{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/742 <br>KARAR NO\t\t: 2024/811<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2024 (Dava) -  20/02/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/131 Esas (Derdest Dosya)<br>TALEP           \t: İhtiyati Tedbir <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  20/02/2024 ara karar tarihli ve  2024/131 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>\tİhtiyati tedbir  talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12 kısa numarasının davalı şirketin logosunda, fiili işyeri adresinde, internet üzerinde ve davalı şirkete ait her türlü fiziksel, görsel ve işitsel ortamda kullanımının tedbiren durulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... davacı vekilinin haksız rekabetin men'i ile \"... kısa numarasının; davalı şirketin logosunda, fiili işyeri adresinde, internet üzerinde ve davalı şirkete ait her türlü fiziksel, görsel ve işitsel ortamda kullanımının tedbiren durdurulmasını ve bu hususta ihtiyati tedbir kararı  verilmesini talep ettiği fakat, davanın sonucuna doğrudan etki edecek nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği...\" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, davanın sonucuna doğrudan etki edecek nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından \"...\" kısa numarasının ticaret unvanında ve şirket logosunda kullanılıyor olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemeden, TTK'nun 54.vd maddeleri gereği ihtiyati tedbir kararı verilerek ... kısa numarasının davalı şirketin logosunda, fiili iş yeri adresinde, internet üzerinde ve davalı şirkete ait her türlü fiziksel görsel ve işitsel ortamda kullanımının tedbiren durdurulması gerektiğini, yerel mahkemece, ... tarafından yürütülen hizmetlerin kamusal niteliği göz ardı edilerek, davalı şirketin ... ismi ve logosunu altında faaliyette bulunuyor olmasının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından yarattığı risklerin göz ardı edilerek karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep;  ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılarak tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. <br>HMK'nın 390/3 maddesinde ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen  davacı vekili tarafından ileri sürülen iddialara, dosyaya sunulan belgelere göre, tedbir talebinin davaya konu taleple aynı olduğu, uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte tedbir verilmesinin ise bu aşamada toplanan deliler uyarınca yeterli olmadığı anlaşılmakla mevcut mahkeme kararı yerinde olup; HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına göre davacı/itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarih ve 2024/131 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı harçtan muaf olduğundan harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-İhtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  14/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f818f7615b90d1d","SID":"79eb2fec5fe41d03"}}