{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/720 <br>KARAR NO\t\t: 2024/702<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2024 (Dava) - 13/02/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/118 Esas (Derdest Dosya) <br>DAVA\t\t: Limited Şirket Yöneticisinin Haklı Sebep İddiasıyla Görevden Azli İstemli (TTK'nun 630(2). Maddesinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/04/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/02/2024 tarihli, 2024/118 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; iddia ettiği sebeplerle davalının, şirket müdürlüğü görevinden haklı nedenlerle azline karar verilmesini talep etmekle birlikte, davalının, müdürlük yetkisinin dava süresince kaldırılması ve kısıtlanması, gerekirse davacılardan birinin geçici olarak şirket müdürü olarak atanması, dava dilekçesinde belirtilen araçların ve mahkemece tespit edilecek tüm mal varlıklarının ve minibüs hatlarının üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve şirketin banka hesapları üzerine tedbir konulması konularında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, 13/02/2024<br> ''...somut olayda, dava dilekçesinde haklı neden olarak sunulan davalı şirkete ait araçların çalıştırılmadığına ilişkin iddia yönünden araçların herhangi bir haklı sebep olmaksızın çalıştırılmadığına ilişkin dava dilekçesine ekli olarak hiçbir delil ve belge örneğinin sunulmadığı, araçların çalıştırılmama sebebinin birçok farklı nedenden kaynaklanabileceği, şirkete ait bir aracın satılmasının şirket müdürünün görevden azlini gerektirir bir neden olmadığı, dava dilekçesinde aracın muvazaalı veya şirketin zararına yol açacak düşük bedelle satıldığı gibi bir iddianın dile getirilmediği gibi bu yönde bir dava dahi açıldığının bildirilmediği, davacı ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı çerçevesinde keşide ettiği ihtarnameye cevap verilmemesinin şirket müdürünün görevden azlini gerektirir bir sebep olmayıp, davacının bu konuda mahkemeye başvurması gibi yasal haklarını kullandığına ilişkin dava dilekçesinde hiçbir açıklamaya yer verilmediği, davalının müdür olarak seçildiği 07/01/2023 tarihli genel kurul toplantısında iki davacının imzasının sahte olduğuna yönelik soruşturmanın devam etmesi yanında, adı geçen davacıların pay oranlarına göre alınan karara etki edecek miktarda bulunmadıkları anlaşılır olmakla birlikte, davacılar tarafından 07/01/2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali konusunda dava dahi açılmadığı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde dile getirilen tüm iddiaların yargılamaya muhtaç olup, yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek kanaati uyandıracak yeterlilikte ve nitelikte delil ve belgelerin dosyaya sunulmadığı dikkate alınarak...'' gerekçesiyle; ''...Davacı tarafın, dava dilekçesinde talep ettiği bütün ihtiyati tedbir taleplerinin  REDDİNE...'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece 16/02/2024 tarihli ara kararda tedbir isteminin reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İzmir  4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/940 E, 2024/20 K sayılı davada davalı tarafın herhangi bir mal varlığının satılmadığını iddia ettiğini ancak bu iddialarının hemen ardından ... plakalı aracı ilana koyup sattığını, bunun da davacının kötü niyetli olduğunu ve şirketi zarara uğrattığını açıkça gösterdiğini,  Yerel mahkemece \"dava dilekçesinde aracın muvazaalı veya şirketin zararına yol açacak düşük bedelle satıldığı gibi bir iddianın dile getirilmediği gibi bu yönde bir dava olmadığı \" belirtilmiş ise de taraflarınca aracın hangi bedelle satıldığı bilinmediği gibi dava açıldığı esnada haricen aracın satıldığının taraflarınca öğrenildiğini, salt henüz buna dair dava açılmamış olması tedbir verilmesine engel olmadığını, yerel mahkemece tedbirin reddinden hemen sonra müvekkilinin öğrendiği ve dosyaya sundukları ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordine Merkezinin 11/10/2023 tarihli kararında da görüleceği üzere şirket müdürünün şirket ortaklarının bilgisi olmadan ve hangi koşullarda anlaşma yapıldığı bilinmeden 22 adet Güzergah Belgesinden ... lehine feragat ettiğini, bu anlaşmanın hangi koşullarla yapıldığı feragat karşılığı ne alındığı, şirket kayıtlarına bunun ne şekilde işlendiğinin bilinmediğini, ayrıca yine tanıklarla da ispat edileceği üzere devredilen hatların bir kısmının da başkalarına devredildiğini, yerel mahkemece tedbir verilmediği sürece dava sonunda sadece tabeladan ibaret bir şirket kalacağını, davalı tarafın TTK'nun 613 madde ve 626 maddelerinde yer alan özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal ettiğini, zira minibüsleri çalıştırmayarak şirketi bilerek zarara uğrattığını ve şirket araçlarını sattığını, Müdürlük görevinin gereği olan bilgi verme yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, müvekkillerinin noter ihtarına karşın davalı ortaklığın hak ve hukuka aykırı eylemlerine son vermediğini, ayrıca müdürlük görevi gereği gibi yerine getirilip şirket işletilmediği için şirketin zarara uğradığını, 6100 sayılı HMK'nun 389. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece; davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, Mahkemenin ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebileceğini, dava konusu olayda da davalının halen ... Limited Şirketi’nin temsilcisi olması nedeniyle şirkete ait malları devretme ihtimali bulunduğunu,  bu nedenle  TTK'nin 630/2. maddesi uyarınca davalının  ... Şirketi’nde bulunan müdürlük yetkisinin dava süresince kaldırılmasına ve kısıtlanmasına, gerekirse müvekkillerinden birinin geçici olarak şirket müdürü olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken ihtiyati tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ve ara kararın kaldırılarak tedbir verilmesi gerektiğini belirterek tedbir talebinin kabulü ile \"  TTK'nin 630/2. maddesi uyarınca davalının  ... limited şirketi’nde bulunan müdürlük yetkisinin dava süresince kaldırılmasına ve kısıtlanmasına,  gerekirse müvekkillerden birinin geçici olarak şirket müdürü olarak atanmasına, dava dilekçesinde belirtilen araçların ve mahkemece tespit edilecek tüm mal varlıklarının ve minibüs hatlarının üçüncü kişilere devrinin yasaklanmasına ve şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, limited şirket yöneticisinin haklı sebep iddiasıyla görevden azli istemine ilişkindir.<br>Talep, davalının, müdürlük yetkisinin dava süresince kaldırılması ve kısıtlanması, gerekirse davacılardan birinin geçici olarak şirket müdürü olarak atanması, dava dilekçesinde belirtilen araçların ve mahkemece tespit edilecek tüm mal varlıklarının ve minibüs hatlarının üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve şirketin banka hesapları üzerine tedbir konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece,13/02/2024 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>HMK'nın 389/1 maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği; HMK'nın 390/2 maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/3 maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemenin talebi red gerekçesinin somut olayın özelliklerine uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek kanaati uyandıracak yeterlilikte ve nitelikte delilin dosyaya sunulmadığı dikkate alınarak, davacının dosyaya sunduğu delillere göre tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, dosya kapsamına göre tedbir kararı verilmemisi halinde bir sakıncanın yahut ciddi zararın doğacağından endişe edilmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarihli, 2024/118 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  25/04/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"249054e881a995ab","SID":"10520cd6bf67ed0f"}}