{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/22 <br>KARAR NO\t\t: 2024/750<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/09/2020 (Dava) - 18/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/450 Esas - 2021/1041 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2020/450 Esas - 2021/1041 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin eşi/babaları ..., 05/03/2020 tarihinde tesisat işi yapmak üzere İzmir ilinden Kemalpaşa istikametine seyir halinde iken orta şeritte ters dönmüş vaziyetteki bir araçtan inen ve orta şerit üzerinde duran şahısa yardım etmek, araç ve yoldan uzaklaştırmak üzere birlikte yolculuk ettiği iş arkadaşı ... ile birlikte aracından inerek şok halinde olan ... isimli şahsı emniyet şeridine doğru getirdiğini, bu sırada aynı istikamete hareket eden ve en sol şeritten süratli bir şekilde gelmekte iken aniden yolun en sağındaki emniyet şeridinden geçmeye çalışan ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde merhum ...'ın feci şekilde hayatını kaybettiğini, kazada davalı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen ölüm nedeni ile uğradığımız maddi manevi zararların tazmini için ilgili poliçelere dayanarak davalı ... Aş.ye 01.04.2020 tarihinde başvuruda bulunduklarını, başvuru neticesinde müvekkil ... adına 204.933,63-TL ödeme yapıldığını ancak diğer taleplerinin reddedildiğini, merhum ...'ın müvekkili ...'ın eşi ve diğer müvekkilleri .... ve ...'un babaları olduğunu, merhumun aile reisi olarak müvekkillerinin maddi tüm ihtiyaçlarını giderdiğini, müvekkilleri ... ve ...'un herhangi bir işte çalışmadıklarını, ...'un ise zaman zaman iş bulabildiğini, evin tüm giderlerinin merhum tarafından karşılandığını, merhumun emeliliğe hak kazanmış olsa dahi sıhhi tesisat ustası olarak aktif olarak çalışmaya devam ettiğini, merhumun aylık gelirinin 6.000-7.000-TL'den aşağı olmadığını, müvekkillerinin merhumun vefatından sonra manevi olarak çok üzüntüler ve sıkıntılar çektiklerini, manevi olarak yıprandıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 1.000,00-TL ve davacı ... için 1.000,00-TL olmak üzere şimdilik 12.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan tahsiline ve davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 75.000,00-TL ve davacı ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve  dava etmiştir.<br><br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde 15625704 numaralı hasar dosyası açıldığını ve dosya kapsamında sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak 204.933,63-TL tazminat tutarının 13/05/2020 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkilinin poliçeden doğan sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca poliçe limiti maddi bedeni ayrımsız 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat bedellerinin de bu limit dahilinde olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,<br>1-Destekten yoksun kalma tazminatı talepleri açısından;<br>a)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 88.521,14-TL maddi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,<br>c)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,<br>2-Manevi tazminat talepleri açısından;<br>a)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 60.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>c)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>3-Sair hususların gerekçeli kararda ele alınmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılamada 09/06/2021 havale tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının reddedildiğini, davanın belirli hale getirilmesi için süre verildiğini, alınan bilirkişi raporuna göre bedel arttırım talebinde bulunduklarını, ancak bir sonra ki celse dosyanın yeniden bilirkişiye gönderildiğini, alınan yeni raporda sigortaca ödemem tazminat miktarına da faiz işletildiği için tazminat miktarının aleyhlerine olarak az hesaplandığını ve ret oranının daha fazla olduğunu, karşı vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde aleyhlerine bir durum oluştuğunu, sıhhı tesisat ve kat kaloriferi ustasının gerçek gelirinin tespiti için ilgili meslek odalarından araştırma  yapılarak ve desteğin aktif dönemdeki gelirinin buna göre hesaplanması gerektiğini, yerel mahkemece davacılarda oluşan manevi zararı gidermeye yetmeyecek şekilde manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tazminat miktarıyla toplumu oluşturan bireylerin insani yardım konusunda hareketsiz kalmaya teşvik ettiğini, manevi tazminat takdir edilirken zarar görenin zenginleşmesi esas alınmışken yerel mahkemece, hakkaniyete, ülkemizdeki mevcut ekonomik ve sosyal koşullara göre hesaplanması gerektiğinin göz ardı edildiğini, araç maliki şirket ile sürücünün ekonomik durumunun araştırılmadığını, poliçenin düzenlendiği tarihte ülke ekonomik koşulları ile ülkenin şu an ki ekonomik durumu arasında farklılıklar bulunduğunu, mahkemece bu farklılığı dengelemek için davacılar adına daha üst sınırdan manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece sadece destekten yoksun kalmak tazminatının eşi için kabul edildiğini, 25 yaşından  büyük oldukları için çocukları yönünden kabul edilmediğini, ancak desteğin vefat ettiği tarihte çocuklarının bir işte çalışmadığını, yaşamlarını  desteğin yardımıyla sürdürdüklerini, yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın öncelikle davaya konu tazminat bedelinin ödenmiş olması sebebiyle reddinin gerektiğini, sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak 204.933,63 TL tazminat tutarının 13/05/2020 tarihinde davacıya ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin davaya konu edilen poliçeden doğan sorumluluğunun sona erdiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabul etmediklerini, mahkemece belirlenecek manevi tazminat miktarının tayininde haksız fiili oluşturan olayın özelliğinin yanında tarafların sıfatı, sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiğini, diğer taraftan belirlenecek miktarın ceza olarak tayin edilemeyeceğini, zenginleşme amacı olarak kullanılamayacağını, sigortalı araç sürücüsüne fahiş oranda kusur atfedildiğini, en doğru ve geçerli kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da yeterli değerlendirilmediğini, başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğünün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaretleri ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, ancak söz konusu raporda bu hususların ayrıntılı olarak değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yeni genel şartlara tabi konu dosyada TRH-2010 (Kadın Erkek Hayatı) tabloları ve %1,8 teknik faiz kullanımı gerekirken bilirkişi raporunda  bu hatalı bilgilere TRH ve Progresif rant üzeriden yapılan hesaplama ile kurulan hükmün hatalı olduğunu, davada ispat külfetinin başvuran tarafta olduğunu, bu kapsamda müteveffanın başvurucuya deste olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, başvurunun kabulü anlamına gelmemekle, zararın tespiti için başvuran tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanıkların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabında uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, tüm paydaşların payı hesaplanıp teminat limiti içerisinde kalıp kalmadığı, tüm destek tazminatı teminat limiti içerisinde kalmıyorsa, garame hesaplaması yapılması ve payların ona göre tespit edilmesi gerektiğini, garame paylaşım yapılmaksızın teminatın tamamına hükmedilmesi halinde diğer paydaşların hakkına zarar gelecek ve müvekkili şirketin mükerrer ödeme yapması ihtimali doğacağını, kabul anlamına gelmemekle, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve ancak tamamen ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle olayın oluş biçimine uygun olarak düzenlenen kolluk kaza tutanağı ve ceza dosyasında alınan ATK kusur raporunda birbirini doğrulayan kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, desteğin oğulları olan davacılar ... ve ...'un kaza tarihindeki yaşları uyarınca destek tazminatına hak kazanamayacaklarına, destek emekli olup başka bir işte çalıştığı iddia edilse de desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiği, sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerektiği, mahkemece yapılan araştırmada emekli olan müteveffanın SGK kaydı bulunmak suretiyle devam eden bir çalışmasının bulunmadığı, bu konuda tanık beyanı dışında somut bir delil sunulamadığı, bu sebeple müteveffanın emekli maaşı dışında asgari ücret düzeyinde bir destek sağlayabileceğinin kabulü ile asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın doğru olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent haricindeki tüm istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir<br>2-) TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça  gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tDavaya konu edilen kazada, davacıların desteğinin vefat ettiği, bu sebeple duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesinin gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalı yanın içine düşebileceği mali güçlükler ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak davacılar için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde biraz az olarak belirlendiği görülmüş ve davacıların bu konudaki istinaf itirazları haklı bulunmuştur.<br>\tBu nedenlerle; yerel mahkeme kararının manevi tazminata yönelik kısmının davacılar lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>B-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/450 Esas - 2021/1041 Karar sayılı sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"a-Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,<br>1-Destekten yoksun kalma tazminatı talepleri açısından;<br>a)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 88.521,14-TL maddi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,<br>c)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,<br>2-Manevi tazminat talepleri açısından;<br>a)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 80.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 50.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>c)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 50.000,00-TL manevi tazminatın rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talebi yönünden; karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.046,87-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 894,87-TL harç ve 380,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.772,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.295,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan 38,50-TL e-tebligat, 25,00-TL tebligat, 63,00-TL posta masrafı, 500,00-TL bilirkişi ücreti, 54,40-TL başvurma harcı, 894,87-TL peşin harç ve 380,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.955,77-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı (%72 kabul-%28 red) dikkate alınarak 1.408,15-TL'sinin davalıdan alınarak davacılar ..., ... ve ...'a verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>6-Destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkin vekalet ücretleri yönünden;<br>a)Davacı ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 12.307,75-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>b)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.891,48-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,<br>c)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,<br>d)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,<br>6-Manevi tazminat taleplerine ilişkin vekalet ücretleri yönünden;<br>a)Davacı ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>b)Davacı ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>c)Davacı ...'ın kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>d)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak reddedilen kısım itibariyle Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,<br>e)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak reddedilen kısım itibariyle Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,<br>f)Davalı ... Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak reddedilen kısım itibariyle Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine,e)<br>7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>C-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-Davacılar istinafı yönünden; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,<br>Davacılar tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ve tebligat ve posta gideri 27,50 TL olmak üzere toplam 189,60 TL  yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacılara verilmesine,<br>b-Davalı istinafı yönünden; alınması gerekli 13.560,98 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.330,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.230,04 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bce0cda1f86faeb","SID":"f2ea1cb017b8787c"}}