{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/39 <br>KARAR NO\t\t: 2024/707<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2020 (Dava) -  12/10/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/216 Esas -  2021/770 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat (Kasko Sigortası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/04/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 tarihli, 2020/216 Esas ve 2021/770 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;05.07.2018 tarihinde “... yolu üzeri ... alanı içi Lüleburgaz” adresinde davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın elektrik aksamının her hangi bir nedenle tutuşması aracın yanmasına sebebiyet verdiği, aracın yanması nedeniyle davalı şirkete ait kurtarıcı aracın davacıya ait aracı servise çekmek için geldiği ve çekme işlemi sırasında  davalıya ait kurtarıcı aracın  ... plaka sayılı aracın  demirinin kırılmasına ve akabinde radyatörünün parçalanmasına sebep olduğunu, iş bu yangın kazasının ne sebeple oluştuğu belli olmamakla birlikte araç demirinin kırılması ve radyoterinin kırılmasından davalı şirketin sorumlu olduğunu, davacının zararlarından 0001-0210-23502353 no’lu poliçe limitleri çerçevesinde davalı şirket sorumlu olduğunu, davacıya ait ... plaka sayılı aracın tüm oto sigorta poliçesinin davalı tarafından yapıldığı ve davaya konu hasar teminat kaplmış ve 2018 K 81642 no’lu hasar dosyası açıldığını, ancak davalı İMM Genel Şartlarını baz alarak hasarı ret ettiğini,  davalı kötü niyetli olarak hasarı ödemekten kaçındığını  belirterek davacı şirkete ait  ... plaka sayılı aracın 05.07.2018 tarihinde yanması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00.-TL (KDV Dahil) hasar bedeli maddi tazminat tutarının belirlenerek (poliçelerin limitleri dahilinde) 30.08.2018 hasarı ret tarihin itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>Davacı vekili tarafından sunulan 04/05/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; toplam 51.420,92 TL üzerinden 30/08/2018 hasarı ret tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline  ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesin talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Sigortalı aracın bakımlarının periyodik olarak yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgilerin dosya içeriğine dahil edildikten sonra meydana gelen yanma hasarının bakımsızlık sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine yönelik bilirkiş iraporu tanzim edilmesini, bakımsızlık sonucu bir yanma hasarı meydana geldi ise poliçe genel şartları gereği teminat dışı olacağından davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasardan sorumlu olmaması sebebi ile davanın reddini,  taşınan yüke ilişkin olarak davalı sigorta şirketine herhangi bir bildirim yapılmadığı için yanma hasarının tehlikeli yük taşımaktan mı kaynaklandığının da tespitini , kabul anlamına gelmemek kaydıyla uyuşmazlık konusu hasarın müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu kanaatinin hasıl olması halinde; öncelikle poliçedeki muafiyetlerin hasar hesaplamasında uygulanmasının, aracın yanması sonucunda aracın tam zayi olduğuna kanaat getirilmesi halinde aracın kaza tarihi ile rayiç bedelinin ve hurdasının tespit edilmesinin, aracın tam rayicine hükmedilmesi halinde sigortalının talebi doğrultusunda hurdasının hangi tarafta kalacağına, müvekkil şirket nezdinde kalmasına karar verilmesi halinde ise aracın üzerindeki tüm hak mahrumiyetlerinden ari olarak sigorta şirketine devredilmesine ilişkin hüküm kurulmasına, aracın onarımına veya aracın rayicine hükmedilmesi halinde kasko sigortası gelen şartları uyarınca müvekkil sigorta şirketinin tazminat ödeme borcu  aracın trafikten çekme belgesinin ya da hurda tescil belgesinin şirketimize sunulması halinde başlayacağından ilgili belgenin dosya içeriğine dahil edilmesinin talep edildiği ve davanın reddi ile  davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilinin talep edildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''... davacı aracının davacı tarafın herhangi bir kusuru olmaksızın elektrik aksamından çıkan yangın sonucu yanarak hasara uğradığı, davalı tarafa ait çekici ile aracın yetkili servise götürülmeye çalışıldığı sırada çekme faaliyeti sırasında aracın yeniden hasara uğradığı, davalı tarafa ait çekicinin davacı taraf aracına verdiği zarar ile yangın olayı arasında illiyet bağının olmadığı bu kapsamda hükme esas alınmasına karar verilen rapordan da görüleceği üzere yangın sebebi ile oluşan zarar haricinde davacı aracının çekme işlemi sırasında yeni bir hasara uğradığı, davacı aracının yangın olayı esnasında yüksüz ve boş olduğu dolayısıyla yangın  hasarının ve davalı tarafa ait çekici işlemi sırasındaki oluşan hasarın taşınan yükten de kaynaklanmadığı, davaya konu aracın anlaşmalı serviste onarılmadığı ve davalı tarafça hasarın dava öncesinde reddedildiği için davacının aracının davalının anlaşmalı olduğu bir serviste tamir ettirme olanağının olmadığı gibi bu hususa davacının zorlanamayacağı bu kapsamda  davalı taraf çekici eyleminin neticesinde davacı taraf aracında iskontosuz olarak 51.420,91 TL tutarında zarar meydana geldiği, araç tamirinin ekonomik olduğu, pert total uygulamasına gerek olmadığı anlaşılmakla davalı taraf çekicisi eyleminden kaynaklı davacı nezdinde haksız fiilin tüm koşulları oluştuğu kanaati ile davalı tarafın bu çekme işleminden kaynaklı zarardan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla ve ancak davacı tarafça dava konusu edilen miktar 51.420,92 TL olarak talep edildiği göz önüne alındığında...'' gerekçesiyle; ''... Davanın KISMEN KABULÜ ile; 05/07/2018 tarihinde davacı aracı olan ... plaka sayılı aracın yanmasından kaynaklı zarar tutarı olarak tespit edilen 51.420,91 TL'nin davalının temerrüt tarihi olarak tespit edilen 12/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE...'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçedeki düzenlemeler (4.2. muafiyetler ve 4.12. servis/tamirhane seçimi) ile örtüşmeyen hüküm tesis edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile somut uyuşmazlıkta, davacıya ait aracın anlaşmalı serviste onarılmadığı Yerel Mahkemece tespit edilmesine rağmen, \"davalı tarafça hasarın dava öncesinde reddedildiği için davacının aracının davalının anlaşmalı olduğu bir serviste tamir ettirme olanağının olmadığı gibi bu hususa davacının zorlanamayacağı\" gerekçesiyle tespit edilen hasar bedeline muafiyet uygulanmadığını, davacı sigortalının poliçesini muafiyetli poliçen olduğunu, kasko muafiyeti, poliçe düzenlenirken sigorta şirketi ve sigortalının anlaşarak karar verdiği muafiyet oranının etkisi ile kasko poliçesi fiyatına uygulanan bir indirim seçeneği olduğunu, davacı sigortalının aracını anlaşmalı veyahut özel serviste onartmak kararını vermekte özgür olduğunu, Yerel Mahkemenin, davacı sigortalının bu hususta zorlanamayacağı yönündeki değerlendirmesi muafiyetli poliçe mantığına tamamen aykırı olup, bu noktada fahiş hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı işbu kararın verildiğini, nasıl ki davacı aracını hangi servise götüreceği hususunda özgürse, poliçesini seçerken de özgür olduğunu, kendisinin bilerek ve isteyerek muafiyetli poliçe tercih ettiğini, hasarın teminat dahilinde olduğundan bahisle, hasar tazminatından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaparken poliçe hükümlerinin uygulama alanı bulacağını ve sigortalının, aracını özel serviste tamir ettirmesi durumunda, poliçenin ilgili hükmü gereği tespit edilen hasar bedeline muafiyet uygulanacağını, sigortalının aracını ... unvanlı anlaşması olmayan özel serviste onarttığını, Yerel Mahkeme tarafından da davaya konu aracın anlaşmalı serviste onarılmadığı  tespit edilmesine rağmen son derece hatalı değerlendirmelerle hasar bedeline uygulanması gereken %25 tenzili muafiyet uygulanmadan hüküm kurulduğunu, anlaşmalı servis muafiyetinin poliçe özel şartı olduğunu, ayrıca davayı genişletme ve değiştirme yasağına aykırı hareket edilerek, istem konusu genişletilerek hüküm kurulduğunu,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yedek parça ve işçilik yönünden toplam 74 kalemde hasar hesabı yapıldığını, 74 kalemlik hasar hesabının yangın olayı neticesinde meydana gelen zarar (1) ile birlikte yangın olayından sonra çekici ile aracın çekilmesi sırasında meydana gelen zarara (2) ilişkin olduğunu, Yerel Mahkemenin (2) numaralı hasara ilişkin hüküm kurması gerekirken, hem (1) hem de (2) numaralı hasara ilişkin hüküm kurulduğunu, hakimin davada tarafların talep ettiğinden daha fazlasına veya tarafların talebi dışında bir şeye karar veremeyeceğini, hasar dosyası kapsamında adli yargı bilirkişisinden alınan raporun hasarlı araç üzerinde bizzat yerinde inceleme yapılarak düzenlendiğini, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun son derece soyut değerlendirmelere dayalı, çelişkili ve hatalı olduğunu, iş bu rapora göre hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı tarafından, istem konusu aşılarak talep edilen hasar tazminatının poliçe teminatı dışında kaldığını, proforma fatura dikkate alınarak hasar hesabı yapılamayacağını ve ödendiği belli olmayan KDV'ye hükmedilemeyeceğini, üstelik söz konusu proforma faturanın aracın onarımının dahi yapılmadığı servis tarafından düzenlendiğini, hükmedilen tutarın fahiş olduğunu, yangın raporunda söndürme sonundaki hasar durumu \"aracın motor kısmında kısmi hasar meydana gelmiştir\" şeklinde belirtilmesine rağmen, bilirkişi raporunda 74 adet hasar kalemi çıkarıldığını, söz konusu çelişkinin giderilmediğini, yerel mahkemece iskonto uygulanmasının somut uyuşmazlık bakımından uygun olmadığı kanaatine varıldığını, ancak nedeninin açıklanmadığını, yerel mahkemece itirazları yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığını, gerekçeli kararın sadece bilirkişi raporuna atıf yapılarak  kurulduğunu, davalı sigorta şirketinin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faiz ile sorumlu olabileceğini işleyecek faiz olarak avans faizi belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek  kararın ortadan kaldırılması ile icranın geri bırakılması zımninde tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, kasko poliçesi kapsamında araç hasarından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kararda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı hasarı ödemeyi kabul etmediğine, araç sahibi aracını kendisi tamir ettirdiğine göre aracın yetkili serviste onarımının yaptırılmadığı yönündeki itirazın yerinde olmadığı; hükme esas alınan bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin yeterli araştırmayı içerdiği; yerleşik uygulamaya göre gerçek zararın tazmini bakımından yedek parçaların iskontosuz olarak hesaplanması ve hesaplanan tazminatın KDV dahil olarak hesaplanmasının yerinde olduğu; davacının dava dilekçesi içeriğinde talep ettiği tazminat kalemlerini belirttiği, davalının aracın yanmasından kaynaklı zarardan ve araç çekme sırasında oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunun belirtilerek talepte bulunulduğu;  mahkemece dava tarihi yerine temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve aracın niteliğinin kamyon olması, kullanım şeklinin ticari olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 tarihli, 2020/216 Esas ve 2021/770 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 3.512,56-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 878,15-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.634,41-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b714c5319aa8471d","SID":"2e5a25395164ff75"}}