{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/676 <br>KARAR NO\t\t: 2024/651<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2024 (Dava) -  09/02/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/105 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA\t\t: Davacıların hisselerinin davalı tarafından satın almasına karar verilmesi<br>TALEP\t\t: İhtiyati tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/04/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2024 ara karar tarihli, 2024/105 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 105. Maddesinde “...Kanunun 195 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında, bir şirketler topluluğu, bir ticaret şirketi ile buna doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan en az iki ticaret şirketinden meydana gelir...” düzenlemesi mevcut olduğunu, müvekkilleri ... ile ...'un, 04/11/2019 tarihinde bağlı şirket ... Şirketini (...olarak anılacaktır) kurduğunu, kuruluş sırasında şirket sermayesi 200.000 TL olarak belirlenmiş olup davalı ... %80 oranında diğer davalı müvekkili ...'un ise %20 oranında pay sahibi olduğunu, somut dava bakımından davalı ... Şirketi, müvekkillerinin %2'şer pay sahibi olduğu ... Şirketi'ndeki hakimiyetini kötüye kullanacak faaliyetlerde bulunduğunu ve şirketi zarara uğrattığını, bu hususta davalı hakim ortağın hangi faaliyetleri ile hakimiyetini kötüye kullandığı ve bağlı şirketi zarara uğrattığını, öncelikle Bağlı Şirket ... Şirketi adına kayıtlı ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel adresindeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve sınırlayıcı şerh işlenmesinin engellenmesi adına davanın mahiyeti gözönüne alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  davalı hakim şirketin, bağlı şirket ... Şirketi'nde hakimiyetini kötüye kullandığının ve zarara uğrattığının tespitine, davalının, TTK 202/5. Madde uyarınca hakimiyeti kötüye kullanması nedeniyle zarar ödemesinin hakkaniyete uygun düşmemesi nedeniyle ...'e ait %2 hisse ile ...'a ait %2 ... Şirketi hisselerinin davalı tarafından satın almasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, TTK madde 203 uyarınca müvekkili şirket davalı ...’nin uğradığı zararın (bağlı şirketi ...’nın uğratıldığı zararlardan kaynaklananlar da dahil olmak üzere ve diğer her türlü yasal hakkı saklı tutulmakta) davacılardan müteselsilen tazmin edilmesine, davacıların teminat yatırmasına; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece 09/02/2024 tarihli ara karar ile, ''...Davacı tarafça Bağlı Şirket ... Şirketi adına kayıtlı taşınmazlarla ilgili olarak devrin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir uygulanması talep edilmiş ise de tedbirin ancak davanın konusunu oluşturan hususlarda ve telafisi güç zararların doğması ihtimali halinde uygulanabileceği, davacıların görülmekte olan davada talep sonuçlarının paya karşılık gelen parasal değere yönelik olduğu, yargılama sırasında taşınmazlar elden çıkarılmış olsa dahi dava tarihindeki taşınmaz ve şirket malvarlığı değerleri üzerinden değerlendirme yapılması suretiyle davacıların paylarına karşılık talep edebilecekleri bedelin belirleneceği, bu nedenlerle gerek taşınmazların dava konusunu oluşturmaması gerekse taşınmazların devredilmesi halinde telafisi güç zararların ortaya çıkabileceğine yönelik yeterli kanaat oluşmadığından...'' gerekçesiyle; ''...Davacılar vekilinin İhtiyati tedbir talebinin reddine...'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında; müvekkillerinin davalı şirketin hakim şirketi dava dışı  ... Şirketi'nin  ortağı olduğu, hakim şirketinin hakimiyeti kötüye kullandığı, bu kötüye kullanma ile bağlı şirketi şirketi zarar uğrattığı ve bu kapsamda Türk Ticaret Kanunun 202. Maddesi uyarınca hakimiyetin kötüye kullanıldığının tespiti ile müvekkillerinin şirket hisselerinin hakim şirket tarafından alınması talepli dava ikame edildiğini, ayrıca bağlı şirketin tek malvarlığı olan  ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel adresindeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve sınırlayıcı şerh işlenmesinin engellenmesi adına ihtiyati tedbir talep edildiğini, Mahkeme tarafından tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hakim şirket bağlı şirketi zarara uğratmakta olup ilgili taşınmazın üçüncü kişilere devri durumunda bağlı şirketin uğrayacağı zararı daha da artacağını, ayrıca bu taşınmazın devrini engellemek üzere ihtiyati tedbir konulması durumunda bağlı şirketin ticari faaliyetlerinin de etkilenmeyeceğini çünkü fabrikanın bos ve atıl olarak bekletildiğini ve hatta ...in kendi isleri için depo olarak kullanıldığını, bu bakımdan bağlı şirketin tek malvarlığı olan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel  adreslerindeki taşınmazlara üçüncü kişilere devri ile üzerinde kısıtlayıcı şerh konulmasının engellenmesi adına öncelikle teminatsız aksi durumda uygun görülecek teminat ile ihtiyati tedbir konulmasını istediklerini belirterek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/105 Esas 09/02/2024 Tarihli İhtiyati Tedbir İsteminin Reddine Dair Kararın Kaldırılmasına, Bağlı Şirket ... Şirketi adına kayıtlı ... ili, ... İlçesi, ... Mahallaesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada ... Parsel ile ... ili, ... İlçesi, ...du Mahallaesi, ... Mevkii,... Pafta, ... Ada ... Parsel adresindeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve sınırlayıcı şerh işlenmesinin engellenmesi adına davanın mahiyeti gözönüne alınarak teminatsız olarak  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davacı ...'e ait %2 hisse ile ...'a ait %2 ... Şirketi hisselerinin davalı tarafından satın almasına karar verilmesini  istemine ilişkindir. <br>Talep; ihtiyati tedbir isteminin reddi kararının kaldırılarak tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.HMK'nın 390/3 maddesinde ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına;  somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen  davacılar vekili tarafından ileri sürülen iddialara, dosyaya sunulan belgelere  göre, ihtiyati tedbir isteyen davacıların talebini haklı kılacak şekilde yaklaşık ispat kuralının da yerine getirilmediği; davacılar vekili tedbir talep etmiş ise de, davanın konusuna göre talep edilen  tedbirin yerinde olmadığı anlaşılmakla, mevcut mahkeme kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri ise yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;\t<br>1-Davacılar vekilinin  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2024 karar tarihli ve 2024/105 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf0a65709d477a1a","SID":"4844ea52de33a558"}}