{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2008 <br>KARAR NO: 2024/747<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2023<br>NUMARASI: 2023/483 Esas - 2023/533 Karar<br>DAVA: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı; 25.07.2021 tarihinde Köstence-İstanbul seyahati için davalıya ait 22.25 uçağından bilet alarak online biniş kartını alıp hava limanına gittiğini, davalı ... görevlisinin online biniş kartı ile uçağa binemeyeceğini söylemesi üzerine biniş kartı almak isterken kendisinden aşı kartı ve PCR testi istenildiğini, Türk vatandaşı olması nedeniyle bu belgelere ihtiyacı olmadığını söyleyerek PCR testini ve ikinci aşıdan bir hafta geçmiş olan aşı kartını gösterdiğini, ancak bu şekilde uçağa alınamayacağının söylendiğini, aynı durumdaki başka bir yolcuya taahhüt imzalatılarak kabul edildiğini görerek ayrımcılık yapıldığını söylemesi üzerine kendisine de biniş kartı verildiğini, uçağa koşarak binebildiğini, uygulamanın İçişleri Bakanlığı genelgesine aykırı olduğunu, bu yüzden panikle bir gecelik otel rezervasyonu için 412,50-TL ödemek zorunda kaldığını, eylemin kişilik haklarını zedelediğini belirterek, 412,50-TL maddi tazminat ile 100-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı adına 23-25.07.2021 İstanbul-Köstence-İstanbul parkuru için davacının gidiş uçuşunun sorunsuz olarak gerçekleştiğini, 25/07/2021 tarihli Köstence-İstanbul parkurlu dönüş uçuşunda ise aşı sertifikasını ibraz edememesi sebebiyle önce uçuşa kabul edilemediğini, ancak yolcunun Türk vatandaşı olması, gidiş tarihinin dönüş uçusundan yalnızca 2 gün önce olması sebepleriyle davacının mağduriyet yaşamaması adına imzalı tutanak ile seyahatine onay verildiğini, davacının aşı sertifikasını ibraz etmemesine rağmen uçuşa kabul edildiğini,uçuşu gerçekleştiren yolcunun manevi tazminat talebinde bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının eksik evrakla işlem yapmaya çalıştığını  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde, manevi tazminat için kural olarak doğrudan doğruya zarar görme koşulunun arandığı, kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesinin, yerleşik değer yargılarına ve yaşam deneyimine bağlı olarak belirlenmesi gerektiği, somut olayda davacı tarafından iddia edilen eylemlerin ruhsal uyum dengesini sarsacak nitelikte ve kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı; bilirkişi raporuyla davalının kusurlu olduğunun ispatlandığını, hukuka aykırı muamelenin bir avukata yapılması nedeniyle manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihadının da bu yönde olduğunu, HMK'nın 327 maddesi gereği davanın reddinde bile yargılama giderlerinin davacıya değil, kusurlu olan davalıya yüklenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacının Köstence-İstanbul uçuşunda davalı tarafından davacıdan aşı kartı ve PCR testi istenilerek uçuşa kabul edilmemesi ve sonrasında imzalı tutanak ile gecikmeli de olsa uçuşa kabul edilmesi nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın davalı hava yolu taşıyıcısından tahsili istemine ilişkindir.Davanın açıldığı Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesince 15.12.2021 tarihli karar ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, kararın istinafı üzerine Dairemizin 2022/768 esas 2022/881 karar sayılı ilamıyla uyuşmazlık miktarı bakımından tüketici hakem heyetine başvuru zorunlu olduğundan, olayda arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece  bu kez mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, işbu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine davanın, dosyanın gönderildiği Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı TKHK'nın 3/1-k maddesinde tüketici, \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" olarak, 3/1-ı bendinde ise tüketici işlemi, \".. ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1 maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı (sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda davacının ticari veya mesleki amaçlı seyahat ettiğine ilişkin delil bulunmayıp, Köstence-İstanbul seyahatinde uçuşa kabul edilmemesi üzerine dava konusu uyuşmazlık doğmuştur. Taşıma uluslararası taşım niteliğinde olup, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanununda uluslararası sözleşme ve TTK hükümlerine atıf yapılmıştır. Ancak kanunda uluslararası sözleşmelere atıf yapılması, davacının tüketici sıfatını ve buna bağlı olarak mahkemenin görevini etkilemeyecektir. Davacının tüketici olması ve 6502 sayılı kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendindeki diğer koşulların bulunması sebebi ile dava konusu işlem tüketici işlemi niteliğindedir ve aynı yasanın 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Zira 6502 sayılı kanunun 83. maddesinde, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir. Bu nedenle somut olayda görevsiz olan asliye ticaret mahkemesince davanın incelenerek davanın esasına ilişkin karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf nedeni olarak ileri sürülmese de resen inceleneceğinden, kararı veren mahkeme davaya bakmaya görevsiz olduğundan davacının esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak dava dosyasının görevli bulunan ve daha önce görevsizlik kararı veren Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 Tarih 2023/483 Esas - 2023/533 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın, 6100 sayılı HMKnun 114/1-c  bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan ve daha önce görevsizlik kararı veren Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına  karar verileceğinin ihtarına, Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,\" Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4303e86ebebee1e","SID":"e388a6f4d159d08b"}}