{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/699 <br>KARAR NO\t\t: 2024/681<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2024 (Dava) - 22/02/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/184 D.İş - 2024/184 Karar <br>TALEP\t\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/184 D.İş - 2024/184 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile kredi müşterisi ... Şirketi (eski ünvanı ... Şti.) arasında 02.03.2023 tarih ve 3.000.000 TL bedelli, 22.08.2023 tarih ve 10.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, bu sözleşmelere müteselsil kefil sıfatı ile toplam 14.500.000,00 TL limitli olarak ...’nın da imza attığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve kefil aleyhine İzmir 27. Noterliğinin 06.02.2024 tarih ve 02990 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekindeki hesap özetinin tebliğ edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine yapılan araştırma sonucunda borçlu hakkında üçüncü şahıslarca icra takiplerine başlandığı, yüksek meblağlara baliğ olan borçları bulunduğu ve sahip oldukları gayrimenkulleri ve diğer hak ve alacaklarını kaçırma gayreti içerisinde olduklarının öğrenildiğini, dolayısıyla muaccel hale gelen alacağa istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkili bankanın her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetinden muaf olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla tahsili tehlikeye giren 982.525,92-TL nakdi, 213.210,00-TL gayrinakdi olan alacakları karşılığında kefil ...’nın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, istihkakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, teminat alınmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece, \"...Talep eden vekili tarafından müteselsil kefil aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmekte olup, talep dilekçesi ekinde sunulan tebellüğ mazbatalarının incelenmesinde asıl borçluya kat ihtarının tebliğ edilemediği, asıl borçlunun sözleşmede yazılı adresine de tebligat çıkartıldığı, tebligat çıkartılan diğer adreslerin asıl borçluya ait olup olmadığının dosya kapsamında bilinemediği, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfasının suretinin ibraz edildiği, dolayısıyla sözleşmede, belirtilen adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağına dair bir düzenleme mevcut olup olmadığının tetkik edilemediği, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiğinden talebin reddine karar verilmesi gerektiği, zira, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, madde metninden de anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiği (Yargıtay 11. HD 2016/11919E - 2016/8568K), asıl borçluya kat ihtarının tebliği yeterli olup kefile ayrıca kat ihtarının tebliği gerekmediği anlaşılmakla, İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI:<br> İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili tarafından, \"...Tüm evraklar eklenerek İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/184 D. İş dosyası üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, fakat taleplerinin mahkemece reddedildiğini, bu arada ... hakkında İzmir Banka Alacakları İcra Md. 2024/18576 sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, ret sebebi tam olarak anlaşılamamakla birlikte tüm evrakların iletildiğini, ihtarnamedeki adreslerin tarafa ait olup olmadığının kanıtlanamayacağı gibi bir gerekçe öne sürülerek red işlemi yapıldığını, kredinin bir ticari kredi olup ...'nın bankayla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmelerindeki tüm adreslere ihtarnamede yer verildiğini, ayrıca mernis adresinin de ihtarnamede yer aldığını, dolayısıyla bankanın yükümlülüğünü yerine getirerek bilinen ve kredi sözleşmesinde mevcut tüm adreslere ihtarname keşide edilmesini sağladığını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü ve ihtiyati haciz kararının İzmir Banka Alacakları İcra Md. 2024/18576 sayılı dosyasından uygulanabilecek şekilde düzenlenmesini talep ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.  <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep, genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefalete dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati haciz talep eden/alacaklı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı banka tarafından hesap kat edilerek, kredi borçlusu davadışı şirkete ve davalı müteselsil kefile kat ihtarı tebliğe çıkarılmış ise de, birden fazla adrese çıkarılan bu ihtarların borçlu şirkete de davalıya da tebliğ edilememiş olduğunun görüldüğü, tebliğ şerhlerinde davalının tutuklandığına dair bilginin yer aldığının görüldüğü, bu durumda davalının tutuklanıp tutuklanmadığı, sonucu ve koşullara göre vasi vs. atanıp atanmadığı hususlarının da muallak olduğu, yine mahkeme kararında da belirtildiği üzere, banka tarafından iki adet genel kredi sözleşmesinin hiçbirinin tüm sayfalarını içerir şekilde sunulmamış olması nedeniyle, sözleşmenin adres değişikliği durumunda bildirim zorunluluğuna dair madde içerip içermediğinin denetlenemediği, asıl borçlu şirketin ticaret sicil adresine dair belgeye ve bu adrese Tebligat Kanunu 35.maddeye göre yapılmış bir ihtara da rastlanılamadığı, ayrıca birkaç sayfası sunulu genel kredi sözleşmelerinde ipotek verildiği de anlaşılmakta olup, buna dair belgeler talep ekinde sunulmadığından ipotek tutarı, ipoteğin davalı kefilin kefalet borcu için de verilip verilmediği hususlarının denetlenemediği, ayrıca bu genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığına dair de hiçbir banka kaydı, ödeme planı vs. belgenin sunulu olmadığı anlaşılmakla, sunulan belge kapsamına göre, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin  İzmir  6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/184 D.İş - 2024/184 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati haciz talep eden/alacaklı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84d1403452ff5245","SID":"5a2c9029caaf7f35"}}