{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/24 <br>KARAR NO\t\t: 2024/764<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/10/2019 (Dava) - 30/09/2021 (Karar)   <br>NUMARASI\t\t: 2019/738 Esas - 2021/739 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/738 Esas - 2021/739 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davadışı ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ise ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracın, maliki ve kaza anında sürücüsü müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, müvekkilinin sürücüsü olduğu araçta yüksek maddi hasar meydana geldiğini, resmi trafik birimlerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında meydana gelen kazanın oluş biçiminin ifade edildiğini, dava dışı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş'ye ve davalı İMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurduklarını, hasar dosyalarının açıldığını, hasar bedelinin ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere KDV hariç 125.000,00-TL olduğunu, ancak yedek parça fiyatlarına haksız ve fahiş iskonto uygulandığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, davadışı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat limiti olan 36.000-TL'nin ödendiğini ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından da bir kısım ödeme yapılmışsa da gerçek zararın karşılanmadığını, davalı sigorta şirketinin, mecburi mali mesuliyet sigortasının üstünde kalan kısmını, poliçede yazılı azami miktara kadar sigorta ettiğini, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sorumluluğundaki ilk 36.000 TL'sinden sonra artan kısmından limiti kadar İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu için davalının sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, hasar ve kusur tespiti yargılamayı gerektirdiği ve likit alacak olarak kabul edilmediği için fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu belirterek, HMK m. 107 gereği belirsiz alacak niteliğindeki davalarında şimdilik 100 TL tazminatın kusurlu araç ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile de istemini 34.000-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>CEVAP :<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamındaki ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin bedeni/maddi ayrımı yapılmaksızın 100.000,00 TL olduğunu, bu miktarın müvekkili şirketin sorumlu olabileceği azami bedel olduğunu, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını, kaza tek başına incelendiğinde, hasarın teminat kapsamı dışında olmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını, ancak her iki aracın maliklerinin, sürücülerinin, araçların eski plakaları ile karıştıkları kazaların incelenmesi neticesinde, kazaların meydana geliş şekillerine yönelik benzerlikler olduğunun, aynı araçların farklı farklı kazalara karıştıklarının, kazaların meydana geliş şekillerinin benzer olduğunun ve araçların onarımlarının da ... isimli serviste yapıldığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/93281 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, şüpheli hasar dosyaları sebebiyle başlatılan soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının birçok kez benzer ve neredeyse aynı hasarlara karıştığını ve müvekkili şirketten tazminat talep ettiğini, bahsedilen hasarlara karışan mağdur ve sigortalı araç maliklerinin aynı olduğunu, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı adına ait tüm kayıtların servisten istenmesi gerektiğini, 19.12.2018 ve 02.10.2018 tarihinde meydana gelen kazalarda, ... plakalı aracın benzer şekilde betona veya trafik lambasına çarpması sonucu hasar meydana geldiğinin görüleceğini, hasar miktarının tespiti için eksper ataması yapıldığını, buna göre yapılan değerlendirme sonrasında hasar bedelinin 60.000,00 TL olarak tespit edildiğini, 60.000,00 TL’lik tutarın 26.06.2019 tarihinde davacı tarafın hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafından feragat edilmiş olan talepler açısından davanın reddi gerektiğinin tartışmasız olduğunu, dilekçe ekinde sundukları davacıya ait ibraname ile davacının müvekkilini kayıtsız ve şartsız, geri dönülmez şekilde ibra ettiğini, bu suretle feragat edildiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Somut olayda, davalı sigorta şirketi tarafından 100.000 TL limitli ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiği, davaya konu trafik kazasında davacı tarafa ait araçta 130.000 TL tutarında zarar meydana geldiği, bu zararın ZMM sigorta poliçe limiti olan 36.000 TL düşüldükten sonraki kısmı olan 94.000 TL zarardan İMM sigorta poliçesi düzenleyen davalının sorumlu bulunduğu, bu kapsamda davalı tarafça davacıya davadan önce 60.000 TL tutarında sigorta tazminatı ödendiği, şu halde giderilmeyen bakiye zarar miktarının 34.000 TL olduğu, bu zararın kazaya karışan aracın İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi tarafından poliçe teminatı kapsamında tazmininin gerektiği,  davalı sigorta şirketi vekilince, davaya konu trafik kazasının şüpheli olduğu, davacı ve kazaya karışan diğer araç ve araç sürücüsünün başka bir çok hasar dosyası bulunduğu, bu hususlarla ilgili İzmir CBS'ca soruşturma yürütüldüğü iddiası kapsamında mahkemece İzmir CBS'na müzekkere yazılarak soruşturma evrakının celp edildiği, yapılan incelemede soruşturma sonucunda konuya ilişkin olarak İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 2020/122 Esas numaralı ceza davasının açıldığının anlaşıldığı, bu dosyanın da celp edilerek incelendiği, ancak işbu dosya davacısı hakkında ve dosyaya konu trafik kazasına ilişkin herhangi bir isnat ve dava bulunmadığı, ceza dosyasında işbu dosya davacısının sanık veya başka herhangi bir sıfatla bulunmadığının anlaşıldığı, davalı vekili tarafından ileri sürülen bu iddiaların kesin, şüpheden uzak ve somut başka herhangi bir delille de ispat edilemediği, tüm bu hususlar hep birlikte gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜ İLE, 34.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br> Davalı vekili tarafından, \"...Öncelikle, davacının benzer nitelikteki birçok şaibeli  kazaya karışmış olması nedeniyle soruşturma dosyaları açıldığının ve cezai sürecin (İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/298 E. sayılı dosyasında) devam ettiğinin nazara alınmadığını, aynı araçların farklı farklı kazalara karıştıklarını, kazaların meydana geliş şekillerinin benzer olduğunu, araç onarımlarının ... isimli serviste yapıldığı hususlarının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığını, yeterli şüpheye ulaşılması nedeniyle iddianame düzenlendiğini ve İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/298 E. sayılı ceza dosyası üzerinden yargılama yapılmaya başlanıldığını, cezai yargılama süreci yerel mahkeme tarafından beklenilmeden müvekkili şirketin tazminat ödemesine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırılık oluşturduğunu,  davacının birçok kez benzer ve neredeyse aynı hasarlara karıştığını ve müvekkili şirketten tazminat talep ettiğini, mağdur ve sigortalı araç maliklerinin aynı olduğunu, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, onarımların da sürekli ... bünyesinde yapıldığını, söz konusu servisten ilgili kayıtlar celp edilseydi tüm şaibeli durumun ortaya çıkacağını, fakat yerel mahkeme tarafından kayıtların celbine dair itirazlarının da nazara alınmadığını, kaldı ki biran için kazalar şaibeli olmasa dahi müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını ve davacı tarafından ibraname imzalandığını, müvekkil şirketten başkaca hak ve alacağı kalmadığı belirtilerek haklardan feragat edildiğini, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda sigorta eksperi tarafından yapılan hasar tespiti ve miktarı nazara alınmadığı gibi, Genel Şartlar uyarınca zarar miktarının hesaplanması noktasındaki kıstasların da dikkate alınmadığını, eksper raporunun başlı başına hukuki delil niteliğinde olduğunu, nitekim emsal yargı kararlarının da bunu destekler nitelikte olduğunu, sigorta eksper raporu doğrultusunda 60.000,00 TL’lik  hasar bedelinin ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye sorumluluğunun kalmadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.   <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yan İMM sigorta şirketinden hasar tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; yargılama aşamalarında davalı tarafça bahse konu kazanın şaibeli olduğunun ileri sürüldüğü, bu konuda soyut beyandan öte savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ve davacının da dahil olduğu birtakım sanıklar hakkında ceza davası açıldığı ileri sürülerek, bu yargılamanın İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/298 E. sayılı dosyasında olduğu belirtilmek suretiyle dosya numarasının da bildirildiği, ancak mahkemece bu dosya ile ilgisi bulunmayan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/122 E. sayılı ceza dosyasının Uyap üzerinden incelenip, birkısım evrakların da çıktılarının dosyaya konulduğunun görüldüğü, bu dosyanın eldeki dava ile bağlantısız ve davacının taraf olmadığı farklı bir suç dosyası olduğunun (çağrı merkezlerinden çalışan vatandaşları arayarak evlerine icra geleceğini söyleyip korkutarak verilen hesaplara para havaleleri yaptırılan bir dolandırıcılık suç örgütüne dair) anlaşılmakta olduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ise; davalı tarafça bildirilen ceza dosyasında davacının da sanık olarak yer aldığının ve bu dosyanın mahkemece hiç incelenip değerlendirilmediğinin görüldüğü, ceza dosyasında sübut bulan bir maddi olgunun bulunması halinde hukuk hakimini de bağlayacağı ve davalının gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu dikkate alındığında, bu haliyle mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından kararın kaldırılması gerekmiştir. <br>Yine, dava konusu kazaya dair davalı sigorta şirketine ait kasko sigorta poliçesi, kısmi olarak ödendiği belirtilen 60.000-TL'lik ödeme dekontu ve davacı tarafça verildiği ileri sürülen ibraname belgesinin de dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, tüm deliller toplanıp dosyaya eklenmeden hüküm tesisi de doğru görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/738 Esas - 2021/739 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan 424,81 TL istinaf  karar harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"acca100d590d0423","SID":"e908da64ad31e191"}}