirketin uğradığı zararın tahsili istemiyle  açılan davada ihtiyati tedbir / haciz talep edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesine göre uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ve açılan davanın da alacak davası olup, para alacağına ilişkin olmasından ötürü ihtiyati tedbirin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan,  İİK'nın 258.maddesi gereğince davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerektiği, dosyaya sunulan bilgi belgelere göre istemin yaklaşık olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir ve haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024<br><br>  Başkan-                 Üye -\tÜye -              Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"672173ab9a275274","SID":"a86f26cc68836c0b"}}