{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/294 <br>KARAR NO\t\t: 2024/662<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2015 (Dava) - 06/06/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2022/435 Esas - 2023/412 Karar<br>ASIL DAVA DOSYASI;<br>DAVA\t\t: Tazminat<br>İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN BİRLEŞEN 2015/728 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI;<br>DAVA             \t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2022/435 Esas - 2023/412 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tAsıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı malik/sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı otomobil ile 18.12.2013 günü ... Caddesi .../... sokak kavşağında, davalı ...'a ait diğer davalı sürücü ... idaresinde bulunan ve davalı ... Sigorta A.Ş.ne 0001-0210- 06846757 sayılı ZMSS (Trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın çarpışmaları neticesinde  ... plakalı aracın savrularak yaya kaldırımında bekleyen yayalar ... ve ...'e çarpması sonucu müvekkillerinin babası ...'in kaldırıldığı E.Ü.T.F. Hastanesinde 23.02.2014 tarihinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelişinde sürücü ...'ın asli, diğer sürücü ...'nın tali kusurlu olduğunu, müvekkillerinin annelerinin daha önce vefat etmesi nedeniyle iki kız kardeşin bekar olarak babalarıyla birlikte yaşamaktayken babalarının bu kazada vefat etmesi nedeniyle yalnız kaldıklarını, müvekkillerinin sosyal güvenceleri olmadığını, babalarının sosyal güvencesinden yararlandıklarını, maddi ve manevi olarak babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...'in ölümü nedeniyle davacı kızı ... için 1.000,00-TL maddi (masraf ve destekten yoksun kalma) ve 45.000,00-TL manevi tazminata, diğer davacı  kızı ... için 1.000,00-TL maddi (masraf ve destekten yoksun kalma) ve  45.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 92.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen  sigorta şirketlerinden sorumlu oldukları limit miktarlarıyla sınırlı olarak tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/12/2013 tarihinde  sürücü ...'nın  sevk ve idaresindeki ...  plakalı araç ile  sürücü  ... sevk ve  idaresindeki  ...  plakalı aracın çarpışmaları  sonucu  ... plakalı aracın savrularak yaya olarak  kaldırımda bekleyen  yayalar ... ve ...'e  de çarptığını ve yaralandıklarını,   sürücü ...'ın asli,  diğer sürücü ...'nın ise tali kusurlu olduğunu,  kazada müvekkillerinin babası ...'in  hayatını kaybettiğini,  trafik kazası  neticesinde  ...'in  ölümü nedeniyle   fazlaya ilişkin  talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile  davacı kızı ... için 1.000,00-TL maddi masraf ve destekten yoksun kalma tazminatı, davacı kızı ... için 1.000,00- maddi( masraf ve destekten yoksun kalma) tazminatının kaza tarihi olan 18/12/2013  den itibaren  yasal faizi ile birlikte  davalı sigorta şirketinden  sorumlu oldukları limit miktarıyla sınırlı olarak  tahsiline,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini,  İzmir 3. Asliye Ticaret  Mahkemesinde  2015/381 E sayılı  dosya ile  davalılar ..., ..., ...  ve ... Sigorta Aş.  Genel Müdürlüğüne  karşı  maddi  ve manevi tazminat talepli dava açtıklarını ileri sürerek,  hukuki yararlarının olması nedeniyle dosyanın  İzmir 3. Asliye Ticaret  Mahkemesinde  2015/381 E sayılı  dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in ölümüne sebep olan 18.12.2013 tarihli kazada, ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü müvekkili ...'nın tali kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aslında hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı için istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkili ...'nın ... plakalı aracının ... Sigorta A.Ş. ne T-47599827 sayılı trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu, bu poliçede ölüm halinde şahıs başına 250.000 TL teminatla sınırlı olduğunu, yine müvekkili aracının ... Sigorta A.Ş. ne K-47600125 sayılı ... poliçesiyle sigortalı olup bu poliçenin İhtiyari Mali Sorumluluk Teminatı çerçevesinde şahıs başına bedeninin 30.000 TL ile teminat altına alındığını, davanın ... Sigorta A.Ş. ye ihbar edilmesini talep ettiğini savunarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça anılan kaza nedeniyle açılan işbu davada müvekkili yönünden davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna ve aracın KTK uyarınca asıl işleteni olan ... ve ...' e ihbarını talep ettiklerini, müvekkilinin ... plakalı aracın işleteni olmadığını, müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın, araç kiralama işletmesi sahibi olan dava dışı ... ve ...' e kiraya verildiğini ve bu kişilerle aralarında kira ilişkisi olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davalının sorumluluğu cihetine gidilecek ise müterafık kusurun söz konusu olduğu işbu kazada kusur dağılımının da dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, ... plakalı aracın işleteni ..., ... ve SGK'na davanın ihbar edilmesini,  müvekkili hakkında açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusurları oranında sınırlı olduğunu savunarak, dava dilekçesinde belirtilen 18.06.2008 tarihinde 26910 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan tarife ve talimatından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini beyan etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 06/07/2017 tarihli bilirkişi hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan tespitlere göre davacıların destekten yoksun kalma tazminatı niteliğindeki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen masraflar yönünden yapılan tespiti ve hesaplamayı kabul etmediklerini savunarak, davacıların bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.<br>Birleşen davada davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından  teminat altına alınmış olan ... plakalı otomobilin karıştığı kaza sonucunda  davacı yan miras bırakanı 18/12/2013 tarihinde vefat ettiğini,  müvekkili şirket yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra ancak poliçe limiti ile sorumluluğunun mevcut olduğunu, poliçe limitinin şahıs başına 250.000,00-TL olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını,  müvekkili şirketin sigortalısının kusursuz olduğunu, desteğin gelir durumunun belge ile ispatlanması gerektiğini, davacıların kaza sebebi ile elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini,  davalı şirketin  ancak ve ancak dava tarihinden  itibaren yasal faizden sorumlu  olduğunu savunarak, davanın  reddi ile yargılama giderlerinin  davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 27/12/2018 TARİHLİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...A-Asıl dava dosyasında<br>Maddi tazminat istemi yönünden;<br>1-Davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin (950 şer TL) ayrı ayrı reddine<br>2-Davacıların masrafa ilişkin maddi tazminat istemlerinin kabulü ile her bir davacı için 50 şer TL olmak üzere toplam 100 TL nin davalılardan ... , ..., ... yönünden kaza tarihi olan 18/12/2013 , davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,<br>3-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için belirlenen 10.000 er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... , ..., ... yönünden kaza tarihi olan 18/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine<br>B-Birleşen Dava Dosyası yönünden;<br>1-Davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin (50şer TL ) ayrı ayrı reddine, <br>2-Davacıların masrafa ilişkin maddi tazminat istemlerinin kabulü ile her bir davacı için 1.350 şer TL olmak üzere toplam 2.700 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ den birleşen dava tarihinden (24/06/2015 )itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,<br>Sair hususların gerekçeli kararda ele alınmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Karar, davacılar vekili ve davalı ... tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.<br>DAİREMİZİN 20/04/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:<br>Dairemizce; \"...1-) Malik/sürücü davalı ... ... plakalı aracı kullanırken dörtlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde aracının komple sağ ön kısımlarıyla, seyrine göre sağ taraftan gelen diğer davalı sürücü ... idaresinde ... plakalı aracın sol ön yan kısımlarına çarpıp, çarpışmanın etkisiyle ... plakalı araç seyrine göre sağ tarafa Seyfi Demirsoy Hastane bahçesi önüne savrularak hastane bahçesi önünde dikili iki adet belediye reklam panosuna kaldırıma, ön kısımlarıyla ve sağ sol yan kısımlarıyla çarparak durması, diğer ... plakalı araç ise seyrine göre sol ileri doğru savrularak komple sağ yan kısımlarıyla kavşak köşesinde yaya kaldırımı üzerinde bulunan 515 C3 numaralı Beton elektrik direğine ve yaya kaldırımı üzerinde beklemekte olan dava dışı yaya ... ile davacıların murisi müteveffa yaya ...’e çarpması şeklinde gerçekleşen somut olayda; davalı ...'ın 2918 sayılı yasanın 52/a (sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar), 57/a (kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar), 47/C (karayollarından faydalananlar; trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar), 52/b (sürücüler hızlarının kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) ve asli kusur sayılan hallerden 84/h (kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) maddelerini ihlal ettiğinden % 75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...'nın ise 2918 sayılı yasanın 52/b (sürücüler hızlarının kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar), 52/a (sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ve 57/a (kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak zorundadırlar.) maddelerini ihlal etmiş olup  % 25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı her ne kusur oranlarına yönelik istinaf itirazında bulunmuş ise de, kaza ile ilgili düzenlenen trafik tespit tutanağı, kaza sebebiyle istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan İzmir 10. AĞM'nin 2016/11 E. - 2017/177 K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve eldeki dava dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda davalı sürücüler yönünden tespit edilen kusur oranlarının birbiri ile uyumlu oldukları anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları haklı bulunmamıştır.<br>2-) Trafik kazaları nedeniyle sunulan \"belgeli\" sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacak olup davacıların dava konusu giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumlu olacaktır. Davacıların babaları olan ... her ne kadar kaza akabinde Buca Seyfi Dmirsoy Hastanesi'ne götürülmüş ise de, aynı gün Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildiği ve 23.02.2014 tarihine kadar bu hastanede kaldığı, burada vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacıların günlük yol giderleri, kalış süresince hastane masraflarından ( yeme-içme, hijyenik malzeme) davalıların sorumluluğu devam edecek olup aktüer raporda tespiti yapılan masrafların makul ve yerinde olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>3-) Desteğin çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Davacıların her biri için destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek, ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın, desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmektedir.<br>Yargıtay'ın yerleşik içtihatları incelendiğinde normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocuklarının 22 yaşına kadar destek tazminatı alacakları, çocukların yüksek okul okuyor olması ya da okuması  ihtimali varsa  25 yaşına kadar destek alabileceklerdir.<br>Davacılar desteğin kızları olmakla olay tarihinde davacı ... 50, davacı ... ise 43 yaşında olup 25 yaşın üzerindedir.  Davacıların, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtikleri anlaşıldığından babasından destek almadan yaşamını sürdürebileceklerinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Davacıların bir rahatsızlığının, çalışmalarını engelleyen bir özür veya sağlık sorunu olmadığı, ayrıca ölüm aylığı da bağlanmış olduğu gözetildiğinde mahkemece destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup, davacıların bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.( benzer yönde Yargıtay 17. HD, 2014/19195 E.- 2017/2606 K. Sayılı ilamı)<br>4-) İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi  kendisine  ait  olmak  üzere  işlettiği  ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.<br>2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.<br>Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık  üzerindeki  fiili  hakimiyetin  kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de, sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.<br>Somut olayda, aracın kayden maliki davalı ... olup, bu davalı, aracını kazadan önce dava dışı ... ve ...'in (ihbar edilenler) sahibi olduğu kiralama şirketine kiraya verdiğini ve aracın bu kişiler tarafından da kazayı gerçekleştiren davalı (sürücü) ...'a kiralanmış olduğunu savunmuş ve ... Rent a car isimli bir firmaya ait davaya konu maliki olduğu aracın bu firma tarafından farklı tarihlerde yine farklı kişilere kiralandığına yönelik altında davanın ihbar edildiği ...'in isminin matbu şekilde yer aldığı sözleşmeleri delil olarak ibraz etmiştir. Mahkemece, davalının savunmasını kanıtlar nitelikte uzun süreli ve kaza tarihini kapsar şekilde kira sözleşmesi sunulamadığı gerekçesiyle davalı ...'ın işleten olarak sorumluluğuna karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu durumda yapılacak iş, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de gözönünde bulundurularak, dava dışı ... ve ... isimli şahısların rent a car işiyle iştigal edip etmedikleri, varsa bu kişilere ait oto kiralama firmalarının tespiti ile davalının sunduğu kira sözleşmelerinin bu kişilerin kayıtlarında yer alıp almadığı, davalı ... ile dava dışı ... ve ... arasında kiralama sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bu taraflar  arasında tanzim edilen kira sözleşmesi varsa, uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı, aracın davalı ... tarafından rent a car firmasına teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, davalı ... ile dava dışı ... ve ... arasında kira sözleşmesi varsa bu kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediği hususlarının, gerekirse ... ve ...'in  ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle tespiti, kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı ...'ın işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.<br>5-) 6098 sayılı TBK'nun 56.  maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça  gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tDavaya konu edilen kazada, davacıların babalarının vefat ettiği, bu sebeple duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesinin gerektiği, söz konusu kazada vefat edenin kusursuz oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalıların içine düşebileceği mali güçlükler ve manevi tazminatın yukarıda ifade edilen amacı da göz önünde bulundurularak davacılar için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde az olarak belirlendiği anlaşıldığından davacıların istinaf itirazları haklı bulunarak hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.<br>\t6-) Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda, esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarlarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı  ayrı  vekalet  ücreti takdir edilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş, davacıların bu yöndeki istinaf itirazları haklı bulunmuştur...\" gerekçesiyle Davacılar vekillerinin ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarihli 2015/381 Esas ve 2018/1501 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA karar verilmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/06/2023 TARİHLİ KARARI\t:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...18/12/2013 tarihli trafik kazası neticesinde asıl ve birleşen dosya davacıların babaları olan ...'un bu kazadan kaynaklı kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın savrularak kendisine çarpması neticesinde Ege Ünv. Hastanesinde yattığı sırada 23/02/2014 tarihinde vefat ettiği, kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç sürücüsü ...'un % 75 oranda asli kusurlu ... plakalı araç sürücüsü ...'in % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davacılar miras bırakanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmış bu  kapsamda asıl ve birleşen dosya davacılarının taleplerinden olan DYK maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi neticesinde müteveffa ... yönünden davacıların destek alıp almadıklarının tayini açısından desteğin varlığının ve ne zamana kadar devam ettiğinin incelenmesi gerekmekle birlikte hesaplama açısından ise desteğin çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacaklarını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Davacıların her biri için destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek, ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın, desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü dikkate alınarak denetime elverişli şekilde belirlenmesi suretiyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğinden ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları incelendiğinde normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocuklarının 22 yaşına kadar destek tazminatı alacakları, çocukların yüksek okul okuyor olması ya da okuması  ihtimali varsa  25 yaşına kadar destek alabilecek olduklarından bu açıklamaların somut olay bakımından incelenmesi neticesinde her ne kadar asıl ve birleşen dava dosyasına yönelik davacılar tarafından aksi ileri sürülerek itirazlarda bulunulmuş ise de davacı ...'ın olay tarihinde 50 yaşında ...'nin ise  43 yaşında oldukları dolayısı ile davacıların 25 yaşının üzerinde bir yaşta olmaları sebebi ile yaş sınırını geçtikleri ve müteveffadan destek alamdan yaşamlarını sürdürebilecekleri anlaşılmakla birlikte asıl ve birleşen dosya davacılarının DYK tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, davacıların bir diğer  talebi olan masraf talebinin incelenmesi neticesinde hükme esas alınan ek rapordan da anlaşılacağı üzere ve istinaf ilamında da konu olduğu üzere ek aktüer raporu ile davacıların müteveffanın hastanede yatışı ile vefat tarihine kadar olan günlük yol giderleri, kalış süresince hastane masraflarından, yeme içme, hijyenik malzeme tedarikinden kaynaklı ...'nin 1.350,00 TL, ...'ın ise 1.350,00 TL tutarda masraf alacağının olduğu ve bu masraftan asıl dosya davalılarından ... ve ...'in 6098 sayılı yasanın 52 vd. maddeleri gereği, ...'in 2918 sayılı yasanın 85. maddesi gereği, ... Sigorta Şirketinin 2098 sayılı yasanın 91. maddesi gereğince ve birleşen dosya davacısı ... Sigorta'nın da yine 2098 sayılı yasanın 91. maddesi gereğince sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla bu husustaki aksi iddiaların yerinde olmadığı kanaatine varılmakla asıl ve birleşen dava dosyası yönünden ileri sürülen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, asıl dava dosyası yönünden talep konusu tutar göz önüne alınarak her bir davacı yan yönünden 50,00 TL tutarındaki masraf taleplerinin kabulüne, birleşen dosya yönünden talep konusu tutar göz önüne alınarak her bir davacı yan yönünden 1.300,00 TL tutarındaki masraf taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve ayrıca asıl dosya davacıları yönünden talep konusu edilen manevi tazminat yönünden itirazlarda bulunulmuş ise de olayın meydana geliş şekli, davacılar ile müteveffanın akrabalık ilişkisi bu sebeple duyulan acı ve elemin bu tazminat ile kısmen giderilmesinin gerektiği, vefat edenin kazada kusursuz oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve manevi tazminatın zenginleşme amacı olmaması gerektiği göz önüne alınarak her ne kadar davacılar tarafından ayrı ayrı 45.000,00'er TL  manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de bir miktar indirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacıların manevi tazmi,nat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminat verilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davacıların 50,00 TL'lik masraf taleplerinin kabulü ile 50,00'şer TL masraf maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... yönünden kaza tarihi olan 18/12/2013 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise dava tarihi olan 05/02/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 30.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'dan kaza tarihi olan 18/12/2013 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davacıların masraf taleplerinin kabulü ile 1.300,00'er TL masraf maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den dava tarihi olan 24/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumunun 03/04/2014 tarihli raporuna göre ...'in ölüm nedeninin, genel beden travmasına bağlı ektsremite kemiklerinde ve pelvik kemikleripde kırıklar, çok sayıda kaburga kırığı ile birlikte beyin kanaması ve bu nedenle gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğini, ...'in trafik kazası nedeniyle öldüğünü, kazanın meydana gelmesinde, davalı ...'a ait ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında asli ve ... plakalı aracın maliki/sürücüsü ...'nın tali ve %25 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa ...'e yüklenecek bir kusur bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin babasının kusursuz olduğunu, kusur konusunda mahkeme kararına katıldıklarını, kusur yönünden yerel mahkeme kararını kabul ettiklerini, yerel mahkemece destekten yoksun kalmak tazminatı incelenirken her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi ve ona göre karar verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı için genel kuralların değil özel şartların göz önüne alınması ve ona göre karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu hususların göz ardı edildiğini, müvekkillerinin annesinin vefat ettiğini, babaları ile birlikte yaşadıklarının, babaları da kazada vefat edince yapayalnız kaldıklarını, babalarının varlığının onlara her zaman güç verdiğini, kendilerini güvende hissettiklerini, müvekkillerine babalarının baktığını, müvekkillerinin sosyal güvencelerinin bulunmadığını, babalarının sosyal güvencesinden yararlandıklarını, evi ...'in baktığını, müvekkillerinin ...'in ölümüyle maddi ve manevi olarak babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkillerinin tek destekçilerini kaybettiklerini, bunun şokunu yaşadıklarını, hayatlarının dağmadağın olduğunu, müvekkilleri için destekten yoksun kalma tazminatı, yasaya ve hakkaniyete uygun maddi tazminat ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl dava dosyasında davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın her ne kadar kayden müvekkiline ait görünse de, esasen müvekkilinin kullanımında, idaresinde veya tasarrufunda olmadığını, yani müvekkilinin ... plakalı aracın hukuken işleteni olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş oyduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, müvekkilinin mali durumu dikkate alındığında hakkaniyete uygun olmayan ve müvekkilinin ekonomik yönden zor duruma düşmesine sebep olacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma, masrafların tahsili ile manevi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların destekten yoksun kalma talebine yönelik istinaf başvuru sebebinin Dairemiz kaldırma kararında incelenerek reddine karar verilmekle kesinleşmiş olduğu ve yeniden incelenmesine yer olmadığı, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafete uygun şekilde belirlendiği, Dairemiz kaldırma kararı uyarınca davalının savunmasında belirttiği aracın kiraya verilmiş olduğuna yönelik iddiası yönünden yapılan araştırma sonucu bu hususun ispatlanamadığı, bu sebeple anılan davalının sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla, davacılar ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Asıl ve birleşen davalarda davacılar ile asıl davada davalı ... vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/435 Esas - 2023/412 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl davada davacılar istinafı yönünden; alınması gerekli 427,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın, birleşen davada; alınması gerekli 427,60 TL istinaf  karar harcından peyin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın asıl ve birleşen davalar davacılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>Asıl davada davalı ... istinafı yönünden; alınması gerekli 4.105,43 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.070,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.034,68 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,(harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Asıl ve birleşen davalarda davacılar ile asıl davada davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4eb99bbe6f69dd3","SID":"d18bc4ce2a803edf"}}