{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/28 <br>KARAR NO\t\t: 2024/723<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/09/2019 (Dava) - 11/11/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2019/306 Esas - 2021/1016 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/306 Esas - 2021/1016 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 21.12.2018 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı tırın ... plakalı dorse ile seyir halinde iken, dorsenin sağ arka tekerinin patlaması sonucu asfalta sürten janttan çıkan kıvılcımların dorse brandasını ve yüklü pamuk balyalarını tutuşturmasıyla yangın meydana geldiğini, başvuru üzerine açılan hasar dosyası üzerinden ödeme yapılmaması nedeniyle dava açma zarureti doğduğunu, davalının müvekkilinin aracını \"... kasko poliçesi\" yle sigortalamış olup  meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, davalının ekspertiz çalışması yaptığını, ancak  hasarın bakımsızlık nedeniyle meydana geldiği ve teminat dışında kaldığı gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, müvekkilinin üzerine düşen her türlü tedbiri aldığını ve aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, buna ilişkin tüm bakım faturaları ve ödemelerin ekte sunulduğunu, ayrıca kısa bir süre önce aracın muayeneye girdiğini ve herhangi bir sıkıntı yaşamaksızın geçtiğini, sigortanın teminat dışı kalan hallere ilişkin hiçbir bilgilendirme yapmadığını, TBK 21.madde uyarınca müzakere edilmeyen ve aydınlatılmayan maddelerin hak ihlal yaratan kısımlarının geçersiz olacağının açık olduğunu, poliçenin sigorta ettirene teslim edilmesi gerektiğinin de açık olduğunu, davalının müvekkili şirketin zararlarından KDV dahil sorumluluğu bulunduğunu, zira davalının gerçek zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL otopark ücreti, 100,00 TL vinç ve yola dökülen pamukların toplanma bedellerinin belirlenerek (poliçe limitleri dahilinde) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile, hasar bedelinin 23.246-TL'ye ve otopark ücreti bedelinin de 1.350-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır <br><br>CEVAP :<br>Davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı dorsenin onarım masrafları aracın ikinci el rayiç bedelini geçtiği ve aracın onarımının ekonomik olmayacağı, pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, ... plakalı dorsenin hasar tarihi itibariyle ikinci el eş piyasa rayiç değerinin 32.000,00 TL olduğu, hasarlı halinin 8.754,00 TL olması sebebiyle meydana gelen yangın sebebiyle oluşan hasar bedelinin de KDV dahil 23.246,00 TL olduğu, günlük otopark bedelinin, ortalama 30,00 TL olduğu ve sonuçta toplam 45 gün X 30,00 TL=1.350,00 TL otopark ücretinin talep edilebileceği anlaşılmakla; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 23.246,00-TL hasar bedeli, 1.350,00-TL otopark ücreti maddi tazminatının 10/02/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br> Davalı vekili tarafından, \"...Dava konusu yangın 21.12.2018 tarihinde gerçekleşmiş olup ıslah beyanının ise 09.06.2021 tarihinde sunulduğunu, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları C.10 maddesindeki; ‘Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar’ hükmü uyarınca zararın tazminine ilişkin taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten 2 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, kısmi alacak davası olarak açılan işbu davada ıslah edilen kısım için taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın esası yönünden reddine karar verilmesi gerekirken mahkeme kararında zamanaşımı hususunda herhangi bir açıklama yapılmamakla beraber ıslah dilekçelerinin de tamamen göz ardı edildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca sunmuş oldukları araştırma raporuna göre kazaya sebebiyet veren teknik arızanın, bakımsızlıktan dolayı ileri gelen bir arıza olduğunu, araç muayene istasyonlarının isminden de anlaşılacağı gibi bir muayene istasyonu olduklarını, muayene istasyonlarında araçların bakımının yapılmadığını, bu nedenle araç muayene belgesinin bir bakım belgesi olmadığını, yapılan kontrolde frenlerin ne derece sağlıklı tutup tutmadığının kontrol edildiğini, frenler tutuyorsa muayene istasyonunca sorun olmadığını, sağ frenin kampanasına sürtmesini, muayene istasyonunun tespit etmesi söz konusu olamayacağı gibi muayene istasyonun araması gereken bir husus da olmadığını, bu nedenle sürtünme sırasında oluşan yüksek ısı nedeniyle yanma olayı çıktığını, buna neden olan etkenin balata kasnağının kampana içine sürtmesi olduğunu, patlayan lastiğin hemen alev almayacağını, lastik patladıktan sonra uzun mesafelerce araç yoluna devam etmesi sırasında patlayan lastiğin çevre çapı değiştiğinden ve dingildeki diferansiyel olmayan tekerlekler yolda aynı devirde döndüğünden tekerlekler farklı devirlerde dönmesinden dolayı patlayan lastiğin sürtünerek yandığını, sonuç olarak poliçe genel şartları A.5.7 - gereği yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma veya bakımsızlık nedeni ile meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sunmuş oldukları araştırma raporunda yer alan hususların mahkemece dikkate alınmadığını, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte poliçede belirlenen muafiyetlerin de dikkate alınması gerektiğini, anlaşmasız serviste onarım yapılması durumunda %25 tenzil muafiyet uygulanacağını, sigortalının anlaşmasız ve yetkisiz serviste onarım yapması sebebiyle söz konusu muafiyetin uygulanması gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.     <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, otopark ücreti ve emtia bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı şirkete ait tır ve yarı römorkun seyri esnasında, dorsenin arka tekerinin patlaması ile asfalta sürtünen jantın dorse arkasındaki brandayı ve pamuk emtiasını tutuşturarak zarara neden olduğu, mahkemece farklı bilirkişilerden alınmış olan alınan bilirkişi heyet raporlarında, hasara uğrayan dorsenin bakımlarının düzenli ve zamanında yaptırılmış olduğunun tespit edildiği, bu hususun aksini iddia eden davalı vekilinin buna dair ispata elverişli bir delil sunamadığı, hasar ihbarı üzerine davalı tarafın istemi ile düzenlenen ön eksper raporunun da aynı yönde olduğu, ancak davalı sigorta şirketince alınan teknik mütalaada aksi yönde görüş bildirilip, aracın bakımsız olduğu ve sürücü beyanlarının doğru olmayıp, aracın teknik arızadan kaynaklı yandığı yönünde görüş bildirildiğinin görüldüğü, bu nedenle da davalı tarafça sigortalının başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça dayanak olarak ileri sürülen sözkonusu teknik mütalaanın somut verilere dayalı olmadığı, kanaat içerir bir rapor olup, itfaiye raporu ile de çeliştiği, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporlarında tüm bu bilgi ve belgeler değerlendirilerek, hasarın teminat kapsamında kaldığının belirlendiği anlaşılmakla, hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporlar uyarınca karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin, ıslah zamanaşımına dair itirazlarının değerlendirilmesinde; dava dilekçesi incelendiğinde, gerçek zararın belirlenerek hüküm altına alınmasının talep edildiği, dava dilekçesi içeriği uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, nitekim gerçek zarar miktarının, aracın onarımının olanaklı olup olmadığının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, onarım mı yoksa pert-total mi olacağının yapılacak inceleme ile belirlenecek olduğu (bu yönde bknz. Yargıtay 17. HD 2016/16457 E.-2017/11000 K.,   2015/17305 E.-2015/14311 K.), buna göre eldeki belirsiz alacak davası bakımından TBK 154/2. madde uyarınca davanın açılması ile tüm alacak için zamanaşımının kesilmiş olduğu, yargılama sırasında dava değerinin arttırılması isteminin ıslah niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. <br>Yine poliçedeki muafiyet hükümlerinin uygulanmadığı itirazının da kabulü mümkün görülmemiştir. Zira, bahse konu hükümler aracın onarımına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta aracın pert olduğu açıktır. Tüm bunlara ilaveten, davalı tarafça davaya cevap verilmediği ve  usule uygun şekilde tebliğ edilen hiçbir rapora itirazda bulunulmadığı, istinaf itiraz dilekçesinde bu hususların ileri sürüldüğü de görülmekle, HMK 357. madde ve savunmanın genişletilmesi yasağı uyarınca da bu itirazların kabulü mümkün bulunmamaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/306 Esas - 2021/1016 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalıdan alınması gerekli 1.680,15 TL istinaf karar harcından peşin alınan 420,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.260,12 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66d30effc5d9a3aa","SID":"cfdbc17060072444"}}