{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1555 <br>KARAR NO: 2024/436<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/02/2021<br>NUMARASI: 2019/23 Esas - 2021/151 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 02/03/2017 tarihinde ... plakalı aracı  59.000-TL bedel ile satın aldığını, araç 40.000 km’deyken şanzımanda sıkıntı olmaya başladığını, aracın yetkili servise görüldüğünü, yetkili servis tarafından araçtaki hatanın garanti kapsamında giderildiği söylenmesine karşın aracın aynı hatayı vermeye devam ettiğini, müvekkilinin tekrar yetkili servise başvurduğunu, ancak yetkili servis tarafından araçtaki sorunun kullanıcı hatasından kaynaklı olduğu bildirilerek taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin aracı 5.270,26-TL karşılığında yaptırmak zorunda kaldığını, ancak şanzıman takımlarından kaynaklanan problemin devam ettiğini, davalı şirket tarafından hatalı ve ayıplı araç satılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, otomatik vitesli olan dava konusu araçtaki şanzıman arızasının kullanıcı hatasından kaynaklı olamayacağını belirterek, gizli ayıplı olarak satışı yapılan aracın davalıya iadesine, müvekkili tarafından ödenen araç satış bedeli olarak şimdilik 4.000-TL’nin aracın satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, onarım masrafları olarak şimdilik 1.000-TL’nin müvekkilinden alındığı 16/11/2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 08.10.2019 tarihli dilekçesiyle, dava değerini ıslah ederek araç bedeli talebini 59.000-TL'ye, onarım bedeli talebini ise 12.924,19-TL'ye çıkarmıştır. <br>CEVAP: Davalı vekili;davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığını,zamanaşımı süresinin dolduğunu,araçta kullanım hatasından kaynaklı arıza oluştuğunu ve garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, zira araç ticari taksi olarak kullanılmakta olup 7-8 ayda 100.000 km yol yaptığını, bu durumun şehir içi yoğun trafikte sık dur-kalk farklı kişilerce kullanım ve ayağı debriyaj üzerinde tutmaktan kaynaklandığını, debriyaj sistemi bir sarf malzemesi olduğundan ömrünün kullanıma bağlı olduğunu, araçta teknik bir arıza, ayıp veya imalat hatası bulunmadığını, debriyaj baskı ve balatasında aracın kullanımı ve kilometresine bağlı olarak oluşan normal eskime, aşınma ve yıpranmaların garanti kapsamına girmediğini, hak ve menfaat dengesi gözetildiğinde davacının sözleşmeden dönme ile bedel iadesi taleplerinin reddinin gerektiğini, dava konusu aracın hasarlı kazalarının bulunduğunu, bu nedenle aracın değer kaybettiğini, aracın halen davacı tarafından kullanılmakta olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının 02/03/2017 tarihinde davalıdan satın aldığı otomatik şanzımanlı aracın henüz 49.987 km’deyken şanzıman arızası verdiği, davacı tarafından 20/07/2017 tarihinden itibaren bu arızanın onarımı için aracın yetkili servise götürüldüğü, dosyadaki servis kayıtlarından anlaşıldığı üzere şanzıman dişli kutusu çatalı, sızdırmazlık elemanları, debriyaj seti ve klima kondansatörünün yetkili servisçe garanti kapsamında değiştirildiği, şanzımandaki arızanın sürekli tekrarladığı, aracın onarım geçmişi dikkate alındığında otomatikleştirilmiş dişli kutularında kademe değişimlerinin kullanıcı tarafından değil, sensörler ve yazılım yardımı ile mekatronik sistem tarafından gerçekleştirildiği, aracın kavrama ve dişli kutusu kademe değiştirme elemanlarının değişim aralıklarının beklenen değerlerin çok altında kaldığı, bu durumun kullanıcının taşıtı satın aldığında belirleyebileceği bir problem olmadığı, ancak kullanım ile ortaya çıkacak bir durum olduğu, servis kayıtlarında kullanıcının taşıt beynine kaydedilen ikazlara riayet etmediğine dair herhangi bir arıza kaydı dökümünün bulunmadığı,mevcut şanzıman arızasının kavrama ve dişli kutusu elemanlarında ortaya çıkan hatalardan kaynaklı olduğu, araçtaki şanzıman arızası kullanım kaynaklı olmayıp, üretim kaynaklı olduğundan aracın gizli ayıplı olduğu, davacının sürekli arızalanan araçtan beklediği faydayı sağlayamadığı,dönme talebinde haklı olduğu,araçta 5.000-TL kadar değer kaybı oluştuğu ve araçta meydana gelen değer kaybının davacının talep edebileceği bedelden mahsubu gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, dava konusu aracın davalıya iadesine, araç bedeli olan 59.000-TL’den değer kaybı olarak belirlenen 5.000-TL’nin mahsubu ile kalan 54.000-TL’nin ayıplı aracın davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirmediğini, müvekkilinin aracın ve yedek parçanın üreticisi olmadığını, bu nedenle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunun itirazları dikkate alınmadan tek taraflı olarak düzenlendiğini, 3 defa kaza geçirdiği sabit olan araçtaki kazalardan dolayı ortaya çıkan bedel indiriminin sadece 5.000-TL olarak belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, bu kazaların araçta var olduğu iddia edilen ayıba etkisinin olup olmadığının araştırılmadığını, raporda aracın ağır koşullarda taksi olarak kullanıldığının dikkate alınmadığını,servis kayıtlarına göre debriyaj değişiminin 100.823 km'de yapıldığını, bu kilometreye kadar aracı sorunsuz kullanıldığını, bu durumun şehir içi yoğun trafikte sık dur-kalk, farklı kişilerce kullanım ve ayağı debriyaj üzerinde tutmaktan kaynaklandığını, debriyaj sistemi bir sarf malzemesi olduğundan ömrünün kullanıma bağlı olduğunu, sarf malzemelerinin ücretsiz değişiminin söz konusu olmadığını, baskı balata sistemi kullanıcı hatası kaynaklı olup araçta ayıp bulunmadığını, davacının kullandığı onarım hakkından dönerek bedel iadesi talep edemeyeceğini, halihazırda onarılmış bir aracın bedel iadesine karar verilmesinin hak ve menfaatler dengesine aykırı olduğunu, nitekim aracın halen davacı tarafça sorunsuz kullanıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ile onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.  Somut olayda; dava konusu aracın 02.03.2017 tarihinde 59.000-TL bedelle davacıya satışının yapılarak teslim edildiği, davacının ilk olarak 20.07.2017 tarihinde araç 49.987 kilometredeyken vites kutusu hatası ile yetkili servise başvurduğu, dişli kutusu çatalı, sızdırmazlık elemanları, debriyaj seti ve klima kondansatörünün garanti kapsamında değiştirildiği, 16.11.2017 tarihinde vites kutusu ve debriyaj setinin kontrol edildiği, 09.03.2018 tarihinde araç 134.054 km'deyken debriyaj seti, volan ve bir kısım elemanın 7.653,93-TL bedel karşılığında değişiminin yapıldığı, 10.05.2018 tarihinde araç 154.621  km'deyken debriyaj seti ve direksiyon kolon civatası değişiminin garanti kapsamında ücretsiz gerçekleştirildiği, 07.09.2018 tarihinde araç 196.772 km'deyken yine aynı şikayetler nedeniyle debriyaj seti ve sızdırmazlık elemanı değişiminin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Araçtaki ayıbın ortaya çıkması üzerine davacı tarafından, yukarıda belirtilen tarihlerde aracın yetkili servise götürülerek onarım için başvurulduğu görülmüştür. Söz konusu arızanın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olması nedeniyle, ihbar süreleri bakımından TBK'nın 223. maddesinin uygulanması gerekmekte olup, ayıbın zincirleme olarak aynı arızaya neden olduğu ve dava tarihi öncesinde davacının aynı arıza nedeniyle toplam iki kez yetkili servise başvurduğu anlaşılmasına göre, davacının ayıp ihbarı süresindedir.Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; servis kayıtlarına göre aracın 20/07/2017 tarihinde  49.987 km'deyken dişli kutusu çatalı, sızdırmazlık elemanları, debriyaj setinin yetkili servis tarafından garanti kapsamında değiştirildiği, 09/03/2018 tarihinde araç 134.054 km'deyken debriyaj seti ve eklentilerinin 7.653,93-TL bedel ile değiştirildiği 10/05/2018 tarihinde araç 154.621 km'deyken debriyaj seti ve direksiyon kolon cıvatası değişiminin gerçekleştirildiği, 07/09/2018 tarihinde araç 196.772 km'deyken debriyaj setinin değiştirildiği, aracın ilk arızasında dişli kutusu kademe değiştirme çatalı ve debriyaj setinin yaklaşık 50.000 km'de değiştiği, ikinci değişimin volan ile birlikte takriben 84.000 km sonra, üçüncü debriyaj set değişiminin ise 20.000 km sonraya tekabül ettiği, son belgenin de 42.000 km sonra değişim gerektiğine ilişkin olduğu,  otomatikleştirilmiş dişli kutularında kademe değişimlerinin kullanıcı tarafından değil sensörler ve yazılım yardımı ile mekatronik sistem tarafından gerçekleştirildiği, trafik sıkışıklığı durumunda dahi sistemin kavramayı ayırdığı ve ısınmaya neden olunmaması için gerekli çalışma şartlarını sağladığı, kavrama elemanlarının ısınması halinde taşıtın ikaz verdiği ve sürücüyü soğuyana kadar beklemeye yönelttiği, servis kayıtlarında kullanıcının taşıt beynine kaydedilen bu ikazlara riayet etmediğine dair arıza kaydı dökümü bulunmadığı, aracın kavrama ve dişli kutusu kademe değiştirme elemanlarının değişim aralıklarının beklenen değerlerin çok altında kaldığı, mekanik dişli kutularında dahi ortalama bir kullanıcının ulaşabileceği değişim periyotlarının çok altında kalındığı, bu durumun kullanıcının taşıtı satın aldığında belirleyebileceği bir problem olmadığı, ancak kullanım ile ortaya çıkacağı, dolayısı ile aracın gizli ayıplı olduğu, davacının yaptığı onarım masrafının 12.924,19-TL olduğu, araçta mevcut problem nedeniyle ortaya çıkan değer kaybı miktarının ise yaklaşık %8-9 oranında 5.000-TL mertebesinde olduğu belirtilmiştir. Davalı vekilince; aracın ağır koşullarda taksi olarak kullanıldığının dikkate alınmadığı, debriyaj değişiminin 100.823 km'de yapıldığı, bu kilometreye kadar aracı sorunsuz kullanıldığını, bu durumun şehir içi yoğun trafikte sık dur-kalk, farklı kişilerce kullanım ve ayağı debriyaj üzerinde tutmaktan kaynaklandığı, debriyaj sistemi bir sarf malzemesi olduğundan ömrünün kullanıma bağlı olduğu, baskı balata sistemi arızasının kullanıcı hatası kaynaklı olduğu ileri sürülmüştür. Sunulan servis kayıtlarına göre, 02.03.2017 tarihinde satışı yapılan ve ticari taksi olarak kullanılan aracın 4,5 ay içerisinde 49.987 kilometre yol yaptığı, bu aşamada 20.07.2017 tarihinde vites kutusu şikayeti ile yetkili servise başvuru yapıldığı, yetkili servisçe dişli kutusu çatalı, sızdırmazlık elemanları, debriyaj seti ve klima kondansatörünün garanti kapsamında değiştirildiği, 24.11.2017 tarihinde işbu davanın açıldığı, dava tarihi sonrasında ise 09.03.2018 tarihinde araç 134.054 km yol yapmışken debriyaj seti, volan ve bir kısım elemanın 7.653,93-TL bedel karşılığında değişiminin yapıldığı, 10.05.2018 tarihinde araç 154.621 km yol yapmışken debriyaj seti ve direksiyon kolon civatası değişiminin yapıldığı, satış tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 07.09.2018 tarihinde aracın 196.772 km yol yaptığı, bu aşamada da yine aynı şikayetler nedeniyle debriyaj seti ve sızdırmazlık elemanı değişiminin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle çok kısa zaman aralığında yüksek miktarda bir mesafe kat ettiği sabittir. Bu nedenle aracın kısa zamanda kat ettiği mesafe ve kullanım şekli dikkate alınarak, söz konusu şikayetlerin sırf üretim hatası niteliğinde bir ayıp nedeniyle mi yoksa kullanım koşullarına bağlı olarak gelişen bir durum nedeniyle mi gerçekleştiği,davalı tarafın savunduğu gibi debriyajın sarf malzemesi ,ayrı bir  ekonomik ömrü olup olmadığının , aracın kullanım ömrü de gözetilerek tespiti gerekmekte olup, hükme esas alınan kök ve  ek bilirkişi raporunda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince ,davacının araçtan beklediği faydayı elde edemediği kabul edilmiş ise de ,somut durumda araç son tesbite göre 200.000-km kadar bir kullanımı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan TBK'nın 227/4 maddesinde, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle somut olayda aracın ayıplı olduğunun tespiti halinde, ayıbın niteliğine göre ayıpsız benzeri ile değişim hakkının kullanılmasının tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağının, buna bağlı olarak aracın benzeri ile değişimi yerine ücretsiz onarım veya satış bedelinden indirim yapılmasının somut olaya uygun düşüp düşmediği hususunun da değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece konularında uzmanların bulunduğu 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, araç üzerinde inceleme yapılarak, aracın ticari taksi olarak kullanıldığı ve kısa zaman aralığında çok yüksek mesafeler kat ettiği de gözetilerek, araçtaki arızaların kullanım hatası veya üretim hatası nedeniyle meydana gelip gelmediği, buna bağlı olarak arızaların araçtaki ayıptan ileri gelip gelmediği, aracın karıştığı kazaların söz konusu arızalara etkisinin olup olmadığı, aracın ayıplı olduğunun tespiti halinde, ayıbın niteliğine göre sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının tarafların hak ve menfaatleri gözetilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağının ,dönme yerine ücretsiz onarım veya satış bedelinden indirim yapılmasının somut olaya uygun düşüp düşmediği hususlarında denetime elverişli ve taraf itirazlarını karşılar nitelikte bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/23 Esas - 2021/151 Karar sayılı 25/02/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,Yatırılan 904,18‬‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"768dcdecf3f7617b","SID":"bbcf80db999b117c"}}