{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/415 - 2024/614<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/415 <br>KARAR NO\t: 2024/614<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/218 Esas 2021/754 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/05/2024<br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 27.11.2019 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı ... plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı ... plakalı aracın neden olduğu trafik kazasında, ... plakalı araçtan inen davacı yaya ...’ya ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurulara rağmen ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 80,00 TL, bakıcı gideri zararı için 20,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini kusur oranına göre; davalı ... Sigorta AŞ yönünden 132.915,51 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.725,70 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 135.641,21 TL, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 53.166,20 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.090,28 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 54.256,48 TL olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, açılan davaya karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, davaya konu kazanın, davacının yoldan karşıya geçmeye çalışırken, ... idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucunda meydana geldiğini, davacının ... plakalı araçtan indikten sonra ve yoldan karşıya geçmeye çalışırken meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralandığını, sigorta şirketinin ZMSS kapsamında sorumluluğundan bahsedebilmek için sigorta şirketine sigortalı aracın karıştığı bir trafik kazasının ve trafik kazası neticesinde bir zararın olması gerektiğini, davaya konu kazada ise davalı sigorta şirketine sigortalı aracın doğrudan karıştığı bir trafik kazası söz konusu olmadığını ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden reddedilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri, bakıcı ve tedavi giderlerinin, Trafik Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacı tarafa Sosyal Güvenlik Kurumunca herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, davacının ticari faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 26.07.2019-2020 tarihleri arasında, 77809073 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, kaza tarihi itibariyle, bedeni zararlarda kişi başına azami 390.000,00TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmazken davacı yayanın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri zararı oluşmuşsa SGK'nın sorumluluğuna gitmesi gerektiğini, huzurdaki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan TRH 2010 tablosunun uygulanmasını ve davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı araç sürücüsünün %50, ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı, vücut genel çalışma gücünü %13 oranında  kaybettiği, 6 ay iş ve gücünden geri kaldığı ve 2 ay bakıcı ihtiyacının doğduğu, bu itibarla kalıcı ve geçici iş gücü ve bakıcı zararının karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği, davacının zararının TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı belirtilerek davacının davasının kabulü ile, 135.641,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 54.256,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 08.12.2021 tarihli ek karar ile ... Sigorta AŞ yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, 18.11.2021 tarihli karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece alınan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu, rapora yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan maluliyet raporu alınmasını, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gerekirken progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bakıcı giderlerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davalı şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, avans faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili,  davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı ... plakalı öğrenci servis otobüsünden inerek yolun karşısına geçmeye çalışan  yaya küçük ...’ya davalı ... Sigorta AŞ’ye sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür.<br>\tDava konusu olaydan sonra düzenlenen 27.11.2019 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Bağlum Bulvarını takiben Ulus İstikametine seyir halinde iken olay yeri Bağlum Bulvarı Karatepe Sokak kavşağına geldiğinde, beyanına göre; gidişine göre yolun sağ kısmında bir minibüsün yolcu indirdiği, kendisinin de aracın solundan geçerek seyrine devam ettiği esnada yolun sağ tarafından kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'ya çarpması sonucu oluşan yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında sürücü ...’ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesi gereği kusurlu olacağı, oluşan bu kazada yaya ...’nın, yaya geçidi ve uyarıcı bir işaretin olmadığı yerden karşıya geçmek isterken ... plakalı araçla taraf olduğu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında 2918 sayılı KTK'nın 68/1-c maddesi gereği kusurlu olacağı belirtilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlık soruşturma dosyasında alınan 09.12.2019 tarihli raporda davacı yaya ...’nın  yaya geçidi olmayan yerden  karşıya geçisi sırasında araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, indiği servis aracının önünden koşarak yolun karşısına geçmeye çalışması nedeniyle asli, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olay yerinden 100 metre önce servis otobüsünün öğrenci aldığını gördüğünü beyan ettiği, seyir istikametine duran ve öğrenci alan otobüsten inen binen yolcu olabileceğini, otobüsün önünden yaya çıkabileceğini öngörmesi ve dikkatli seyretmesi gerekirken aksine davranışı nedeniyle tali, ... plakalı otobüs sürücüsü ...’nın idaresinde bulunan öğrenci servisinden öğrenci indirip bindirirken can güvenliği kendisine emanet edilmiş öğrencilerin yolun karşısına geçişleri sırasında Öğrenci Servis Araçları Yönetmeliği gereğince rehber bulundurmadığı, yol kenarında dururken dörtlü flaşörleri  ve aracın arkasında bulunan okul taşıtı ışıklı levhasının yakarak geriden gelen araçları uyarması gerekirken olay sırasında araçta rehber bulundurmadığı, araçtan inen çocuğun yalnız başına yolun karşına geçmeye çalıştığı sırada aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.\t<br>\t Mahkemece alınan 18.07.2021 tarihli raporda11 yaşında olan davacı yaya ...’nın yaya geçidi olmayan bir kesimden karşıdan karşıya geçmek istediği anda 2918 sayılı KTK'da belirtildiği üzere yolu kontrol ederek taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile önce sola, sonra sağa bakması sonrasında taşıt yoluna girmeden önce güvenle durdurulamayacak kadar yaklaşmış taşıt var ise, ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemesi sonrasında taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçme eylemine başlaması gerektiği, yaya ...'nın kendisini yoldan faydalanan taşıtların önceden görmesini engel olacak şekilde 100 metreden daha yakın bir mesafede bulunan yaya geçidinden geçmemesinin de ayrı bir ihlal olduğu belirtilerek %30 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın yol kenarında durmakta olan okul servis aracından inecek, araca binecek bir öğrencinin yada meskun mahal koşullarında diğer bir yaya yada aracın kendisi için bir tehlike yaratabileceğini düşünerek tedbirli ve dikkatli olarak seyrini sürdürmesi gerektiği halde yönetimindeki aracının hızını ortam, yol ve görüş koşullarına uydurmadan seyrini sürdürdüğünden %20 oranında, ... plakalı öğrenci servis otobüsü sürücüsü ...’nın 2918 sayılı KTK ile Okul Servis Araçları Yönetmeliğine uymak zorunda olduğu, çalışması esnasında yönetimindeki aracında rehber bulundurması gerektiği, araçta rehber bulundurmadığı hususunun sürücü ...'nın eşi olan araç rehberinin rahatsızlığı nedeniyle araçta bulunmadığı beyanı ile kesinlik kazandığı, araçta rehber bulunmamasına rağmen sürücü ...'nın rehberin görevini kısmen de olsa yapmaması nedeniyle süreçte araca binen ve inen öğrencilerin tamamen kotrolsüz olarak araca  binip, araçtan indikleri, yine sürücü ...'nın beyanına göre defterini evde unutan öğrencinin evinin karşısında durması nedeniyle 11 yaşında olan öğrenci ...'nın  bölünmüş yol olan yolun iki ayrı bandından da karşıdan karşıya geçeceğini bildiği, bu durumda da yaya ...'nın kontrolsüz olarak araçtan indirilerek karşıya geçmesinin gözlenmesinin büyük bir ihmal olduğu, bu süreçte sürücü ...'nın güvenlik nedeniyle aracın arkasından gelmekte olan araçların durmasını sağlayacak ışıklı DUR levhasının ışığını yakmamasının da ayrı bir ihmal olduğundan  %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkeme alınan 18.07.2021 tarihli kusur raporunda belirlenen kusur oranları hükme esas alınarak karar verilmiştir. Olayın oluş şekli ile uyumlu olarak belirlenen kusur durumunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranının fazla olduğunu Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini ileri sürmüş olmakla, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının daimi maluliyet oranının belirlenmesi için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, kaza tarihi olan 27.11.2019 tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %13, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirlenmiş olup raporun, ayrıntılı, gerekçeli ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun tanzim edildiği anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu ileri sürmüş ise de; bakıcı gideri iyileşme döneminde veya sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. Maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasını ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden aktüer raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacının maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, davacının davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın otobüs olması karşısında avans faize hükmedilmesinde ve davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretinin doğru olarak belirlenmiş olmasına göre davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanununa göre davalıdan alınması gereken 9.265,65 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.765,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf başvurma harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br> * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eaf8ebc7a851a952","SID":"49fd8c2ff00a37fc"}}