{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/56 <br>KARAR NO\t\t: 2024/727<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  17/12/2020 (Dava) - 09/11/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/781 Esas - 2021/958 Karar <br>DAVA             \t: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/781 Esas - 2021/958 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 29.07.2020 tarihinde ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücüler tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı sürücünün \"parktan geri geri çıkarken soldan gelen arabaya vurdum\" şeklindeki beyanını imzası ile ikrar ettiğini ve bu şekilde kendisinin %100 kusurlu olduğunu kabul ettiğini, davalı tarafın ZMMS poliçesi nedeniyle oluşan maddi zararlardan teminat dahilinde sorumlu olduğunu, husumetin kazaya sebep olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, müvekkilinin kazadan kısa bir zaman sonra aracı ile daimi ikamet ettiği ülkeye dönmek zorunda kaldığını, Avusturya'ya döndükten sonra aracını ikamet ettiği şehir olan Viyana'da ... Motorlu Taşıt Değerlendirme ve Otomotiv Danışmanlığı ... isimli firmaya incelettiğini ve hasarın KDV dahil 5.623,60 Euro olarak tespit edildiğini, ayrıca araçta 880,00 Euro'luk bir değer kaybı da belirlendiğini, tüm bu raporlama ücretleri için müvekkilinin 160,00 Euro ödemede bulunduğunu, davalı şirket ile iletişime geçildiğini, ancak bu güne kadar herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığını, davalının KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup daimi ikametgahı da yurtdışı olduğundan araçtaki zararın oradaki rayiç değerlere göre belirlenmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ekspertiz ücretinin de aracın bulunduğu ülke piyasasına göre belirlenmesi gerektiğini, zira müvekkilinin yabancı para-Euro üzerinden harcama yapacağını, davalı şirkete 01.10.2020 tarihinde hasar miktarı için kargo yoluyla ihtarda bulunulduğunu, ihbarname ve tüm eklerinin 02.10.2020 tarihinde şirkete ulaştığını, ancak her hangi bir cevap verilmediğini, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonundan itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini, arabuluculuk müessesine başvurmalarına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla ekte sunulu raporlarla (5.623,60 Euro onarım maliyeti+880,00 Euro değer kaybı maliyeti+160,00 Euro ekspertiz rapor ücreti) belirlenmiş toplamda 6.663,60 Euro tazminattan şimdilik 100,00 Euro'nun teminat limitleri dahilinde yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini toplam 3.933,76-Euro'ya çıkardığı anlaşılmıştır.<br>CEVAP :<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının talep sonucunu açık bir şekilde yapması gerektiğini, maddi tazminat talebinin ne kadarı değer kaybı bedeli, ne kadarı hasar bedeli ve ne kadarı ekspertiz ücreti olduğunu açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza sonucu aracın hangi parçalarının hasar gördüğünü, hasarın niteliğini ve kapsamını gösteren bilgi ve belgeler sunulmadan, değer kaybı zararının ve hasar bedelinin tespitinin mümkün olmadığını, zarar gören kişilerin eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, itirazları baki kalmak kaydıyla hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, sunulan ekspertiz raporunda aracın nerede ve nasıl tamir edildiği, aracın bizzat muayene edilip edilmediği hususlarında herhangi bir bilgi bulunmadığını, hasarlı parçaların nasıl tespit edildiğinin belirtilmediğini, rizikonun gerçekleşmesinden 2 ay sonra düzenlenen ve aranan niteliklere haiz olmayan belge ile ispatın mümkün olmayacağı ve bu belge için ödenen ücretin TTK’nın 1426. maddesi kapsamında makul gider olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkiline sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılması, değil ise eşdeğeri parça ile değiştirilmesi, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespiti gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle yapmış olduğu ödemenin uygun olduğunun tespit edilmesini talep ettiklerini, haksız fiilden kaynaklanan zararın ancak haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, dava dosyasının; hasar tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesine gönderilmesini, başvuran tarafından sunulan ekspertiz hasar raporunun bağlayıcılığı bulunmadığını, her halükarda ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin reddini talep ettiklerini, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan eksper raporu aldıran ve sigortacılığın temel ilkesi olan iyi niyet kurallarını ihlal eden davacının, eksper ücretinden de sorumlu olacağını, her halükarda asıl alacağı belirlemek için delil tespit gideri olarak ödenen ekspertiz ücretinin yargılama giderleri ile birlikte hüküm altına alınması gerektiğini, değer kaybı bedelinin de genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin ancak yasal faizle sorumlu olabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \".....Yetki itirazı bakımından yapılan değerlendirmede, davalının İzmir ilinde bölge müdürlüğü ve şubeleri bulunduğundan İzmir'de de dava açılabileceğinden davalının yetki itirazının reddine karar verildiği, ...kusur ve zararın tespiti için otomotiv bilirkişiden rapor alındığı, tüm dosya içeriğine göre; 29.07.2020 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda; davalı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 5.623,60-Euro (KDV dahil) hasar meydana geldiği, kaza nedeniyle 880,00-Euro değer kaybı meydana geldiği, buna göre toplam 6.503,60-Euro maddi zarar meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa 10.02.2021 tarihinde 7.179,96-TL ödeme yaptığı, ayrıca 08.10.2021 tarihinde de 33.820,04 TL ödeme yaptığı, böylelikle toplam teminat limiti olan 41.000,00 TL' nin tükendiği, teminat TL üzerinden olduğundan ve TL bazında değerlendirme yapılması gerektiğinden davacının başkaca bir alacağının bulunmadığı ve tamamının davacıya dava tarihinden sonra ödendiği anlaşılmakla, ödemeler dikkate alınarak DAVA KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar vermek gerektiği, ancak davacının dava açmakta haklı olduğu ve davalı tarafın dava açıldıktan sonra ödeme yaptığı anlaşıldığından davacı lehine yargılama gideri, ücreti vekalet hükmedildiği, yargılama giderlerine 160 Euro eksper ücretinin de ilave edildiği....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br> Davacı vekili tarafından, \"...Müvekkilinin aracının Avusturya plakalı olup kendisinin daimi ikametgahının da Avusturya'da olduğunu, müvekkili, bulunduğu ülkede Euro üzerinden harcama yapacağından, davalarını Euro kuru üzerinden teminat limitleri içinde yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsili talebi ile açtıklarını, 08.07.2021 tarihli raporda da Euro üzerinden hesaplandığını, bu raporu kabul ettiklerini, ıslah dilekçelerinde ayrıntılı olarak; davalı şirketin kaza yani 29.07.2020 tarihindeki teminat limitlerinin Euro karşılığının 4.770,58 Euro olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı tarafından10.02.2021 tarihinde kendilerine 7.179,96 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin 836,82 Euro'ya karşılık geldiğini ve bu şekilde davalı şirketin kalan teminat limitinin 3.933,76 Euro olduğunu belirtip, kalan teminat üzerinden Euro olarak ıslahlarını yaptıklarını ve ıslah tarihindeki TL karşılığı ıslah harcı yatırdıklarını, davalı şirketin, teminat limitlerinin 41.000,00 TL olduğunu ve 08.10.2021 tarihinde kendilerine 33.820,04 TL ödemede bulunarak (10.02.2021 tarihinde 7.179,96 TL ödediklerini) teminat miktarının tamamını ödediklerini beyan ettiği, oysa davalının bu tarihte yaptığı 33.820,04 TL'lik ödemenin karşılığının 3.278,02 Euro'ya tekabül ettiğini, ıslah dilekçelerinde de belirttikleri gibi davalının kalan teminat limitinin 3.933,76 Euro olduğunu, mahkemenin, teminat limitinin tamamının ödendiğinden bahisle davanın konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verdiğini, verilen bu yanlış karar karşısında müvekkiline 655,74 Euro eksik ödemede bulunulduğunu, mahkemenin davalının yaptığı en son ödemenin Euro karşılığını bulup, kalan teminat limiti üzerinden karar vermesi gerekirken eksik incelemede bulunduğunu, müvekkilinin zararının Euro üzerinden hesaplanması gerektiğini ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsili gerektiğini, 6098 sayılı TBK md.99’da da, 'yabancı para üzerinden doğan borç ödeme günündeki rayiç bedeli üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir’ düzenlemesinin yer aldığını, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu yönde olduğunu (Y.HGK.nun 11.11.2009 tar. 2009/4-238E-2009/493K sayılı kararı), mahkemenin davalı şirketin TL bazındaki teminat limitlerinin kaza tarihi itibarı ile Euro kuruna çevrildikten sonra bu yönde karar vermesi gerekirken, yanılgılı bir şekilde bu hususu göz ardı ederek sadece TL olan limitler üzerinden tazminatın tamamının ödendiğine dair hüküm kurmasının yanlış olduğunu, müvekkilinin bu şekilde 655,74 Euro tutarında zarara uğradığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.    <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, yabancı plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle karşı yan trafik sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafa ait yabancı plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda davalı sigorta şirketine davadan önce başvuru yapıldığı ve herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğunun dosya içeriğindeki evraklardan anlaşılmakta olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre kazada davalı taraf sigortalı aracının %100 kusurlu olduğu, Avusturya'da alınmış olan ve dosyaya sunulan eksper raporundaki saptamaların o ülke koşullarına ve rayiçlerine uygun ve makul bulunduğunun belirlendiği, bununla birlikte yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından 10.02.2021'de 7.179,96-TL ve  08.10.2021'de 33.820,04-TL olmak üzere toplam 41.000-TL ödeme yapıldığı, mahkemece de kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle trafik sigorta poliçe limiti olan 41.000-TL'nin ödendiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava, yalnızca trafik sigorta şirketine yöneltilmiş olup, trafik sigortasını düzenleyen davalı kaza tarihi itibariyle 41.000-TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Poliçe TL üzerinden düzenlenmiş olup, yabancı para cinsinden düzenlenme gibi bir zorunluluk da bulunmamaktadır. Buna göre, somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin tamamı uyarınca ödeme yapmış olmasına, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının haklılığı gözetilerek tüm yargılama giderleri (eksper ücreti de dahil edilerek) ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmuş olmasına göre, kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/781 Esas - 2021/958 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56f91d37a5a88153","SID":"ec5a0c7804aa77ac"}}