{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/876 <br>KARAR NO\t\t: 2024/863<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t\t: 2024/277 Esas (derdest dosya)  <br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat<br>TALEP KONUSU  \t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2024<br> İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>İhtiyati Haciz Talep Eden / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 10240892210002 Nolu Birleşik Kasko Sigorta poliçesi ile kasko rizikolarına karşı sigorta edilmiş olan sigortalı ... şahıs şirketine ait ... plakalı araç,  24.08.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde İzmir'den Manisa istikametine seyir halindeyken KTT ile belirtili noktaya geldiğinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sol yan kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle sigortalı aracın sağ yan kısımlarıyla istinat duvarına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kaza neticesinde sigortalı aracın maddi hasara uğradığını, olay sonrası düzenlenen tutanaklara göre sigortalı araç sürücüsünün  kusuru bulunmamakta olup ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sürücüsü ...  %100 oranında asli kusurlu bulunduğunu, söz konusu hadise sebebiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle  müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda aracın onarımı için 04.11.2022 tarihinde sigortalıya 195.000,00 TL; 25.11.2022 tarihinde yine sigortalıya 35.100,00 TL (195.000,00 TL ödemenin KDV tutarı olup sigortalımıza tevfikatlı ödeme gerçekleştiğinden 17.550,00 TL hesabına geçmiştir.), 21.11.2022 tarihinde de ... Şti.' ye 145.042,94 TL olmak üzere toplamda 375.142,94 TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Davalıya ait aracın ZMMS teminatı bulunan ... Sigorta Şirketinden tahsil edilen 75.000,00 TL rücu ödemesi düşüldüğünde kalan bakiye olan 300.142,94 TL için karşı taraftan talepte bulunulmasına rağmen herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, kasko tazminatını ödeyen müvekkili şirket TTK 1472. maddesine göre sigortalısının hukukuna halef olduğundan, bu kanuni halefiyete dayanarak dava açılması zorunluluğunun ortaya çıktığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen 300.142,94 TL tazminatın ödenme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte rücuen tazmini için, dava açmadan önce 6325 sayılı Hukuk  Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 6102 sayılı TTK’nın 4. ve 5/A maddesi çerrçevesinde Arabulucuya başvurulduğunu fakat gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde anlaşmanın sağlanamadığını, işbu nedenlerle mahkemede dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan gerekçelere göre; 300.142,94-TL tazminatın, ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan davalıdan tahsili ile,<br>... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine ve davalı adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller üzerine HMK ve İİK ilgili maddeleri gereğince teminatsız olarak ya da mahkemece karar verilecek teminat  mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına,<br> karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile tarafların kusur oranlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak talebin reddine...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>İhtiyati Haciz Talep Eden / Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalısının kasko tazminatını ödeyen müvekkili şirket TTK 1472. maddesi halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının hukukuna halef olduğundan ödenen hasar tazminatının davalı tarafından karşılanması gerekmekte olup, bu doğrultuda müvekkili şirket adına Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları davada ilk derece mahkemesi 29.03.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz taleplerini reddettiğini, mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin reddi gerekçesi olarak \"...Talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile tarafların kusur oranlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak talebin reddine ...\" denilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için (2) şartın varlığının yeterli görüldüğünü, 2.1.Rehinle temin edilmemiş olması, 2.2. Vadesi gelmiş bir borcun varlığı, mahkeme dosyasına dava dilekçelerinin ekinde sundukları belgeler ile alacaklarının rehinle temin edilmediğini ve vadesi gelmiş bir borcun varlığının anlaşıldığını, dava konusu maddi hasara ilişkin olup yapılan ödemelere ilişkin bütün faturalar ve ödeme dekontlarının da sunulduğunu, müvekkilinin alacağı rehinle temin edilmediği gibi, sorumlu bir şirket olarak yükümlülüğünü yerine getirmiş olması sebebiyle TTK 1472. maddesi gereğince rücu hakkının ihtilafsız olduğunu, dosyaya sundukları deliller ile müvekkilinin alacağı Yargıtay kararları doğrultusunda yaklaşık olmaktan çok daha üst bir seviyede ispat edilmiş durumda olmasına rağmen, mahkeme tarafından taleplerinin reddi içtihatlara da aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartlar İİK 257. Maddesinde belirtildiğini, mahkemece taleplerinin reddine dair verilen kararın gerekçesinde her ne kadar talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile tarafların kusur oranlarının yargılamayı gerektirdiği kanaati oluşsa da alacaklarının muacceliyeti hususunda kanaat oluşturması adına dosyaya sundukları bütün deliller gereğince mahkemece taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, tarafların kusur oranları yapılacak yargılama ile ortaya çıkacak olsa bile KTT ile ve kazaya ilişkin belgelerle davalı aracın kusurunun sabit olduğunu, dava konusu taleplerinin miktarı da göz önüne alındığında yargılama sonucunda tarafının haklılığı ortaya çıktığında alacağına kavuşma ihtimali taleplerinin reddine karar verilmesi sebebiyle kalmamaktadır ki bu durum da ihtiyati haczin sağladığı güvenceyi yok ettiğini, mahkemede açmış oldukları davalarına sunulu deliller ile müvekkili şirket alacağı kesine yakın ispatlanmış durumda olduğunu, sair sebeplerle; ihtiyati haciz taleplerinin davalıya ait araçların trafik kaydı ile taşınmazların tapu kaydına uygulanmasından ibaret olduğu da nazara alınarak; ihtiyati haczin reddine dair kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini, ya da ihtiyati haciz kararı verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>Dava; davacı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği hasar bedelinin karşı araç sürücüsü olan davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.<br>Talep ise; ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>Mahkemece; uyuşmazlık konusu yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati haciz talep eden / davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>İİK.'nun 257-(1) maddesi hükmü uyarınca, kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Ancak, aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan koşullardan birinin varlığı halinde henüz vadesi gelmemiş bir para alacağı içinde ihtiyati haciz talebinde bulunmak mümkündür. Bu koşullar ise şu şekilde düzenlenmiştir; <br>“ 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, <br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa.”<br>Anılan Yasa'nın 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK.’nın 257-(2) hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır.<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.   <br>Tüm bu açıklamalara göre, somut olayda; ihtiyati haciz isteyen tarafından ileri sürülen iddialara, beyanlara, dosyaya sunulan belgelere, kaza tespit tutanağı içeriği, mevcut kusur durumu nazara alınarak ihtiyati haciz isteyenin talebini haklı kılacak şekilde yaklaşık ispat kuralını yerine getirdiği, anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan ihtiyati haciz isteyenin istinaf talebinin esastan kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı, anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından dairemizce talebin esası hakkında HMK.'nun 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına, karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati haciz talep eden/davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarih ve  2024/277 Esas sayılı ara kararının HMK.'nun 353-(b)-2) maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br> YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>\"a)Davalı-karşı taraf ...'ın 300.142,94-TL'lik borçlarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,<br>b)2004 sayılı İİK.'nun 259-(1) maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen/davacı hacizde haksız çıktığı taktirde borçluların ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.'nun 84. vd. maddeleri gereğince dairemizce takdir edilen ihtiyati hacze konu 300.142,94-TL'nin %15'i olan 45.021,44-TL teminat tutarının ihtiyati haciz isteyen/davacı tarafından nakit olarak veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkeme veznesine sunulduğu veya yatırıldığı takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyen/davacıya verilmesine, <br>c)6100 sayılı HMK.'nun 89. maddesi ile Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılık'ları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 217. maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra, icra takibi kesinleşmesi, teminatın iadesi hususunda borçlunun muvafakat etmesi, herhangi bir istihkak iddiasında bulunulmaması veya teminatın iadesine mani bir belge sunulmaması halinde teminatın yatırana iadesine,<br>d)İhtiyati hacze ilişkin işlemlerin İlk Derece Mahkemesince YAPILMASINA, <br>e)Harç peşin alındığından ayrıca  harç alınmasına yer olmadığına,<br>f)Talep derdest dosya içerisinde yapıldığından davacı lehine ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına<br>g)İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları ;<br>a)İstinaf eden/davacı tarafından yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar harcının istek halinde ihtiyati haciz talep edene İADESİNE,<br>b)İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>c)6100 Sayılı HMK.'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf edene İADESİNE, <br>d)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair; 6100 sayılı HMK'nun 362-(1)-f maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2024   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"319528a0a25b3a78","SID":"1d69ffa3ef405245"}}