{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/411 <br>KARAR NO: 2024/364<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2020<br>NUMARASI: 2018/274 Esas, 2020/458 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 08/05/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ,davacı şirketin, ticari ilişkisinden dolayı davalı şirkete kaynak, bakım, tamir ve montaj (paslanmaz boru tesisatı kurulumu) yaptığını, ancak bakiye alacağını ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek , itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili   davalı şirketin fabrika binasında yapılacak makine bağlantılarının yapılması hususunda davacı şirketle ticari ilişki kurduğunu, bu hususta 20.01.2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, kesilen faturalara karşılık da davalının davacıya ödeme yapmaya başladığını, davacıya hiçbir borcunun kalmadığını, durum böyle iken davacının yaptığını iddia ettiği işlerin bir kısmı için ticarî ilişkinin bitmesinden 3-4 ay sonra, gerçeğe, hukuka ve yasaya aykırı fahiş olarak 16.11.2017 tarih 230.000 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, davacının bu tutarda bir alacağın bulunmadığını, bu tutarın, mutabık kalınan rakama da aykırı olduğunu, zira davacının 2017 Ağustos başı işlerini bitirdiğini, nitekim fotokopisi sunulan ... İş Teklif formunda, genel toplam 10.620 TL lik teklif yazısının alt kısmına kendi el yazısı ile \"En son verdiğimiz teklif kabul edilmedi. Eylül 2017 den sonra iş yapmadık\" şeklinde beyanda bulunmasının bunu kanıtladığını savunarak davanın reddini ve % 20 tazminata mahkumiyetini talep etmiştir. Mahkemece ,davacının, 07.12.2017 tarihinde davalı şirket aleyhine, Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçerek;165.000.00 TL asıl alacak, 925.58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.925.58 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, borçlunun 12.12.2017 tarihli dilekçesinde takip konusu 16.11.2017 tarih 5501 nolu faturanın davacıya iade edildiğini; böyle bir borçlarının olmadığını ileri sürerek itirazlarını bildirdiği  takibin  bu nedenle durduğu , eldeki dava itirazın iptali davası olduğu ,taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tacir  ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki 2016 Ocak ayında başladığı, son fatura 23.06.2017 tarihinde alınmakla, bu tarihte ticari ilişki bittiği görülmüş bu kayıtların mahkemede dinlenen tanık anlatımları ile da dosya kapsamına uygun bulunduğu ,davalının bu süre zarfında davacıdan, 501.413.72 TL tutarında hakediş faturası aldığı, karşılığında 616.947.94 TL ödeme yaptığı , davalının davacı şirkete borcunun olmadığı, bilakis davacıdan 115.534.22 TL alacağı bulunduğu ancak davalı tarafından takip konusu faturanın davalının defterinde kayıtlı bulunmadığı , uyuşmazlığın davacının defter kaydında olduğu , davalının defter kaydında bulunmayan 16.11.2017 tarih 230.000 TL bedelli (1) adet faturaya konu hizmetin davalıya verilip verilmediği verilmiş ise davalının bu faturadan ötürü alacaklı bulunup bulunmadığına yönelik olduğu ,davacının işletme defteri tutması nedeniyle, takip konusu faturayı kestiği zaman davalı şirkete ne kadar cari hesap borcu olduğu bilmemekle beraber, 230.000 TL lik faturadan bakiye 165.000.00 TL nin tahsilini talep ettiğine göre davacının, fatura kesim tarihi itibariyle davalı şirkete (230.000 -165.000) 65.000 TL bakiye borcunun bulunduğu, bu bakiye borcunu mahsup ederek davalıdan 165.000 TL bakiye alacağını ticari defter ve kayıtlara göre talep ettiği ,davalının ticari defterlerinde ise takip konusu faturanın kaydedilmemiş haliyle davacıdan bakiye 115.534.22 TL alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bakiyeler arasında (115.534.22 -65.000.00)  50.534.22 TL farklılık bulunduğu ,2017 yılı kayıtlarının mali bilirkişi incelemesi ile;davacının kestiği faturalardan sadece, 29.03.2017 tarihli 1.770.00 TL ve 21.06.2017 tarihli 1.770.00 TL olmak üzere toplam 3.540.00 TL lik faturanın davalının defterinde bulunmadığı, diğer faturaların kayıtlı olduğu ,davalının ticari defterlerinde; davacıdan son faturasını 23.06.2017 tarihinde aldığı, bu tarih itibariyle davacıdan bakiye 68.024.22 TL alacaklı olduğu halde, davacı şirkete ödemelere devam ettiği anlaşıldığından davacının davalıyı ibra ettiği belgeye göre davanın reddine karar verilmesi yönündeki davalı talebinin belge altındaki açıklamalı kayıt ve davalı finansal tablolarına göre dinlenilebilir olmadığı  , taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu çekişmesiz olduğundan ve davacının  verdiği hizmeti  tüm deliller ile davacı ispat edebileceğinden, davanın devamında tarafların dayandığı tanık anlatımlarına mahkememizce başvurulmuş tüm bildirilen tanıklar  dinlenerek  irdelendiği  ve 16/11/2017 tarihli  fatura konusu hizmetin davalıya verildiği iddia edildiğinden fatura konusu hizmetin davalıya verilip verilmediğinin yerinde inceleme yapılarak  belirlenmesi  ve sonrasında taraf defter- kayıtları itibari ile uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin hizmetin davacı tarafından davalıya verilmesi ihtimalinde davalının yapmış olduğu ödemelere göre davacının bakiye alacağın davalıya teslim edilen işlere göre rayiçlere göre(götürü ve/veya yazılı ücret kararlaştırma sözkonusu bulunmadığnıdan) belirlenmesi için dava dosyası  3 kişilik bilir kişi  heyetine tevdi edildiği  ve özellikle de taraf iddia ve savunmaları ile 16/11/2017 tarihli faturanın dosya kapsamında bulunan sözleşme kapsamı dışında olduğunun anlaşılması ihtimalinden de davanın eser sözleşmesinden doğan  fazla iş iddiasına dayalı alacak davası niteliği alacağına yöneleceğinden fatura konusu hizmetin dinlenilen tanık anlatımları ile tekmil dosya kapsamı ile davalıya verilip verilmediğinin teknik bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapmak sureti ile belirlenmesinin yasal zorunluluk arz etmesine göre sunulan  hizmetin verilip verilmediği veya verilmiş ise verilen hizmetin sözleşme kapsamında mı yoksa sözleşmesi dışı fazla iş mi olarak yapıldığı konusunda  görüşün bilir kişilerçe açıklanması istenildiği ,bunun üzerine bilirkişi heyeti tarafından ek rapor sonrası mahallinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonrasında tertip edilen raporun denetimi ile uyuşmazlık konusu fatura ve dava dilekçesi ekinde sunulan hakedişler kapsamında inceleme yapıldığı ve fabrikanın en alt katındaki Krem Şanti bölümünde hava galvaniz tesisatı (11.084TL), hava koRektörü (1.159,75TL), alt depoya inen paslanmaz tesisatı (31.252,40TL), osmos suyu paslanmaz tesisatı (9.158,06TL), yumuşak su hattı (12.047,04TL), osmos yumuşak su arıtma (29.152,25TL), osmos yumuşak su kollektörü (6.108,94TL), diğer iş olarak anılan dolum tesisatı, hava tüpü kollektörü, asit borularının imalat ve montajı, asit tankını paslanmaz sehpası işleri (8.350TL), sıcak su tesisat işlerinin yapıldığı (12.075,05TL), yapılan işlerin davalı çalışanı ... tarafından imzalanarak onaylandığı ve rayiç yönünden  kadri maruf olduğu, toplam tutarın 120.387,49TL+kdv olduğu, ancak; anılan işlerden alt depoya inen paslanmaz tesisatı (31.252,40TL) imalatının 28.10.2016 tarih ve 5474 sayılı faturaya konu edilmesi nedeni ile krem şanti bölümünde talep edilecek miktarın 117.262,09 TL kadar olabileceği, dava dilekçesi ekindeki \"...\" başlıklı Mayıs ayı 2017 işlerin listesi yapılarak 68.000 TL tutarlı işlerin listelendiği, yapılan işlerin makine temizlenmesi, makine kurulması, bilyalı grupların yer değişmesi işleri olup, bu hakkedişlerde davalı tarafın imzasının olmaması ve yapılan işlerin yerinde tespiti mümkün olmaması nedeni ile nitelikleri itibariyle değerlendirmeye alınamayacağı, dava dilekçesi ekindeki \"Haziran Ayında ... Yapılan işler\" başlıklı işlerin listesi yapılarak 41.010TL+kdv tutarlı işlerin listelendiği, yerinde yapılan işlerin yerinde beyaz grup 12 numaralı tanktan tanka boru tesisat çekimi (13.790TL), 8 numaralı hattan Hollanda makinası dolum tesisatı çekimi ve 5 numaralı hatta baypas işleri (7.720TL), silindir yanındaki konç makinası tesisatı (14.000TL), depo girişinin üstündeki konçlara giden boru tesisatı işi (5000TL), pompaların sökülüp takılma işi (500TL) işleri olup, bu hakkedişlerde davalı tarafın imzasının olması nedeni ile talep edilebileceği, ancak; 23.06.2017 tarih ve 5500 sayılı faturada beyaz grup makine kurulum işleri ve kaynak işleri içerikli fatura tanzim edildiğinden bu madde chiller grubu ile ilgili işlerin dava dilekçesi ekinde hakedişler sunulmuş ise de; anılan işlerin 29.08.2016 tarih ve 5467 sayılı faturada konu edildiğinden dava konusu 16.11.2017 tarihli fatura kapsamına girmediğinden değerlendirmeye alınamayacağı, dava dilekçesi ekinde sunulan diğer belgelerin dava konusu fatura kapsamı dışında kalan ve daha önce fatura edilen işler (spesiyal, temperleme, beyaz grup, chiller grubu vb işler) kapsamında olduğu anlaşıldığından davacının dava konusu fatura kapsamında talep edebileceği toplam iş tutarının 117.262,09TL + kdv = 138,369,27TL ile sınırlı olması gerektiği, kök raporda davalının ticari defter incelemesine göre davalının 114.534,22TL kadar davacıya fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğinden, yerinde yapılan inceleme ile davacı alacağının 138.369,27TL - 114.534.22TL = 23.835,05TL kadar olması gerektiği denetlenen bilirkişi ek raporu ile anlaşılmış ve  yapılan imalatlara ilişkin fotoğrafları içerir Cd de irdelendiği , davalının fatura konusu borç için icra takip tarihinde  temerrüte düşürülmesi nedeni ile TBK 117 gereğince davacının takip öncesi işlemiş avans faizi talebinin ve alacağın mevcudiyeti ve  miktarı yargılama hitamında belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin İİK 68/2 gereğince dinlenilebilir bulunmadığı gerekçesiyle ,davanın kısmen kabulüne ,davalı borçlunun İAA ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının yapmış oluduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 23.835,05 TL ana para üzerinden devamına ,fazlaya ve sair istemlere ilişkin İstemin reddine ,taraflar arasında uyuşmazlığın  ticari eser sözleşmesinden doğmakla ticari işin sözkonusu bulunması nedeni ile takipte takip tarihinden tahsil tarihine değin 3095 sayılı yasa 2/2.Maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ,davacı vekilinin İİK 68/2 gereğince icra inkar tazminatı talebinin alacağın mevcutiyeti ve miktarı yargılama hitamında anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında , mahkemece dosyadaki bariz çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının ticari defterlerini sunduğunu , alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 136.000,00-TL. Alacaklı olduğunun hesaplandığını , davalı itirazları sonucu daha sonra tekrar bilirkişi raporu alındığını , bu raporda da , davacının evraklarını dosyaya sunmasına rağmen , davacının evraklarının dosyada olmadığı belirtilerek her hangi bir alacağın olmadığı yönünde rapor verildiğini , çelişkinin giderilebilmesi için keşif sonrası rapor alındığını , raporda 23.835,05-TL. Alacak hesaplandığını , bu raporun alacaklarının geri kalanını hiçe saydığını , inşaatçı bilirkişi tarafından incelenebilecek bir iş kolu olmadığını , kaybolan evraklara ulaştıklarını ve istinaf dilekçesi ekinde sunduklarını , yeniden bilirkişi incelemesinin şart olduğunu , kabul edilen kısım için icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, borcun tamamına kötü niyetli itiraz edildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında , kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu , gerekçelendirme kısmında çelişki olduğunu , fatura konusu hizmetlerin davacı tarafından yerine getirildiğine dair ortada delil olmadığını , bu hususu davacının ispat edemediğini , davanın reddi gerekirken kısmen kabul kararı verildiğini , davacının ortağı durumunda olan kardeşinin dava konusu olaylarla ilgili 03/01/2019 tarihli yazılı beyanlarını içeren belgeyi mahkemenin dikkate almadığını , tarafların Eylül 2017 tarihinde hesap mutabakatı yaptığını , 25/9/2017 tarihli cari hesap ekstresinin alt kısmına davacının tutar hariç para kabul etmiyorum yazıp imzaladığını , bunun ibralaşma mahiyetinde olduğunu , yapılan hesaplamada davalı tarafın alacaklı olduğunu , davacının buna uymadığını kötü niyetli olarak faturayı düzenlediğini , iş ilişkisinin Ağustos 2017 de bittiğini , faturanın sonraki dönemde16/11/2017 tarihinde gerçeğe aykırı düzenlendiğini , bilirkişi kök raporuna göre davacı tarafın alacaklı olmadığının tespit edildiğini , davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek , ilk dece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Eldeki dava fatura alacağına dayalı bakiye alacak istemli itirazın iptali davasıdır. Davacı yüklenici dava dilekçesinde kaynak , bakım montaj işinden kaynaklı hak edişinin ödenmemesi sebebiyle fatura kestiğini , itiraz edilmediğini belirterek alacağını talep etmektedir. Davalı , davacıya borcunun olmadığını , davacının ticari ilişkinin bitmesinden üç ,dört ay geçtikten sonra fatura kestiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi , keşif sonrası alınan ek rapora dayanarak davacının yaptığı iş bedelinden , davalı defterinde kayıtlı olan ödemeyi mahsup etmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 23.805,05-TL.'nin avans faiziyle tahsiline , icra inkar tazminatının reddine karar vermiştir. Somut olayda , yargılama safahatında 28/01/2019 tarihli rapor alındığı , bu raporda davacının işletme defterinin ve davalının usulüne uygun tutulan ticari defterleri incelenmiş ve her iki tarafın defterinde 23/06/2017 tarihinde ticari ilişkini bittiğini , davalının 501.413,72-TL. tutarında fatura aldığını ve davalı kayıtlarına göre 616.947,94-TL. davalının  ödediğini , böylece davalının 115.534,22 TL alacaklı olduğunu , dava konusu faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığını , davalının gönderdiği ihtarnamede dava konusu 230.000,00-TL. tutarındaki faturayı iade ettiğini , ihtarda cari hesapla uyumlu yeni fatura beklediğini davalının belirttiği , bu sebeple davacının 115.534,22-TL. artı KDV toplam 136.330,37-TL. Davacının alacaklı olduğunu tespit etmiştir. Dosya safahatında heyet bilirkişisinden 12/9/2019 tarihli yeni bir rapor alınmıştır. Bu raporda davalının ihtarında  fazla yaptığı ödeme tutarı kadar fatura düzenlenmesini talep ettiğini , dolayısıyla davacının alacağı olmadığını belirtmiştir. Dosyada davacının mahallinde keşif yapılarak , yaptığı iş tutarı hesaplanarak , davalının fazla ödemesi düşülmek suretiyle davacının her hangi bir alacağı kalıp kalmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Yerel mahkeme , yerinde inceleme yapılarak heyet bilirkişiden 18/12/2019 tarihli rapor almıştır. Bu raporda davacının fatura kapsamında yaptığı işin bedelinin KDV dahil 138.369,27-TL. olduğu bundan usulüne uygun tutulmuş davalı ticari defterlerinde olan 114.534,22-TL. mahsup edilerek , 23.835,05-TL. davacının alacağı olduğu tespit edilmiştir. Bu raporda tutar hesaplanırken taraflar arasındaki başka faturanın konusu işler dışlanarak dikkate alınmamıştır. İlk derece mahkemesi de bu raporu dayanak yaparak karar vermiştir. Davalı , davacıya gönderdiği ihtarda cari hesapla uyuşan yeni bir fatura beklediklerini belirtmiştir. Davalının ihtarındaki bu beyanla 18/12/2019 tarihli ek rapor hesabı uyumludur. Davacının istinafında belirttiği bilirkişinin niteliği hususundaki istinafı dava konusu ve kapsamı itibariyle heyet bilirkişisi açısından yersizdir. Davacının işletme defteri ilk raporda incelenmiş ve dava konusu faturanın bu defterde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacının defterle ilgili istinaf talebi de bu sebeple yerinde değildir. Davacının kabul edilen kısım için icra inkar tazminatı talebi de , davaya konu alacak miktarı bilirkişi incelemesi ile tespit edilebildiği  için hukuka uygun değildir. İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yaptığı 18/12/2019 tarihli ek raporun kendisinde bir çelişki yoktur. Tüm bu hususlar sebebiyle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin tümünün reddine karar verilmiştir. Davalının istinaf sebebi olarak belirttiği 25/09/2017 tarihli cari hesap ekstresinin altındaki beyan gerçek , net bir ibra olarak kabul edilemez. Davalının alacaklı olduğu , davacının kötü niyetli olduğu yönündeki istinaf sebepleri de davalının gönderdiği ihtardaki beyanı dikkate alındığında yerinde değildir. Davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri isabetsiz olup , reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı hukuken isabetli olup , kanuna ve usule aykırılık taşımamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2018/274 Esas, 2020/458 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.260,00 TL'nin mahsubu ile artan 1.832,40 TL istinaf karar harcının davacı yana İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 1.628,17 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan  407,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.221,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae7e9d0c5c0dfb93","SID":"3ed4148a8ed3a8a4"}}